<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 17:47:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Güne bir bardak ılık suyla başla</title>
		<link>https://egazete.de/gune-bir-bardak-ilik-suyla-basla/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Su]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31842</guid>

					<description><![CDATA[Uzmanlar, sabah ilk iş olarak ılık su içmenin vücutta yarattığı inanılmaz değişimlere dikkat çekiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güne başlarken hiçbir ekstra çaba harcamadan sadece bir bardak ılık su tüketerek sindirim, metabolizma ve dolaşım sisteminizi baştan sona destekleyebilirsiniz. İşte ılık suyun sağlığınıza sunduğu 4 temel fayda.</p>



<p><strong>Vücudu toksinlerden arındırıyor</strong></p>



<p>Geleneksel Çin Tıbbı (GÇT) uygulayıcıları, uzun zamandır vücudu detoksifiye etmek için ılık sudan faydalanıyor. Artan su sıcaklığı, vücutta biriken toksinlerin çok daha kolay çözünmesini ve sistemden dışarı atılmasını kolaylaştırıyor.</p>



<p><strong>Metobolizma ve sindirimi hızlandırıyor </strong></p>



<p>Ilık su içmek, metabolizmayı doğrudan uyararak sindirim sürecini başlatır. Suyun içilmesiyle birlikte kan damarları genişler; bu durum suyun mideye hızlıca ulaşmasına ve tüketilen gıdaların bileşenlerine ayrılmasına yardımcı olur.</p>



<p>Vücut, içilen soğuk suyu öncelikle mide sıcaklığına getirmek için fazladan enerji harcar. Yaklaşık 36°C (vücut sıcaklığında) içilen su ise vücudu yormaz ve bu enerji harcamasını tamamen ortadan kaldırır. </p>



<p><strong>Zayıflama sürecini destekliyor</strong></p>



<p>Yemeklerle veya sabahları ılık su içmenin zayıflama sürecinde iki büyük avantajı bulunuyor. Vücudun yağları daha etkili bir şekilde sindirmesine katkı sağlar. Vücut sıcaklığındaki hafif artış, damarları genişleterek kaslara ve dokulara daha fazla kan akışı sağlar. Bu da yağ birikintilerinin parçalanmasını hızlandırır.</p>



<p><strong>Güne daha yüksek enerjiyle başlatıyor</strong></p>



<p>Sabah uyandıktan hemen sonra içilen bir bardak ılık su, vücut sıcaklığını hafifçe artırarak dolaşım sistemini aktif hale getirir. Kan dolaşımının hızlanması, daha hızlı uyanmanızı ve güne daha yüksek bir enerjiyle başlamanızı sağlar.</p>



<p><strong>Odatv.com</strong> Foto: Pixabay / cocoparisienne</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/water-3853492_800.jpg" length="88056" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Akciğer kanseri vakaları hızla artıyor</title>
		<link>https://egazete.de/akciger-kanseri-vakalari-hizla-artiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necati Suözer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 19:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[AOK Hessen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31795</guid>

					<description><![CDATA[Hem dünya ve Almanya genelinde hem de Hessen eyaletinde  akciğer kanseri vakaları hızlı bir şekilde artış gösteriyor. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Necati SUÖZER</p>



<p>AOK Hessen&#8217;in yaptığı  güncel bir değerlendirmeye göre, eyalette 2024 yılında 2017’ye kıyasla 3 binden daha fazla akciğer kanseri vakası görüldü.<br><br>2024 yılında Hessen´de yaşayan 14 bin 100 kişi,  akciğer kanseri ile ilişkilendirildi. Bu tespit 2017 yılına göre 3 bin kadar bir artış  anlamına geliyor. 14 bin 100 akciğer kanseri vakası, eyalet nüfusunun yüzde 0,32&#8217;sine tekabül ediyor</p>



<p>Hastaların 8 bini erkek, 6 bin 100&#8217;ü kadın. Böylece akciğer kanseri, hızlı bir eğilimle en sık görülen kanser türlerinden biri haline geldi. </p>



<p>Akciğer kanserinin başlangıçta herhangi bir belirti göstermediği için genellikle geç teşhis edildiği açıklandı.  Ancak kişiye özel bir tedavi, bu hastaların da yaşam süresini uzatmaya yardımcı olabilir. Sağlık sigortası AOK Hessen, en iyi tedavi için ağ tabanlı teşhis ve tedavi planlamasının masraflarını karşılıyor.</p>



