<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 20:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Kişisel verileri korumak için bu dijital hizmetleri kullanın</title>
		<link>https://egazete.de/kisisel-verileri-korumak-icin-bu-dijital-hizmetleri-kullanin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 20:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31811</guid>

					<description><![CDATA[İnternette bir hizmetin ücretsiz sunulduğunu gördüğünüzde, ödemenin başka bir biçimde yapıldığını anlamak için fazla düşünmeye gerek yok.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading"></h1>



<h2 class="wp-block-heading"></h2>



<p>İnternette bir hizmetin ücretsiz sunulduğunu gördüğünüzde, ödemenin başka bir biçimde yapıldığını anlamak için fazla düşünmeye gerek yok. Telefon numaranız bu ödemenin en yaygın biçimlerinden biri haline geldi ve bu gerçeğin farkına varan kullanıcılar, her kayıt işleminde kişisel numaralarını vermek yerine bir <a href="https://didvirtualnumbers.com/tr/temporary-number/" rel="nofollow noopener" target="_blank">geçici telefon numarası</a> kullanmayı tercih etmeye başlıyor. Bu tercih artık yalnızca teknik bilgiye sahip kullanıcıların değil, dijital alışkanlıklarını daha bilinçli şekilde yönetmek isteyen herkesin başvurduğu bir yaklaşım. Kişisel veri yönetimini kullanıcı için daha kontrol edilebilir bir alana taşıyan bu hizmetler, gündelik internet kullanımının standart bir parçası olmaya başlıyor.</p>



<p>Telefon numarasının dijital kimlikle olan bağı düşündüğünüzden daha güçlü. Bir numara yalnızca arama yapmak veya mesaj almak için kullanılmıyor; sosyal medya hesaplarını, bankacılık uygulamalarını, e-ticaret sitelerini ve onlarca farklı platformu birbirine bağlayan bir kimlik çıpası işlevi görüyor. Bu çıpayı her yeni kayıtta aynı kişisel numarayla atmanın ne anlama geldiği, verilerini koruma konusunda düşünen kullanıcılar için giderek daha önemli bir soru haline geliyor.</p>



<p>Dijital hizmetlerin hayatın her alanına yayılmasıyla birlikte bu soru daha da ağırlık kazandı. On yıl önce bir kullanıcının telefon numarasını verdiği platform sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Bugün aynı kullanıcı onlarca, hatta yüzlerce farklı platforma aynı numarayla kayıtlı olabiliyor. Bu birikimin yarattığı maruziyet hem niceliksel hem de niteliksel olarak büyüdü ve bu büyüme, geçici numara hizmetlerine olan ilgiyi doğrudan besledi. </p>



<p><strong>Telefon Numarası Neden Bu Kadar Değerli Bir Veri</strong></p>



<p>Pazarlama dünyasında telefon numarası, kimliği doğrulanmış bir kullanıcıya doğrudan ulaşma imkânı sunduğu için e-posta adresinden bile daha değerli kabul edilir. SMS açılma oranları e-posta açılma oranlarının çok üzerinde seyreder ve bu fark, platformların telefon numaranızı neden bu kadar ısrarla talep ettiğini açıklar.</p>



<p>Bir platforma kayıt olurken telefon numaranızı verdiğinizde, bu bilgi yalnızca o platformda kalmıyor. Veri paylaşım anlaşmaları, reklam ortaklıkları ve zaman zaman yaşanan veri ihlalleri aracılığıyla numaranız farklı veritabanlarına yayılabiliyor. Bu yayılmanın sonucu, kayıtlı olmadığınız ve tanımadığınız kaynaklardan gelen reklamlar, SMS mesajları ve aramalar şeklinde karşınıza çıkıyor.</p>



<p>Geçici numara alma yaklaşımı bu döngüyü kırıyor. Kayıt için kullanılan numara kişisel kimliğinizle bağlantılı olmadığı için, o platformun veri tabanına eklenen bilgi sizi gerçek anlamda tanımlamıyor. Platform hesabınıza veri ilişkilendirmeye devam edebilir, ama bu verileri telefon numaranız üzerinden gerçek kimliğinizle eşleştirme imkânı ortadan kalkıyor.</p>



<p>Bu fark, büyük veri ihlali haberlerini okuduğunuzda çok daha somut bir anlam kazanıyor. Bir platformun veritabanı sızdırıldığında, kişisel numaranızla kayıtlı bir hesabınız varsa o numara bu ihlalden etkileniyor. Geçici bir numara ile kayıtlı bir hesap aynı ihlale maruz kaldığında ise sızdırılan numara gerçek kimliğinize giden yolu kapatıyor.</p>



<p>Numara değerinin bu kadar yüksek olmasının bir diğer nedeni de çapraz eşleşme imkânıdır. Farklı platformlardaki hesaplarınız kişisel numaranızla kayıtlıysa, bu platformların verileri bir araya getirildiğinde farklı mecralardaki davranışlarınız tek bir profilde toplanabiliyor. Geçici numara kullanımı bu birleştirme zincirini en başta kırıyor çünkü farklı platformlardaki hesaplar aynı numaraya değil, birbirinden bağımsız geçici numaralara bağlanıyor.</p>



<p>Bu noktada bazı kullanıcıların aklına şu soru geliyor: platform zaten e-posta adresimi, IP adresimi ve cihaz bilgilerimi biliyor, telefon numaramı saklamak ne fark eder? Fark, telefon numarasının diğer bilgilerle kıyaslandığında çok daha doğrudan bir kimlik doğrulayıcı olmasından kaynaklanıyor. E-posta adresi değiştirilebilir ve takma adla kullanılabilir. IP adresi VPN ile maskelenebilir. Telefon numarası ise kişisel ve kurumsal kayıtlarda gerçek kimliğinizle doğrudan ilişkilendirilmiş bir bilgi. Bu yüzden veri korumanın telefon numarasından başlaması özellikle mantıklı. </p>



<p><strong>Hangi Durumlarda Geçici Numara Kullanmak Mantıklı</strong></p>



<p>Geçici numara kullanımının yalnızca belirli kişilere veya belirli durumlar için uygun olduğu düşüncesi, bu hizmetin pratik değerini önemli ölçüde daraltıyor. Gerçekte bu yaklaşım, dijital hizmetlerle düzenli temas halinde olan herhangi bir kullanıcı için geçerliliğini koruyan bir veri hijyeni pratiğidir.</p>



<p>En yaygın senaryo, deneme amaçlı kayıtlardır. Yeni çıkan bir uygulama veya hizmeti denemek istiyorsunuz ama bu platformla uzun vadeli bir ilişki kurmak niyetinde değilsiniz. Kişisel numaranızı bu tür geçici ilgi alanlarına bağlamak, kullanmayı bıraktıktan sonra bile platformun sizinle iletişim kurma imkânı bulması anlamına geliyor. Geçici bir numara ile yapılan kayıt bu bağlantıyı baştan kesiyor.</p>



<p>İkinci yaygın senaryo, farklı yaşam alanlarının birbirinden ayrılmasıdır. Profesyonel bir ağ için, bir hobi topluluğu için veya belirli bir projeye özgü iletişimler için kullandığınız hesapların kişisel numaranızla ilişkilendirilmesini istemeyebilirsiniz. Sms için geçici telefon numarası kullanımı bu ayrımı teknik bir karmaşıklık gerektirmeden sağlıyor.</p>



<p>Üçüncü senaryo, yoğun reklam trafiği oluşturan platformlardır. Bazı e-ticaret siteleri ve promosyon odaklı servisler, kayıt sırasında aldıkları telefon numarasını yoğun SMS pazarlaması için kullanıyor. Bu tür platformlarla etkileşime girerken geçici numara tercih etmek, kişisel hattınızın reklam trafiğinden korunmasını sağlıyor. </p>



<p><strong>Şu durumlar geçici numara kullanımı için özellikle uygundur:</strong></p>



<p>Sınırlı süre için aktif olacak promosyon ve kampanya hesapları</p>



<p>Tek seferlik indirim veya ücretsiz deneme avantajı için yapılan kayıtlar</p>



<p>İçeriğini beğenmeme ihtimaliniz olan platformları denemek</p>



<p>Yabancı dil veya farklı bölge sürümleri üzerinden erişim gerektiren hizmetler</p>



<p>Kişisel ve profesyonel dijital kimliğinizi birbirinden ayırmak istediğiniz durumlar</p>



<p>Bu senaryoların tamamı, aktif bir internet kullanıcısının günlük hayatında karşılaştığı tipik durumları kapsıyor ve hepsine tek bir araçla yanıt veriliyor.</p>



