<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 21:01:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Sanatçılardan &#8216;Kılıçdaroğlu&#8217;na veto</title>
		<link>https://egazete.de/sanatcilardan-kilicdarogluna-veto/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 21:01:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Butlan]]></category>
		<category><![CDATA[Cahit Berkay]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Akbayram]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahat Akkiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Selda]]></category>
		<category><![CDATA[Zülfü Livaneli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31659</guid>

					<description><![CDATA[Onur Akın, Suavi, Selda Bağcan, Zülfü Livaneli, Edip Akbayram'ın ailesi, ve Cahit Berkay eserlerinin Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP&#8217;nin 38. Olağan Kurultayı&#8217;nın iptal edilmesinin ardından mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na sanat camiasından tepkiler gelmeye devam ediyor.</p>



<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönmesinin ardından sanat camiasından tepkiler peş peşe geldi. Onur Akın, Suavi, Selda Bağcan, Zülfü Livaneli, Edip Akbayram&#8217;ın ailesi, ve Cahit Berkay eserlerinin Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı</p>



<p>CHP kurultayına ilişkin davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi&#8217;nin verdiği &#8220;mutlak butlan&#8221; kararı sonrasında Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesindeki parti yönetimi görevi devralırken, bazı sanatçılar ve hak sahipleri eserlerinin siyasi faaliyetlerde kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.</p>



<p>Onur Akın, Suavi, Selda Bağcan, Zülfü Livaneli ve Cahit Berkay ile merhum Edip Akbayram&#8217;ın ailesi, eserlerinin Kemal Kılıçdaroğlu tarafından ya da onun yönetimindeki siyasi etkinliklerde kullanılmasına izin vermediklerini duyurdu.</p>



<p>&#8220;ADINIZIN GEÇTİĞİ ŞARKILARIMIN MEŞRU BULMADIĞIM YÖNETİMİNİZ TARAFINDAN KULLANILMASINI İSTEMİYORUM&#8221;</p>



<p>Geçmişte CHP seçim çalışmaları için şarkılar yapan Onur Akın, Kılıçdaroğlu’na hitaben &#8220;Partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde, adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum. Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler! Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm&#8221; dedi.</p>



<p>&#8220;BUTLANLA GELEN CHP GENEL MERKEZİNE İZNİM YOK&#8221;</p>



<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Zülfü Livaneli ise &#8220;Butlanla gelen şu anki CHP Genel Merkezinin bestelerimi kullanmasına iznim yoktur&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>BİR TEPKİ DE SELDA BAĞCAN&#8217;DAN</p>



<p>Anadolu rockının efsane isimlerinden Selda Bağcan da X hesabından açıklama paylaşarak, &#8220;Butlanla gelen mevcut CHP merkezinin; sesimi, bestelerimi ve kayıtlarımı herhangi bir etkinlikte, yayında ya da siyasi çalışmada kullanmasına iznim yoktur&#8221; diye konuştu.</p>



<p>&#8220;İZİNSİZ KULLANIMLARA KARŞI SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM&#8221;</p>



<p>Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna bir duyuru yapan Suavi, eserlerinin siyasi amaçlarla kullanılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Suavi, açıklamasında &#8220;Değerli dostlar… Bana ait olan ve/veya yorumcusu olduğum hiçbir eserimin; &#8216;butlan&#8217; ile göreve gelenler ve onun tarafı olanlar eliyle herhangi bir ortamda kullanılmasını istemediğimi, olası izinsiz kullanımlara karşı sürecin takipçisi olacağımı paylaşmak isterim. Saygıyla&#8221; notunu düştü.</p>



<p>AKBAYRAM AİLESİNDEN &#8216;İZİN YOK&#8217; MESAJI</p>



<p>Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden sanatçı Edip Akbayramın ailesi ise Instagram hesabından yaptığı açıklamayla Kılıçdaroğlu ve ekibinin, sanatçının şarkılarını kullanmasını yasakladı:</p>



<p>&#8220;Edip Akbayram, yaşamı boyunca demokrasiye, özgürlüğe, halkın iradesine ve toplumsal adalete inanan; sanatını da bu değerler doğrultusunda üreten bir sanatçı olmuştur. Yıllardır ödünsüz biçimde sürdürdüğü bu duruş, yalnızca sanatının değil, yaşamının da temel ilkelerinden biri olmuştur.</p>



<p>Bu çerçevede, kamuoyunda ‘mutlak butlan’ olarak anılan süreç ve beraberinde yaşanan gelişmelerin; Edip Akbayram’ın hayatı boyunca savunduğu demokratik anlayışla örtüşmediğini düşündüğümüzü ifade etmek isteriz. Toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan kaygıları, kırgınlıkları ve demokrasiye ilişkin hassasiyetleri görmezden gelmemiz mümkün değildir.</p>



<p>Bu nedenle, Edip Akbayram’ın yorumladığı eserlerin, kamuoyunda ‘mutlak butlan’ sürecinin temsilcisi veya destekleyicisi olarak görülen kişi, grup ve organizasyonlar tarafından siyasi etkinliklerde kullanılmasına izin vermediğimizi beyan eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.&#8221; </p>



<p>AKKİRAZ&#8217;DAN KILIÇDAROĞLU&#8217;NA: GELDİĞİNİZ GİBİ GİDECEKSİNİZ</p>



<p>Kılıçdaroğlu&#8217;na yakınlığıyla bilinen ve geçmişte birlikte çalışmalar yürüttüğü sanatçı Sabahat Akkiraz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Kılıçdaroğlu tarafına yönelik eleştirilerde bulunarak, &#8220;Sömürge Valisi Emperyalist ağzıyla konuşarak CHP yönetilmez! Butlancılar; geldiğiniz gibi gideceksiniz&#8221; dedi. </p>



<p>CAHİT BERKAY&#8217;DAN &#8216;MUTLAK BUTLAN&#8217; KARARI</p>



<p>Moğollar grubunun vokalisti sanatçı Cahit Berkay ise, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:<br>&#8220;Şarkılarımın eylemlerde ve mitinglerde kullanılmasına bugüne kadar hiç engel olmadım. Ancak mahkemenin vermiş olduğu butlan kararıyla yönetime gelenlerin herhangi bir şekilde eserlerimi kullanmasına izin vermediğimi altını çizerek belirtmek isterim.&#8221;</p>



<p><strong>Odatv.com</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel, TOMA üzerinde</title>
		<link>https://egazete.de/ozgur-ozel-toma-uzerinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 16:40:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Toma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31525</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Merkezi'ni terkettikten sonra geniş kitlesel destekle yürüyen Özgür Özel, yolun kesildiği bir sırada TOMA'ya çıkarak halka seslendi. Bu sırada kitleden sık sık "Hain Kemal" sloganları atıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye demokrasisi AKP iktidarında kara bir gün daha yaşadı. Partiyi 47 yıl sonra birincilik konumuna taşıyan seçilmiş yönetimi dışarı çıkarmak CHP Genel Merkezi&#8217;ne polislerce girildi. Polis partiye girerken kapıları kırdı, yoğun biber gazı kullandı. Parti binasının içi adeta savaş alanına döndü. Polisin partiye girmesinin ardından Genel Merkez&#8217;den ayrılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yoğun yağış altında TBMM&#8217;ye doğru yürüyüşe geçti.</p>



<p>4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan CHP Kurultayı&#8217;nda delegelerin oyuyla seçilerek göreve gelen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde partiyi 47 yıl sonra birincilik konumuna taşıyan Özgür Özel ve yönetimini CHP Genel Merkezi&#8217;nden çıkarmak için polis operasyonu gerçekleştirildi.</p>



<p>CHP Genel Başkanlığına kamuoyunda &#8220;mutlak butlan&#8221; olarak bilinen mahkeme kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun avukatı tarafından yapılan başvurunun ardından polis, CHP Genel Merkezi&#8217;ne girdi.</p>



<p>Müdahalenin ardından binada bulunanlar dışarı çıkarılırken Kemal Kılıçdaoğlu&#8217;nun avukatları polis eşliğinde Genel Merkez&#8217;e girdi.</p>



<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir süre sonra CHP Genel Merkezi&#8217;nden ayrıldı.</p>



<p>Özel, Genel Merkez&#8217;in önünde yaptığı açıklamada, &#8220;Buraya bir daha geldiğimizde ne bu iktidar, ne de bu iktidarın işbirlikçileri bir daha buna cesaret edemeyecekler&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Özgür Özel, CHP Genel Merkezi&#8217;nden ayrıldıktan sonra TBMM&#8217;ye yürüyüş gerçekleştirdi.</p>



<p>Yoğun katılımın olduğu yürüyüşte CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;e destek verilirken, Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na sert tepki gösterildi. Kitle sık sık &#8220;Hain Kemal&#8221; sloganını attı.</p>



<p>Özgür Özel ve beraberindekiler, yoğun yağışa rağmen yürüyüşlerini sürdürdü. </p>



<p>TOMA&#8217;YA ÇIKTI</p>



<p>Özgür Özel yürüyüş sırasında TOMA&#8217;ya çıktı ve kitleyi selamladı.</p>



<p>Özgür Özel ve kitle &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz&#8221; sloganlarını attı. </p>