<p><strong>Bölgelere göre farklılıklar var</strong></p>



<p>Hessen’de akciğer kanseri tanısının sıklığı konusunda belirgin bölgesel farklılıklar görülüyor. 2024<br>yılında Darmstadt, Taunus, Bergstraße ve Fulda’da nüfusun yüzde 0,3’ünden azı bu hastalıktan<br>etkilenirken, Kuzey Hessen’de söz konusu prevalans oranı belirgin şekilde daha yüksek oldu. Bu<br>konuda en yüksek oranlara sahip bölgeler, sırasıyla yüzde 0,46 ve 0,41 ile Werra-Meißner İlçesi ve<br>Kassel İlçesi oldu. Bunun arkasındaki temel neden, muhtemelen Kuzey Hessen’deki daha yaşlı nüfus yapısı oldu. Ancak yaş veya cinsiyete bağlı bu tür farklılıklar dahil edilmediği zaman şöyle bir  tablo çıkıyor: Bu durumda Offenbach, büyük bir farkla ilk sırada yer alıyor (yüzde<br>0,44).  Taunus Bölgesi&#8217;nde (Hochtaunus ve Main-Taunus ilçeleri) akciğer kanseri sıklığının önemli ölçüde daha düşük oldu.</p>



<p><strong>Kişiselleştirilmiş tıp yani kişiye özel hizmetler daha etkili oluyor</strong><br></p>



<p>Etkilenen her beş hastadan dördünde, “küçük hücreli olmayan akciğer kanseri” görülüyor.  Bu tümörlerin yaklaşık yüzde 20 ila 50’sinde, tümörlerin büyümesinden sorumlu olan genetik değişiklikler, yani “sürücü mutasyonlar” mevcut. Bu sürücü mutasyonlar, spesifik ilaçlarla<br>hedefli bir şekilde engellenebilir. Bu “kişiselleştirilmiş tıp” veya “hassas tıp” adlandırılıyor. Bu ilaçlarla tedavi edilen hastaların yaşam süresi, mevcut tedavilere kıyasla ortalama olarak yaklaşık iki ila beş yıl uzayabiliyor.</p>



<p><strong>AOK Hessen, hastaları destekliyor</strong></p>



<p>Bu nedenle AOK, Ulusal Genomik Tıp Ağı (nNGM) ile sözleşmeler imzalamış ve ağ kapsamındaki son derece uzmanlaşmış tümör teşhisi ile tedavi masraflarını üstleniyor. Bu hizmetten, semptomları olsun ya da olmasın, ilerlemiş akciğer kanseri hastası olan tüm AOK sigortalıları yararlanabilir. Küçük hücreli tumörlerde bu tür sürücü mutasyonlar mevcut. Ancak bunlar çok daha nadir görüldüğünden, kişiselleştirilmiş tedavi bu durumda şu ana kadar daha seyrek olarak uygulanabiliyor.<br>*Son 10 yıl içinde ilgili kanser tanısı belgelenmişse (10 yıllık prevalans), bu bir hastalık olarak<br>kabul edilir. 30 yaş ve üzeri kişilerde görülen hastalık vakaları sayılıyor.<br><br>Daha fazla bilgi için: <a href="https://www.aok.de/pk/leistungen/krebsvorsorge-frueherkennung/krebsvorsorge/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://www.aok.de/pk/leistungen/krebsvorsorge-frueherkennung/krebsvorsorge/</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/07/globoxr-ribbon-8243070_800.png" length="37819" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Yardım grubunuza destek alın</title>
		<link>https://egazete.de/yardim-grubunuza-destek-alin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 16:57:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AOK Hessen]]></category>
		<category><![CDATA[kendi kendine destek grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31788</guid>

					<description><![CDATA[AOK Hessen'de 'Kendi Kendine Yardım Grupları' için ayrılmış olan bütçe neredeyse bitmek üzere. Proje desteği için ayrılan bütçeden sadece 132 bin Euro kaldığı duyuruldu. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>AOK Hessen, uzun yıllardır kendi kendine yardım gruplarına ve irtibat noktalarına maddi destek sağlıyor. Ancak bu kez, destek fonunun yüzde 75’i yılın ortasında tükendi. Dolayısıyla, 2026 yılı için başvuruları başarıyla sunmak için çok az zaman ve bütçe kaldı.</p>