<p>Bu beş senaryo birbirinden bağımsız gibi görünse de ortak bir paydaları var: hepsinde kullanıcı, kişisel numarasını platforma vermek ile platformu kullanmak arasında bir seçim yapma ihtiyacı hissediyor. Geçici numara bu seçimi ortadan kaldırıyor.</p>



<p>Günlük hayatta bu ayrımı uygulamak düşündüğünüzden kolay. Bir uygulamayı indirdiğinizde kendinize tek bir soru soruyorsunuz: bu platformla uzun vadeli bir ilişki kurmayı planlıyor muyum? Cevap hayırsa ya da belirsizse, geçici numara seçeneği devreye giriyor. Geçici numarayla kayıtlı hesaplarda ise hesabı bıraktığınızda numara zaten geçersiz hale geliyor ve platformun sizinle bağlantısı kendiliğinden kopuyor. </p>



<p><strong>Geçici Numara Nasıl Çalışır, Ne Sağlar ve Nasıl Seçilir</strong></p>



<p>Geçici numara hizmetinin teknik altyapısı, sıradan bir kullanıcının merak etmesine gerek olmayacak kadar düz bir mantıkla işliyor. Siz bir numara seçiyor ve satın alıyorsunuz, o numara belirlenen süre boyunca SMS alabiliyor ve siz bu SMS’leri sağlayıcının paneli üzerinden okuyabiliyorsunuz.</p>



<p>Kayıt olmak istediğiniz platforma bu numarayı girdiğinizde, platform normal bir telefon numarasına SMS gönderir gibi doğrulama kodu gönderiyor. Kodu panelinizden okuyorsunuz, ilgili alana giriyorsunuz ve kayıt tamamlanıyor. Platforma kayıt oluyorsunuz, ama bu kayıt kişisel numaranızla değil, sadece bu amaç için edindiğiniz geçici bir numara ile gerçekleşiyor.</p>



<p>Geçici sms numarası hizmetinin sunduğu avantajlar birkaç temel başlık altında toplanıyor. Kimlik ayrımı açısından kayıt bilgileri kişisel numaranızla ilişkilendirilmiyor, bu da platform veri tabanındaki numaranın gerçek kimliğinize ulaşmasını engelliyor. İstenmeyen iletişim önleme açısından kayıtlı platform SMS veya pazarlama iletileri gönderdiğinde bunlar kişisel hattınıza ulaşmıyor. Pratiklik açısından fiziksel SIM kart gerektirmiyor, anında erişilebiliyor ve ihtiyaç sona erince numarayı bırakmak herhangi bir iptal süreci gerektirmiyor. Maliyet açısından ise sadece doğrulama amacıyla alındığında maliyeti son derece düşük kalıyor.</p>



<p>Bu avantajların tamamı, kullanıcının mevcut iletişim alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik yapmasını gerektirmiyor. Geçici numara kişisel hattınızın yerine geçmiyor; yalnızca belirli platformlarla yapılan etkileşimlerde onun yerine kullanılıyor.</p>



<p>Sağlayıcı seçimi, hizmetin kalitesini doğrudan etkiliyor. SMS teslimat hızı en kritik teknik kriter çünkü birçok platform doğrulama kodlarını kısa bir geçerlilik süresiyle gönderiyor. Teslimatı yavaş olan sağlayıcılarda kod süresi dolmadan önce işlemi tamamlamak güçleşiyor. Numara kalitesi de belirleyici: bazı sağlayıcılar yoğun kullanım görmüş ve artık bazı platformlar tarafından kabul edilmeyen havuzlar sunuyor. DIDVN, Türkiye dahil geniş bir ülke yelpazesinde geçici numara seçenekleri sunarken hangi numaraların hangi platformlarda test edildiğine ilişkin şeffaf bilgi paylaşıyor.</p>



<p>Fiyatlandırma yapısını anlamak da sağlayıcı seçiminde belirleyici bir rol oynuyor. Bazı sağlayıcılar başarılı OTP alımı üzerinden faturalandırıyor, bazıları ise numara edinimini faturalıyor ve başarısız denemeler ek maliyet oluşturuyor. Geçici tel no hizmetinden en fazla verimi almak için doğrulama kodunu beklerken internet bağlantısının stabil olduğundan emin olmak ve panelinizi önceden açık tutmak, kodun süresi dolmadan işlemi tamamlama ihtimalini artırıyor. </p>



<p><strong>Geçici Numara Kullanımının Ötesinde: Dijital Veri Hijyeni</strong></p>



<p>Telefon numarası yönetimini daha sistematik bir çerçeveye oturtmak isteyenler için basit bir yaklaşım işe yarıyor: kullandığınız platformları güven düzeyine göre sınıflandırmak. Bankacılık ve sağlık gibi kritik hizmetler kişisel numarayla kullanılabilir. Buna karşın deneme amaçlı ya da güven düzeyi belirsiz her yeni hizmet için geçici numara kullanmayı kural olarak belirlemek, zamanla kişisel numaranın maruziyetini kontrol altında tutuyor. Mevcut hesaplarınızdan hangilerinin kişisel numaranıza bağlı olduğunu gözden geçirmek ve kritik olmayan platformlardaki bilgileri güncelleme imkânı olup olmadığını kontrol etmek de bu temizleme sürecinin bir parçası.</p>



<p>Geçici numara kullanımı, daha geniş bir dijital veri hijyeni pratiğinin bir parçası olarak düşünüldüğünde değeri daha net ortaya çıkıyor. Telefon numarası yönetimi bu katmanlardan biri. E-posta yönetimi bir diğeri: birçok kullanıcı farklı amaçlar için birden fazla e-posta adresi kullanıyor ve bu mantığın telefon numarasına uygulanması geçici numara hizmetinin tam da karşıladığı ihtiyaç.</p>



<p>Veri hijyeni pratiğini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde geçici numara kullanımının buna katkısı somutlaşıyor. Bir platformun veri ihlali yaşadığı haberini okuduğunuzda, o platformda kişisel numaranızla kayıtlı olup olmadığınız meselesi doğrudan sizi ilgilendiriyor. Geçici numarayla kayıtlı olmak bu haberi farklı bir gözle okumanızı sağlıyor: ihlalden etkilenen numara var ama bu numara sizi tarif etmiyor. </p>



<p><strong>Geçici numara kullanımının dijital veri hijyeni açısından sağladığı somut kazanımlar şöyle özetlenebilir:</strong></p>



<p>Kişisel numaranızın kaç platformda kayıtlı olduğunu ve bu platformların güvenilirliğini kontrol altında tutabiliyorsunuz</p>



<p>Veri ihlali yaşayan bir platformdaki hesabınız gerçek kimliğinizle eşleştirilemiyor</p>



<p>İstenmeyen SMS ve arama trafiği kişisel hattınızı etkilemiyor</p>



<p>Farklı amaçlar için kullandığınız hesaplar arasında net bir kimlik ayrımı oluşuyor</p>



<p>Artık kullanmadığınız platformların sizinle iletişim kurma kapasitesi kendiliğinden sona eriyor</p>



<p>Bu kazanımların hiçbiri teorik değil; her biri, kişisel numarasını her kayıtta veren bir kullanıcı ile geçici numara kullanan biri arasındaki somut ve ölçülebilir farklılıkları yansıtıyor. </p>



<p><strong>Yasal Çerçeve ve Kullanıcı Sorumluluğu</strong></p>



<p>Yasal düzenlemeler bu konuda giderek daha fazla kullanıcıyı koruma altına alıyor. Türkiye’de KVKK ve Avrupa’da GDPR gibi düzenlemeler, platformların kullanıcı verilerini nasıl saklayabileceğini sınırlıyor. Ancak bu düzenlemelerin uygulanması her zaman gerçek zamanlı koruma sağlamıyor. Geçici numara kullanımı bu yasal güvenceyi tamamlayan, kullanıcı tarafında alınabilen somut bir önlem olarak değerlendirilebilir.</p>



<p>DID Virtual Numbers <a href="https://didvirtualnumbers.com/tr/" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://didvirtualnumbers.com/tr/</a>, bu yaklaşımı benimsemek isteyen kullanıcılar için farklı ülkelerde geçici numara seçenekleri sunarken Türkiye numaraları için özellikle güçlü bir envanter derinliği sağlıyor. Geniş ülke yelpazesi, yalnızca yerel platforma kayıt olmak isteyenler için değil, farklı coğrafyalardaki hizmetlere erişmek isteyen kullanıcılar için de geçerli bir seçenek sunuyor.</p>