<p>&#8220;GENEL MERKEZ, MECLİS&#8217;TEKİ GRUP ODASIDIR&#8221;</p>



<p>Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özgür Özel, &#8220;Siyasi partilerin başarı için binalara değil; kararlılığa ihtiyacı var. Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Ama bir diğeri Meclis&#8217;te. Bundan sonra CHP&#8217;nin gerçek genel merkezi, TBMM&#8217;deki grup odasıdır. 81 tane de tüm il başkanlıklarımız genel merkezimizdir&#8221; açıklamasını yaptı.</p>



<p>Özel, şöyle devam etti:</p>



<p>&#8220;Bundan sonra sokaktayız, sahadayız. Mücadeleyi biz oturarak kazanmadık. Bu parti 47 yıl sonra sokakta olduğu için, meydanda olduğu için, mücadele ettiği için kazandı. Şimdi o şekilde kazandı.&#8221;</p>



<p>Genel Merkez&#8217;den başlayan yürüyüş, TBMM&#8217;nin karşısındaki Milli Egemenlik Parkı&#8217;nda tamamlandı. </p>



<p>MİTİNGE DÖNÜŞTÜ</p>



<p>Burada otobüsün üzerine çıkarak kitleye seslenen Özgür Özel, şunları söyledi:</p>



<p>&#8220;Ankara&#8217;nın taşına bak, gözlerinin yaşına bak. Butlan bizi esir almış, şu feleğin işine bak. Ankara&#8217;yı, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni, baba ocağını esaretten kurtaracak mıyız? İşgalden kurtaracak mıyız? Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz? İşte bugün, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle, baba ocağını korumak için, işgal olmasın diye baba ocağı kime emanetse, üyeden, delegeden, oraya ait olmayan kimsenin eli değmesin diye canını siper edenlere, selam olsun hepinize!<br>Biz, yıllarca seçim akşamları partinin Genel Merkezi&#8217;nin, il-ilçe binalarının ışıklarının erkenden sönmesine razı olmayanlar, buna katlanamayanlar, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız. İşte bu yüzden 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda hepimiz &#8216;Artık bir şeylerin sonuna gelindi&#8217; dediğimizde, gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik.</p>



<p>Ve &#8220;İşimiz&#8221; dedik, yola çıktık. Söz verdik; &#8220;Bir daha yenilmeyeceğiz&#8221; dedik! &#8220;Kaybetmeyeceğiz&#8221; dedik! &#8220;Işıkları erkenden kapatmayacağız&#8221; dedik!</p>



<p>Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. &#8220;Gelin&#8221; dedi, &#8220;Siz geçin partinin başına, biz size güveniyoruz&#8221; dedi.</p>



<p>Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber&#8230; Öyle zor bir işi&#8230; &#8220;Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz.<br>Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez&#8221; dediler. &#8220;Delege başkana bağlı, sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın&#8221; dediler.</p>



<p>Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. &#8220;Ankara&#8217;ya gelirken onlarla konuşun da gelin&#8221; dedim.<br>Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız.</p>



<p>O gün, o gün, o gün şuydu: &#8216;Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!&#8221;</p>



<p>Tüyleri diken diken oldu hepsinin. On binler, yüz binler, milyonlar &#8216;Delege sokağın sesini dinle!&#8217; diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, bir karar verdiler. Partide değişimi yaptılar.</p>



<p>O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik!</p>



<p>Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye&#8217;nin birinci partisidir artık.</p>



<p>İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için! Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü!</p>



<p>En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk&#8217;ü seven milyonlar kurtaracak.</p>



<p>Ve zulüm o gün başladı dedim ya&#8230; İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler&#8230; Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla&#8230;</p>



<p>Türkiye&#8217;de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti&#8217;nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır. </p>



<p>&#8220;BİZ KİMSEYİ SATMAYIZ&#8221;</p>



<p>&#8220;Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür&#8230; Büyüğünü sayan Özgür&#8230; Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün &#8216;abi&#8217; dediğine bugün &#8216;bey&#8217; söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.<br>Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum.<br>Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum.<br>O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.<br>19 Mart darbesi bu ülkedeki en son darbedir. En yeni nesil darbedir. En uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanı&#8217;nın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı&#8217;na, Ekrem İmamoğlu&#8217;na yaptığı darbedir.<br>19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız.&#8221;</p>



<p>&#8220;PARTİNİN DOST BİLDİĞİMİZİN İHANETİNDEN GAYRI ARINACAK HİÇBİR ŞEYİ YOKTU&#8221;</p>



<p>&#8220;Hangi suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar&#8221; diyen Özel, ifadelerini şöyle sürdürdü:<br>&#8220;Partiyi, Genel Merkez&#8217;i hep beraber koruduk. Hiç utanmadan, çekinmeden, sıkılmadan; İstanbul&#8217;da yaptıkları gibi bu kez de Türk polisini, şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek Genel Merkezimize girdiler. Kapıları, camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler!<br>Biz, işte biz; ben, sen, hepimiz hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri &#8216;arının&#8217; diye; onların sıktırdığı biber gazından, yağan yağmurun altında biz arındık. Biz o biber gazından arındık!<br>Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı, dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur!&#8221; </p>



<p>&#8220;KAZANMAK İÇİN YÜRÜYORUZ&#8221;</p>



<p>Neden Milli Egemenlik Parkı&#8217;nda bir araya geldiklerine dair detaylar aktaran Özel ifadelerini şöyle sürdürdü:<br>&#8220;Burası Milli Egemenlik Parkı. Altı barikat aştık geldik, TOMAları aştık geldik. Hep birlikte Meclis&#8217;in önüne, Milli Egemenlik Parkı&#8217;na geldik.</p>



<p>Niye? Şunun için: Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Bu parti Sivas Kongresi&#8217;nde, sonra Anadolu yaylalarında, Anadolu topraklarında, sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu.</p>



<p>Bu partinin, bu partinin ilk genel merkezi Birinci Meclis&#8217;teki bir odaydı sadece!</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne, başarılı olmak için&#8230; Burası Milli Egemenlik Parkı, burası Meclis&#8217;in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMA’ları koydular ama hep beraber aştık geldik.</p>



<p>Niye Meclis&#8217;teyiz? Çünkü Genel Merkezimize yapılanı biliyorsunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti Sivas Kongresi&#8217;nde, devamında Anadolu&#8217;da Milli Mücadele&#8217;de asker çadırlarında kuruldu. Karargah çadırlarında kuruldu.</p>



<p>Ardından 23 Nisan 1920&#8217;de Meclis açıldı. Resmen 9 Eylül 1923&#8217;te dilekçe verildi, o gün de bir genel merkezi yoktu. Genel Merkez, Birinci Meclis&#8217;te bir odaydı.</p>



<p>Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP&#8217;yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz: Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Ve şimdi, bundan sonraki genel merkezimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ndedir!</p>



<p>Partinin ilk genel merkezi Meclis&#8217;teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz TBMM&#8217;deki CHP grubudur.</p>



<p>Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz! Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz.</p>



<p>Bu meydanın, bu meydanın özelliği şudur: Biz birbirini sevenleriz, biz ülkesini sevenleriz, biz Cumhuriyet&#8217;i sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!&#8221; </p>



<p>&#8220;CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAPANMIŞTIR&#8221;</p>



<p>&#8220;Bu parti resmen 9 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından açıldı. Bu partiyi darbeciler kapattı. 9 Eylül 1992 günü, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti&#8217;nin yargı kolları ve butlan kolları Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum! Üçüncü kez açılışına!&#8221; diyen Özel sözlerini şöyle sonlandırdı:</p>



<p>&#8220;Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşlar açtı. İkinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtı. Üçüncü seferinde Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?</p>



<p>Partiyi 12 Eylül darbecileri gibi, 19 Mart darbecileri, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi milletin dedikleri yönetmiyorsa, delegenin seçtikleri yönetmiyorsa, hele hele Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni sarayın seçtikleri yönetiyorsa Cumhuriyet Halk Partisi kapanmıştır!</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni üçüncü kez açmak için ben var gücümle çalışacağım. Eninde sonunda o sandığı getireceğim, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni sizin seçtikleriniz yönetecek! Ve partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz!</p>



<p>Ülkedeki&#8230; Ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hep beraber hem Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne hem de Atatürk&#8217;ün diğer emaneti Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne sonuna kadar sahip çıkacağız! Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız!</p>



