1 C
Almanya
Salı, Aralık 6, 2022

Dört bir yanda Bartın için eylemler

Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkiye'nin dört bir yanında Bartın'da meydana gelen maden katliamına karşı eylem yaptı.

Adana ve Antep’te Emek ve Demokrasi Güçleri, Bartın’da meydana gelen maden katliamına karşı eylem yaptı. Erdoğan’ın “kader, fıtrat” açıklamalarına tepki gösterilirken, yaşananın kaza değil, cinayet ve sorumlusunun çalışma yaşamını güvensizleştiren hükümet olduğuna dikkat çekildi

Adana

Adana Emek ve Demokrasi Güçleri, Bartın’da meydana gelen ve 41 madencinin hayatını kaybettiği iş cinayetine karşı açıklama yaptı. Açıklamada emmek ve demokrasi güçleri adına basın açıklamasını EMEP Adana İl Başkanı Avukat Sevil Aracı okudu. Her yıl ortalama 2 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini ifade eden Aracı, “Kaza değil, cinayet diyoruz. Çünkü çalışma yaşamı işverenlerin kâr hırsı adına özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, kayıt dışı, güvencesiz, esnek çalıştırma, kuralsızlaştırma gibi emek düşmanı politikalarla bir bataklığa dönüştürülmüştür” dedi.

 

İktidarın örnek gösterdiği maden!

Soma’da 301, Ermenek’te 18 madencinin ölümüne neden olaranlara ceza yerine ödül verilerek beraat ettirildiklerini hatırlatan Aracı, iktidarın Bartın’daki maden için övgüler sıraladığını, Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in madende alınan tedbirleri örnek olarak gösterdiği hatırlatarak, “Maden ocağında yaşanan iş cinayeti, AKP Hükümeti’nin iş güvenliğine dair alınan önlemler açısından ne noktada olduğunu göstermiştir” dedi.

“Sizin canınızın güvenliği biz şu tesisin tamamına değişmeyiz” diyen Enerji Bakanı’nın örnek gösterdiği maden 41 işçiye mezar oldu. İşte AKP’nin işçilere reva gördüğü işçi sağlığı ve iş güvenliği bu. İşçilerin canını korumayan iktidarın bakanları ve bürokratları kaza yaşandığı anda bölgeye gidip boy gösteriyorlar, işçilerin hayatlarını önemsediklerini kanıtlamaya çalışıyorlar. Fakat tablo ortada; işçileri, emekçileri ölüme götüren yolda kılını kıpırdatmayan Cumhurbaşkanı ve bakanları işçileri düşünüyor olamazlar. Onların düşündüğü tek şey üretimin âmâsız fakatsız sürmesi ve karı üzerine kar elde edilmesine ön ayak olmaktır.

Adana Emek ve Demokrasi Güçleri olarak bu tabloyu yaratanlara karşı tüm emekçileri iş cinayetlerini normalleştiren sömürü düzenine karşı insanca çalışma ve yaşamı savunmaya; iş cinayetlerinin sorumlularından hesap sormak için örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.

Antep

 

Balıklı Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamayı BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen okudu. Türkmen, “Bu bir kaza değil, birilerinin ısrarla tekrar ettiği gibi kader değil, bu bir katliamdır derken, propaganda olsun, ajitasyon olsun diye demiyoruz. Bir gerçeği, herkesin görmesi gereken bir gerçeği; görmeyenin, görmezden gelenin suç ortağı olacağı bir gerçeği ifade ediyoruz.” dedi.

Bu gerçeği dile getirenlerin provokatörlükle suçlandığını söyleyen Türkmen, “Kim tarafından? Bu katliamın sorumluları tarafından! Peki kim bu sorumlular? Maden ocaklarını denetlemeyen, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini hiçe sayan, patronların sömürü çarkı dönsün diye yerin altını üstünü işçilere mezar eden rejimin ta kendisidir! Amasra’da meydana gelen patlama için iş kazası, facia, kader diyenler veya bu toplu katliamın kurbanı olan işçileri ‘maden şehidi’ gibi uyduruk ifadelerle ananlar, bu olayı basitleştirmeye çalışarak asıl sorumluları ve iktidarın iş sağlığı ve güvenliği politikasını, yani resmî kurumları aklama çabası içinde olanlardır” diye ifade etti.

Eskişehir

 

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu Ulus Anıtı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı Ozan Muhittin Karaman okudu.

“Bugün sermayenin karını korumak, emeğin daha fazla sömürülmesini sağlamak için işçilerin hayatını koruyacak hiçbir önlemin alınmamasına göz yuman AKP Hükümeti bu katliamın baş sorumlusudur” diyen Karaman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Sorumlulardan hesap sorulsun. Başta Enerji Bakanı ve TTK Genel Müdürü olmak üzere Amasra katliamının sorumlusu idari ve siyasi görevliler istifa etsin, soruşturma ve yargılama sürecine müdahale edilmesin !

İşçi sağlığı ve iş güvenliği şartları ülkenin tüm işyerlerinde koşulsuz olarak uygulansın, işverenlere caydırıcı yaptırımlar uygulansın !

İnsanca yaşayabilecek çalışma şartları ve ücret koşulsuz tüm emekçilere sağlansın !

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu olarak bu tabloyu yaratanlara karşı tüm emekçileri iş cinayetlerini normalleştiren sömürü düzenine karşı insanca çalışma ve yaşamı savunmaya çağırıyoruz.

iş cinayetlerinin sorumlularından hesap sormak için yan yana gelmek ve örgütlü mücadelemizi büyütmek için mücadele vermeyi sürdüreceğiz.

Ankara

 

Batıkent Emek ve Demokrasi Güçleri Batıkent Meydan’da (Murat Karayalçın Parkı) basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Sadece madenlerde değil, tüm işkollarında işçi sağlığı ve iş güvenliği sisteminin göçük altında olduğunu yıllardır söylüyoruz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile işçileri piyasanın insafına bırakan bu düzenin değiştirilmesi gerektiğinin yıllardır mücadelesini veriyoruz.

Hayatımızı cehenneme çeviren, ölülerimizin üzerinde şatafatlı saraylar, gökdelenler, yollar, madenler inşa edenlere, her ay bir Somayı bize yaşatanlara tahammülümüz kalmadı artık.  Artık yeter diyoruz.

Emeğimiz, haklarımız, hayatlarımız ve geleceğimiz için yeter diyoruz. Tüm işçileri, emekçileri, kendine insanım diyen herkesi sesini sesimize, gücünü gücümüze katmaya; artık yeter insanca yaşamak istiyoruz demek için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Herkesi daha fazla kâr için daha fazla kan dökmekten çekinmeyen bu vahşi sermaye düzenini yıkmak, emeğin ve özgürlüğün iktidarını kurmak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Sendika.Org

Son Haberler

İlgili Haberler