Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Hessen İçişleri Bakanı Roman Poseck’in açıklamalarının göçmenlere yönelik önyargıları güçlendirdiğini belirterek, ayrımcılığa karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.
Demokrasi İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Almanya genelinde 31 Ekim’de gerçekleştirilen Z Kuşağı protestolarının ardından Frankfurt’ta yaşanan olayların göçmenlerle ilişkilendirilmesine tepki gösterdi.
DİDF, protestolara 100 binden fazla gencin katıldığını belirterek, Frankfurt’ta yaşanan münferit bir olay üzerinden göçmenlerin hedef gösterildiğini savundu.
Federasyon, hükümet yetkililerinin olaylara karışan kişileri “göçmen çevrelerinden” olarak tanımlamasının, suç ile göçmen köken arasında bağ kurulmasına yol açtığını ifade etti.
“Göçmenlere yönelik önyargılar körükleniyor”
DİDF açıklamasında, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Hessen İçişleri Bakanı Roman Poseck’in olayların ardından yaptıkları değerlendirmeler eleştirildi.
Açıklamada, olaylara karıştığı belirtilen kişilerin kökenlerinin öne çıkarılmasının, göçmenlerin topluca suçla ilişkilendirilmesine neden olduğu savunuldu.
DİDF, Hessen İçişleri Bakanı Poseck’in olaylara karışan kişilerin Alman kimlik belgelerine sahip olduğunu belirtmesine rağmen, daha sonra bu kişileri “göçmen çevrelerinden” olarak tanımlamasına dikkat çekti.
Federasyon, Almanya’da doğup büyüyen ve Alman vatandaşı olan gençlerin göçmen kökenleri üzerinden tanımlanmasının toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini ifade etti.
“Gençlerin talepleri gündemden düşürülmek isteniyor”
DİDF, protestoların temelinde gençlerin eğitim, sosyal haklar ve gelecek kaygılarına ilişkin taleplerinin bulunduğunu belirtti.
Özellikle “Silahlanmaya değil, eğitime daha fazla bütçe” talebinin öne çıktığı eylemlerde, gençlerin çeşitli toplumsal sorunlara dikkat çektiği ifade edildi.
Federasyon, Frankfurt’ta yaşanan olayın öne çıkarılmasıyla protestoların temel taleplerinin geri plana itildiğini ve gençlik hareketinin suçla ilişkilendirilerek itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savundu.
“Suç ile göçmen köken arasında bağ kurulmasını reddediyoruz”
DİDF, göçmenlerin suç olayları üzerinden genellemelere maruz bırakılmasına karşı çıktı.
Açıklamada, kişilerin vatandaşlık durumları yerine aile kökenlerinin vurgulanmasının Alman ve göçmen kökenli emekçiler arasında önyargıları artırdığı belirtildi.
Federasyon, bu tür söylemlerin aşırı sağcı ve ırkçı çevrelerin göçmen karşıtı propagandasına zemin hazırladığını savundu.
DİDF, Almanya’ya işçi göçünün 65 yıllık geçmişine de dikkat çekerek, göçmenlerin topluca suç olaylarıyla ilişkilendirilmesini kabul etmediklerini ifade etti.
“Alman olan ve olmayan emekçiler arasında bölünme yaratılmamalı”
Federasyon, Almanya’da yaşayan herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini vurguladı.
İnsanların etnik kimlikleri ve kökenleri üzerinden ayrıştırılmasına karşı olduklarını belirten DİDF, göçmenler ile Alman toplumunun diğer kesimleri arasında karşıtlık yaratılmasının toplumsal dayanışmaya zarar verdiğini savundu.
Açıklamada, gençlerin ortak talepler etrafında bir araya gelmesinin ve farklı kökenlerden emekçilerin dayanışmasının önemine dikkat çekildi.
DİDF’ten ortak yaşam ve dayanışma çağrısı
DİDF, açıklamasının sonunda ayrımcılığa karşı mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.
Federasyon, Almanya’da yaşayan herkesin eşit haklardan yararlanmasını savunduklarını ifade ederek, gençlerin ve emekçilerin ortak mücadelesinin önemini vurguladı.
DİDF, göçmenlerin hedef gösterilmesine ve toplumun köken temelinde ayrıştırılmasına karşı gençlerle birlikte alanlarda olmaya devam edeceğini duyurdu.
DİDF, açıklamasında, ayrımcılığa karşı dayanışmanın güçlendirilmesi ve eşit haklara dayalı ortak yaşamın savunulması çağrısında bulundu. (Alevi Haber Ağı – AHA)
