GÜRSEL KÖKSAL
Önceki gün yitirdiğimiz Türk sinemasının sevilen, başarılı oyunculuğu yanısıra ilkeli siyasi duruşuyla da tarihe geçen oyuncularından Kadir İnanır, Almanya’da da derin izler bıraktı.
Sinema hayatının en son filmi “Kapı”da Almanya’da yaşayan Mardin’li acılı bir Süryani ailesinin büyüğünü canlandıran ünlü oyuncu, buradaki Türk kültür girişimlerinin organize ettiği film festivallerine konuk oldu.
Bu vesileyle zaman zaman Almanya’nın çeşitli kentlerindeki sinemaseverlerle ve hayranlarıyla da biraraya geldi. İnanır’ın sinema kariyeri boyunca aldığı onlarca saygın ödül arasında Almanya’daki festivallerden aldığı “onur ödülleri” de yer alıyor.
Örneğin Almanya’daki en eski ve kapsamlı Türk film etkinliği olan Nürnberg’deki “Türkiye Almanya Film Festivali”nin 2016 yılında, “Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali”nin de 2009 yılındaki onur konuğu olarak Almanya’ya gelmişti.

Ünlü oyuncumuza Nürnberg’deki festivalde onur ödülünü bizzat takdim eden sanatçı da Alman sinemasının en büyük isimlerinden Mario Adorf olmuştu. İlginç bir tesadüf, büyük Alman düşünürü Karl Marks’ı canlandırdığı filmle sinema kariyerini noktalayan Mario Adorf da, geçtiğimiz nisan ayında, Nürnberg’de birlikte olduğu Kadir İnanır’dan yaklaşık üç ay önce yaşamını yitirdi.
Kadir İnanır Nürnberg’deki ödül töreninde yüzlerce sinemaseverin ve hayranlarının alkışlarıyla desteklediği konuşmasında şunları söylemişti:
“ÇÖZECEĞİZ, MUTLAKA ÇÖZECEĞİZ!”
“Havaalanına indikten itibaren bugüne kadar karşılaştığım bütün insanlar, adım attığım bütün sokaklar bana hiç yabancı gelmedi. Biliyordum burada yaşayan insanlarımızın sayısını. Bütün Avrupa’da yaşayanları da biliyorum. Onların acılarını, sevdalarını, özlemlerini hepsini biliyorum. Birçoğunu da filmlerime yansıttım. Onlardan aranızda olanlara söylemek istiyorum. Ben size dünyanın en güzel ülkesinden en güzel selamları getirdim.
Sorunlarımız var. Çözeceğiz. Tam üç yıldır, büyük bir barış savunucusu olarak, asla sanat yapmayı düşünmeden yollardayım. Dünyanın çatışmalı bölgelerine gittim. Bizim barış kelimesini kullanmaktan, el ele tutuşup bu güzel vatanı paylaşmaktan başka hiçbir sorunumuz yok. Bunu çözeceğiz, mutlaka çözeceğiz. Eğer dünyada ve özellikle ülkesinde önemli sorunlar varsa, bir sanatçı bu sorunlara karşı duyarlı değilse ben ona sanatçı demem.”
İnanır’ın Nürnberg’le sıcak ilişkisi hep sürdü. 2019 yılında da aynı festivalde, Uluslararası Jüri’nin başkanlığını üstlenmişti.
Kadir İnanır’ın cenazesine katılmak üzere Türkiye yolculuğu öncesinde kendisine ulaşabildiğimiz Nürnberg Film Festivali Başkanı Adil Kaya, “Kadir İnanır festivaliminiz açısından da çok özel bir değerdi. Onu tarif etmek gerçekten çok zor. Kaybını kabul etmek ise çok daha da güç. Nürnberg’de onu Avrupa’nın en önemli sinema oyuncularından Mario Adorf karşılamıştı. Adorf, onunla görüşmelerinden o kadar etkilenmişti ki, törende kendisine ödülü takdim ederken yaptığı konuşmasında ‘Kadir, kardeşim benim, bu kadar güzel bir insan nasıl olunabilir!’ demişti. Milliyetçi-ırkçı tayfadan vaz geçtim de, Kadir İnanır’ın enternasyonal sanatçı ve insancıl derinliğinin değerini kimler iyi anlayabildi?“ diye konuştu.
Kaya, cenazeye yetişebilmek için yola koyulmuşken Festivalin Yönetmeni Ayten Akyıldız ise dört haftadır, Jülide Kural’la birlikte hasta yatağındaki Kadir İnanır’ın başında nöbet tutuyordu.
ÖDÜLÜNÜ ÖĞRETMENİNİN OĞLUNDAN ALDI
Kadir İnanır, 2009 yılında da “Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali Onur Ödülü”nü almıştı. Festivalin galasında da sanatçının başrol oyuncuları arasında yer aldığı “Son Cellat” filmi gösterilmişti. Kadir inanır’ın idam mahkumu bir savcı ile, cellatlık yapmaya zorlanan bir köylünün öyküsünü işleyen bu filmin başrol oyuncularından biri de eşi Jülide Kural’dı.
“Son Cellat” filminin gösterildiği gala gecesinde kendisi de Fatsalı olan, dönemin Frankfurt Başkonsolosu İlhan Saygılı hazır bulunmuş, Fatsa’da babasının öğrencisi olan Kadir İnanır‘a Frankfurt’un onursal ödülünü takdim etmişti.

