32.5 C
Almanya
Cumartesi, Haziran 27, 2026

3 milyondan fazla veriyi incelediler: AfD yasağı mümkün

'Gesellschaft für Freiheitsrechte' adlı sivil toplum ve insan hakları kuruluşuna göre Federal Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak aşırı sağcı AfD'ye yönelik bir parti yasaklama talebinin başarı şansı çok yüksek.

FRANKFURT

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) hem daha radikalleşiriyor hem de gücünü artırıyor. Irkçı parti, eyalet meclisi seçimlerinde rekor sonuçlar elde ediyor. Seçim programında aşırı sağ ideolojileri açıkça savunan ırkçı parti, Saksonya-Anhalt’ta sonbaharda iktidar partisi olabilir.

Almanya’da faaliyet gösteren sivil toplum ve insan hakları kuruluşu Gesellschaft für Freiheitsrechte e.V. – GFF (Özgürlük Hakları Topluluğu) sekiz kişilik bir ekibiyle, AfD ile ilgili üç milyondan fazla veri noktasını inceledi. Özgürlük Hakları Topluluğu’nun raporuna göre, AfD’nin anayasaya aykırı olduğu kanıtlandı. Bunun, resmi bir yasaklama sürecinin başlangıcı olabileceği ifade edildi.

Gesellschaft für Freiheitsrechte e.V., basın açıklamasıyla duyurduğu kapsamlı hukuki bilimsel raporunda Almanya için AfD’nin (Almanya için Alternatif) “kanıtlanabilir şekilde anayasaya aykırı” olduğunu belirtti.

GFF’nin bilim insanları ve hukukçulardan oluşan sekiz kişilik araştırma ekibi, 13 ay boyunca AfD ile ilgili 55.000 basın bülteni, eyalet meclislerinden gelen 70.000’e yakın parlamento belgesi ve AfD’nin 2,9 milyondan fazla sosyal medya paylaşımı yer aldığı yaklaşık üç milyondan fazla veriyi analiz edip değerlendirdi. Topluluğun bu çalışmasının, AfD’deki en radikal kesimin üstünlük kazanmasını ve son dönemdeki daha radikal partiye dönüşümünü ortaya koyuduğuna dikkat çekildi.

GFF, 1.500 sayfadan oluşan değerlendirme raporunda, AfD’nin anayasaya aykırı bir parti olduğunu ifade etti. GFF’ye göre Federal Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak bir parti yasaklama talebinin başarı şansı oldukça yüksek. GFF, partinin insan onurunun güvence altına alınmasını ve demokrasi ilkesini sistematik olarak ihlal ettiğini gösteren 2.500’den fazla kanıt topladığını ve AfD’nin, hedefleri ve destekçilerinin davranışlarıyla özgürlükçü demokratik temel düzeni zedelemek amacı taşıdığını belirtti. Bu durum Anayasa’ya göre suç teşkil eden, anayasaya aykırı bir partinin belirleyici özelliği.

Anayasayı Koruma Dairesi’nin AfD değerlendirmesi neydi?

Bilindiği gibi Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı da 2 Mayıs 2025 tarihinde AfD’yi resmi olarak “kesinleşmiş aşırı sağcı hareket” olarak sınıflandırmıştı. Bu sınıflandırma, Köln İdare Mahkemesi’nin acil yargılama usulüyle verdiği bir karar uyarınca şu anda askıya alınmış durumda. Asıl davada henüz bir karar verilmedi. AfD, şimdilik aşırı sağcı şüpheli örgüt olarak değerlendirilmeye devam ediyor. Anayasayı Koruma Dairesi, hazırladığı raporda partinin “etnik köken temelli bir halk anlayışı”na sahip olduğunu belirtmişti. Buna göre, göçmen kökenli vatandaşlar ikinci sınıf Almanlar olarak görülüyor. Bu durum, liberal demokratik temel düzenle bağdaşmıyor.

Almanya’da parti kapatmada nasıl bir yöntem izleniyor?

Alman Anayasasının 21. maddesinin 2. fıkrası, bir siyasi partinin yasaklanmasına yönelik yöntemi ifade ediyor. Bu maddeye göre başvuru yapma yetkisi Federal Meclis, Federal Konsey ve Federal Hükümete ait. Bir siyasi partinin yasaklanmasına ilişkin karar, yalnızca Federal Anayasa Mahkemesine ait. Ön yargılama aşamasında Federal Anayasa Mahkemesi, başvurunun kabul edilebilir ve yeterince gerekçelendirilmiş olup olmadığını inceliyor.

