13.5 C
Almanya
Pazar, Mayıs 26, 2024

Pazartesi Yazıları: Artık… Kenan Çığır

Beyniniz okuduklarına isyan etmeye başladı mı? Ne güzel. Etmeli zaten. Zaman zaman balataları yakmak iyidir.

O kadar mutluyum ki dostlar… Sizlerle paylaşmasam olmazdı!

Canlı, insan, erkek diye bilirken kendimi… Öğrenmenin yaşı olmaz misali, “Artık” diye bir kavramla taçlandım! İnsan yepyeni kavramlarla tanışınca, buruk da olsa bir mutluluk duyuyor…

Meğer ben bir Artık’mışım…

Anneannem Hanka… Yugoslavya’dan göç edince Hanife olmuş. İzmit Bağçeşme mezarlığındaki mezar taşında yine de Hanka yazar.

Tito artığı Hanife hanımın, bu ülkede doğan güzeller güzeli kızı Sabahat ile Erzurum’da doğan Naci’den artmışım.

“Annen madem bu kadar güzel de senin tipin niye bozuk?” Dediğinizi duyar gibiyim, lütfen sulandırmayalım konuyu…

Sevgili Yavuz Atan’ın da dediği gibi “Hitler artığı…” bir zat, bazı insanları utanmadan sıkılmadan Tito artığı olarak lanse etmiş…

Böylesi insanlara iki yüzlü demek ne kadar naif kalsa da içimden geçenleri söylemek ya da yazmak terbiye sınırlarını bir hayli zorlayacaktır.

Irak, Pakistan, Suriye, Afganistan’dan özellikle getirilenlere; ağzı, gözü, kulakları kapalıdır bunun gibi Hitler Artığı’nın.

Zorunlu göç başka birşeydir, herhangi bir proje kapsamında “savaş tecrübesi olan erkekleri konumlandırmak” başka birşey! Bunu da görmezden, bilmezden, anlamazdan gelir bu kafatasçı zihniyet.

Neyse…

Size birkaç sır verebilir miyim?

Hiç kimsenin bilmediği, gitmediği bir yerde Amerikalılar nasıl oldu, biliyor musunuz? Nerden bileceksiniz!

Amerika Kıtası keşfedilmeden önce, toprak ana devasa bir ağaç doğurdu… O ağacın meyveleri insan olarak olgunlaşıp çoğalarak Amerikalıları oluşturdu. Hatta bunu da size kimse söylemez… ağaçtan erken düşen meyve beyaz, geç düşen siyahi oldu!

Avustralya Aborjinleri mesela, söylendiği ya da yazıldığı gibi Güneydoğu Asya’dan gelmemişlerdir. Onlar sadece Avustralya’da yetişen bir tür sarmaşık bitkinin meyveleridir.

Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Gürcüler de… Anadolu’daki birçok ulu ağaçtan düşerek bu toprakları vatan bellediler…

Göç denen zorunluluk, sadece sizi aldatmak için uydurulmuş, bir varmış bir yokmuşla başlayan masaldır dostlar, masal! Herkesin ataları şu anda bulunulan topraklardaki ağaçlardan yetiştiler!

Beyniniz okuduklarına isyan etmeye başladı mı? Ne güzel. Etmeli zaten. Zaman zaman balataları yakmak iyidir.

Görüşü, çapı çeperi, ırkı, dini, inançları ne olursa olsun, bir insanı “artık ” diye tanımlayan zihniyet karşısında; beynimizle, yüreğimizle, tüm benliğimizle isyan etmeliyiz.

“İktidar değişirse;

Terör örgütü gelir…
İnançsızlar bizi yönetir…
İstanbul Sözleşmesi geri gelir; aile bütünlüğümüze halel gelir.
Camide bira içip, seccadeye ayakkabıyla basarlar…
Kadınlar ahh o kadınlar, cehennem soğuyuncaya kadar…”

derken… bir de nur topu gibi “artık” korkumuz, korkutmamız oldu!

Ne diyeyim? İnandığınız Tanrı, ARTIK sizi bildiği gibi yapsın…

Siz, Hitler Artıkları… söylemezseniz de biliyoruz:

“Bu ülkede göçmen olmak ya da etnisite sorun değil, hangi partili olduğunuz ve kimi desteklediğiniz bizim için büyük sorun!” Diye düşünüyor ve olması muhtemel iktidar değişikliğinden korkuyorsunuz.

Bizim sorunlarımızın ise etiket, unvan ya da koltukla hiçbir ilgisi yok. Hatta siyasetçinin belirleyeceği bir zamanda “vur de vuralım, öl de ölelim!” gibi bir safsata da bizim sorunumuz değil! Adı üstünde safsata…

Gerçeklere gelirsek:

Bu ülkede öğrenci olmak sorun değil de… okul bittikten sonra iş ve dolayısıyla aş bulabilmek büyük sorun!

Bu ülkede işçi, memur, esnaf, emekli olmak sorun değil de… elinize geçen parayla geçinebilmek büyük sorun!

Bu ülkede kadın olarak doğmak sorun değil de… kadınlığını özgürce yaşayabilmek büyük sorun!

Bu ülkede asgari ücretle çalışıp, ev kirası verip üstüne de iki çocuk okutarak fakir kalmak sorun değil de… 1000 odalı saraylarda yaşayarak herşeyi bildiğini düşünmek, her istediğine sahip olduğu halde “bu fakir!” olmak, çok ama çok büyük bir sorun!

“Artık” insanlar, bir ulu ağaçtan peydahlanan insanlar derken… bu hafta da yazımızın sonuna geldik. Bu fakirin siyasetten uzak öyküler de yazmasını ve okuyucuya hayatın renkli yanlarını anlatmasını umarken, kalın sağlıcakla…

Günaydın… Akıl sağlığınızı muhafaza edebileceğiniz, güzel bir hafta diliyorum.

Kenan Çığır
16.04.2023

Antalya

Foto: Pixabay / Inactive account – ID 3935302

Son Haberler

İlgili Haberler