21.6 C
Almanya
Pazartesi, Haziran 1, 2026

Hülya Günü: Almanya’da ırkçılık dünden daha tehlikeli boyutta

Solingen'de 33 yıl önce katledilen Genç ailesinin bireyleri Frankfurt Hülya Meydanı'nda anıldı. Anma etkinliğinde aşırı sağın ve ırkçılığın artık toplumun her kesimini hedef aldığı kaydedildi.

FRANKFURT

Solingen’de 1993 yılında evleri Alman ırkçılarca yakılarak katledilen Gülsün İnce (28), Hatice (19), Hülya (9) ve Saime Genç (5) ile Türkiye’den misafir gelen kuzenleri Gülistan Öztürk (12), Frankfurt’un Bockenheim semtindeki Hülya Meydanı’nda anıldılar. Anma etkinliğinde ırkçılığın 1990’lara göre daha büyük tehlike arz ettiği belirtilerek aşırı sağcı AfD partisinin derhal kapatılması istendi.

Katliamın 33. yılında Hülya Günü adıyla düzenlenen etkinlikte, 1990 yılından bugüne Solingen katliamı, Mölln, Hoyerswerda, Rostock-Lichtenhagen, NSU cinayetleri, Münih saldırısı ve Hanau katliamı gibi ırkçı şiddetin gerçekleştiği olaylar sonucu 220’den fazla insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. ‘Remigrasyon’ (göçmenleri geri gönderme) politikası ile göçmenleri hedef alan ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin vatandaşlık anlayışının aslında kendileri dışında her kesimi hedef aldığı kaydedildi. Sivil toplum temsilcileri, aşırı sağcı partinin Almanya için bir alternatif değil tehlike olduğunu ve derhal kapatılmasını talep ettiler.

Politika, medya, toplum meşrulaştırıyor

Frankfurt Türk Halkevi Başkanı Zeliha Dikmen, etkinliğin açılış konuşmasında, “1993 yılında Solingen’de meydana gelen saldırı, Almanya’da göçmenlere yönelik bir dizi ırkçı saldırının doruk noktasıydı. Federal Meclis’in, Anayasa’da değişiklik içeren ve Almanya’da sığınma hakkını kısıtlayan, sözde “sığınma uzlaşmasını” kabul etmesinden üç gün sonra, Genç ailesinin evi ateşe verildi.

Bugün, 33 yıl sonra, ister bu ülkede 5. kuşak olarak yaşıyor olalım, ister nispeten yeni gelmiş olalım göçmen kökenli bizler için durum hâlâ tehdit oluşturuyor. Hatta 90’lı yılların başlarına kıyasla, bugün daha tehditkar bir dönemdeyiz.

Beldelerimizde, belediye meclislerinde, eyalet meclislerinde ve Federal Meclis’te, demokratik ve özgürlükçü temel düzenimizin kurallarını kullanıp seçilen, giderek güçlenen bir parti var. Bu partinin önde gelen isimleri, ırkçı kriterlere göre milyonlarca insanı, yani Alman vatandaşlarını da göndermek istediklerini açıkça dile getiriyorlar. Buna ek olarak, aşırı sağcı şiddet Almanya’da bir süreklilik arz ediyor, çünkü bu şiddet siyaset, medya ve toplum tarafından meşrulaştırılıyor.

Federal hükümeti, eyalet hükümetini ve yerel yönetimleri, halkın gerçek sorunlarına odaklanmaya ve özellikle bu kriz dönemlerinde halkı bölmek yerine birleştirmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bağlantılar ortaya konulmalı

Frankfurt Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Müdiresi Dr. Harpreet Cholia, „Göçmenlerin günlük yaşamlarında maruz kaldıkları ırkçı saldırılar ve ayrımcılık deneyimleri arasındaki bağlantıları görünür kılmalıyız. Irkçılık, antisemitizm, çingene düşmanlığı, LGBTIQ düşmanlığı ve engellilere karşı ayrımcılık gibi farklı şiddet biçimleri birbiriyle bağlantılıdır; bu ideolojiler neredeyse hiçbir zaman tek başına ortaya çıkmaz. Bunlar bir arada ortaya çıkar ve birlikte mücadele edilmesi gerekir.