<p>Geçici sms alma alışkanlığının kişisel veri yönetiminde neden giderek yaygınlaştığını anlamak için karmaşık bir analiz gerekmiyor. Kişisel numaranızın her kayıtta yeni bir platforma bırakılmasının ne anlama geldiğini kavramak yeterli. Bu bağlantının ne sıklıkla kurulduğunu düşündüğünüzde, geçici numara hizmetinin neden hem pratik hem de makul bir tercih olduğu kendiliğinden netleşiyor.</p>



<p>DIDVN, geçici numara hizmetini farklı kullanım senaryolarına uygun seçeneklerle destekleyerek tek seferlik doğrulama ihtiyacından daha kapsamlı veri hijyeni pratiklerine kadar geniş bir kullanıcı profiline hitap ediyor. Geçici hat kullanıcı dostu bir arayüz üzerinden sunmak, bu pratiği teknik bilgi gerektirmeyen ve herkesin benimseyebileceği bir alışkanlık haline getiriyor.</p>



<p>Sonuç olarak geçici numara kullanımı, dijital dünyada kişisel verilerini daha iyi yönetmek isteyen herkesin benimseyebileceği, erişilebilir ve pratik bir alışkanlık. Ne ileri düzey teknik bilgi gerektiriyor ne de mevcut dijital alışkanlıkların tümden değiştirilmesini. Yalnızca hangi platformun kişisel numaranıza eriştiğini bilinçli olarak kontrol etme tercihini gerektiriyor.</p>



<p><strong>Geçici Numara Kullanımına Başlamak</strong></p>



<p>Aşağıdaki adımlar, geçici numara kullanımına başlamak için izlenmesi gereken temel süreci özetliyor:</p>



<p>Türkiye ve ihtiyaç duyduğunuz diğer ülkeler için numara sunan güvenilir bir sağlayıcı seçin</p>



<p>Kayıt olmayı planladığınız platformun kabul ettiği numara tipini sağlayıcıdan teyit edin</p>



<p>Numarayı satın alın ve platformun kayıt ekranına girin</p>



<p>Doğrulama kodunu sağlayıcı panelinden okuyup platforma girin</p>



<p>Kaydı tamamlayın; platform artık kişisel numaranız yerine bu numaraya bağlı</p>



<p>Numarayı yalnızca doğrulama için kullandıysanız sürenin dolmasını bekleyin, uzun vadeli erişim gerekiyorsa yenileme tarihinizi not edin</p>



<p>Bu altı adımın tamamı ilk seferinde on beş dakikayı geçmiyor ve sonraki her kullanımda süreç giderek kısalıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/07/kisisel_veril_korumak800.jpeg" length="67072" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Bir yapay yağış tekniği: Bulut tohumlama</title>
		<link>https://egazete.de/bir-yapay-yagis-teknigi-bulut-tohumlama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 19:15:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bulut tohumlama]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[yapay yağmur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30881</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye'de barajlarda su seviyelerinin azalması neticesinde ilk yapay yağmur uygulaması 1990 yılında İstanbul’da İSKİ tarafından gerçekleştirildi. Yapay yağmur, değişik tarihlerde bir çok şehirde daha uygulandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, ‘Bulut Tohumlama’ tekniği hakkında önemli bilgiler verdi. </p>



<p>Bilimsel adıyla hava modifikasyonu, en basit tarifi ile fiziksel veya kimyasal araçlar kullanılarak; kar/yağmur yağışlarını artırma,  azaltma veya bunların yerini değiştirme,  dolu/yıldırımları azaltma/önleme veya bulutları/sisi dağıtmak maksadıyla” istemli olarak”  Dünyayı saran atmosferin bileşiminde veya dinamiklerinde değişiklik yaratmaya yönelik her tür faaliyetlerdir. Hava modifikasyonunda bulut tohumlama bir yapay yağış tekniği olarak kullanılmaktadır. Bulut yoğunlaştırıcı/buz çekirdekleri oluşturan maddelerin (gümüş iyodür ,amonyum nitrat, kadmiyum iyodür, kuru buz/katı CO2 ve diğer bildiğimiz/bilmediğimiz higroskopik materyaller)  bulutun tepesinden ya da tabanından bulutun içine iletilmesi  yoluyla  yağış için havanın manipüle edilmesidir. Türkiye&#8217;de barajlarda su seviyelerinin azalması neticesinde ilk yağmur bombası uygulaması 1990 yılında İstanbul’da İSKİ tarafından yapılmış, daha sonra değişik tarihlerde birkaç kez farklı şehirlerde uygulanmıştır. Bu teknik her ne kadar doğal bulutlardan düşen kar/yağmur yağış miktarını artırmak için kullanılsa da uzmanlarca da belirtildiği gibi;  ters etki yaratabilir; aşırı yağışa veya yağış azalmasına,  yoğun dolu yağışına yol açabilir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="360" height="325" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/01/hanci-21.01.2026-360.jpeg" alt="" class="wp-image-30883" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/01/hanci-21.01.2026-360.jpeg 360w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/01/hanci-21.01.2026-360-300x271.jpeg 300w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></figure></div>


<p><strong>İnsan sağlığına, çevreye ve ekosisteme zarar verebilir</strong></p>



<p>Kullanılan kimyasallar ve hava olaylarının değiştirilmesi kaynaklı meteorolojik değişiklikler insan sağlığına, çevreye ve ekosisteme zarar verebilir. Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli IPCC Climate Change 2014: Sentez Raporunda (Synthesis Report – AR5)  yer verilen jeomühendislik/ iklim mühendisliği ise; küresel ısınmayı azaltma amaçlı olduğu söylenen iklim sisteminin planlı ve geniş ölçekli değiştirilmesine yönelik bir takım metot ve teknolojilerdir Yani, hava modifikasyonu ile havadan veya yeryüzünden kimyasal ve metal vb araçlarla atmosfere müdahale edilerek yağış, fırtına, dolu, yıldırım, sis gibi hava olaylarının istemli olarak  lokal değiştirilmesi kasdedilirken; jeomühendislik; atmosfer, kara ve okyanus/denizlere birtakım kimyasal – biyolojik – fiziksel mühendislik uygulamaları ile iklimin istemli ve geniş ölçekli değiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.</p>



<p><strong>Hava manüplasyonları, bir silah olarak da kullanılabilir</strong></p>



<p>OPERATION POPEYE, ABD Hava Kuvvetleri tarafından 1967-1972 yılları arasında Vietnam Savaşı sırasında yürütülen bir askeri bulut tohumlama projesiydi. Bu program ,Ho Chi Minh Yolu’nun belirli bölgelerinde muson mevsimini uzatmayı, yol yüzeylerini yumuşatarak ve heyelanlara neden olarak Kuzey Vietnam askeri tedariklerini aksatmayı amaçlıyordu. Bu amaçla Ho Chi Minh üzerinde bulutlar kurşun ve gümüş iyodür ile tohumlanmış, bunun sonucunda askeri hedef bölgelerde muson yağışlarının süresi ortalama 30 – 45 gün uzatılmıştır.  Bu sürede aralıksız yağan yağmur nedeniyle ikmal yolları çamur deryasına dönmüş ve kamyon trafiği yavaşlatılmıştır. Hava modifikasyonu çalışmalarının tarihi çok eskiye dayanmaktadır. Bu Konuyu İspat edebilecek Belgelerden İncelenmesi Gereken En Önemli Argümanlar Aslında Bilimsel Çalışma Ve Patentlerdir. İnternetten kolaylıkla ulaşılabilen yüzlerce hava modifikasyonu/iklim manipülasyonuna yönelik resmi patent vardır. Bunların en eski olan 1891 tarihli “Yağmur yağdırma metodu” başlıklı patenttir. Bir diğer örnek ise 1927 yılında  yayınlanan  ve titanyum, kalay klorür,  dumanlı sülfürik asit, klorsülfonik asit, kükürt trioksit içeren maddeler kullanılarak “Hareket halinde bir uçaktan duman bulutları oluşturma işlemleri patentidir. Bu patentlerin sayıları günümüzde yüzlerceye ulaşmıştır.</p>