<p>Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız! O sandık gelecek, o butlan gidecek! O sandık gelecek, Saray ittifakı bitecek! O sandık gelecek, millet iktidar olacak! Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!<br>Ben&#8230; Ben partimin yöneticileri, milletvekillerimizle birlikte Meclis&#8217;e doğru geçeceğim ve yeni genel merkezimize yerleşeceğim. Sizleri&#8230; Aynı bugün olduğu gibi, kalbin nerede atması gerekiyorsa orada atan kalplerinizle, ayak hangi yolu yürüyecekse orayı yürüyen ayaklarınızla ve yarınlarımıza sahip çıkan kararlılığınızla bundan sonra hep birlikte mücadeleye bekliyorum! Hep birlikte! Birlikte yöneteceğiz!&#8221; birgun.net</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/ozgur-ozel-toma-ya-cikti800.jpg" length="162689" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Özel: “Mücadeleyi Meclis&#8217;ten başlatıyorum”</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-mucadeleyi-meclisten-baslatiyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 16:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[baskın]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31520</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezine yapılan polis baskını ve tahliyenin ardından binadan çıkışında partililere hitap etti. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mahkemenin kararıyla genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, valilikten CHP Genel Merkezi&#8217;nin boşaltılmasını ve kendilerine teslim edilmesini istedi. Polis, gaz ve plastik mermilerle CHP Genel Merkezi&#8217;nde partililere müdahale etti. Özgür Özel, polisin bütün binaya hakim olmasının ardından yoğun gaz altında genel merkezi terketti. Özel, parti binasından en son çıkan isim oldu.</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Herkes kendine yakışanı yapıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak baba ocağından bir daha kimsenin el uzatamayacağı şekilde geri alınmak üzere çıkıyoruz. Buraya bir daha geldiğimizde bir daha ne bu iktidar, ne de bu iktidarın işbirlikçileri buna cesaret edemeyecekler” dedi. Özel, şunları söyledi:</p>



<p>“HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPIYOR”</p>



<p>“Canım arkadaşlarım, canım partililerim, çok değerli dostlar. 14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize yenilgi yakışmıyor. Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk’ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk’ün partisini teslim almak isteyenlerle, Atatürk’ün partisinin teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ben de Ekrem Başkan da ‘değişim’ diye yola çıkan burada gördüğünüz her bir partinin neferi de ilk gün yola çıkamamışsa da değişimin samimiyetini, mücadelesini ve başarısını görüp ona katılan herkes bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor. Bu baba ocağına, Atatürk’ün evine, hepimizin baba ocağına, ana kucağına bugün sabahın 7’sinde, biz onlara ‘En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin’ deyip ‘Öğlen 12’de bunu konuşalım’ demişken sabahın 7’sinde arkalarına Ankara’da ne kadar kriminal tip varsa ne kadar kriminal tip varsa onları takıp, baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı, 80 yaşında bastonuyla burada direnen de, 16 yaşında halkçı liseli genç de kendine yakışanı yaptı. ‘Yapmayın’ dedik, ‘Partiyi kişisel hırslarınızdan dolayı, bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti’ye teslim etme planının parçası, öznesi olmayın’ dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar, delegenin vermediği yetkiyi AK Parti’nin hakiminden dilediler. Bundan sonra eğriye, doğruya doğru. Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık.”</p>



<p>“BİZ PARTİYİ BURADA OTURARAK BİRİNCİ PARTİ YAPMADIK”</p>



<p>“Ne o ya sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik? Teslim mi olacaktık, teslim mi olacaktık? Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara, baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun. Daha önce de söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar. Nereye? Sokağa. Kardeşim biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı, burada oturarak yapmadık ki. Sokakta yaptık, meydanda yaptık. İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum. Her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Butlancıları, mağlubiyetle tatmin olanlara, muhalefet koltuğuna talip olanları geride bırakıp iktidar koltuğuna yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar.”</p>



<p>“MECLİS’E YÜRÜYORUM”</p>



<p>Genel Başkan Özel, ardından gazetecilerin sorusu üzerine, şöyle konuştu: “Meclis’e yürüyorum. Bundan sonra durmak yok. Kaybedenler geride kalsın. Daha önce de söyledim. Bu parti kurulduğunda bir genel merkez binası yoktu. Savaş meydanlarında askeri çadırların içinde kuruldu. O fikir öyle olgunlaştı. Meclis kurulduktan sonra da ilk genel merkezi Birinci Meclis’in içindeydi. Hala daha orada mevcut. Bize Cumhuriyet Halk Partisi’ni büyütmek için, iktidar yapmak için bina lazım değil. Bize yürek lazım, mücadele lazım. Bize Meclis’teki odamız yeter. Mücadeleyi Birinci Meclis’te olduğu gibi Meclis’ten başlatıyoruz. Elbette partimizi geri alacağız. Elbette genel merkezimizi geri alacağız. Elbette baba ocağını geri alacağız. Ama o güne kadar da sokaktayız, meydandayız. Başımızı sokacak bir yer ararsak Meclis’tir. Benim Türkiye&#8217;de 83 tane makam odam var. Bunlardan bir tanesini bıraktık. Bir tanesi Meclis’te, 81 tane de ilde il başkanlığı var. Her bir ilde benim makam odam, makam masam var. Birini geride bıraktım. 82’sine doğru yürüyorum.”</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/8de27647-8743-4864-8a02-175880001b54.jpg" length="94233" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>TTB, “Antidemokratik Her Türlü Müdahaleye Karşı, Demokrasinin Yanındayız”</title>
		<link>https://egazete.de/ttb-antidemokratik-her-turlu-mudahaleye-karsi-demokrasinin-yanindayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 20:21:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31484</guid>

					<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, CHP ile ilgili alınan mahkeme kararı hakkında açıklama yaptı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP&#8217;nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21&#8217;inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mutlak butlan kararı verdi.</p>



<p>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, mahkemenin kararıyla ilgilişu açıklamayı yaptı:“Tarihi boyunca darbeler, muhtıralar ve kayyum atamaları gibi uygulamalarla sıkça yara alan Türkiye demokratik ortamı, bugün yeni bir siyasi kararla daha darbe yemiştir. Yargının, yaklaşık üç yıl önce yapılmış bir kurultaya yönelik aldığı karar ile Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi görevden uzaklaştırılmak istenmekte; sandıkla gelen irade, mahkeme kararlarıyla siyaset dışı ilan edilmeye çalışılmaktadır. Bu durum sadece siyasete değil, demokratik ortama yapılmış bir müdahaledir ve halkın tercih hakkını yok saymak demektir. Demokrasinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda; sadece yaşam ve sağlık hakkı değil, hiçbir temel hakkın varlığından söz edilemez. Bugün alınan bu karar kabul edilemez. Bu nedenle; siyasal iktidara, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum olarak atananlara; kararın sonuçlarını ortadan kaldırmak adına bir an önce girişimde bulunmaları çağrısında bulunuyoruz. Antidemokratik her türlü müdahaleye karşı, demokrasinin yanında kararlılıkla saf tuttuğumuzu bir kez daha kamuoyuna saygıyla duyururuz” (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/TTB-800.jpg" length="168202" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Sol partilerden &#8216;mutlak butlan&#8217;a sert tepki</title>
		<link>https://egazete.de/sol-partilerden-mutlak-butlana-sert-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 20:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Emep]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<category><![CDATA[Sol Parti]]></category>
		<category><![CDATA[TİP]]></category>
		<category><![CDATA[TKP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31482</guid>

					<description><![CDATA[TKP, TİP, SOL Parti ve EMEP, CHP’ye yönelik verilen “mutlak butlan” kararına sert tepki gösterdi:  “Yargı müdahalesi”, “Saray darbesi”, "Muhalefeti tasfiye girişimi”..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına sol ve sosyalist partilerden sert tepkiler geldi. Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), SOL Parti, Emek Partisi (EMEP) ve Halkın Kurtuluş Partisi kararı “yargı müdahalesi”, “saray darbesi” ve “muhalefeti tasfiye girişimi” ve &#8220;halka karşı yapılan hukuk maskeli saldırı&#8221; olarak nitelendirdi. </p>



<p>Sol-sosyalist partilerin açıklamaları şöyle oldu:&nbsp;</p>



<p><strong>TİP: “KARŞI DEVRİM’E DİRENECEĞİZ!</strong></p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen mutlak butlan kararını tanımıyoruz.</p>



<p>Bu karar, hukuki terimlerle açıklanamayacağı gibi mevcut siyasi partiler düzenini tamamen kaosa sürükleyebilecek niteliktedir. Saray Rejimi, yargıyı bir kez daha rakiplerini tasfiye etmek için kullanmaktadır. Bağımsız yargı değil iktidar tarafından alındığı herkesçe bilinen bu karar, Türkiye’nin tüm ilerici birikimine, demokratik değerlerine, hukuk devleti ilkesine ve emekçilere karşı sürdürülen Karşı Devrim teşebbüsünün en ciddi saldırılarından biridir. Trump’ı ve dünyanın bütün karanlık güçlerini arkasına alan Tayyip Erdoğan, halkın iradesine, halk egemenliğine karşı giriştiği bu savaşta başarılı olamayacak.</p>



<p>İlan ediyoruz:</p>



<p>Bu karara ve Saray’ın karşı devrimci saldırısına direneceğiz.</p>



<p>Başta bu kararın çıkmasına vesile olan ve koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray’ın kuklasıdır.</p>



<p>İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten tanımayacağız.</p>



<p>Kamuoyuna saygılarımızla…&#8221;</p>



<p><strong>TKP: &#8220;CHP’ye yargı müdahalesi kabul edilemez</strong></p>



<p>İktidar CHP yönetimini değiştirdi!&nbsp;</p>



<p>Kimse “ama yargı kararı” demesin. İktidarın, seçme ve seçilme hakkını kısıtlama doğrultusundaki adımlarına, partilerin içişlerine doğrudan müdahale de eklenmiş oldu.</p>



