15.4 C
Almanya
Pazar, Nisan 14, 2024

Aynı anda iki ayrı yerde sağ terör masaya yatırıldı

Hessen eyalet seçimleri yaklaşırken muhalefet partileri Frankfurt’ta, aynı günde, aynı saaatte iki ayrı yerde sağ terörün konu etti

FRANKFURT

Almanya’nın Hessen eyaletinde gelecek ay gerçekleştirilecek eyalet meclisi seçimleri öncesinde partilerin seçim kampanyaları çeşitli siyasi etkinlikler eşliğinde yoğunlaşarak sürüyor.

Son olarak eyaletin en büyük metropolü Frankfurt’ta, aynı günde, aynı saaatte iki ayrı yerde sağ terörün konu edildiği muhalefet partilerince düzenlenen toplantılara tanık olduk.
Kentin önemli tiyatro salonlarında gerçekleştirilen toplantılardan biri SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi), diğeri de Sol Parti tarafından düzenlendi.

SPD’nin “International Theather Frankfurt”ta (ITF) gerçekleştirdiği “19 Şubat Saldırısı – Çıkarılan dersler nerede?” başlıklı toplantıya Hanau’da 19 Şubat 2020 tarihde yaşanan katliamda yaşamını yitiren gencimiz Ferhat Unvar’ın annesi Serpil Temiz Unvar, göçmen kökenli toplam dokuz gencin öldürüldüğü, birçok gencin ağır yaralı olarak atlattığı katliamı araştırmak üzere Hessen Eyalet Meclisi’nde kurulan Soruşturma Komisyonu’nda SPD’yi temsil eden milletvekillerinden Heike Hoffmann, katliamın ardından kurulan “19 Şubat İnsiyatifi”nin Sözcüsü Nevroz Duman ve Güney Hessen eski Emniyet Müdürü Heinrich Bernhardt katıldı. Komisyonda SPD’yi temsil eden diğer milletvekili Turgut Yüksel’in açılışını yaptığı toplantı, yine aynı komisyonda görev alan Berivan Şekerci tarafından yönetildi.
Sol partinin de “Titania” tiyatrosunda gerçekleştirdiği “Bireysel terörizm diye bir şey yok. Hessen’deki sağcıların ağları” başlıklı toplantıya da katliamda evladı Sedat Gürbüz’ü yitiren Emiş Gürbüz, uzun yıllardır Almanya’daki sağ terör saldırılarında yaşamlarını yitiren insanlarımızın ailelerini temsil eden, kendisi ve ailesi de sağ terör örgütlerinin tehdit ve hakaretlerine hedef olan Avukat Seda Başay Yıldız, Sol Parti Federal Milletvekili Martina Renner, Sol Parti’nin Hessen Eyalet Meclisi adaylarından Magdalena Depta-Wollenhaupt katıldı.

SPD’nin toplantısında Hanau katliamının ardından öldürülen gençlerin ailerinin ve “19 Şubat İnsiyatifi” gibi sivil toplum örgütlerinin baskıları sonucu kurulan soruşturma komisyonunun iki yıllık çalışma sonunda kamuoyuna halen bir raporun sunulmamış olması ve bunun yıl sonuna ertelenmesi eleştirildi. Komisyonun çalışmaları sırasında ailelerin ve sivil toplum örgütlerinin, araştırmacı gazetecilerin çabaları sonucu olayın öncesi ve sonrasında güvenlik güçlerinin ihmalleri, beceriksizlikleri, özensizlikleri, duyarsızlıkları, göçmenlere karşı önyargılıları, olayın üstünü biran önce kapatma gayretkeşliği ortaya çıkarılmış. Hatta güvenlik güçleri arasındaki sağcıların da katliamla ilgili soruşturmada yer aldıkları tespit edilmişti. Toplantıya katılan eski polis müdürü, katiamın yaşandığı gece boyunca ve sonrasında kendi sorumluluğundaki polis memurlarının ciddi hatalar yaptığını kabul etti. Toplantıda soruşturma komisyonunda çoğunlukta olan eyalet hükümetini oluşturan koalisyon partileri CDU ve Yeşiller’den milletvekillerinin, raporun eyalet seçimleri öncesinde açıklanmasından ve kamuoyunda tartışılmasından çekindikleri için, sudan gerekçelerle bunu ileri bir tarihe ertelenmesini sağladıklarına dikkat çekildi. Başta Hessen İçişleri Bakanı Peter Beuth olmak üzere eyalet hükümetinin bu olayların aydınlatılması, öldürülen gençlerin ailelerinden ve kamuoyundan özür dilenmesi, hatası, ihmali tespit edilen görevlilerden hesap sorulması konusunda isteksiz olduğu vurgulandı.


Sol Parti’nin toplantısında da NSU (Nasyonal Sosyalist Yeraltı) örgütünün cinayetleri, Kassel ve Hanau’daki sağ terör saldırıları, NSU 2.0 örgütünün polisle bağlantıları, polis memurları arasındaki aşırı sağcı, ırkçı sosyal medya grupları ele alındı. Aşırı sağın Hessen’de büyük bir tehlike olduğuna işaret edilerek, şiddete kalkışabilecek militan, silahlı ve uluslararası bağlantıları olan sağ örgütlenmelerin varlığına dikkat çekildi. Son olarak kendisini XIII. Heinrich olarak tanıtan bir kişinin kurmuş olduğu “Vatansever Birlik”e (PU) yapılan operasyonların “bireysel terör ve bireysel teröristler” masalının gerçeklere çeliştiğini bir kez daha gösterdiği vurgulandı. Güvenlik ve istihbarat güçlerinin, adalet makamlarının kabullendiği bu yaklaşımın olayların aydınlatılmasını ve sağ terörle mücadeleyi zorlaştırdığı kaydedildi. Irkçılığa karşı mücadele eden anti-faşistlerin ve olaylarda yaşamını yiterenlerin yakınlarının tüm gayretlerine, Soruşturma Komisyonu’nun çalışmalarına rağmen fazla ilerleme sağlanmadığı belirtildi. NSU cinayetleri ve Hanau katliamından gerekli derslerin çıkarılmadığı, polis ve istihbarat örgütünün rolünün halen aydınlatılmadığına, şimdiki yapılanmasıyla demokrasiye karşı güçlerle mücadeleye uygun olmadığı ileri sürüldü. Sol politikaya sağ terörün aydınlatılması ve önlenmesi, sağ teröre hedef olanların haklarının savunulması büyük görev düştüğü vurgulandı. (gk)

Son Haberler

İlgili Haberler