<p><strong>ABD’nin faaliyetleri</strong></p>



<p>Kimya Alanında Keşfi Çok Uzak Tarihte Olmayan Grafen Oksit (GO) İle İlgili Olan Hava Modifikasyonu Türlerinden Bulut Tohumlama Yapılarak Yağış Arttırılabildiğini Hatta Kar Yaĝdırılabileceğini Yazan Uluslar Arası Patent oldukça ilginçtir. 07.11.1966 Tarih ve 10a Sayılı Hava Modifikasyonu Çalışmalarına Yönelik  Tavsiye Edilen Ulusal Program  için hava modifikasyonu faaliyetlerinin değerlendirilmesi amacıyla ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından oluşturulan Özel Komisyon’un hazırladığı rapora baktığımızda sözkonusu belgenin hazırlanmasından önceki 20 yıl içinde hava modifikasyonu deneylerinin yürütüldüğü belgelenmektedir.  Belgede dikkat çekici bir diğer nokta ise hava durumunu değiştirme deneylerinin küresel ölçekte uygulanması halinde ABD’nin ulusal uygulamalardan elde edeceği yarar ve mükafatın da büyük oranda artacağının vurgulanmış olmasıdır. ABD’nin yürüttüğü hava durumu ve iklim manipülasyonu uygulamalarının geçmişi ve niteliği konusunda önemli ipuçları veren bir diğer önemli kaynak ise ABD Senatosu’nca Mayıs 1978’de yayınlanan “Hava Modifikasyonu Programları: Sorunlar, Politika ve Potansiyel”  isimli   741 sayfadan oluşan belgedir. Gizliliği kaldırılmış olan bu belge 1940’lardan bu yana sürdürülen hava modifikasyonu uygulamalarının varlığını doğrulamaktadır.</p>



<p><strong>Hava durumuna sahip olmak</strong></p>



<p>1996 yılında Hava Kuvvetleri, “Bir Kuvvet Çarpanı Olarak Hava Durumu: 2025’te Hava Durumuna Sahip Olmak” adlı bir belge hazırlamıştır.  “Hava Durumuna Sahip Olmak”, atmosferik aerosolleri elektromanyetik enerjiyle birleştiren bir hava durumu modifikasyon sistemini anlatmaktadır. Belge çoğunlukla askeri muharebe uygulamalarına değinmekle birlikte, bazı ilginç alıntılar da vardır. Bir tanesi, “Amerika Birleşik Devletleri’nde hava durumu değişikliği muhtemelen hem yerel hem de uluslararası uygulamalarla ulusal güvenlik politikasının bir parçası haline gelecektir.” Belgede “Havayı değiştirebilme yeteneği hem ekonomik hem de savunma nedenleriyle arzu edilebilir.” ifadesi yer almaktadır. BM Askeri veya Herhangi Düşmanca Amaçlarla Çevresel Modifikasyon Tekniklerinin Yasaklanması Sözleşmesi  20 devlet tarafından imzalanarak 05 Ekim 1978 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bugün 48 ülke tarafından imzalanmış, 78 ülke tarafından da onaylanmış durumdadır. İngilizce kısaltılmış adıyla ENMOD Environmental Modification Convention  Sözleşmesi olarak da anılır. Bu sözleşme hava modfikasyonunu kabul etmektedir. Taraf Devletler sözleşme ‘ile yasaklanan düşmanca amaçlı çevre değiştirme tekniklerini kullanmamayı kabul ederler.  Yasaklanan teknikler, Dünyanın ve uzayın dinamiği, oluşumu ve yapısı üzerinde bilinçli olarak oynanmasını kapsamaktadır. Dünya deyimi ile yalnızca karasal yerküre değil, aynı zamanda biyosfer, hidrosfer ve atmosfer kastedilmektedir. Dünya, 1947 yılından itibaren hava modifikasyonu teknolojilerini araştırmaya ve kullanmaya başlamıştır. Bu teknolojiler, zamanla sadece çevresel değil, aynı zamanda operasyonel bir silaha dönüşmüştür. 2011 yılında İran üzerinde gerçekleştirildiği öne sürülen atmosfer mühendisliği faaliyetleri, bu durumun çarpıcı örneklerindendir. İran yetkilileri, “bulutlarımız çalınıyor” açıklamalarıyla bu müdahalelere dikkat çekmiştir. 2018 yılında Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, atmosfer modifikasyonu teknolojilerinin bir güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Havanın bir silah olarak kullanılmasına karşı Türkiye kendi güvenliğini sağlamalıdır,” uyarısında bulunmuştur.</p>



<p><strong>Çin, iklim modifikasyonu ile 2008 Olimpiyatları&#8217;nda yağışı engellediğini açıkladı</strong></p>



<p>Bu görüş, teknolojik gelişmelerin sadece bilimsel değil, aynı zamanda stratejik ve politik sonuçlar doğurduğunu göstermektedir Bu teknolojinin hali hazırda kullanıldığının bir başka kanıtı da Çin hükümetinin iklim modifikasyonu teknolojisiyle 2008 olimpiyatları sırasında yağışı engellediğini resmen açıklamasıdır. Prof.Dr.Mikdat Kadıoğlu nun 2000 li yıllarda Hava Modifikasyonu isimli çalışması da mevcuttur Hava modifikasyonu ve askeri meteoroloji kavramını da ülkemizde ilk önce Kadıoğlu gündeme getirmiştir.</p>



<p><strong>Aşırı hava olayları</strong></p>



<p>03 – 05 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul’da Milli Savunma ve Güvenlik Enstitüsü, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ve Marmara Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen Güvenlik Konferansı kapsamında “Atmosferik Manipülasyon; İmkanlar ve Tehditler” konulu İklim Modifikasyonu Çalıştayı vizyon belgesinde; (…) Bazı kaynaklar aşırı hava olaylarında ve iklimde görülen bozulmanın Hava Modifikasyonu (Atmosferik Manipülasyon) uygulamaları nedeniyle olduğunu ileri sürmekte ve henüz bu teknolojiye sahip olmayan birçok ülkenin farkında olmadan bir iklim savaşına maruz kaldığını belirtmektedir&nbsp; denilmektedir.</p>



<p>Konferansta Atmosferik Manipülasyon; İmkânlar ve Tehditler, Artan Aşırı Hava Olayları ,Resmî Deklare Edilen Uygulamalar ,İklim Modifikasyonunun Havaya, Suya, Toprağa ve İnsan Sağlığına Etkileri ele alınmıştır</p>



<p>2017 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nde kamuoyuna açıklanan ve Gulf News’e yansıyan bir vakada, bir Rus vatandaşının geliştirdiği yer tabanlı elektromanyetik sistemle lokalize yağış oluşturabildiği iddia edilmiştir. Bu sistem, havadaki nemi iyonlaştırarak bölgesel yoğunlaşma ve kısa süreli yağış meydana getirmektedir. Bu durumun kasıtlı bir müdahale mi yoksa rastlantısal bir etki mi olduğu netlik kazanmamış olsa da, aynı basınç kuşakları içinde yer alan ülkelerde bir bölgeye yönlendirilen yağışın, başka bir bölgedeki yağış dengesini bozabileceği, hatta Türkiye gibi yarı kurak iklim kuşağındaki ülkelerde beklenmedik rüzgar ve basınç değişimlerine yol açabileceği bilimsel olarak düşündürücüdür.</p>



<p>Türkiye’nin Komşusu Yunanistan Devletinde ise 1981’den Beridir Var Olan Bir Şirket, Devlet Destekli Bir Hava Modifikasyonu/Bulut Tohumlama-Dolu Engelleme Projeleri ile Bilinmektedir.</p>



<p>Suudi Arabistan ve Ürdün kaynaklı şirketlerde mevcuttur ve Resmi Web siteleri bulunmaktadır.</p>



<p>Tabi burda bir başka ülkenin bulutları çalınmakta mıdır soruları gündeme gelmektedir. Türkiye deki kuraklığa karşın Ortadoğu daki çöllere normalden çok fazla yağış yağması bilimsel olarak incelenmesi gereken durumlardandır</p>



<p>ABD Florida’da hava modifikasyonu / geo-mühendislik faaliyetlerini yasaklayan bir yasa 2025 yılında kabul edilmiştir. Yasa,&nbsp; eskiden yürürlükte olan hava modifikasyonu izin ve düzenleme hükümlerini iptal etmektedir.</p>



<p>“Florida Eyaleti 2025 Yasası – SB 56. Jeomühendislik ve Hava Durumu Değiştirme Faaliyetleri Hakkında Yasa.” 1 Ekim 2025’ten itibaren kamuya açık havaalanları, atmosferde kimyasal yayma kapasitesine sahip uçakları bildirmek zorunda olacaklardır.</p>



<p>Benzer yasaların Teksas, Alabama ve Tennessee gibi eyaletlerde de gündeme gelmesi beklenmektedir. Yıllardır görmezden gelinen hava modifikasyonları ABD nin bir eyaleti tarafından yasayla yasaklanmış , dolayısıyla bu eylemlerin varlığı kabul edilmiştir.</p>