<p>CHP’nin son üç yılda gerçekleşen kongre ve seçilen yönetimlerini “geçersiz” olarak ilan eden ve partiye Genel Başkan atayan siyasi iktidarın bunu hangi hesaplarla yaptığını biliyoruz. Bu kararın aylar önce alındığını, uygun bir anın kollandığını ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığını da. İktidarın bu hamlesini değerlendirirken, CHP’nin iç meseleleri, yerel yönetimlerde yaşananlar, CHP’nin içine doldurulduktan sonra ama tehditle ama isteyerek iktidara sığınanlar hiçbir biçimde gündem edilmemelidir. Bunlar ayrı konulardır, ayrıca tartışılmalıdır. Şu an ise vurgulanması gereken bellidir: CHP’ye dönük “yargı” müdahalesi hiçbir biçimde kabul edilemez.</p>



<p>Siyasi partilerin iktidar tarafından dizayn edilmesi ne “yolsuzluklarla mücadele” gerekçesiyle meşrulaştırılabilir ne de partilerin iç işleyişlerinin bu konuda tanımlanmış kurumlar dışında mahkemeler marifetiyle denetlenmesi kabul edilebilir.</p>



<p>Her tarafı arızalı siyasi partiler ve seçim kanununun toptan tasfiyesi anlamına gelen bu hukuksuzluğu Türkiye Komünist Partisi hiçbir biçimde tanımamaktadır.  </p>



<p>CHP yönetimi ile bu kararla parti yönetimine getirilenlerin bir uzlaşmayla süreci yönetip yönetmeyecekleri CHP’yi ilgilendirir. TKP açısından ise kritik olan, onca iç sorun ve hiziple boğuşan iktidar partisinin başka partileri yönetmeye kalkmasıdır. Bu kabul edilemez.&#8221;</p>



<p><strong>SOL PARTİ: “Mutlak butlan kararı ile ana muhalefet partisine Saray kayyumu atandı!</strong></p>



<p>Bu bir Parti meselesi değil, bu karar fiilen muhalefetsiz ve seçimsiz bir ortamda, Erdoğan’ın fiilen tek aday olduğu bir sandık kurgusunun parçasıdır. Bu darbeye karşı birlik ve dayanışma için mücadele edeceğiz!</p>



<p>Azınlıkta kalan, demokratik yollarla iktidarda kalma şansı kalmamış AKP ve MHP kayyumlarla ve adeta görevlendirilmiş memurlarıyla muhalefeti bölüp parçalamaya, birbirine düşürmeye çalışıyor.</p>



<p>Saray rejimi ve aparatlarının kirli operasyonları, hile ve tuzakları milyonların iradesi karşısında ezilip gidecektir!</p>



<p>Bu karar çökmeye yüz tutmuş iktidarın yeni operasyonlarının hızlanacağı günlere girdiğimizin de göstergesidir.</p>



<p>Buna karşı tüm muhalefet güçleri olarak, hakları için direnen işçisi, kadınları, gençleriyle ülkemizin sürüklendiği bu büyük felakete karşı bütün farklılıklarımızı bir yana bırakarak birleşeceğiz, yan yana omuz omuza hep beraber mücadele edeceğiz!”</p>



<p><strong>EMEK PARTİSİ: ‘SARAY REJİMİNİN DARBE HESAPLARI KABUL EDİLEMEZ’</strong></p>



<p>“Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından CHP Genel Merkez Yönetimi hakkında verilen mutlak butlan kararı, Saray rejiminin faşizmin inşası hedefiyle yürüttüğü sürecin dönüm noktalarından biridir.&nbsp;</p>



<p>Kararın son günlerde ısıtılan mutlak butlan ve CHP&#8217;yi kapatma tartışmalarının, CHP yönetimine mahkeme tarafından kayyım olarak görevlendirilecek eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun tepki çeken açıklamalarının hemen sonrasında; bayram tatilinin ise arifesinde açıklanmış olması; bu kararın olağan takvim dışında işletilen siyasi bir süreç olduğunun göstergesidir.</p>



<p>Saray rejimi açısından muhalefetin parçalanarak, darbedilerek, etkisizleştirilerek muhalefetsiz bir rejime geçiş amacı taşıyan bu hamle CHP&#8217;nin kurultay delegelerinin iradesine dönük olduğu kadar siyaset yapma ve örgütlenme hakkına dönük de ağır bir darbedir. Bence kendi siyasi partiler yasası ve seçme seçilme hakkına ilişkin en küçük demokratik haklar bir kez daha ayaklar altına alınmıştır.</p>



<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin hukuksuz kararı da Saray rejiminin darbe hesapları da kabul edilemez.</p>



<p>Siyasetin tekeli olmaya niyetlenen Saray rejimine karşı birleşe birleşe kazanacağız!</p>



<p>Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!” </p>



<p>HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ: Tüm Halkımıza karşı yapılan hukuk maskeli bir saldırıdır!</p>



<p>ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından iktidara getirilmiş bulunan ve ABD-AB Emperyalistlerine yaptıkları hizmetler sayesinde 24 yıldır iktidarda tutulan AKP’giller, her zaman ifade ettiğimiz gibi Mustafa Kemal, İnönü ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkarak yerine Ortaçağcı, Faşist bir Din Devleti kurmayı amaçlamaktadır. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesinin verdiği “Mutlak Butlan” kararı, AKP’giller’in tam da bu amacı gerçekleştirmek adına attıkları bir adımdır.</p>



<p>Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin uzun süredir altını çizdiği gibi AKP’giller, CHP’yi günbegün kriminalize etmeyi ve CHP’nin kurumsal varlığını tamamen ortadan kaldırarak vurgun, talan ve zulüm iktidarlarını sürdürmeyi amaçlamaktadır. ABD Emperyalist Haydut Devletinden aldıkları “meşruiyet”le gemi iyice azıya alan AKP’giller, CHP’li belediyelere yönelik sistematik, adeta takvime bağlanmış hukuk maskeli saldırılarla yetinmemiş, şimdi de Kaçak ve de Haram Saray’ın bir operasyon silahı niteliğindeki Akın Gürlek Yargısından “Mutlak Butlan” kararı çıkartarak TESEV’ci, Sorosçu, hain Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve avanesini yeniden CHP’nin başına getirmiştir.</p>



<p>Önemle altını çizmek isteriz ki bugünkü Mutlak Butlan kararını CHP’nin iç meselesi olarak değerlendirmek, Türkiye siyasetine kör bakmak, AKP’giller adlı vatan ve halk düşmanı iktidarın gerçek yüzünü asla görememek demektir. Yine Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin defalarca belirttiği gibi Kaçak Saray’ın Sultanı Tayyip, kaybedeceğini bildiği ya da kazanacağından emin olmadığı bir seçime asla girmeyecektir. Başta diplomasızlığı olmak üzere, vatana ihanet dahil işlediği binbir suçtan dolayı zaten Tayyip’in Cumhurbaşkanlığı sıfatı tamamen gayrimeşrudur. Ve Tayyip, azıcık yasallık taşıyan bir seçime girmesi durumunda kesinkes yenilgiyle çıkacağını adı gibi biliyor! Çünkü insanlarımızı işsizlik, pahalılık, zam, zulüm cehennemine mahkûm eden bu kriminal iktidarın halkımız nezdinde bir karşılığı kalmamıştır.</p>



<p>Dolayısıyla AKP’giller’in, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştıran Mustafa Kemal-İnönü ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın kurduğu CHP’ye yönelik hukuk maskeli saldırısı, sadece mevcut CHP yönetimine değil, tüm Halkımıza karşı yapılan bir saldırıdır. AKP’giller muhalefeti tamamen yok ederek sorunsuz bir şekilde bir seçimden daha galip çıkmış görünmeyi amaçlamaktadır. Sorosçu Kemal liderliğindeki ihanet ekibi ise AKP’giller’in bu hain planında onlarla işbirliği halindedir.</p>



<p>Ancak AKP’giller ve CHP’li görünen hainler ne yaparlarsa yapsınlar amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Halkımız ve Türkiye’nin devrimci, demokrat, ilerici güçleri; ABD kuklası hainler iktidarı AKP’giller’in ve her türden işbirlikçilerinin aşağılık planlarını mutlaka boşa düşürecektir.</p>



<p>Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştıran Halkımız, eninde sonunda İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı da zafere ulaştırarak hainlerden mutlaka hesap soracaktır!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/sol-partiler-mutlak-butlan.jpg" length="64594" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>DEM&#8217;den “Mutlak Butlan”a tepki: Bu karar demokrasiye müdahaledir</title>
		<link>https://egazete.de/demden-mutlak-butlana-tepki-bu-karar-demokrasiye-mudahaledir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 19:56:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DEM]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31478</guid>

					<description><![CDATA[DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu kararın hukuk ve adaletle bağdaşmadığını belirterek, bunun siyaseti yargı eliyle dizayn etmeyi amaçlayan bir baskı operasyonunun parçası olduğunu ifade etti. Açıklamada, DEM Parti’nin geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yana olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: &#8220;CHP’ye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu kararın hukuk ve adaletle bağdaşmadığını belirterek, bunun siyaseti yargı eliyle dizayn etmeyi amaçlayan bir baskı operasyonunun parçası olduğunu ifade etti.</p>



<p>Açıklamada, DEM Parti’nin geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yana olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>



