19.5 C
Almanya
Perşembe, Haziran 4, 2026

Haldun Dormen Frankfurt’ta anıldı

Unutulmaz tiyatro sanatçısı Haldun Dormen, adına adfedildiği 13. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali'nde anıldı. Festivalde Haldun Dormen ödülü verilmeye başlandı.

FRANKFURT

Tiyatro Frankfurt’un 13.ncüsünü düzenlediği Frankfurt Tiyatro Festivali, Haldun Dormen anma etkinliğiyle başladı. Gallus Tiyatrosu’nda gerçekleşen anma etkinliğine Frankfurt Türk Tiyatro Festivali Onursal Başkanı Tamer Levent, oyuncular Zafer Algöz, Hakan Altıner, Evliya Alcan, Can Yılmaz ile Seynan Levent, Velhan Çantay ve DT turne yönetiminin dahil olduğu konuklar katıldı. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali’nde verilmeye başlanan Haldun Dormen Ödülü’nün ilki, festivalin kuratörü Zafer Algöz’ün oldu.

Festivalde Haldun Dormen’in büyük bir fotoğrafı, giydiği tiyatro kostümü ile hayatından kesitler sunan görseller sergisi de yer alıyor.

Kellecioğlu: Çalışmalarımızı takip ediyordu

Anma etkinliğinde konuşan Frankfurt Türk Tiyatro Festivali Başkanı Kamil Kellecioğlu, festivalin onursal başkanları Haldun Dormen ile Ayla Algan’ın yurt dışında da Türkçe tiyatro olsun istediklerini belirterek, “Türkçe yaşasın, kültür unutulmasın istediler. Biz bugün burada onların hayalini yaşıyoruz. Bu festival sadece bu binadan oluşmuyor. Bu festival yıllar önce kurulmuş bir düşün devamıdır. Her perde açıldığında, her alkış yükseldiğinde, her oyunca sahneye çıktığında onların emeği yeniden nefes alıyor. Çünkü bazı insanlar, hayalleriyle de yaşamaya devam ederler. Tiyatro Frankfurt’un gerçek dostuydu. Fırsat buldukça çıkıp geliyordu. Bizim burada yaptığımız çalışmaları sürekli takip ediyordu” dedi. Kellecioğlu, Haldun Dormen’in son kitabı ‘Nerde Kalmıştık’ta üç sayfa kendisinden bahsettiğini aktarırken “Böylesine bir duyguyu ne yaşadım, ne de yaşayacağımı sanmıyorum” diye konuştu. Kamil Kellecioğlu Tiyatro Frankfurt olarak, Haldun Dormen ile Ayla Algan’ın çizdiği yolda devam edeceklerini de söyledi.

Zafer Algöz’e ödülünü Frankfurt Türk Tiyatro Festival Başkanı Kellecioğlu verdi.

Zafer Algöz üst komşusu Dormen’i anlattı

Haldun Dormen’in yıllarca menajerliğini üstlenen Velhan Çantay, Haldun Dormen’i kaybetmenin üzüntüsünü dile getirdi. 13. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali Kuratörü Zafer Algöz de, uzun yıllar aynı binada yaşadığı, komşusu Haldun Dormen’i hiç yalnız kalmak istemeyen, çok zarif, günün her saatinde şık giyimli bir insan olarak tarif etti. Algöz, unutulmaz sanatçının evine herkesin sorgusuz sualsiz gelip istediği kadar yatılı olarak kalabileceğini, hatta bir kişinin 11 yıl kadar kaldığını anlattı. Zafer Algöz, “26 yıl boyunca komşuluk yaptığımız Haldun abinin evi hep arı kovanı gibiydi. Eve sürekli insanlar girer çıkar. Evde şarkılar söylenir, piyanolar çalar. Öğrenciler çalışır. Zaman zaman utana, sıkıla ziyaretine giderdik. Hayatımda tanıdığım en zarif İstanbul beyefendisi idi. Haldun abi, “Ben şekerim, gümüş kaşıkla doğdum. Şanslı bir insanım” diye anlatırdı. Varlık bir tüccarın oğluydu. Annesi de Osmanlı Sarayı’ndan gelen asılzade bir hanımefendi idi. Çocukluğu Alman dadıların eşliğinde geçmiş. Almanca altyapısı vardı. Ortaokulu Galatarasay Lisesi’nde okudu. Oradan bir Fransız temeli vardı. Devamında Robert Koleji oradan da İngilizce. Genelde bu aileler çocuklarının tüccar olmasını ister. Ama onun kanına nereden girdiyse, o tiyatro oyuncusu olmak istemiş. Babasının yapabileceksen en iyisini yap, ne istiyorsan onu yap yönlendirmesiyle Amerika’da tiyatro eğitimi görmüş. Haldun abiyi hep aktif görürdüm. Hiçbir zaman oturmayı tercih etmedi. Hep bir hareket vardı. O yüzden Haldun abiyi ölümsüz olarak görürdüm. Hayatım boyunca Haldun abiyi örnek almışımdır. Zekamız, ezber yeteneğimiz sürdüğü sürece hep sahnede olmayı, tiyatro yapmayı tercih eden bir insanım. Haldun abi şu anda da benim için ölümsüz” diye konuştu.