Birçok insan, bilinçli ya da bilinçsiz önyargılar ve kalıplaşmış düşünceler nedeniyle günlük yaşamda da sürekli olarak dışlanma, aşağılanma ve eşitsiz muameleyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum genellikle devlet kurumlarında ve idari makamlarda yaşanıyor. Demokratik kurumlar görevlerini yerine getiremediğinde ve katılım sağlamak yerine insanları dışladığında bu beni özellikle üzüyor“ diye konuştu. Sağcı kışkırtmalara karşı net bir tutum ve politika, mağdurların korunması, güçlü ayrımcılıkla mücadele mekanizmaları, sürdürülebilir demokrasi teşviki ve gözlerini başka yöne çevirmeyen bir sivil toplum gibi konularda Somut adımlar atmak gerektiğini kaydeden Dr. Cholia, “Günlük yaşamda, işte, parlamentolarda, sosyal medyada karşı gelme cesaretini göstermeliyiz. Zira demokrasi kendi kendini savunamaz” dedi.

Şiddet aniden ortaya çıkmaz

Medeni cesaretiyle küçük kızları korumak isterken hayattan koparılan Tuğçe Albayrak’ın ağabeyi Doğuş Albayrak da şiddet nadiren aniden ortaya çıktığını, yavaş yavaş büyüdüğünü belirterek, “Şiddet insanların insanlıktan çıkarıldığı yerlerde büyür. Dilin birleştirmek yerine ayırdığı yerlerde büyür. Korkunun körüklendiği ve insanların sorun olarak görüldüğü yerlerde büyür. Nefret ateşle başlamaz. Genellikle daha önce başlar. Sözlerde, görüntülerde ve görmezden gelmede. İşte bu yüzden bugün sadece geçmişi anmıyoruz. Geleceği de hatırlıyoruz. Çünkü Solingen hem tarihi bir olay aynı zamanda günümüz için bir uyarıdır. 33 yıl sonra biliyoruz ki Solingen ve Hanau münferit vakalar değildi” dedi.

Anma etkinliğinde Bockenheim idaresi, Yabancılar Meclisi, İG Metall sendikası, DİDF, Omas gegen Rechts, Aufstehen gegen Rassismus, Hessen Mülteci Konseyi adına yapılan konuşmalarda birlikte ırkçılığa karşı mücadele, insan haklarına ve demokrasiye sahip çıkılması vurgusu yapıldı.

Hülya Meydanı için uzun süre mücadele edildi

Solingen’den dokuz yaşını hayatını kaybeden Hülya Genç’in adını taşıyan Hülya Meydanı, Almanya’da sağcı şiddet kurbanlarından birinin adını taşıyan ilk meydanlardan biri özelliğini taşıyor. Hülya Meydanı ve üzerindeki gamalı haçı döven adam heykeline Halkevi’nin de aralarında olduğu sivil toplum kuruluşlarının uzun mücadelesi sonucu belediye yönetimince yasal zemin kazandırılmıştı.

Frankfurt Belediyesi’nin, 1998’de aldığı kararla Friesengasse ile Kleine Seestrasse arasındaki alanının adını, Solingen’de evlerinin kundaklanması sonucu dört yakınıyla birlikte katledilen dokuz yaşındaki Hülya Genç anısına, ‘Hülya Platz’ olarak değiştirmişti. Meydana yine uzun uğraşlar sonucu bir de gamalı haçı döven çekiçli adam (Hamering Man) heykeli ile ırkçılığa ve aşırı sağa karşı uyarı levhası konulmuştu. Levhada mavi zemin üzerinde, beyaz harflerle, Almanca “Irkçlığa ve şiddete karşı. Bu meydan ailesiyle birlikte Solingen’de yaşayan dokuz yaşındaki Türk kızı Hülya Genç anısına oluşturuldu. O, 29 Mayıs 1993 gecesi, dört aile bireyi ile birlikte evlerinin kundaklanması sonucu katledildi. Hülya’nın ölümü, yabancı düşmanlığı ve korkunç sonucu konusunda uyarıdır. Barış içinde birlikte yaşam için” yazısı bulunuyor.

Son Haberler

İlgili Haberler