<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün belirttiğine göre (WEB), Günümüzde bazı ülkeler enerji talebini karşılamak, kurak bölgelerde su kaynaklarını zenginleştirmek, yüzden fazla hava modifikasyon projesi yürütmektedir.</p>



<p>Bulut tohumlama yöntemi 1940 larda denenmeye başlamış, 1960’lı yıllardan itibaren ABD’de geliştirilmiş ve günümüze kadar uygulanmaya devam edilmiştir.</p>



<p>Dünyada 24 ülke bulut tohumlama yöntemini daha fazla yağış sağlamak için kullanmaktadır. İşlem genellikle uçaklardan püskürtme ile olmaktadır.</p>



<p>Yağmur bombası yöntemi ülkemizde ilk olarak 1990 yılında İstanbul’da İSKİ tarafından uygulanmıştır.</p>



<p>Uzun dönem veya uzun süreli gerçekleştirilecek hava modifikasyon işlemlerinde ekosistemin etkileneceği bilinmelidir.</p>



<p>Ayrıca, Hava modifikasyonu kasıtlı bir şekilde kullanılırsa meteorolojik bir silah haline gelebilmektedir. Modifikasyon sonucu oluşan Şiddetli yağış, kasırga, hortum, dolu, gibi hava olayları bir silah olarak kullanılabilme potansiyeline sahiptir.</p>



<p>Bizatihi Meteorolojik Faktörler bir silah olarak kullanabilirken, Hava silahların kullanımını da engelleyebilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından onaylanan, 18 Mayıs 1977 tarihli sözleşme ile çevresel modifikasyon tekniklerinin silah olarak kullanımı yasaklanmıştır (Convention on the Prohibition of Military or Any Other Hostile Use of Environmental Modification Techniques, United Nations ENMOD- Çevresel Modifikasyon Tekniklerinin Askerî veya Başka Bir Düşmanca Amaçla Kullanımının Yasaklanması Sözleşmesi)” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/01/yagmur-1.jpg" length="35959" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>28 bin yıl enerji sağlayabilen pil geliştirildi</title>
		<link>https://egazete.de/28-bin-yil-enerji-saglayabilen-pil-gelistirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 21:30:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[elmas pil]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=29283</guid>

					<description><![CDATA[Bilim insanları, radyoaktif karbon-14 izotopunu elmas kristallerle hapsederek tıbbi cihazlardan uzay araçlarına kadar geniş bir kullanım alanı sunan binlerce yıl dayanabilen bir pil geliştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, radyoaktif karbon-14 izotopunu elmas kristal içinde güvenli bir şekilde hapsederek binlerce yıl enerji sağlayabilecek bir pil geliştirdi. Bu çığır açan teknoloji, özellikle bakımın zor olduğu uzak bölgelerde ve kritik alanlarda devrim yaratabilir.</p>
<p>Elmas pil, radyoaktif karbon-14’ün bozunması sırasında yayılan beta parçacıklarını elektriğe dönüştüren &#8220;betavoltaik etki&#8221; adı verilen bir süreçle çalışıyor. Güneş panellerine benzer şekilde çalışan bu teknoloji, ışık yerine radyoaktif bozunmadan faydalanıyor. Karbon-14’ün yaklaşık 5.730 yıllık yarı ömrü sayesinde pil, yüzyıllarca enerji üretebilecek kapasiteye sahip.</p>
<p><strong>Uzay ve tıbbi teknolojilerinde devrim yaratır</strong></p>
<p>Bu yeni nesil piller, özellikle aşağıdaki alanlarda kullanılabilir:</p>
<p><strong>Tıbbi cihazlar:</strong> Kalp pilleri, işitme cihazları ve göz implantları gibi insan vücudunda uzun süre çalışması gereken cihazlarda devrim yaratabilir.</p>
<p><strong>Uzay ve savunma teknolojileri:</strong> Uydular, uzay araçları ve uzak sensör istasyonlarında bakım maliyetlerini ve lojistik sorunları ortadan kaldırabilir.</p>
<p>Elmas kristal yapısı, karbon-14’ü güvenli bir şekilde hapsederek radyasyonun dışarı sızmasını engeller. Bristol Üniversitesi’nden Neil Fox, bu teknoloji sayesinde pilin insan tenine veya çevreye zarar vermediğini ve elmasın sağladığı korumanın benzersiz olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Odatv.com  foto: Pixabay / ColiN00B<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2024/12/diamond-1186139-800.jpg" length="29373" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyada paylaşmamanız gereken 10 konu</title>
		<link>https://egazete.de/sosyal-medyada-paylasmamaniz-gereken-10-konu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2024 19:30:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=28650</guid>

