-2 C
Almanya
Pazar, Şubat 5, 2023

Özlem Türeci ve Uğur Şahin şimdi de kanserle mücadeleyle kapak oldular

Korona virüsüne karşı ilk aşıyı geliştirerek insanlığı büyük bir felaketten kurtaran bilim insanları Prof. Dr. Özlem Türeci (55) ve Prof. Dr. Uğur Şahin (57), şimdi de kanser mücadelesiyle öne çıkıyor

30’ncu kuruluş yılını kutlayan Alman Focus dergisi, “30 Yıl Focus, 30 İnsan” başlıklı dizinin başında Türeci ve Şahin çifti, ileri güvenle ve muhtemelen de merakla bakan portreleriyle yer alıyorlar. Bir süredir çalışmalarını yeniden esas alanları olan kanserle mücadeleye yoğunlaştıran Türeci ve Şahin, daha önce de Der Spiegel ya da Time gibi Almanya’nın ve dünyanın en önemli haber dergilerinde kapak olmuşlardı.
Focus’un kapağındaki anonsta “30 Yıl Focus, 30 İnsan” dizisinin kapaktaki ve girişteki anonsu şöyle:
“Kanserle mücadele eden Özlem Türeci ve Uğur Şahin, gollerin ve hayallerin peşinde koşan Jamal Musiala, aya uçmak isteyen Alexander Gerst gibi Almanya’yı ve dünyamızı cesaretlendiren 30 insan”
“30 X Cesaret = Gelecek. Yeni bir çığır açıyorlar, ruhen özgürler ve yarınki dünyayı daha iyi bir yer haline getirecek tempoyu belirliyorlar. Bize güven armağan eden 30 insan”
Yazı dizisinde Türeci ve Şahin’le, futbolcu Musiala ve astronot Gerst’in yanısıra dünyanın en önemli iklim araştırmacılarından Friederike Otto, kurduğu yapay zeka tabanlı sanal çeviri hizmeti DeepL’yle Google’u geride bırakan Jaroslaw Kutylowski, tıbbi tedavilerde kullanılan robotlar geliştiren Prof. Dr. Simone Schürle-Finke gibi başarıyla öne çıkmış kişiler yer alıyor.
Mainz’da birlikte kurdukları Biontech firmasında kanserle mücadele için biraraya getirdikleri dünyanın dört bir köşesinden bilim insanlarından oluşan ekipleriyle bir yandan araştırmalarını sürdürüp, kurdukları ve geliştirdikleri fabrikalarda korona salgınına karşı milyarlarca doz aşı üreten, diğer yandan da Mainz Üniversitesi’nin öğretim üyeleri olarak genç bilim insanları yetiştirmeyi ihmal etmeyen Türeci ve Şahin’le ilgili tanıtım yazısında ürettikleri aşının bir insana ilk kez İngiltere’de yapıldığı, kansere karşı en önemli atılımın da oraya yapılacağı belirtiliyor.
Dergiye göre hükümetle anlaşan Biontech’in geliştirdiği kanserle mücadele aşısı, içinde bulunduğumuz ve gelecek yıl içinde 100 bin kanser hastasının tedavisinde kullanılacak.
Türeci ve Şahin’in günümüz tıbbında devasa bir devrime yol açacak mRNA temelli aşılar, korona ve kanser dışında, alzheimer-demans, sıtma ve verem gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele de çözüm olma potansiyeli taşıyor.
Geçtiğimiz yıl ortasında Afrika’da da (Ruanda) korona aşısı üretmek üzere bir fabrika kuran Biontech, kısa bir süre önce İngiltere’de faaliyet gösteren araştırma şirketi “InstaDeep”i devralmaya hazırlandığına dair haberlerle gündeme gelmişti. Bu haberlere göre Biontech yaklaşık yarım milyar euroya devralacağı yapay zeka konusunda önemli gelişmelere imza atmış bu şirket üzerinden kanserle mücadele hedefli yeni aşıları geliştirmeyi hedefliyor.
“Ben kendimi başılıklık mühendisi olarak görüyorum” diyen 1965 İskenderun doğumlu Uğur Şahin, dört yaşındayken annesiyle birlikte, Köln’deki Ford Otomobil Fabrikası’nda çalışan babasının yanına gelmişti.
Küçük yaşlardan itibaren bilimsel çalışmalara ilgili olan Şahin’in, kanser tedavisinin öncü isimlerinden Prof. Paul Erhlich’i örnek aldığı biliniyor. Köln Üniversitesi’nde tıp eğitimi aldıktan sonra çeşitli üniversitelerde kanser üzerine araştırmalar yapan Şahin, bu arada Hagen Üniversitesi’nin matematik bölümünü de bitirdi.
1999’dan itibaren Mainz Üniversitesi’nde çalışmaya başlayan ve bağışıklıkla ilgili araştırma bölümlerinin yöneticiliğinin yanı sıra, tıp fakültesinde öğretim üyeliğini de yürüten Prof. Şahin, 2008 yılında eşi Prof. Özlem Türeci’yle birlikte BioNTech’i kurdu.
İstanbul göçmeni bir ailenin çocuğu olarak 1967 tarihinde Almanya’nın Siegen kentinde doğan Türeci’nin de Rize, Fındıklı kökenli olan babası bir hastanesde cerrah olarak çalışmaktaydı.
2002 yılında evlene Türeci ve Şahin’in kurduğu BioNTech, meme, kalın bağırsak, akciğer, prostat, pankreas ve deri kanserinin tedavisi için araştırmalarını sürdürdürken, korona salgınının pandemiye dönüşmesi üzerine bu alana da yönelmişler, BNT162b2 adıyla salgına karşı ilk aşıyı geliştirmişlerdi. (gk)

Son Haberler

İlgili Haberler