Festivalin galasında da sanatçının başrol oyuncuları arasında yer aldığı “Son Cellat” filmi gösterilmişti.
Frankfurt’taki Türk film festivalinin 2019 yılındaki açılış filmi de İnanır’ın başrollerini Vahide Perçin’le paylaştığı son sinema filmi “Kapı” olmuştu.

Frankfurt Türk Film Festivali’nin Başkanı Hüseyin Sıtkı da Kadir İnanır’ın vefatı üzerine yaptığı açıklama şunları söylüyor:
“Dediler ki, Kadir İnanır zor bir insandır. Davetinizi kabul etmeyebilir. Kabul etse bile birlikte geçireceğiniz o birkaç gün içinde sizi yorabilir, kırabilir, kapris yapabilir… Ben de dedim ki, O, Türk sinemasının Kadir İnanır’ı. Bana ayıracağı dört gün içinde kapris yapsa ne olur? O dört gün boyunca her türlü davranışını da, her türlü halini de büyük bir saygı ve sevgiyle karşılarım. Yıl 2009’du. Kendisini Türk Film Festivali’ne davet etmiştim. Davetimizi kabul etti, geldi ve bizimle dört gün geçirdi. O dört gün boyunca bana hiçbir zorluk değil, aksine hayatımın en değerli ve unutulmaz dört gününü hediye etti. Bugün geriye dönüp baktığımda, sadece Türk sinemasının efsane bir ismini değil; zarafetiyle, insanlığıyla ve bıraktığı izlerle çok değerli bir insanı tanımış olmanın onurunu taşıyorum. Kadir İnanır, gözümüzden gönlümüze akıp giden büyük bir değerdi. Onu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Mekânı gönüllerde olsun. Türk sinemasının ve sanat dünyasının başı sağ olsun. Çünkü bazı insanlar hayattan gider, ama bıraktıkları iz, ömür boyu bizimle kalır…“
ALMANYALI FİLMLERİ
Ünlü oyuncunun kariyeri boyunca kamera karşısına geçtiği 180’in üzerinde sinema filmi arasında, son filmi “Kapı”dan başka, başrollerini Türkan Şoray’la paylaştığı 1972 yapımı “Dönüş” ve başrollerini Filiz Akın’la paylaştığı 1974 yapımı “Almanyalı Yarim” gibi filmler de Almanya bağlantılı öyküleri içeriyordu.

Başrol oyunculuğunun yanısıra yönetmenliği de Türkan Şoray’ın üstlendiği “Dönüş”, kimi sinema tarihçilerince “Türk sinemasında Almanya’ya göç” teması işleyen ilk film olarak kabul ediliyor.
İnanır, Türkiye’den işgücü göçü sürecinin ilk dönemlerinin çok yönlü dramlarını çok etkileyici bir biçimde ele alan bu filmde çalışmak üzere Almanya’ya giden ve orada büyük bir değişim geçiren İbrahim’i, Şoray da onun çocuğuyla birlikte köyde yalnız bıraktığı, olağanüstü bir yaşam ve onur mücadelesi vermek zorunda kalan karısı Gülcan’ı canlandırıyordu.
Halktan, emekten, Türkiye ve tüm dünyada barıştan yana kararlı duruşuyla örnek bir sanatçı olarak tarihe geçen Kadir İnanır’ın anısına saygıyla…