					<description><![CDATA[Dijital güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların dikkat etmeleri gereken konuları sıraladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformları günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak, dikkatsizce yapılan paylaşımlar kişisel güvenliğimizi tehlikeye atabilir. Dijital güvenlik şirketi ESET, internet kullanıcılarının sosyal medya platformlarında paylaşmamaları gereken konuları sıraladı.</p>
<p><strong>Aşırı paylaşım sorunu</strong></p>
<p>Sosyal medyada aşırı paylaşım, giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Bu durum, kullanıcıların hem kendilerini hem de çevrelerindekileri rahatsız edebilir. Ayrıca, kimlik hırsızlığı gibi ciddi risklere yol açabilir.</p>
<p><strong>Kişisel bilgilerin korunması</strong></p>
<p>Kimlik hırsızlığını önlemek için kişisel bilgilerinizi korumak önemlidir. Evcil hayvanınızın adı veya doğum tarihiniz gibi gözüken zararsız bilgiler bile potansiyel bir risk oluşturabilir.</p>
<p><strong>Seyahat planları</strong></p>
<p>Tatil planlarınızı paylaşmak, evinizin boş olacağını açıkça belirtmek anlamına gelebilir. Bu nedenle, tatil fotoğraflarınızı yayınlamadan önce dikkatli olmalısınız.</p>
<p><strong>Konum verileri</strong></p>
<p>Konum paylaşımı, siber suçluların hedef belirlemesini kolaylaştırabilir. Bu nedenle, konum verilerinizi mümkün olduğunca gizli tutmanız önemlidir.</p>
<p><strong>Pahalı alımlar</strong></p>
<p>Pahalı alımlarınızı paylaşmak, potansiyel hırsızların dikkatini çekebilir. Bu nedenle, yeni satın aldığınız ürünlerle ilgili bilgileri paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>Çocuk fotoğrafları</strong></p>
<p>Çocuklarınızın fotoğraflarını paylaşmak, onların mahremiyetini riske atabilir. Bu nedenle, çocuklarınızın  fotoğraflarını paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>İşle ilgili şikayetler</strong></p>
<p>İşle ilgili şikayetlerinizi sosyal medyada paylaşmak, olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, işle ilgili konuları çevrimdışı olarak çözmek daha uygun olabilir.</p>
<p><strong>Finansal detaylar</strong></p>
<p>Finansal bilgilerinizi paylaşmak, kimlik hırsızlığı riskini artırabilir. Bu nedenle, kredi veya banka kartı bilgilerinizi paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>Aile ve arkadaşların bilgileri</strong></p>
<p>Sosyal medyada aile ve arkadaşların bilgilerini paylaşmak, onların güvenliğini tehlikeye atabilir. Bu nedenle, onların kişisel bilgilerini korumak önemlidir.</p>
<p><strong>Sosyal medya eşantiyonları</strong></p>
<p>Ödül çekilişleri gibi sosyal medya eşantiyonları, kullanıcıların kişisel bilgilerini ele geçirmek için kullanılabilir. Bu nedenle, bu tür etkinliklere katılmadan önce dikkatli olmalısınız.</p>
<p><strong>Güvenliğinizi Sağlamak İçin İpuçları</strong></p>
<p>&#8211; Paylaşımlarınıza dikkat edin ve gereksiz bilgileri paylaşmaktan kaçının.<br />
&#8211; Arkadaş listenizi düzenli olarak gözden geçirin ve gereksiz kişileri çıkarın.<br />
&#8211; Paylaşımlarınızın kimler tarafından görülebileceğini kontrol edin ve gizliliği sağlayın.<br />
&#8211; Fotoğraf erişimini kısıtlayarak güvenliğinizi artırın.<br />
&#8211; İki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin ve güçlü parolalar kullanın.</p>
<p>(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) Foto: Pixabay / deeznutz1</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2024/06/ai-generated-8123097-800.jpg" length="46511" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyada paylaşmamanız gereken 10 konu</title>
		<link>https://egazete.de/sosyal-medyada-paylasmamaniz-gereken-10-konu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 19:18:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=28187</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyada paylaşılan bilgilerin güvenliği büyük önem taşıyor. Dijital güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların dikkat etmeleri gereken konuları sıraladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformları günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak, dikkatsizce yapılan paylaşımlar kişisel güvenliğimizi tehlikeye atabilir. Dijital güvenlik şirketi ESET, internet kullanıcılarının sosyal medya platformlarında paylaşmamaları gereken konuları sıraladı.</p>
<p><strong>Aşırı Paylaşım Sorunu</strong></p>
<p>Sosyal medyada aşırı paylaşım, giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Bu durum, kullanıcıların hem kendilerini hem de çevrelerindekileri rahatsız edebilir. Ayrıca, kimlik hırsızlığı gibi ciddi risklere yol açabilir.</p>
<p><strong>Kişisel Bilgilerin Korunması</strong></p>
<p>Kimlik hırsızlığını önlemek için kişisel bilgilerinizi korumak önemlidir. Evcil hayvanınızın adı veya doğum tarihiniz gibi gözüken zararsız bilgiler bile potansiyel bir risk oluşturabilir.</p>
<p><strong>Seyahat Planları</strong></p>
<p>Tatil planlarınızı paylaşmak, evinizin boş olacağını açıkça belirtmek anlamına gelebilir. Bu nedenle, tatil fotoğraflarınızı yayınlamadan önce dikkatli olmalısınız.</p>
<p><strong>Konum Verileri</strong></p>
<p>Konum paylaşımı, siber suçluların hedef belirlemesini kolaylaştırabilir. Bu nedenle, konum verilerinizi mümkün olduğunca gizli tutmanız önemlidir.</p>
<p><strong>Pahalı Alımlar</strong></p>
<p>Pahalı alımlarınızı paylaşmak, potansiyel hırsızların dikkatini çekebilir. Bu nedenle, yeni satın aldığınız ürünlerle ilgili bilgileri paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>Çocuk Fotoğrafları</strong></p>
<p>Çocuklarınızın fotoğraflarını paylaşmak, onların mahremiyetini riske atabilir. Bu nedenle, çocuklarınızın rızası olmadan fotoğraflarını paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>İşle İlgili Şikayetler</strong></p>
<p>İşle ilgili şikayetlerinizi sosyal medyada paylaşmak, olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, işle ilgili konuları çevrimdışı olarak çözmek daha uygun olabilir.</p>
<p><strong>Finansal Detaylar</strong></p>
<p>Finansal bilgilerinizi paylaşmak, kimlik hırsızlığı riskini artırabilir. Bu nedenle, kredi veya banka kartı bilgilerinizi paylaşmaktan kaçınmalısınız.</p>
<p><strong>Aile ve Arkadaşların Bilgileri</strong></p>
<p>Sosyal medyada aile ve arkadaşların bilgilerini paylaşmak, onların güvenliğini tehlikeye atabilir. Bu nedenle, onların kişisel bilgilerini korumak önemlidir.</p>
<p><strong>Sosyal Medya Eşantiyonları</strong></p>
<p>Ödül çekilişleri gibi sosyal medya eşantiyonları, kullanıcıların kişisel bilgilerini ele geçirmek için kullanılabilir. Bu nedenle, bu tür etkinliklere katılmadan önce dikkatli olmalısınız.</p>
<p><strong>Güvenliğinizi Sağlamak İçin İpuçları</strong></p>
<ul>
<li>Paylaşımlarınıza dikkat edin ve gereksiz bilgileri paylaşmaktan kaçının.</li>
<li>Arkadaş listenizi düzenli olarak gözden geçirin ve gereksiz kişileri çıkarın.</li>
<li>Paylaşımlarınızın kimler tarafından görülebileceğini kontrol edin ve gizliliği sağlayın.</li>
<li>Fotoğraf erişimini kısıtlayarak güvenliğinizi artırın.</li>
<li>İki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin ve güçlü parolalar kullanın.</li>
</ul>
<p>(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2024/03/ai-generated-8222500-800.jpg" length="54080" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Microsoft&#8217;tan Almanya&#8217;ya 3,2 milyarlık yatırım</title>
		<link>https://egazete.de/microsoftdan-almanyaya-32-milyarlik-yatirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 20:28:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=28052</guid>

					<description><![CDATA[ABD'li teknoloji şirketi Microsoft'un gelecek iki yıl içinde Almanya'ya çoğunluğu yapay zeka alanında olmak üzere 3,2 milyar Euroluk yatırım yapmayı planladığı bildirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft Başkanı Brad Smith, başkent Berlin’de Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ABD’li şirketin Almanya&#8217;daki varlığını genişletmek için 2025 sonuna kadar yaklaşık 3,2 milyar Euro yatırım yapmayı planladığını söyledi.</p>
<p>Microsoft&#8217;un son 40 yılda Almanya&#8217;ya yaptığı en büyük yatırımla ülkedeki yapay zeka ve veri merkezi altyapısının kapasitesini iki katına çıkarmayı ve eğitim programlarını genişletmeyi hedeflediğini belirten Smith, söz konusu yatırımın Microsoft&#8217;un Almanya’da yapay zeka ve veri merkezi altyapısı kapasitesini iki katına çıkaracağını dile getirdi.</p>
<p>&#8220;Bunu Almanya&#8217;ya duyduğumuz muazzam güven nedeniyle yapıyoruz&#8221; diyen Smith, Almanya&#8217;nın teknolojik değişimde &#8220;sürekli ön planda&#8221; olduğunu vurguladı.</p>
<p>Smith, söz konusu yatırım için Alman hükümetinden “herhangi bir sübvansiyon almadıklarını ve talep etmediklerini&#8221; aktardı.</p>
<p>Almanya Başbakanı Scholz ise Microsoft&#8217;un ülkesine yatırımını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, &#8220;Bu, Almanya için güzel bir sabah. Söz konusu yatırım, ilerlemeye, büyümeye, modernliğe ve bu fırsatların temeli olarak küresel açıklığa yönelik gerçekten iyi bir taahhüttür&#8221; dedi.</p>
<p>birgun.net  Foto: Pixabay / efes</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2024/02/building-1011876-800.jpg" length="60641" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>AYM&#8217;den erişim engelleri için ihlal kararı</title>
		<link>https://egazete.de/aymden-erisim-engelleri-icin-ihlal-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:45:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[erişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=27951</guid>