<p>&#8220;CHP’ye mutlak butlan kararı, hukuk ve adaletle bağdaşmayan, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçasıdır.&nbsp;</p>



<p>DEM Parti olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır.&nbsp;</p>



<p>Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür. Toplumda kutuplaşmayı artıran, iç barışı tahrip eden uygulamalar güven bunalımını artırır.</p>



<p>Yasal düzenlemelerin eşiğine geldiğimiz bugünlerde alınan bu karar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta gölgelemeye dönük bir adımdır.&nbsp;</p>



<p>Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Bu hukuk ve adalet dışı uygulamalara derhal son verilmelidir.&nbsp;</p>



<p>DEM Parti olarak; bu ülkede demokrasiyle soluklanabileceğine inanan, adalete özlem duyan, demokratik değerler için mücadele eden milyonlarca yurttaşımızla bir aradayız, yan yanayız.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="700" height="700" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700.jpg" alt="" class="wp-image-31479" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700.jpg 700w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700-150x150.jpg 150w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700-300x300.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700-696x696.jpg 696w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></figure>



<p>Foto: Alevi Haber Ağı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mutlak-butlan-dem700.jpg" length="204510" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>CHP Lideri Özgür Özel: Ak Toroslar Çetesi &#8211; Butlan İttifakı&#8217;na Meydan Okuyorum!</title>
		<link>https://egazete.de/chp-lideri-ozgur-ozel-ak-toroslar-cetesi-butlan-ittifakina-meydan-okuyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 19:24:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31475</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisine yönelik yapılan operasyonlara tepki gösterdi, meydan okudu. Özel, "Akın Gürlek’e yani Aktoroslar Çetesi’yle Butlan İttifakı'na meydan okuyorum" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gazete Pencere&#8217;den Can Bursalı ve Yıldız Yazıcıoğlu&#8217;na konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisine yönelik yapılan operasyonlara tepki gösterdi, meydan okudu. Özel, &#8220;Akın Gürlek’e yani Aktoroslar Çetesi’yle Butlan İttifakı&#8217;na meydan okuyorum&#8221; dedi.</p>



<p>Erdoğan’ı “rakibini hapse atan korkak bir siyasetçi” olarak niteleyen CHP lideri Özel, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığından geri adım atmayacaklarını vurgularken, olası bir baskın seçime de “Bugün olsa yine kazanırız” sözleriyle meydan okudu. Konu ne olursa olsun, &#8220;Biz partimizi bırakmayız. Direnişi sürdüreceğiz&#8221; diyen Özgür Özel, Gazete Pencere&#8217;nin sorularını yanıtladı. </p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin chp.org.tr adlı resmi sitesinde yayınlanan söyleşi şöyle:</p>



<p>Yorgun hissediyor musunuz?</p>



<p>Şu an yorgunluk hissedilmez ama en son iş bittiğinde bayılırsın ya, onun gibi bir durumdayım.</p>



<p>Şikayetçi misiniz?</p>



<p>Siyasetin daha normal bir düzlemde olduğu, arkadaşların böyle iftiralara, hakaretlere uğramadığı bir yerde, genel başkanlık yapıp pozitif gündemle iktidara yürümeyi tercih ederdim. O çok daha zevkli olurdu. Yorulacaktıysam, pişman olacaktıysam ne diye çıktım yola.</p>



<p>‘BAŞARININ MİMARI ÖZELEŞTİRİDİR’</p>



<p>Kemal Kılıçdaroğlu’nu mağlup edip CHP Genel Başkanı olduğunuzda, özellikle 19 Mart 2025’ten sonraki süreci yaşayacağınızı öngördünüz mü?2023’ün mayıs ayında yaşananlardan sonra bir duygusal kopuş olduğunu söylemiştim. Partinin oyu yüzde 13’lerdeydi. O dönem Ekrem Bey bir değişim tarif etti, ben bir değişim tarif ettim. İki ayrı değişim talebini birleştirdik. İlk başta koordinasyonumuz yoktu. Kaygılarımız, tespitlerimizi örtüşünce yolları birleştirdik. Kurultay’a doğru giderken, toplumun üyeyi, üyenin delegeyi ikna edeceğini biliyordum. Toplumun bizim çabamızı bir özeleştiri olarak sayacağından umutluydum. Bunu görmek istiyorlardı. Yerel seçimdeki başarının mimarı bu özeleştiridir.</p>



<p>‘ÖZGÜR ÖZEL’İN BELİ KIRILMADAN CHP’NİN BELİ KIRILMAZ&#8217;</p>



<p>Ama siyasetin bu hale geleceğini öngörmedim. DEM Parti’nin seçim başarılarından sonra kayyum atamalar, belediye başkanlarına, partinin eş genel başkanlarına tutuklamalar… Erdoğan’ın yenemediği zaman nasıl saldırdığını biliyorum. Böyle bir ihtimali öngördüm. Seçimden sonra CHP birinci parti olarak kalmaya devam etti, işte oradan sonra Erdoğan balta çekti bize. Bu kadarına cüret edebileceklerini ve bu kadar kötü olabileceklerini düşünmüyordum. En sonunda döndü dolaştı iş Özgür Özel’in beklenmedik direnişine geldi. Bu partinin genel başkanıysan bu kadar haksızla bu kadar iftiraya susacak halin yok. Özgür Özel&#8217;in beli kırılmadan CHP&#8217;nin beli kırılmaz.</p>



<p>Adalet Bakanı’nın tapularını açıklamıştınız. Ondan sonra sertliğin dozu artmış gibi görünüyor…</p>



<p>Adalet Bakanı dedi ki Muhittin Böcek itirafçı olacak ama daha zamanı var. Manisa&#8217;da benzin istasyonundan bahsediyor. Muhittin Böcek&#8217;in baz kaydından onun orada durduğu görülüyor. Düşünüyor ki oraya bizden biri gidecek. Tutarına kadar söyledi Özgür Özel’e para verildi yalanını. Adalet Bakanı bunu söyleyen. Ölmüş biri üzerinden iftira atmayı düşündüler. Tutmayınca bu sefer Gökhan Böcek üzerinden bir şey uydurdular. Parayı kimden aldın? Nereden çektin? Nasıl gittin? Seni kim yolladı? Kim karşıladı? Hatırlamıyorum diyor. Kimle görüştün? Adını unuttum. Eşkalini tarif ederken boyu benden biraz uzun, 1,70 diyor. Kendi 1.50. Bizden 1.90’lık birini alıp götürdüler. Tutuklayacaklardı.</p>



<p>Rakam da değişti, 20 milyon dolardı, 1 milyon euro oldu. Çünkü çantaya sığmıyor 20 milyon dolar. Gökhan’ı zorlamak için mahrem görüntülerini servis ettiler.</p>



<p>‘YANLIŞ GENEL BAŞKANA GELDİNİZ OĞLUM’</p>



<p>Antalya’da kritik bir başsavcı değişikliği oldu. Görüntüler de o değişiklikten sonra servis edildi. Bu dikkatinizi çekti mi?</p>



<p>Tabii ki. Adalet Bakanı ve onun oluşturduğu kendi etrafındaki çete tarafından gayri ahlaki bir zemin yaratılıyor. Sonra bize gelip, ‘AK Parti’dekiler de bundan rahatsız. Erdoğan’ın haberi yok’ diyorlar. Yine klasik Erdoğan iyi, çevresi kötü hikayesi. Ben bunu bana söyleyen AK Partiliye, ‘Yanlış genel başkana geldiniz oğlum, bunları niye bana yazıyorsunuz? Gidin kendi genel başkanınıza yazın’ dedim.</p>



<p>‘ÖZKAN YALIM O KAPIYI AÇANA KADAR CHP’LİYDİ, AÇTI AKP’Lİ OLDU’</p>



<p>2025’in sonunda bütçe konuşmanızda da Akın Gürlek henüz başsavcıyken size iletilen iddialara yönelik de aynı şeyleri söylemiştiniz. Sonra mart ayında tapu kayıtlarını açıkladınız. Değişen ne oldu?</p>



<p>Hiçbir şey değişmedi. Başsavcıyken bunları biriktirdik. Akın Gürlek gibi birisinin Adalet Bakanı olmasına yönelik AK Parti’nin içindeki mücadelenin parçası olamazdım. Onun Adalet Bakanı olması için AK Parti’deki bazı kişilerin beni kullanmasına izin veremezdim. Bu benim görevim değil. Bana gelen bilgilerin ben Erdoğan&#8217;a verildiğini de biliyorum. Belki de fazlası verilmiştir. Yine de böyle bir adamın Adalet Bakanı yapılması, Erdoğan’ın her şeyi bile bile atamasını yapmasını ifşa etmek CHP’nin görevidir.</p>



<p>Sonunda ID numaralarını koyduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bile itiraz edemedi çünkü herkes gerçek olduğunu biliyor. Bu yüzden de şahsımı hedef alarak, belimi kırmaya çalışıyorlar. Benim belim kırılırsa partimin beli kırılır diye bakıyorlar. CHP’nin iktidar yürüyüşünü ancak böyle durdururuz diyorlar.</p>



