3.1 C
Almanya
Cuma, Şubat 20, 2026

Türkçe Almanya’da ikinci dil

Türkçe'nin Almanca'dan sonra en çok konuşulan dil olduğu açıklandı. Türkçe'nin ülkedeki payı yüzde 14 olarak tespit edildi.

WIESBADEN

Almanya’da 2024 yılında, hanelerde yaşayan nüfusun yaklaşık %77’si evlerinde sadece Almanca konuşuyor ve bu dili Türkçe takip ediyor. Federal İstatistik Ofisi (Destatis), 21 Şubat 2026 Uluslararası Ana Dil Günü vesilesiyle, mikro sayım sonuçlarına dayandırdığı açıklamasında nüfusun %17’si çok dilli ve Almanca’nın yanı sıra en az bir dil daha kullanıyor. Çok dilli kişilerden yaklaşık dörtte biri (% 26) evlerinde ağırlıklı olarak Almanca konuşurken, yaklaşık dörtte üçü (%74) başka bir dilde iletişim kuruyor. Nüfusun geri kalanı ise % 6’sı evlerinde Almanca konuşmuyor, sadece bir veya birkaç başka dil konuşuyor.

Almanca’dan sonra en çok konuşulan dil Türkçe

Destatis verilerine göre 15,5 milyon kişi evlerinde ağırlıklı olarak veya tamamen Almanca dışında bir dil konuşuyor. Bu diller arasında %14’lük payla en çok konuşulan dil Türkçe. Rusça (%12) ve Arapça (%9) da bu ülkedeki hanelerde nispeten sık konuşulan diller arasında.

Göçmen kökenli insanların %22’si evde sadece Almanca konuşuyor

Göçmen kökenli insanların büyük çoğunluğu da evde Almanca iletişim kuruyor, ancak genellikle bir veya daha fazla dil ile birlikte. 21,4 milyon göçmen kökenli insanın %22’si sadece Almanca iletişim kuruyor. Yarısından fazlası (%55) Almanca’nın yanı sıra en az bir başka dil daha kullanıyor. Bu çok dilli kişilerin beşte birinden fazlası (%22) ağırlıklı olarak Almanca, beşte dördünden biraz azı (%78) ise ağırlıklı olarak başka bir dil konuşuyor. Göçmen kökenli kişilerin yaklaşık dörtte biri (23 %) evde hiç Almanca konuşmuyor.

Önemli ayrıntı

İstatistiklerde kişi, kendisi veya her iki ebeveyni 1950’den sonra Almanya’ya göç etmişse göçmen kökenli sayılıyor.

Öğrenilen diller bağlamında “yabancı diller” söz konusu olduğunda, İngilizce 1. sıraya yerleşiyor. Evde konuşulan ana diller/köken diller söz konusu olduğunda, istatistikte Türkçe en üst sıraya çıkıyor.

Dil demokratik toplumun zenginliğidir

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutladığı ve Türkçe’nin anadili olarak kullanımına dikkat çektiği basın bülteninde, anadillerin köprü görevi üstlendiğine dair yaklaşımını dile getirdi.

Federal Milletvekili Karaahmetoğlu’nun açıklaması şöyle:

21 Şubat UNESCO tarafından 1999 yılında Dünya Ana Dili Günü olarak ilan edilmiştir. Ana dil, yalnızca bir iletişim aracı değildir. Ana dil, düşünmenin, hissetmenin ve dünyayı anlamlandırmanın temelidir. Eğitim bilimleri alanındaki çok sayıda araştırma, bireyin ana dilinde güçlü bir temele sahip olmasının akademik başarıyı, bilişsel gelişimi ve ikinci dil edinimini doğrudan desteklediğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle ana dil eğitimi, toplumsal uyumun ve fırsat eşitliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Almanya’da yaklaşık üç milyona yakın insanın ana dili Türkçedir. Bu durum, ülkemizin dilsel ve kültürel çeşitliliğinin somut bir göstergesidir. Türkçe, Almanya’nın sosyal dokusunun ve günlük hayatının bir parçasıdır. Bu çeşitliliği bir zorluk değil, bir zenginlik olarak görmek hepimizin sorumluluğudur.

Her dil, yeni bir medeniyete, kültüre ve tarihe açılan bir kapıdır. Bu nedenle herhangi bir dili tehdit unsuru olarak değil, kültürel çoğulluğun doğal bir bileşeni olarak değerlendirmeliyiz.

Elbette Almanca, Almanya’daki ortak kamusal yaşamın ve demokratik katılımın temel dilidir. Toplumsal eşitlik, eğitimde başarı ve mesleki ilerleme açısından Almancanın güçlü bir şekilde öğrenilmesi vazgeçilmezdir. Ancak farklı dillerin varlığı, Almancaya engel olarak görülmemelidir. Aksine, çok dillilik bireysel kapasiteyi artıran, kültürler arası diyaloğu güçlendiren ve toplumsal dayanışmayı pekiştiren bir avantajdır.

Almanya’daki Türk toplumu, iki dili aktif şekilde kullanarak iki ülke arasında önemli bir köprü işlevi görmektedir. Almanya ile Türkiye arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel iş birliği, bu çift dilli ve çift kültürlü birikim sayesinde daha da güçlenmektedir. Çok dilli bireyler, uluslararası ticaretten kültürel projelere kadar pek çok alanda stratejik bir rol üstlenmektedir.

Dünya Ana Dili Günü, bize şunu hatırlatmalıdır: Dil çeşitliliği, demokratik bir toplumun zenginliğidir.

Son Haberler

İlgili Haberler