					<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, aralarında BirGün, Diken, Duvar, Artı Gerçek'in bulunduğu haber sitelerinde yayımlanan 500'den fazla içeriğe getirilen erişim yasaklarına ilişkin hak ihlali kararı verdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="resize">
<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), internet ortamında yayımlanan çok sayıda haber içeriğine yönelik alınan erişim engelleme kararlarına karşı yapılan 502 bireysel başvuruya ilişkin hak ihlali kararına imza attı. İfade özgürlüğünün ihlal edildiği belirtilen kararın gerekçesinde ilgili düzenlemede öngörülen sistemin etkili başvuru hakkı yönünden de &#8220;yapısal bir sorun&#8221; içerdiği kanaatine varıldığı belirtildi.</p>
<p>Erişime engellenen haberlerin 118&#8217;si Diken, 87&#8217;si Duvar, 36&#8217;sı BirGün, 31&#8217;i Artı Gerçek, 11&#8217;i Sendika.Org. ve 23&#8217;ü ise EngelliWeb içerikleri oldu. Gay Sosyal Ağı&#8217;nın web sitesi hornet.com da bu kararlar kapsamında 2020&#8217;de erişime yasaklanmıştı.</p>
<p>Erişim engeli kararları arasında Soma&#8217;da bir madenciye tekme atan eski Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel&#8217;in 352 haber içeriğine yönelik aldırdığı karar da yer aldı. 17-25 Aralık yolsuzluk skandalı, MİT tırları davası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a ilişkin karikatür, Bilal Erdoğan hakkında İtalya&#8217;da soruşturma başlatılması, Sümeyye Erdoğan ve Berat Albayrak&#8217;a ilişkin haberler de AYM&#8217;ye taşınan içerikler arasında. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu&#8217;nun aldırdığı bazı haber yasakları da bireysel başvuruya konu oldu.</p>
<p><strong>502 BAŞVURU BİRLEŞTİRİLDİ</strong></p>
<p><a href="https://www.dwturkce1.com/tr/aymden-internet-sans%C3%BCr%C3%BC-kararlar%C4%B1na-toplu-ihlal/a-68194530" rel="nofollow noopener" target="_blank">DW Türkçe&#8217;den Alican Uludağ&#8217;ın haberi</a>ne göre çeşitli suç ceza hakimlikleri tarafından 2014&#8217;ten 2023 yılına kadar son 10 yılda haber içeriklerine getirilen erişim engelleme kararlarına karşı yapılan 502 başvuruyu birleştiren AYM, verdiği kararda ifade özgürlüğü ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Bu dosyalardan 352 tanesini de Prof. Dr. Yaman Akdeniz&#8217;in kurucusu olduğu İfade Özgürlüğü Derneği&#8217;nin yaptığı başvurular oluşturuyor.</p>
<p>Erişim engellerinin kaldırılması için kararın örneğini ilgili sulh ceza hakimliklerine gönderen Yüksek Mahkeme, başvuruculara tazminat ödenmesine de karar verdi. Mahkeme, 10 yıl içinde farklı kişiler adına 90&#8217;dan fazla bireysel başvuru yapan avukata tek vekalet ücreti (18 bin 800 TL) ödenmesini de kararlaştırdı.</p>
<p><strong>TBMM&#8217;DEN DÜZENLEME YAPMASI İSTENMİŞTİ</strong></p>
<p>Kararın ifade özgürlüğü yönünden gerekçesinde AYM&#8217;nin daha önce aldığı &#8220;Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri&#8221; kararına atıf yapıldı. Bu kararda, sorunun yapısal olduğu ve TBMM&#8217;den bir yıl içinde yasal düzenleme yapılmasının istendiği anımsatıldı.</p>
<p>Ancak kararın Resmî Gazete&#8217;de yayımlanmasının üzerinden bir yıl geçtiğine işaret edilen kararda, bu kararda kanundan kaynaklanan ihlalin giderilmesi için sağlanması gerektiği belirtilen güvencelerin sağlanmadığı, tespit edilen yapısal sorunun çözümü için gerek yasama organı gerek ilgili kamu otoritelerince bir değişiklik gerçekleştirilmediği ve önlem alınmadığı dikkate alınmadığına işaret edildi.</p>
<p>Kararın &#8220;etkili başvuru hakkının&#8221; ihlali yönündeki gerekçesinde de itiraz makamlarının kararlarında başvurucuların iddialarını ve delillerini dikkate almadığı, çatışan menfaatleri dengelemeye yönelik bir çaba içinde olmadığı, internet içeriklerine erişimin engellenmesi şeklindeki müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunu ve müdahalenin orantılı olup olmadığını değerlendirmediği kaydedildi. Gerekçede &#8220;tüm başvurucuların ifade özgürlükleriyle bağlantılı olarak Anayasa&#8217;nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiğine&#8221; dikkat çekildi.</p>
<p>AYM, &#8220;kişilik haklarını ihlal ettiği&#8221; iddiasıyla internet ortamında yapılan yayın içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun&#8217;un 9&#8217;uncu maddesinin iptaline karar vermişti. Bu düzenlemeyle internet ortamındaki bir içeriğin &#8220;süresiz olarak&#8221; engellendiğine işaret edilen kararda, &#8220;Bu yönüyle kurallar ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil etmektedir&#8221; denilmişti. 10 Ocak&#8217;ta yayımlanan kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmişti.</p>
<p><strong>KARAR NE ANLAMA GELİYOR?</strong></p>
<p>AYM&#8217;nin son kararını değerlendiren iletişim hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, ihlali &#8220;beklenen karar&#8221; olarak nitelendirdi. Anayasa Mahkemesi&#8217;nin pilot kararında bir sene bekleyeceğini söylediğini anımsatan Akdeniz, &#8220;Fakat birleştirilmiş toplu ihlal kararını ancak iki sene sonra verdi. Başvuru detaylarına baktığımızda dosya işlemleri tamamlanmış ve 2014&#8217;ten beri bekleyen başvurular var. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi ihlal kararı vermiş olmasına verdi ama bu yaklaşımı birçok sorunu da birlikte getirdi&#8221; dedi.</p>
<p>Toplu kararın içeriğinden hiçbir şeyin anlaşılmadığını kaydeden Akdeniz, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>&#8220;Halbuki siyasi niteliği yüksek birçok başvuru var. Başvurulara konu kararların önemli bir kısmı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, AKP&#8217;li siyasetçiler ve AKP&#8217;ye yakın gerçek ve tüzel kişiler tarafından aldırılmış kararlar. Kaldı ki AYM 9. maddeyi geçtiğimiz haftalar içinde iptal ettiğini duyurmakla birlikte, iptal kararı 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girecek ve tarihe kadar da sulh ceza hakimleri bu kararları almaya devam edecek. TBMM ise iptal edilen hükmün yerine muhtemelen çok benzer bir hüküm getirecek. Dolayısıyla sansür aynen devam edecek.&#8221;</p>
<p><strong>DW DE ERİŞİME ENGELLENDİ</strong></p>
<p>Deutsche Welle&#8217;nin (DW) haber portalı dw.com da RTÜK&#8217;ten lisans alma şartını yerine getirmediği gerekçesiyle erişime engellenmişti. DW, lisans koşullarının Almanya&#8217;daki yasalarla uyumsuz olması ve sansüre yol açabileceği gerekçeleriyle bu talebi yerine getirmemişti.</p>
<p>Karara itirazını Türkiye&#8217;de Anayasa Mahkemesi&#8217;ne taşıyan DW, Anayasa&#8217;nın 26 ve 28&#8217;inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin (AİHS) düzenlediği ifade ve basın özgürlüğü, ayrıca Anayasa&#8217;nın 36, 40 ve 141&#8217;inci maddeleri ile AİHS&#8217;nin 6&#8217;ıncı maddesindeki adil yargılanma ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğinin tespitini talep etti.</p>
<p>Geçen Kasım ayında Deutsche Welle&#8217;nin (DW) Türkiye&#8217;deki alternatif adreslerine de erişim engeli getirildi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu&#8217;nun (RTÜK), Deutsche Welle&#8217;nin Türkiye&#8217;de 1 Temmuz 2022 tarihinde erişime engellendikten sonra alternatif olarak kullanmaya başladığı dwturkce.com ve inspiredminds.de/tr adreslerinin Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/9903 ve 2023/9904 sayılı kararlarıyla erişime engellendi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VPN talebinde yüzde 853 artış</title>
		<link>https://egazete.de/vpn-talebinde-yuzde-853-artis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 21:14:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[vpn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=25342</guid>

					<description><![CDATA[BTK, İstiklal Caddesi'ndeki patlamanın ardından, ülke genelinde bant daraltma uygulamasına gitmişti. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="news-detail__header">
<p>Beyoğlu İstiklal Caddesi&#8217;nde patlamanın yaşandığı 13 Kasım&#8217;da Türkiye&#8217;de VPN talebi yüzde 853 oranında arttı.</p>
</div>
<div class="news-detail__content">
<p>İstiklal Caddesi&#8217;nde 6 kişinin öldüğü, 81 kişinin yaralandığı 13 Kasım’daki patlamanın ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), ülke genelinde bant daraltma uygulaması yaparak internet erişimine sınırlama getirdi.</p>
<p>Uygulama ile Instagram, YouTube, Facebook ve Twitter&#8217;a erişim yavaşlatıldı ya da bazı internet sağlayıcılar tarafından tamamen durduruldu.</p>
<p>DW Türkçe&#8217;nin haberine göre VPN kullanımıyla ilgili araştırmalar yapan TOP10VPN sitesine göre Taksim&#8217;de bombalı saldırının düzenlendiği 13 Kasım günü Türkiye&#8217;de VPN talebi yüzde 853 oranında arttı. Artış oranının önceki 30 günün ortalaması baz alınarak hesaplandığı belirtildi.</p>
<p><strong>VPN NEDİR?</strong></p>
<p>&#8220;Virtual Private Network&#8221; yani Türkçe çevirisiyle &#8220;sanal özel ağ&#8221; tabirinin kısaltması olan &#8220;VPN&#8221;, internet kullanıcılarının engellemeleri aşmak için faydalanabileceği bir araç. VPN, devlet kontrolü altında bulunan bir ağa tâbi kişisel bir bilgisayarın, özgür internet üzerindeki bir sunucuya bağlanmasını mümkün kılıyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2022/11/vpn800.png" length="196902" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Dünya uzman yazılımcılar arıyor</title>
		<link>https://egazete.de/dunya-uzman-yazilimcilar-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 11:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=23185</guid>