<p>Şu kadarını söyleyeyim. Yani AK Parti&#8217;nin bu kadarına tenezzül etmezdi diyordum. Özkan Yalım, o otel odasında kapıyı açana kadar CHP’liydi. Kapıyı açtı, AKP’li oldu. Nasıl oldu? AKP’nin lehine yalanlar attırıyorlar, iletişim kampanyası yapıyorlar. Attığı yalanlar da çürüdü. İşe alındı dediği delegelerin çocuklarının biri 5 biri 7 yaşında. Her söylediği çöktü.</p>



<p>‘AK TOROSLAR ÇETESİ &#8211; BUTLAN İTTİFAKI’NA MEYDAN OKUYORUM’</p>



<p>Kemal Kılıçdaroğlu yayınladığı son videoda doğrudan sizin grup toplantısındaki sözlerinizi hedef aldı. Duyduğunuzda ne hissettiniz, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine yönelik değerlendirmeniz nedir?</p>



<p>Ben Kemal Bey’le devir teslim yaptığımız andan şu ana kadar ona karşı nezaketimi, saygımı hiç yitirmedim. Yitirmeye de niyetim yok. Zaman zaman eleştirilerde de bulundu. Önceki genel başkanların eleştiri hakkı vardır. Ama onların hukuku bana emanet. Benim onlara eleştirme hakkım yok. Kemal Bey&#8217;in hukuku bana emanettir. Ama partinin hukuku da bana emanet.</p>



<p>Ben yaptığım açıklamada Saray’dan medet umanları kastediyorum. Saray’dan medet umanlara sarayın mermeri olmak yerine toprak ol çiçekler açsın diyorum. Bu sarayda mermer olana söylenen bir laf. Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na söylenen bir laf değil. Grup toplantısında dakikalarca alkışlandı, 81 il başkanı arkasında durdu. Ben orada bir ittifaka meydan okudum. Cumhur İttifakı&#8217;na meydan okumuyorum orada. Ben orada Akın Gürlek’e yani Aktoroslar Çetesi’yle Butlan İttifakı&#8217;na meydan okuyorum. 19 Mart darbecileriyle parti içinde Kurultay sonucunu hazmedemeyenlerin ittifakına meydan okuyorum. Kemal Kılıçdaroğlu diye Sayın Genel Başkan&#8217;ı da hiç isimlendirmedim. Ama butlan beklentisiyle partide delegenin vermediği yetkiyi AK Parti&#8217;nin talimatlı yargısından bekleyenler var.</p>



<p>‘KEMAL BEYİN ALINGANLIK GÖSTERMESİNE ŞAŞIRIRIM’</p>



<p>Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin, sizin grup toplantınızdaki konuşmanızı üzerine alındığını gösterdiğini ileri süren yorumlar da var…</p>



<p>Zaman zaman Silivri’de yatanların suçları varmış da yatıyorlarmış gibi aklanmalarını beklemek gerekiyor diyenleri duyuyorum. Bu yargıda mı aklanacaklar yani? Bu yargıda aklanmalarını beklemek, arkadaşlarımızın üzerine iftira atanlara cesaret verir. Oysa, iftiracıların helallik istediği bir süreçteyiz biz Silivri’de. Ben önceki Genel Başkan’ın hukukunu zedeleyecek bir şey söylemem. Ama partinin hukukunu kimsenin zedelemesine de izin vermem. Herkesin dikkatli olması lazım.</p>



<p>2023’ten sonra iki Kurultay daha yaptı. Hiç kimse aday olmadı. Halen daha partiyi yönetme iddiasındaki bir grubun Kurultay yerine mahkeme kararıyla gelmek gibi niyeti varsa, öyle bir ihtimal yok. Ben Kemal Bey&#8217;in ağzından böyle bir şey duymadım. Duysam yakıştıramam. Bakın duymadım, duysam yakıştıramam. Ben Kemal Bey’in Saray’dan medet umanlara söylediklerime alınganlık göstermesine şaşırırım. Aksine hiç o alınganlığı göstermeyecek bir pozisyonda kendisini tarif etmesini beklerim yani. Ne butlanı demesini, partide genel başkanın nasıl seçileceği belli demesini beklerim. Net bir duruş olur.</p>



<p>‘KILIÇDAROĞLU’NDAN ÜMİT EDERİM&#8217;</p>



<p>Kılıçdaroğlu’nun açıklaması sonundaki “Benden açıklama bekleyenler, beklemesinler” demişti. Bunu nasıl değerlendirmeli?</p>



<p>Ben ‘CHP’nin mevcut yönetime karşı bir açıklama yapmamı beklemesinler’ şeklinde olmasını ümit ederim. Orada bir açıklık yok. Orada her iki türden anlaşılmaya müsait bir ifade var. Bu şekilde ifade edilmesini beklerim.</p>



<p>‘İKTİDARA TALİP OLDUĞUM İÇİN SALDIRI ALTINDAYIM’</p>



<p>Ekrem İmamoğlu’yla yol arkadaşlığınızdan vazgeçerseniz size destek vereceğiz gibi bir teklif yapıldı mı?</p>



<p>Kemal Bey&#8217;den böyle bir şey duymadım. Bu tip spekülasyonlar çok yazıldı veya ilk başlarda, ilk dönemlerde kendisine yakın olduğunu ifade eden bir takım isimler geldiler, gittiler. Sırf o değil ki, Erdoğan bunu defalarca grup konuşmasından, otobüs üstünden bana söyledi. ‘Ekrem’i bırak, rahat et’ teklifi, şahsıma bir iktidar teklifi değil. ‘CHP’ye sen iktidar yürüyüşünden vazgeç, muhalefette rahat et’ teklifi. Ben bu teklifi kabul edecek olsam bu yola hiç çıkmazdım zaten. Zaten muhalefette rahat etmediğimiz için değişim deyip aday olduk ve iktidar olmak istiyoruz. 14 aydır boşuna mı yatıyor Ekrem İmamoğlu? Mansur Yavaş&#8217;a sürekli hedefe koymaya çalışmalar boşuna mı? Özgür Özel&#8217;e bu kadar saldırı, benim ailemin oturduğumuz adreslerimizi Manisa&#8217;daki, İstanbul&#8217;da kızımın evini ifşa ettiler, bana saldırdılar, kızımı sosyal medya üzerinden hedefe koydular, ailemi, gencecik çocuğumu yani bunlar boşuna mı olmuş da ben döneceğim diyeceğim ki tamam ben Ekrem&#8217;i bıraktım, huzur bulalım.</p>



<p>Huzur bulacaksam zaten muhalefette huzur bulmak kolaydı. Ben iktidara talip olduğum için saldırı altındayım. Ben iktidara talip olduğum için belimi kırmaya çalışıyorlar. Muhalefete talip olanlara çok konforlu koltuklar sağlayan bir rejim var yani şu anda. Bana Erdoğan defalarca ‘Gel Ankara merkezli siyaset yap’ dedi.</p>



<p>‘ERDOĞAN KORKAK BİR SİYASETÇİ’</p>



<p>Ekrem İmamoğlu zaten çok uzun süredir hapiste. Mansur Yavaş&#8217;a yönelik de bir yargı kuşatması var. İki forvetim var, teknik direktörüm demiştiniz. Ekrem İmamoğlu&#8217;nun yaşadığı sürecin benzeri Mahsur Yavaş üzerinde de olursa teknik direktör olarak siz mi gireceksiniz oyuna?</p>



<p>Ekrem’i bırakalım yeni aday belirleyelim diyorlar. Ekrem İmamoğlu&#8217;nu bırakıp yeni bir aday belirlemek Erdoğan&#8217;a, rakibini hapse atan, rakibinin karşısına çıkamayan korkak bir siyasetçiye yükünü sırtından alma katkısını sağlar. Böyle bir şey olmaz. Erdoğan, bütün dünyanın ve Türkiye&#8217;nin gözü önünde rakibini hapse atan ve hapiste tutan ve onu adaylaştırmamak için her şeyi yapan, diploma iptali dahil, 15 çeşit dava açmak dahil, aynı anda adamı hem casuslukla, hem hırsızlıkla, hem evrakta sahtecilikle, hem rüşvetle, hem irtikapla suçluyor. Ne kadar çok korkulan bir adammış bu. Bir kişi bunların hepsi birden olamayacağına göre, ondan korkan birisi hepsi bütün tuşlara birden basıyor demektir. Bunu görmek lazım. Ve bunun bir siyasi maliyetinin olması lazım. Bunun da Erdoğan ve AK Parti tarafından ödenmesi lazım. Ben bu maliyetten AK Parti&#8217;yi kurtarmam, kurtarmak istemem. O yüzden sonuna kadar İmamoğlu&#8217;nun adaylığının arkasına durmak lazım.</p>



<p>‘ANİ SEÇİMİ DE BİZ KAZANIRIZ’</p>



<p>Ekrem İmamoğlu’nun diploma kararıyla ilgili ‘Danıştay&#8217;a tabii ki gideceğiz ama erken seçim mi kurgulanıyor’ gibi bir çıkışı vardı. Sizce çok baskın, çok ani bir seçime mi gidiyoruz?</p>