<p>AOK Hessen&#8217;den yapılan açıklamaya göre bu yıl şimdiye kadar projeler için 276.000 Euro ödeme yapıldığı, ek olarak da 111.000 Euro daha ayrılarak ödenek miltarı 132.000 Euro tutarına çıkarıldı.<br>AOK Hessen yıl içinde 131 projeyi onaylayıp parasal destek verdi. Projelerin içeriği çoğunlukla<br>üyelerin mesleki eğitimine veya halkla ilişkiler çalışmalarına odaklı oldu. </p>



<p>Ayrıca bu destek sayesinde hastalıklarla başa çıkmaya yönelik seminerler de düzenlenebildi. Bu yılki fon desteğinin öne çıkan etkinliklerinden biri de kendi kendine yardım grubu tarafından Kassel’de düzenlenen lipödem ve lenfödem konulu uzmanlar toplantısı oldu.  </p>



<p>AOK Hessen’de kendi kendine yardım çalışmalarından sorumlu Susanne Strombach, “Aralık ayına kadar  gerçekleştirilecek ve finansal olarak desteklememiz gereken projeler hâlâ başvurulabilir. En iyisi, destek başvurusu bu yaz içinde yapılmalıdır. Ne kadar erken olursa o kadar iyi. Zira, ödenen fon miktarı her yıl artmasına rağmen, ihtiyaç da giderek büyüyor” dedi.  </p>



<p>Bu konu hakkında teknik bilgi ve evraklara almanca içerikli sayfamızdan ulaşabilirsiniz:<br><a href="https://www.aok.de/pk/leistungen/therapien/selbsthilfegruppen/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>https://www.aok.de/pk/leistungen/therapien/selbsthilfegruppen/</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/07/grafik.jpg" length="298137" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Danıştay, muayenehanelere kota uygulamasının yürütmesini bir kez daha durdurdu</title>
		<link>https://egazete.de/danistay-muayenehanelere-kota-uygulamasinin-yurutmesini-bir-kez-daha-durdurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 13:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hekimler]]></category>
		<category><![CDATA[muayenehane]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31551</guid>

					<description><![CDATA[Muayenehanesi bulunan hekimlerin özel hastanelerde hasta tedavi etmelerine kota uygulaması getirerek hekimlerin bağımsız çalışma hakkını kısıtlayan düzenleme, 6 Ekim 2022 ve 7 Ocak 2023 tarihli yönetmeliklerden sonra 30 Ocak 2025 tarihinde çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde de yer almıştı. Danıştay Kadro Kısıtlaması Uygulamasının Yürütmesini Durdurdu Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Dairesi, özel hastanelerin “ilgili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Muayenehanesi bulunan hekimlerin özel hastanelerde hasta tedavi etmelerine kota uygulaması getirerek hekimlerin bağımsız çalışma hakkını kısıtlayan düzenleme, 6 Ekim 2022 ve 7 Ocak 2023 tarihli yönetmeliklerden sonra 30 Ocak 2025 tarihinde çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde de yer almıştı.</p>



<p><strong>Danıştay Kadro Kısıtlaması Uygulamasının Yürütmesini Durdurdu</strong></p>



<p>Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Dairesi, özel hastanelerin “ilgili uzmanlık dalındaki toplam kadro sayısının üçte birini aşmayacak şekilde tabiple sözleşme yapılabileceği” maddesinin yürütmesini durdurdu. Kararda Sağlık Bakanlığı’nın mevcut sağlık insan gücünü kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya, istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu; 1219 sayılı kanuna göre birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışmada planlamaların esas alınacağının belirtildiği; sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapma konusunda Sağlık Bakanlığı’na bir takdir yetkisi verildiği görülmekle birlikte, sağlık hizmetlerinin planlanması konusunda Sağlık Bakanlığı’na verilen söz konusu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı belirtildi. Bakanlığın yetkisinin hukukun genel ilkelerine, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği kaydedilen kararda; idarelerin takdir yetkisini kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkeleri açısından hukuka uygun olarak temellendirmekle yükümlü olduğu yönünde genel değerlendirmelere yer verildi. </p>



