Cumartesi günü “GenZ regelt” etkinliğinde binlerce genç, gelecekleri için barışçıl bir şekilde gösteri düzenledi. Akşam saatlerinde ve gösterinin dağılmasının ardından bazı dükkanlara saldırı düzenlendi. Frankfurt Die Linke (Sol Parti) Grup Başkanı Daniela Mehler-Würzbach ve Michael Müller bu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
Cumartesi günü Z Kuşağı gösterisinde, seslerinin duyulmasını isteyen binlerce genç vardı. Bir şeyler değiştirebileceklerine dair umut besleyen ve barışçıl bir şekilde protesto eden gençler. Biz Sol Parti olarak gençlerin iyi bir eğitim ve sosyal güvenlik taleplerini destekliyoruz.
Göçmen karşı ırkçı önyargılar körükleniyor
Akşam saatlerinde yaşanan olaylar nedeniyle, bu haklı talepler artık tamamen gözardı edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Siyasetçiler, polisin daha sert müdahalesi ve gösteri yasakları gibi aceleci taleplerle birbirleriyle yarışıyor ve göçmenlere karşı ırkçı önyargıları körüklüyor. Başbakan Rhein, ayaklanmaya katılanların toplumumuzun dışında olduğunu belirtiyor.”
Hessen Eyalet Başbakanı Boris Rhein’e “Hayır, öyle değil! Onlar toplumumuzun bir parçası ve bu topluma aittirler; bizim kesinlikle reddettiğimiz şeyler yapsalar bile,” diye yanıt veren Mehler-Würzbach ve Müller şöyle devam ettiler:

“Talepler ciddiye alınmalı“
“Tüm yaralı ve mağdurlara dayanışma duygularımızı sunuyoruz. İşte bu nedenle siyaset, göstericilerin taleplerini ciddiye almalı ve giderek yaygınlaşan sosyal eşitsizliğe karşı mücadele etmeli, onu sürekli daha da şiddetlendirmemelidir. Protestolar, bir şiddet sorununa indirgenmemeli ve bu nedenle suç sayılmamalıdır. 20 Kasım’da gençler, barışçıl protesto hakkını kullanabilmelidir.”
Diğer yandan Frankfurt Belediyesi Güvenlik Komitesi üyesi Deniz Avan, saat 14.00’ten yaklaşık 20.30’a kadar Frankfurt Belediyesi’nin resmi gösteri gözlemcisi olarak görev yaptı. Avan konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Akşam karanlığı çökene kadar, gösteriyi izleyenler arasında, gösterinin tamamen barışçıl ve büyük ölçüde örnek teşkil edecek şekilde gerçekleştiği konusunda bir fikir birliği vardı. Durumun karmaşıklığı nedeniyle alacakaranlık çöktükten sonra yaşanan gerginliklerin nedenini kesin olarak belirlemek mümkün olmasa da, polisin müdahalesi yer yer aşırı şiddet içeren bir nitelik taşıyordu. Ancak bu durum, güvenlik güçlerine kaldırım taşlarının atıldığı gerçeğini gölgelememelidir.”
“Yine de, tomaların kullanılmasını veya zırhlı araçların devreye sokulmasını haklı çıkaracak herhangi bir tehlike durumu görünmüyordu.”
Gösterinin kenarında, grup arkadaşım Benjamin Alicic ayrıca polisin kendisine yönelik hafif saldırılardan bahsetti; o, belediye meclis üyesi olduğunu belirterek bu saldırıların tırmanmasını engelleyebildi. Saat ilerledikçe, asıl gösteri katılımcılarının dağıldığını ve ayrıldığını gözlemledim.
O sırada ortaya çıkan kişiler ve gruplar, öğleden sonra GenZ’nin düzenlediği gösteriye barışçıl bir şekilde katılmış kişiler gibi görünmüyorlardı.”