Hakan Altıner’e plaketini festivalin onursal başkanı Tamer Levent verdi

„En büyük ödülüm Haldun Dormen ile oynamaktı“

Haldun Dormen ile birden fazla oyunda altıyüzden fazla birlikte oynadıklarını kaydeden usta sanatçı Hakan Altıner de, „Zaman zaman sorarlar, ‘kaç ödül aldınız’ diye. Hayatımın en büyük ödülü şudur: 1970 yılında Dormen Tiyatrosu’nda ‘Yaygara 70’ adlı oyunu yedi kez seyredip ‘Ben bu dünyanın içinde olabilir miyim’ diye soran 18 yaşındaki Hakan, ömrünün diğer bölümünde Haldun Dormen ile oyun arkadaşı olarak, yönetmen oyuncu ilişkisinde beraber oldu. Hayatımda aldığım en büyük ödül budur“ dedi. Hakan Altıer konuşmasında, bir dakika bile yerinde duramayan Haldun Dormen’in kırık bacağının iyileşme hikayesini de aktardı: „Haberi aldığımda koşa koşa hastaneye gittim. O halde bile çok şık giyinmiş. Doktorlar iki ihtimal söylediler. Ya ameliyat olacak, ya da altı ay hiç kımıldamadan altı ay yatakta kalacak. Her iki halde de altı ay sahne alamaz. Haldun abi, kendine yakışan soruyu sordu: ‘Hangi ihtimalle daha kısa sürede sahneye çıkarım’. Yarın sabah beni ameliyata alın’ dedi. Yaş doksan, doktorlar endişelendi. Ameliyattan sonra doktoru, ‘üç ay neredeyse hiç kıpırdamadan yatması lazım. Kemik kaynayacak. Sonra kaslar zayıflamış olacağı için, üç ay fizik tedavi yapması lazım’ dedi. Ama Haldun abi ikibuçuk ay gibi kısa bir süre sonra ayağa kalktı. Doktoru, usta oyuncunun bunu beyniyle gerçekleştirdiğini söyledi“ Bu benim hayatımda aldığım en önemli derslerden biridir. Böyle binlerce ders verdi. Binlerce anı biriktirdik. Nur içinde yatsın, bizi ışıtmaya devam etsin.“

Tamer Levent: Haldun Dormen öncülerimizden

Frankfurt Türk Tiyatro Festivali Onursal Başkanı, usta oyuncu Tamer Levent, Türkiye’nin tiyatro serüvenini aktardığı konuşmasında, Devlet Tiyatroları’nın Ankara’da başladığını, İstanbul’da ise faaliyet gösteren özel tiyatrolarının başında Muhsin Ertuğrul ve Haldun Dormen Tiyatrosu’nun geldiğini söyledi. Tamer Levent özetle şöyle dedi: „İstanbul tiyatro hareketi karma bir kültür içerisinde, daha çok bağımsız, ödeneksiz tiyatro şeklinde gerçekleşti. Haldun Dormen bunun öncüsü oldu. Amerika’da okumuş olması, dünya standartlarında oyunculuk anlayışına sahipti. Vodvic tarzı, orta oyunun daha evrensel standartlarda gelişmiş oyunculuğa dayanıyor. Haldun Dormen’in bugün anlatılan çoşkusu, o zaman tiyatroya duyduğu ilgi nedeniyle sanat dili anlaşılıyordu. Halbuki Haldun Dormen’in bütün davranışlarının sanat kavramının taşıdığı özelliklerin sembolü olduğunu düşünebiliriz. İstanbul’da bir tür okul açmış gibiydi. Evini okul haline getirmiş. İnsani ilişkileri rafine edilmesine sanat diyebiliriz. Haldun Dormen’in taşıdığı bu özellikleri sanat olarak tanımını yaparsak, o sanat insan yetiştirmeyi, tiyatro yönetmeyi, yaşama bağlılığı, sorumluluklarını taşıması, bunları başkalarına aşılamaya çalışmasıyla son derece önemli bir örnekti.“ Tamer Levent, Muhsin Ertuğrul bizi yaşattı. O sanatın bir süreciydi. O zamanlar tiyatro bizim için öğrenilmesi gereken bir şeydi. Onlar başlattığı ekolde bizler yetiştik. Dormen Tiyatrosu’nun başlattığı ekolde de pek çok insan yetişti. Bir devir değişiyor. Şimdi onlar, bıraktıklarıyla yeni bir, o sanat kavramının işin adı değil, yapılacak işin nasıl yapılacağını tasarlayan, o tasarlanmış kültüre tutkuyla bağlı olan insanlar yetişmesine neden olacaklar“ dedi.

Son Haberler

İlgili Haberler