8.4 C
Almanya
Pazar, Kasım 1, 2026

Z kuşağı yürüdü, sokaklarda şiddet var

Almanya'nın pek çok kentinde Z kuşağı miting ve yürüyüşleri gerçekleşti. Hamburg, Köln ve Frankfurt yürüyüşlerinde şiddet ve yağma öne çıktı

FRANKFURT

Almanya’nın 30’dan fazla kentinde “Gen Z regelt – Z Kuşağı halleder” adıyla gerçekleşen protestolarda onbinler okullara yatırım, daha çok öğretmen, ödenebilir daha iyi yaşam, askere çağrılmama, iklim değişikliğiyle daha çok mücüdele, karar mekanizmasına dahil edilme taleplerini dile getirdiler.

Yürüyüşlerde, “Vergiler eğitim ve gelecek için”, “Hokkabaz politikalarına son”, “Merz yerine kalp”, “Merz’e hayır”, “Zengin devlet, fakir gençlik”, “Silah yerine geleceğe yatırım” “Zenginler, politikacılar savaş istiyor, önce kendi çocuklarını göndersin” dövizleri dikkat çekti.

Hamburg, Köln ve Frankfurt’un da aralarında yürüyüşlerde polisle gençler karşı karşıya geldi. Federal Öğrenci Temsilcileri Konferansı ile pek çok öğrenci grubu daha önce mitinglere şiddet eğilimli grupların da dahil olacağı gerekçesiyle bu yürüyüşlere katılmayacağını duyurmuşlardı.

Frankfurt’ta Avrupa Merkez Bankası yanından başlayan yürüyüş tarihi Römer meydanı yakınında ilk kez durduruldu. Polis havai fişek atıldığı gerekçesiyle gruba müdahale etti. Bankaların merkezinin yer aldığı Neue Mainzer Gasse -Taunustor bölümünde de ses bombası ve havai fişekler atıldı. Yürüyüş, Bleichstr – Friedber Land Str kısmında ise tamamen sonu öngörülemez bir şiddet eylemine dönüştü. Yürüyüş komitesinin sık sık “Havai fişek kullanmayın, şiddet istemiyoruz, biz barışçıl yürüyüşümü tamamlamak istiyoruz” çağrıları etkili olmaldı. Polis toma ile katılımcılara su sıkıp sert müdahalelerde bulundu. Emniyet birimleri tek tek kişileri büyük güç kullanılarak göz altına alıp Yürüyüşün son erdiğini duyurdu. Hemen ardından kent merkezine dağılan küçük gruplar hava fişek, ses bombaları kullandı, dükkan ve işyerlerine zarar verirken polis çok daha büyük oranla şiddet kullanarak grupları dağıtma eylemine başladı. Şiddet olaylarının gece boyu sürdüğü Frankfurt’ta bir silah dükkanının da zarar gördüğü iddia edildi.

Frankfurt’ta yürüyüşe on bine yakın kişi katılırken Fransa’da gerçekleşen gençlik protestolarıyla dayanışma amacında oldukları da sık sık dile getirildi. Avrupa Merkez Bankası yakınlarında gerçekleşen yürüyüş başlangıcında konuşan DİDF Gençlik Derneği temsilcisi Asya Kuzu, göçmen işçi aileleri çocuklarının sosyal kısıtlamalardan daha çok etkilendiğini belirterek, “Pek çoğumuz okullarının yanısıra çalışmak zorunda kalıyoruz. Okul gezilerine katılamayanlar, okul araç gereçlerini alamayanlar var. Biz adımız ve kökenimiz nedeniyle ırkçılığa uğruyoruz. Aynı takdiri kazanmak için daha fazla çaba, daha fazlasını kanıtlamamız gerekiyor. Okullara yönelik kısıtlamalar, daha çok ekonomik imkanı az kesimleri etkiliyor. Biz sonunda fakir olduğumuz bir üniversite eğitimi görmek istemiyoruz. Bin Euroya küçük süpürge odası değil, kirası ödenebilir bir konut istiyoruz. Maaşı hayata yetecek, işyerlerinin bitiminde bizleri kabul ettiği bir meslek eğitimi istiyoruz. Savaş hazırlıklarına son verilmesini istiyoruz. Hiçbir yaşıtımızın savaşlara dahil edilmesini istemiyoruz. Savaşların kazananı yoktur.” diye konuştu. Asya Kuzu, 20 Kasım’da öğrenci grevlerine katılacaklarını söyledi.

İnternationaler Jugendverband – Uluslararası Gençlik Birliği temsilcisi Janina da gençlerin iyi yaşam, eğitime gerektiği gibi pay ayırma gibi taleplerinin yerine getirmesini istedi ve “Biz her türlü şiddet karşıyız. Bizim aşırı grup olarak gösterilmesini kabul etmiyoruz. Fransa’da kim aşırı, eğitim için pay isteyenler mi gençlere ateş açan polisler mi?” diye sordu.

Diğer yandan Avrupa’nın pek çok ülkesinde olduğu 20 Kasım’da öğrenci grevleri gerçekleşecek. Federal Öğrenci Temsilcileri Konferansı da, başkent Berlin’de geniş katılımlı büyük bir gösteri düzenleme kararı aldı. Bu eyleme öğretmen sendikaları, veli temsilcileri ve Fridays for Future gibi iklim aktivistleri de destek verecek.

Egazete.de yorumu: Gençlerin özellikle göçmen gençlerin hayat pahalılığına, konut sorununa, silahlanmaya ve ırkçılığa karşı; okullara yönelik iyileştirme, öğretmen sayısını artırma, eğitim olanakları yeni iş ve meslek eğitimi, çırakların ücret artışı gibi talepleri yerinde ve doğru istekler. Bunu dile getirmeleri de anayasal bir hak. Federal ve eyalet hükümetlerinin, kimi medya kuruluşlarının ve partilerin, Fransa’yı örnek göstererek öğrencilerin bu talepleri sokağa taşımalarını dile getirmelerini daha baştan kriminalleştirmeleri yönündeki tutum ve politikaları kabul edilemez. En küçük taşkınlığı bahane edip anayasal bir hakkın, toplantı ve ifade özgürlüğünün engellenmesi kabul edilemez. Kaldı ki şiddet yanlısı grup ve kişileri bu gençlerin mitinglerinden uzak tutmak, devletin de görevi. Zeil’de yakan yıkanların Z kuşağından gençler olmadığı gözlemlendi. Önlem almak yerine şiddetin artırılmasına ortam sağlamayı, orantısız güç kullanmayı, sonraki daha büyük hak talep ve eylemlerinin önüne geçme çabası, haksız uygulamalar olarak algılıyoruz. Siyasilerin olan bitenden doğrudan göçmen gençlerini sorumlu tutmasını büyük sorumsuzluk olarak kaydediyoruz.

Son Haberler

İlgili Haberler