8.1 C
Almanya
Pazartesi, Kasım 2, 2026

agah: Şiddet, bir neslin demokratik protestosunu itibarsızlaştırmamalı

Hessen Yabancı Meclisleri Çalışma Grubu agah, Z Kuşağı gösterilerinde yaşanan olayları en şiddetli şekilde kınayıp şiddet bağlantılı genelleştirici suçlamalardan kaçınılması gerektiği konusunda uyardı

Hessen Yabancı Meclisleri Çalışma Grubu agah Başkanı Enis Gülegen, Z Kuşağı gösterilerinde yaşananla ilgili, “Gençlerin haklı talepleri, ayaklanma ve şiddet görüntülerinin gölgesinde kalmamalıdır” uyarısını yaptı.

agah Başkanı Enis Gülegen açıklamasında “Daha iyi eğitim imkânları, uygun fiyatlı konut, sosyal adalet için ve zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesine ya da düzenlenmesine karşı barışçıl bir şekilde sokağa çıkan gençler, temel bir demokratik hakkı kullanmaktadırlar. Endişelerini, geleceğe dair korkularını ve yaşam gerçekliklerini ciddiye alan bir siyasetten beklentilerini dile getiriyorlar” dedi.

Küçük, radikal ve şiddete eğilimli bir azınlığın şiddet eylemleri nedeniyle bütün bir neslin haklı taleplerinin itibarını yitirmesi çok vahim olacağını vurgulayan Enis Gülegen’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Barışçıl protestoları şiddetle gölgeleyenler, sadece göstericilerin davasına zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda toplumumuzun demokratik kültürüne de saldırmış olurlar. Bu bağlamda, faillerin hangi etnik, kültürel veya sosyal kökene ait oldukları hiçbir önemi yoktur.

Şiddet, köken meselesi değil, bireysel davranış ve kişisel sorumluluk meselesidir.

Göçmen örgütleri göreve

Bu nedenle, göçmenlerin kendi örgütlerinden de net ve kesin bir tutum bekliyoruz ve onları her türlü şiddeti kınamaya, olayları açıkça dile getirmeye, barışçıl ve demokratik bir birlikte yaşama için aktif olarak çaba göstermeye ve göç geçmişi olan gençleri bu konuda bilinçlendirmeye çağırıyoruz.”

Şiddet olaylarının sorumluları hesap vermeli

agah Başkanı Gülegen sözlerine şöyle devam etti: “Suçlar titizlikle aydınlatılmalı ve yürürlükteki yasalara göre cezalandırılmalıdır. Bu, siyasi çıkar meselesi değil, hukuk devletimizin bir gereğidir.”

Bununla birlikte agah, siyasi yetkilileri, bu olayları göçmen kökenli gençlere yönelik genelleştirici suçlamalar için araç olarak kullanmamaları konusunda uyarıyor. Tek tek şüphelilerin kökeni, bütün bir nüfus grubunu genel bir şüphe altına almak için bahane olarak kullanılmamalıdır. Bireysel sorumluluk, asla kolektif suçluluk olarak yorumlanmamalıdır.

Demokratik katılım haklarını sorgulamak hata olur

Küçük bir azınlığın şiddet eylemlerinin, göç geçmişi olan gençlerin topluma aidiyetini ve demokratik katılım haklarını sorgulamak için kullanılması tehlikeli bir siyasi hata olur. İşte tam da bu genelleştirici mantık, sağ popülistlere ve aşırı sağcı güçlere yarar sağlar. Nefret duygularını körüklemek, ırkçı oyunlarını sürdürmek ve toplumu bölmek isteyenler dışında kimseye fayda sağlamaz.

Bu nedenle, Hessen Yabancı Meclisleri çatı örgütü, hafta sonu yaşanan olaylara daha nüanslı bir bakış açısı sergilenmesini ve daha az genelleştirici bir karalama yapılmamasını talep ediyor. Mesajımız çok net: Şiddete tolerans yok – ırkçılık ve dışlamaya yer yok! Demokratik bir toplum her ikisini de yapabilmelidir: Şiddeti kararlılıkla reddetmek ve barışçıl protestoları korumak.”

Son Haberler

İlgili Haberler