<p>Çok ani seçimi de biz kazanırız. Denesinler. Erdoğan&#8217;ı sandığa çekebilmek için ona her öneriyi sunuyorum. Ara seçimi sunuyorum, erken seçim sunuyorum, erken yerel seçimi sunuyorum, birlikte yapılmasını sunuyorum. Sadece İstanbul&#8217;da seçimleri yenileyelim. Yeter ki karşımıza sandıkta çıksın. Çünkü bugün Erdoğan sandıktan kaçarak yargı ve devlet gücünü kullanarak kendini güçlü gösteriyor. Bunu Aydın ve Afyon belediye başkanlarını partisine şantaj ve tehditle partisine katarken de böyle yapıyor. Gelsin Afyon ve Aydın&#8217;a sandık koyalım da görelim. Yeter ki milletle Erdoğan&#8217;ı bir sandıkla buluşturalım.</p>



<p>Şundan korkuyor olabilir. Bunu büyük bir samimiyetle söylüyorum; ‘Hiç olmazsa 200&#8217;den çok milletvekili çıkarırsam, tek başlarına anayasa değişikliği yapacak güçleri olmaz’ diye düşünüyor olabilirler. Düşünsenize geçmişten beklemedeki Yüce Divan yargılamaları var. İşte o dört bakanla ilgili çeşitli işte bugünkü bazı uygulamalarla ilgili yani TBMM’de soruşturma komisyonları kurulmasına engel olacak rakamda milletvekili aritmetiğini tutarak seçime gitmeyi de planlıyor olabilirler. Ben Erdoğan&#8217;ın yapacağı baskın seçim dahi ona da razıyım. Bir de CHP&#8217;nin gırtlağına basarak bir seçim yapma isteği işte, CHP&#8217;yi CHP&#8217;lilerin elinden alıp bir seçim yapmak…</p>



<p>‘YÜZ BİN İMZAYLA BİR CUMHURBAŞKANI ADAYINA BAKAR’</p>



<p>O noktada yol haritanız nasıl olacak?</p>



<p>Biz partimizi bırakmayız. CHP&#8217;yi bırakmayız, biz bu partiden ayrılmayız. Millet de bizi bırakmaz. İşte sizin verdiğiniz aday listeleri kabul etmeyecek bir parti yönetimi meselesi. O da bir cumhurbaşkanı adayına bakar. Yüz bin imzayla bir cumhurbaşkanı adayına bakar. Bir cumhurbaşkanı adayı çıkarılır ve böyle bir durumda bu millet öyle bir tokat vurur ki akılları almaz. Biz partimizi bırakmayız. Ama partinin bütün süreçlerine engel olacak bir iş bile yapsalar biz bu seçimi kazanırız.</p>



<p>Yani her yolu deneriz. Ya biz partiyi bırakmayız. Şimdi yedek parti sorusu, “mutlak butlan” ihtimaline karşı değil, parti kapatma ihtimaline karşı yedek partiler olur. Her partinin vardır, olması lazım. Her şeyi göze almışlar. Ama yok işte baskın seçim, CHP&#8217;nin gırtlağına basmak, partiyi elinden almak. Türkiye&#8217;yi elimizden alamazlar. Biz bu seçimi bir şekilde kazanırız. Devletle, milleti yarıştırırsanız millet kazanıyor. Bizim millet devlete saygılıdır. Her şeyi yapar. Askere gider işte oğlunu şehit verir, vatan sağ olsun der ama elinden sandığı almaya kalkarsan ya da milletin karşısına devleti dikersen millet kazanır. Hep böyle oldu.</p>



<p>Erdoğan aslında bir dönem milletin taleplerine karşı devletin yaptığı bazı haksız uygulamaların mağduriyetini kendisine bir kaldıraç olarak kullanmayı başardı ve Türkiye&#8217;de iktidara geldi. Şimdi tam tersini yaparak ve devleti milletin karşısına bu kez kendisi dikerek tarihi bir hata yapıyor. Bu hatadan dönerse ne âlâ ama dönmezse çok ağır bir yenilgi alacak. Buna adımın Özgür olduğu kadar eminim.</p>



<p>‘DİRENİŞİ SÜRDÜRECEĞİZ’</p>



<p>Ekrem İmamoğlu’nun diploması gelmediği sürece diğer davaların tümünü geri plana koyuyorum. Anayasal olarak Ekrem Bey aday olmadığında adayınızı avukat mı görürüz, eczacı mı görürüz?</p>



<p>Mansur Yavaş&#8217;ı kimsenin yedeği gibi tutmam. Mansur Yavaş şu anda Ankara’daki hizmetlerine odaklanan ama her ankette de en yüksek oranda destek alan isim. Ve bu şartlar altında Mansur Yavaş&#8217;ı şimdiden aday gösterip hedef yapmak ya da tartışmaya açmak ya da Ekrem Başkan&#8217;a yaşatılanların yükünden Erdoğan&#8217;ı kurtarıp zaten adayımız Ekrem değil Mansur deyip Erdoğan&#8217;a bir konfor alanı yaratmak ve Mansur Bey içinde de bir tahrip alanı yaratmak istemem. Çünkü Mansur Bey belediyecilik yapıyor. Ankara&#8217;ya odaklanmış durumda. İşini iyi yapıyor ve millet takdir ediyor. Brezilya&#8217;da Lula&#8217;nın yaşadıklarından ya da otoriter rejimlerde yok edilmeye çalışılan muhalefet partilerinden birine dönüştürülmeye çalışılıyor CHP. Buna karşı da tarihi bir direniş gösteriyoruz. Hem bu direnişi sürdüreceğiz hem de direnişi zayıflatacak yanlışların içinde olmayacağız.</p>



<p>ABD’Yİ PROTESTO EDECEKLER Mİ?</p>



<p>NATO karşıtı değil ama ABD karşısı söylemleriniz olmuştu. Özellikle bu İran Savaşı ile ilgili. ABD Başkanı&#8217;nın da NATO Zirvesi’nde Türkiye&#8217;ye gelmesi kuvvetle muhtemel. CHP bir protesto yapacak mı?</p>



<p>CHP, çağrısına uyulsa geçtiğimiz Eylül ayında geçtiğimiz Kasım ayında seçim yapılsaydı NATO Zirvesi’ne biz ev sahipliği yapıyor olacaktık. Gençler protesto edebilir, çeşitli protesto yapılabilir ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bir protesto örgütlemesi talip olduğu görevle ve kendi ağırlığıyla uyuşmaz diye değerlendiriyorum.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin &#8216;en iyi&#8217; 10 içeceği sıralandı</title>
		<link>https://egazete.de/turkiyenin-en-iyi-10-icecegi-siralandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 12:31:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ayran]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[içecek]]></category>
		<category><![CDATA[salep]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31462</guid>

					<description><![CDATA[Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas, Türkiye'nin 'en iyi içeceği'ni seçti. Sıralama nasıl oldu?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas, Türkiye&#8217;nin en iyi 10 içeceğini açıkladı.</p>



<p><strong>1. SALEP</strong></p>



<p>Listenin ilk sırasında 4.2 puanla salep yer aldı.</p>



<p>Yabani orkide yumrularından elde edilen nişastalı tozun sıcak sütle buluşmasıyla hazırlanan bu içecek, genellikle tarçın ve zencefil gibi aromalarla servis ediliyor.</p>



<p>Geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanan salep hakkında TasteAtlas, Osmanlı denizcilerinin de besleyici özelliği ve dayanıklılığı nedeniyle uzun yolculuklarda yanlarında salep tozu taşıdığını belirtiyor.</p>



<p>Salep, özellikle kış aylarının vazgeçilmezi olarak nitelendiriliyor. </p>



<p><strong>2. TÜRK KAHVESİ</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;de en çok tüketilen ve ülkeyle özdeşleştirilen içeceklerden Türk kahvesi, 4,1 puanla listede 2&#8217;nci sırada yer aldı.</p>



<p><strong>3. ŞIRA</strong></p>



<p>3.9 puan alan şıra, taze sıkılmış üzüm suyunun hafif fermente edilmesiyle hazırlanıyor. Özellikle kebap ve İskender gibi et yemeklerinin yanında tercih edilen bu geleneksel içecek, ferahlatıcı tadıyla dikkat çekiyor. Üzüm hasadı döneminde ve Ramazan ayında sık tüketilen şıranın antioksidan açısından zengin olduğu belirtiliyor.</p>



<p><strong>4. AYRAN</strong></p>



<p>Türkiye’nin en sevilen geleneksel içeceklerinden biri olan ayran, 3.8 puanla listede kendine yer buldu. Yoğurt, su ve tuzun karıştırılmasıyla hazırlanan bu içecek; Orta Doğu, Balkanlar ve Orta Asya’da da farklı versiyonlarıyla tüketiliyor. Özellikle kebap ve ızgara yemeklerinin yanında tercih edilen ayran, sıcak havalarda ferahlatıcı etkisiyle öne çıkıyor.</p>



<p><strong>5.ÇAY</strong></p>



<p>Karadeniz’in simgelerinden biri olan Rize çayı, listede 3.6 puanla yer aldı. Rize’nin nemli ve yağışlı ikliminde yetişen siyah çay, koyu demi ve yoğun aromasıyla öne çıkıyor. Türkiye’de geleneksel olarak ince belli bardaklarda servis edilen çay, misafirperverliğin sembollerinden biri olarak görülüyor. </p>