<p><strong>Dava Konusu Düzenlemede Hukuka Uyarlık Bulunmadığı Belirtildi</strong></p>



<p>Kararda madde düzenlemesine ilişkin olarak ise; ara karar ile idareye sorulan sorulara verilen/verilmeyen yanıtlardan sözleşmenin kadro sınırlamasına bağlanmasına ilişkin düzenleme yapılmadan önce herhangi bir planlama yapılmadığının görüldüğü, düzenlemenin sebep unsurlarının somut olarak ortaya konulamadığı, planlama yapma konusunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin hukukun genel ilkelerine, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığından söz edilemeyeceği sonucuna varıldığı ifade edildi. Vaka bazlı izin verilmesi düzenlemesine dair de vaka bazlı özel izin prosedürünün nasıl işletileceği, iznin kim tarafından (hastane mesul müdürü, ilgili hekim vs.) nasıl isteneceği, değerlendirme kriterlerinin neler olacağı, ne kadar sürede sonuçlandırılacağı, acil hallerde, mesai saatleri dışında ya da tatil günlerinde bu sürecin nasıl yürütüleceği gibi hususlarda herhangi kurala yer verilmediği vurgulanan kararda; düzenlemedeki bu belirsizliklerin uygulamada tereddütlere ve hizmet sunumunda aksaklıklara sebebiyet vereceği sonucuna varıldığı, bu yönüyle dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı belirtildi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/young-woman-doctor-2-800.jpeg" length="64541" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Burun estetiği planlamasında üç boyutlu simülasyon dönemi</title>
		<link>https://egazete.de/burun-estetigi-planlamasinda-uc-boyutlu-simulasyon-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 20:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[burun estetigi]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31545</guid>

					<description><![CDATA[Burun estetiği ameliyatlarında kullanılan teknolojilerin hem cerrahi planlama sürecini daha sağlıklı hale getirildiği hem de hastaların karar verme aşamasını önemli ölçüde kolaylaştırdığı belirtildi ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, burun estetiği ameliyatlarında kullanılan teknolojilerin hem cerrahi planlama sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini hem de hastaların karar verme aşamasını önemli ölçüde kolaylaştırdığını söyledi. </p>



<p><strong>Klasik Simülasyonlarından Farklı</strong></p>



<p>Özellikle klasik iki boyutlu fotoğraf simülasyonlarından farklı olarak üç boyutlu yüz analizi ve simülasyon imkânı sunan gelişmiş dijital görüntüleme sisteminin rinoplasti öncesi değerlendirmelerde hem hasta hem de hekim açısından büyük konfor sağladığını anlatan Op.Dr. Ümit Filiz, “Bu sistem, özel yüksek çözünürlüklü kameralar aracılığıyla hastanın yüzünü saniyeler içinde üç boyutlu olarak tarar ve tüm yüz anatomisini detaylı biçimde dijital ortama aktarır. Elde edilen görüntü yalnızca bir fotoğraf değil; üzerinde ölçüm yapılabilen, farklı açılardan incelenebilen ve oran analizleri gerçekleştirilebilen kapsamlı bir yüz modelidir. Anatomik yapı tüm detaylarıyla analiz edildiği için hasta ile hekim arasındaki iletişim daha net ve sağlıklı bir zemine oturur. Bu sayede ameliyat öncesinde beklentiler açık biçimde ortaya konur ve daha doğru bir planlama yapılır. Hastanın operasyon öncesinde hedeflenen burun şeklini görebilmesi, cerrahi sürecin daha kontrollü ve öngörülebilir ilerlemesini sağlar. Böylece ikinci ya da üçüncü revizyon ihtimali de önemli ölçüde azalır.” Bu model sayesinde burun kemeri, burun ucu projeksiyonu, nazolabial açı, yüz simetrisi ve çene-burun dengesi gibi estetik açıdan kritik parametrelerin ayrıntılı biçimde değerlendirilebildiğini belirten Dr. Filiz, “Diğer simülasyonlardan farklı olarak bu sistem, yalnızca görsel bir tahmin sunmaz; ölçülebilir, analiz edilebilir ve bilimsel verilere dayalı bir planlama imkânı sunar” şeklinde konuştu. </p>



<p><strong>Cerrah, dijital model üzerinde planlamayı hastaya görsel olarak gösterebiliyor</strong></p>