Bir partinin yasaklanıp yasaklanmayacağına, Federal Anayasa Mahkemesi’nde “asıl dava” olarak adlandırılan süreçte karar veriliyor. Bu karar, Federal Anayasa Mahkemesi’nde parti yasaklamaları da dahil olmak üzere çeşitli konulardan sorumlu olan İkinci Daire’deki yargıçların üçte iki çoğunluğuyla alınabiliyor. Uzmanlar, mahkemenin kapsamlı bir şekilde delil toplama ve inceleme yapması gerektiğinden kapatma davasının oldukça zahmetli bir süreç olduğuna ve bu sürecin birkaç yıl süreceğini tahmin ediyor.

Almanya’da partiler hangi durumlarda kapatılır?

Almanya’da bir partinin yasaklanması için gerekli şartlar oldukça katı ve Federal Anayasa Mahkemesi tarafından inceleniyor. Anayasa’da, yasaklanacak partinin özgürlükçü demokratik temel düzeni zedelemek veya ortadan kaldırmak niyetinde olması gerektiği yer alıyor.

Federal Anayasa Mahkemesi’nin bugüne kadarki kararları, bireylerin açıklamaları ve eylemlerinin yeterli olmadığı, partinin bu görüşleri bir bütün olarak savunması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Partini ayrıca hedeflerine “planlı” ve “aktif bir mücadele ruhuyla” çalışmalı ve bunları hayata geçirmek için gerçekçi bir perspektife sahip olması gerekiyor. Hukukçular buna “potansiyel” adını veriyor.

AfD ile NPD arasında ne fark var?

Özgürlük Hakları Topluluğu, raporunda AfD’yi neonazilerin oluşturduğu NPD (şimdiki adı: Die Heimat) ile karşılaştırıyor. NPD, Federal Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iki kez anayasaya aykırı bulunmuştu. Mahkeme, yasaklama kriterleri aşırı sağcı NPD’nin ideolojisi ve hedefleri açısından kesinlikle karşılansa da, bu partinin demokrasiyi tehlikeye atacak kadar önemsiz olduğu gerekçesiyle yasaklama kararı almamıştı.

Karşılaştırma yapıldığında her iki parti arasında, Federal Anayasa Mahkemesi’nin 2017 yılında NPD’nin anayasaya aykırı olduğunu kanıtladığı ırkçı talepler konusunda sayısız ortak nokta bulunuyor. Ancak NPD’den farklı olarak, AfD, sahip olduğu güç sayesinde anayasaya aykırı planlarını hayata geçirebilecek durumda.

Almanya’da daha önce partiler kapatıldı mı?

Federal Almanya’da bugüne kadar iki parti yasaklandı: 1952’de, NSDAP’nin halefi olan Sosyalist İmparatorluk Partisi (SRP) ile 1956 yılında, Almanya Komünist Partisi (KPD) yasaklanmıştı.

NPD’yi yasaklamaya yönelik iki girişim ise başarısızlıkla sonuçlandı. İlk denemede (2003), Anayasayı Koruma Teşkilatı’na bağlı çok sayıda gizli soruşturmacının partinin yönetim organlarında aktif olarak yer alması nedeniyle dava düşürüldü. İkinci davada ise 2017 yılında NPD anayasaya aykırı bir örgüt olarak sınıflandırılmış olsa da, “potansiyel tehlike” kriterini karşılamadığı ifade edilmişti.

Parti kapatma demokratik mi?

Bir partinin yasaklanması, demokratik rekabete yönelik ciddi bir müdahale. Bu nedenle Almanya’da, bir partinin yasaklanması için aşılması gereken engeller oldukça yüksek. Ancak Alman Anayasasının mimarları, Nazi döneminden alınan dersler ışığında bir parti yasaklama imkânı oluşturdu. Bu, demokrasinin sadece partiler arası rekabetten ibaret olmadığı, aynı zamanda insan onurunu, demokrasi ilkesini ve hukukun üstünlüğünü korumayı da gerektirdiği gerçeğini yansıtıyor.

Dolayısıyla, parti yasağı, savunma gücüne sahip demokrasinin en keskin kılıcı oluyor. Federal Anayasa Mahkemesi hâkimleri de, “özgürlüğün düşmanlarına koşulsuz özgürlük yok” ifadesiyle bunu çok isabetli bir şekilde özetliyor.

Son Haberler

İlgili Haberler