<p><strong>6. BOZA</strong></p>



<p>Kökeninin yaklaşık 8 bin yıl öncesine dayandığı düşünülen boza, 3.6 puanla listedeki yerini aldı. Buğday, darı, arpa veya bulgur gibi tahılların fermente edilmesiyle hazırlanan bu içecek, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Geleneksel olarak tarçın ve leblebiyle servis edilen boza, yoğun kıvamı ve kendine özgü aromasıyla dikkat çekiyor. </p>



<p><strong>7. TURŞU SUYU</strong></p>



<p>Turşu suyu, listede 3.3 puanla yer aldı. Pancar, lahana, salatalık ve havuç gibi sebzelerin salamura edilmesiyle elde edilen bu içecek, ekşi ve tuzlu tadıyla biliniyor. Özellikle balık ekmek gibi sokak lezzetlerinin yanında sık tüketilen turşu suyu, ferahlatıcı etkisiyle öne çıkıyor. </p>



<p><strong>8. ŞALGAM</strong></p>



<p>Adana ve Mersin başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olarak tüketilen şalgam, listede 3.3 puan aldı. Şalgam turpu, mor havuç, bulgur unu, maya ve tuzun fermente edilmesiyle hazırlanan bu içecek, acılı veya acısız seçeneklerle servis ediliyor. Özellikle kebap kültürüyle özdeşleşen şalgam, kendine özgü ekşi ve baharatlı tadıyla öne çıkıyor. </p>



<p><strong>9. LOHUSA ŞERBETİ</strong></p>



<p>Listede 2.4 puanla 9. sırada yer alan lohusa şerbeti, Osmanlı’dan günümüze uzanan doğum geleneklerinin önemli simgelerinden biri.</p>



<p>Lohusa şekeri, tarçın ve karanfilin kaynatılmasıyla hazırlanan bu kırmızı renkli içecek, yüzyıllardır yeni doğum yapan anneleri ziyarete gelen misafirlere ikram ediliyor. </p>



<p><strong>10. HARDALİYE</strong></p>



<p>Listenin son sırasında ise Marmara Bölgesi’ne özgü hardaliye yer aldı. Özellikle Kırklareli ve çevresinde yaygın olarak tüketilen bu geleneksel Trakya içeceği, üzüm, hardal tohumu ve vişne yaprağıyla hazırlanıyor. Hafif ekşi aromasıyla bilinen hardaliyenin sindirimi kolaylaştırdığı belirtiliyor. birgun.net   Fotograflar: Pixabay</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/tasteatlas-turkiye-nin-en-iyi-10-icecegini-siraladi.jpg" length="114185" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Çiftçi: “Savunma Susturulduğunda Adalet Susar”</title>
		<link>https://egazete.de/ciftci-savunma-susturuldugunda-adalet-susar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[5 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Çifçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31195</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, avukatların özgürce görev yapamadığı bir düzende, yurttaşın hakkını arama imkanının zayıflacağını, hukukun güçlünün aracına dönüşeceğini kaydetti. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Unutulmamalıdır ki savunma susturulduğunda adalet susar. Avukatların özgürce görev yapamadığı bir düzende, yurttaşın hakkını arama imkanı zayıflar, hukuk güçlünün aracına dönüşür. Bu nedenle avukatların mesleki faaliyetlerini hiçbir baskı altında kalmadan sürdürebilmeleri, yalnızca meslek örgütlerinin ve hukukçuların sorunu değil, toplumun tamamının ortak meselesidir” dedi.</p>



<p>CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Çiftci’nin açıklaması şöyle:</p>



<p>“Bugün, savunmanın yalnızca bir meslek faaliyeti olmadığını; adaletin, özgürlüğün ve hukuk devletinin en temel güvencelerinden biri olduğunu hatırlatan anlamlı bir gündür. Avukatlık, yurttaşın hak arama mücadelesinin en önemli dayanağıdır. Savunma makamı, yargının kurucu unsurlarından biridir ve güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkından söz etmek mümkün değildir. Ancak bugün ülkemizde hukuk düzeni ağır bir aşınma süreci içinden geçmektedir. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha fazla tartışma konusu haline gelmekte, savunma makamı ise sistematik biçimde baskı altına alınmaktadır.</p>



<p>&#8220;Savunma susturulduğunda adalet susar”</p>



<p>Son dönemde yaşananlar, bu gerilemenin somut örnekleriyle doludur. Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef haline getirilmesi, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin bir baskı aracına dönüşmesi hukuk devleti ilkesine açık müdahaledir. Avukat Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğu da bu tablonun en çarpıcı örneklerinden biridir. Bir avukatın üstlendiği dosyalar ve yürüttüğü savunma faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılması, savunma hakkının kendisine yönelmiş bir tehdittir. Unutulmamalıdır ki savunma susturulduğunda adalet susar. Avukatların özgürce görev yapamadığı bir düzende, yurttaşın hakkını arama imkanı zayıflar, hukuk güçlünün aracına dönüşür. Bu nedenle avukatların mesleki faaliyetlerini hiçbir baskı altında kalmadan sürdürebilmeleri, yalnızca meslek örgütlerinin ve hukukçuların sorunu değil, toplumun tamamının ortak meselesidir.</p>



<p>&#8220;Can Atalay, yüreğinde adalet duygusu taşıyan herkesin gözünde Hatay Milletvekilidir”</p>



<p>Can Atalay tüm Hataylıların, meslektaşlarının ve yüreğinde adalet duygusu taşıyan herkesin gözünde Hatay Milletvekilidir. Bu duygu ve düşüncelerle birey hak ve özgürlüklerinin savunulması, hukukun üstünlüğünün var olabilmesi için özveriyle durmaksızın çabalayan meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Günü&#8217;nü kutlarım.”</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Gul-Ciftci.jpeg" length="107761" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>“Ali Yalçın Hangi Narkozun Etkisinde Konuşuyor!”</title>
		<link>https://egazete.de/ali-yalcin-hangi-narkozun-etkisinde-konusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 20:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Kamu İş]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31162</guid>

					<description><![CDATA[Ali Yalçın’ın Cumhuriyet ile ilgili açıklamaları tartışma yarttı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, “Cumhuriyete “Narkoz” demek “Sevr” ile aynı çizgiye düşmektir!” şeklinde tepki gösterdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ali Yalçın’ın Cumhuriyet ile ilgili açıklamaları tartışma yarttı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, “Cumhuriyete “Narkoz” demek “Sevr” ile aynı çizgiye düşmektir!” şeklinde tepki gösterdi.</p>



<p>Ali Yalçın’a tepkiler artıyor! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, konu hakkında bir açıklama yaparak, “Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ediyoruz!” dedi.</p>



<p>İşte o açıklama:</p>



<p>Cumhuriyete “Narkoz” demek “Sevr” ile aynı çizgiye düşmektir!</p>



<p>“Bu cumhuriyetin hangi koşullarda, nasıl bir yokluk ve yoksulluk içinde, emperyalizme karşı verilmiş destansı bir mücadeleyle kurulduğunu bilerek çarpıtıyorsunuz. Bu ülke, Sevr’i dayatanların parçalamak istediği bir coğrafyadan, halkın kendi iradesiyle ayağa kalkarak var edilmiştir. Bugün Cumhuriyet’e “narkoz” diyen bir anlayış, bilinçli şekilde o gün bu millete Sevr’i reva görenlerle aynı zihinsel çizgiye düşmektedir. Siyasi iktidarla birlikte hareket ederek Cumhuriyet değerlerine karşı gerici bir hatta birleştiğiniz açıktır. Bu duruş ne sendikacılıkla ne de kamu emekçisinin hakkını savunmakla bağdaşır. Kamu emekçilerinin haklarını savunmakla yükümlü bir konfederasyonun başında bulunan bir kişinin, toplumu ayrıştıran, kutuplaştıran ve siyasal iktidarın diliyle birebir örtüşen ifadeler kullanması kabul edilemez. “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” şeklindeki sözler, Cumhuriyetimizin kuruluşunu ve onun aydınlanmacı değerlerini hedef almakta; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesini yok saymaktadır. Bu ifadeler, sadece tarih bilincinden uzak değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel kazanımlarına açık bir saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti, bir “narkoz” dönemi değil; aksine bağımsızlığın, laikliğin, çağdaşlaşmanın ve halk egemenliğinin tesis edildiği bir aydınlanma devrimidir. Bu gerçeği çarpıtanlar, ya tarih bilmemekte ya da bilinçli bir şekilde Cumhuriyet değerlerini hedef almaktadır. Sendikacılık; iktidara yakınlık yarışına girmek, toplumu ayrıştırmak ya da ideolojik dayatmalar yapmak değildir. Sendikacılık; emeğin hakkını savunmak, tüm kamu çalışanlarını ayrım gözetmeksizin temsil etmek ve demokratik değerleri korumaktır” </p>



<p><strong>İzin vermeyeceğiz!</strong></p>



<p>“Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak altını çiziyoruz: Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkan, toplumsal birliği güçlendiren ve emek mücadelesini büyüten bir anlayıştır. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’i hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="600" height="772" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/memur-sen600.jpeg" alt="" class="wp-image-31164" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/memur-sen600.jpeg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/memur-sen600-300x386.jpeg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/baris-dudu800.jpeg" length="116349" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