					<description><![CDATA[Çağımızın en hızlı gelişen ve en çok ihtiyaç duyulan iş alanları arasında yazılım sektörü yer alıyor. Sektörde çalışacak ve yeni yazılımlar geliştirecek yazılım mühendislerine ihtiyaç duyuluyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinde yaygınlaşan uzaktan çalışma imkanları ile yazılımcılar dünyanın dört bir yanındaki, alanında lider şirketlerde çalışma fırsatı buluyorlar. Bu sebeple yazılım konusunda uzman gençlerimize [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağımızın en hızlı gelişen ve en çok ihtiyaç duyulan iş alanları arasında yazılım sektörü yer alıyor. Sektörde çalışacak ve yeni yazılımlar geliştirecek yazılım mühendislerine ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinde yaygınlaşan uzaktan çalışma imkanları ile yazılımcılar dünyanın dört bir yanındaki, alanında lider şirketlerde çalışma fırsatı buluyorlar. Bu sebeple yazılım konusunda uzman gençlerimize de kendilerine yeni imkanlar sunan ülkelere giderek işlerini en iyi şekilde yapma ve kendilerini geliştirme imkanı doğuyor.</p>
<p>Bunlardan biri de Türkiye&#8217;nin yetiştirdiği önemli yazılımcılardan Ahmet Caner Türkmen.</p>
<p><strong>Silikon Vadisi izlenimlerini aktardı</strong></p>
<p>Uzman yazılımcı Türkmen, işini en iyi şekilde yapmak ayrıca bilgilerini ve eğitimini daha ileriye taşıma amacıyla gittiği Silikon Vadisi seyahati deneyimlerini şu sözler ile aktardı: <strong>&#8220;Silikon Vadisi seyahatim sırasında Amerika&#8217;nın ileri gelen şirketlerinde çalışan Türklerle sohbet etme şansı yakaladım. Yaptığım bu görüşmelerden edindiğim izlenimlere göre önde gelen şirketlerin Türk yazılımcılardan çok memnun olduğunu gördüm. Özellikle pandemi sonrasında uzaktan çalışan kadroların sayısının artması dolayısıyla, şirket bünyesine dahil edecekleri eleman arayışlarında Türkiye&#8217;nin de ilk sıralarda yer aldığını gördüm.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;ye hiçbir engel yok!</strong></p>
<p>Kendisi de 2017&#8217;den beri uzaktan, Amerika, İngiltere, Avustralya gibi ülkelerdeki yazılım devi şirketlere, yazılım danışmanlığı sunan Ahmet Caner Türkmen; <strong>&#8220;Gelecekte globalleşen dünyada nitelikli yazılımcı ihtiyacını karşılayan ülkelerden biri olması için Türkiye&#8217;nin hiç bir engeli yok. Kültürümüzdeki usta çırak ilişkisinin, yazılım sektöründe de uygulanıyor olması, yeni yetişen parlak gençlerin hızla tecrübe kazanmasına olanak sağlıyor&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>Köklü düzenlemelere ihtiyaç var</strong></p>
<p>Ancak bu alanda köklü düzenlemelere de ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ahmet Caner Türkmen, gençlerin tam donanımlı bir şekilde yetişmesi için eğitimde teknoloji ve bilişim sistemlerine önem veren bir modelin uygulanması gerektiğini savundu. Şu anda sektörde çalışan insanların da elini taşın altına sokması gerektiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: <strong>&#8220;Yazılım uzmanları, çalıştıkları şirketlerin yapısına göre, 5-7 bin ila 45 bin TL arasında değişen bir maaş skalasına sahip. İşe yeni başlayan gençler 5-7 bin TL, uzman seviyesindeki bir yazılımcı ise 15 -25 bin TL net maaş alıyor. Kıdemli uzman ve yönetici seviyesi 25-35 bin TL’ler, bir IT genel müdürünün maaşı ise iyi bir şirkette 40-45 bin TL’yi geçiyor, hatta ucu açık. Döviz kurlarının artmasıyla birlikte Amerika, İngiltere, Avrupa ülkeleri gibi ülkelerde çalışan yazılımcılar için kazanılan maaşlar ise Türkiye standartlarının çok üzerinde. Bu sebeple yazılımcılar da yurt dışındaki şirketlerde calışma konusunda hevesliler.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2022/03/ahmet-caner-turkmen0322-800.jpg" length="57137" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Sanal dolandırıcılık arttı</title>
		<link>https://egazete.de/sanal-dolandiricilik-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Mar 2022 22:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=23088</guid>

					<description><![CDATA[Av. Tuğçe Nur Hakbilir&#8217;e göre kullanıcıların kaparo yollarken açıklama kısmına ne yazdığına dikkat etmesi gerekiyor. İnternet yoluyla dolandırılan kişilerin maddi ve manevi tazminat kazanma yolu da açık. Pandemi dönemiyle birlikte sanal dolandırıcılık vakalarının artış gösterdiğine dikkat çeken Av. Tuğçe Nur Hakbilir, Ne yazık ki dolandırıcılar son zamanlarda teknolojinin sağladığı kolaylıklardan faydalanarak pek çok kişiyi mağdur [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Av. Tuğçe Nur Hakbilir&#8217;e göre kullanıcıların kaparo yollarken açıklama kısmına ne yazdığına dikkat etmesi gerekiyor. İnternet yoluyla dolandırılan kişilerin maddi ve manevi tazminat kazanma yolu da açık.</p>
<p>Pandemi dönemiyle birlikte sanal dolandırıcılık vakalarının artış gösterdiğine dikkat çeken Av. Tuğçe Nur Hakbilir, Ne yazık ki dolandırıcılar son zamanlarda teknolojinin sağladığı kolaylıklardan faydalanarak pek çok kişiyi mağdur etmektedir. Özellikle COVID-19 pandemisi sonrasında hızla artan internet üzerinden alışveriş yöntemi dolandırılanların sayısının da artmasına sebep olmuştur&#8221; dedi.</p>
<p>Sanal dolandırıcılık şekillerinin farklılık gösterdiğine dikkat çeken Hakbilir, &#8220;Satın alınan ürünün görsel ve özelliklerinden farklı yahut sahte ürün gönderilmesi, satın alınan ürünün ödemesi yapılmasına rağmen gönderilmemesi ve satıcıya bir daha ulaşılamaması, araç ilanlarının yayınlandığı internet sitesinden ulaşılan alıcının &#8220;kaparo&#8221; adı altında aldığı paradan sonra bir daha kendisiyle iletişime geçilememesi, ödeme sırasında girilen kart bilgilerinin kopyalanması son zamanlarda sıkça karşılaştığımız örneklerden&#8221; dedi&#8230;</p>
<p>Son dönemde özellikle sosyal medyada para kazandırma vaadiyle dolandırılan sayısız isim olduğunu dolandıran Hakbilir, &#8220;Bir çok kişinin Sosyal medya hesapları (facebook, twitter, instagram vb.) üzerinden para kazandırma vaadiyle dolandırıcılara yüksek meblağlarda paralar gönderdiklerini ve bir daha bu şahıslara ulaşamadıklarını duyuyoruz. Kimse size sosyal medyadan &#8220;çabasız&#8221; para kazandıramaz&#8230; Bu nedenle mağduriyet meydana gelmeden önce dikkatli olmalı ve gerekli önlemleri almalıyız&#8221; Dedi.</p>
<p>Hakbilir, &#8220;Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden ulaşarak para, kart bilgisi, kart şifresi gibi bilgileri almak isteyen şahıslara karşı dikkatli olmak, kişisel verilerimizi paylaşmamak, internet üzerinden alışveriş yapılan sitelerin güvenilirliğini kontrol etmek, güvenilirliğinden şüphe duyulan sitelerden yapılan alışverişlerde kapıda ödeme yöntemini tercih etmek, banka hesabından kaparo veya satış bedeli olarak yapılan para transferlerinin açıklama kısmına transferin neye istinaden yapıldığını belirtmek alınabilecek önlemlerdendir&#8221; diyerek kullanıcıları uyardı&#8230;</p>
<p>Dolandırıcılık suçuna maruz kalanların yapmaları gerekenleri de özetleyen Tuğçe Nur Hakbilir, &#8220;Mağdurlar bu suça maruz kaldıklarında karakola veya Cumhuriyet Savcılığına ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunarak yapılacak soruşturma neticesinde kamu davası açılmasını ve faillerin hapis ve adli para cezasına mahkum edilmelerini sağlayabilirler. Ayrıca mağdurların suç nedeniyle uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarını tazmin edebilmek amacıyla tazminat davası açmaları da mümkündür<a name="_GoBack"></a>&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2022/03/ecommerce-gd4bab0db9-800.jpg" length="35860" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