<p>Rinoplasti planlamasında en önemli unsurlardan birinin hastanın beklentileri ile cerrahın öngördüğü doğal ve anatomik sınırlar arasında denge kurmak olduğunu ifade eden Dr. Filiz, üç boyutlu simülasyonun bu noktada güçlü bir iletişim aracı olarak devreye girdiğini söyledi. Cerrahın dijital model üzerinde planlanan değişiklikleri simüle ederek burun sırtının düzeltilmesi, burun ucunun kaldırılması ya da küçültülmesi gibi olası müdahaleleri hastaya görsel olarak gösterebildiğini belirten Dr. Filiz, “Bu sayede hasta, ameliyat sonrası oluşabilecek görünüme dair daha somut ve gerçekçi bir fikir edinir. Süreç daha şeffaf ilerler, beklentiler daha net şekillenir” dedi. Üç boyutlu sistemin yalnızca estetik değil, fonksiyonel açıdan da önemli veriler sunduğunu ifade eden Dr. Filiz, burun yapısındaki asimetriler, deviasyonlar ve yüzün diğer bölümleriyle olan oransal uyumsuzlukların daha net ortaya konabildiğini belirtti. Dijital simülasyonların kesin bir sonuç garantisi anlamına gelmediğinin altını çizen Dr. Filiz, “Ameliyat sonrası nihai görünüm; cilt kalınlığı, doku elastikiyeti, iyileşme süreci ve cerrahi teknik gibi birçok faktöre bağlıdır. Ancak 3 boyutlu görüntüleme sistemi süreci daha öngörülebilir hale getirir, hem hasta memnuniyetini artırır hem de cerraha planlama aşamasında daha kontrollü bir yol haritası sunar” dedi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/burun-estetigi.jpg" length="70988" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hekim Birliği Sendikası: “Eylem planımız şekilleniyor”</title>
		<link>https://egazete.de/hekim-birligi-sendikasi-eylem-planimiz-sekilleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 18:09:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Hekimler Birliği Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31411</guid>

					<description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası, Türkiye’deki tüm teşkilatlarının katılacağı bir eylem planı hazırladı. İlk eylem Sağlık Bakanlığı önündeki açıklamayla başlayacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hekim Birliği Sendikası, temel taleplerin karşılanmaması halinde Türkiye genelinde gerçekleştireceği eylemlerle ilgili şu açıklamayı yaptı, “Sahadan gelen talepler dikkate alınarak, tüm teşkilatımızla birlikte eylem planımız şekillenmeye başlamıştır. Basın açıklamalarından başlayarak, iş bırakma kararlılığına kadar uzanan çok aşamalı eylemsel takvim oluşturulmuş ve teşkilatımızın onayına sunulmuştur. Artık söz değil, ortak irade zamanı. Hekimin emeğini yok sayan, çalışma şartlarını görmezden gelen, ekonomik ve mesleki sorunları öteleyen anlayışa karşı güçlü bir duruş sergilenecektir. Bu mücadele sahada birlikle kazanılacaktır. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızı Ankara’da omuz omuza durmaya davet ediyoruz. Birlikte olacağız. Birlikte ses vereceğiz. Birlikte sonuç alacağız” (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="600" height="572" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Hekimler-sendikasi600.jpeg" alt="" class="wp-image-31412" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Hekimler-sendikasi600.jpeg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Hekimler-sendikasi600-300x286.jpeg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Hekimler-sendikasi600.jpeg" length="130920" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Beş soruda burun estetiği</title>
		<link>https://egazete.de/bes-soruda-burun-estetigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 15:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31408</guid>

					<description><![CDATA[Burun estetiği hakkında bilinmesi gerekenler. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sinan Uluyol soruları yanıtladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Özel Ento Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sinan Uluyol, burun estetiği hakkında merak edilen konular hakkında bilgi verdi.</p>



<p>Burun estetiği için doktor seçimi nasıl yapılmalı?: Estetik burun ameliyatı için hekiminizin deneyimi ve başarısı kuşkusuz en önemli faktörlerdir. Bu konuda hekiminizin stilini anlamaya çalışın. İletişim çok önemlidir, hekiminizle mutlaka rahat bir süre içinde konuşun, ne istediğinizi iyi anlattığınızdan ve hekiminizi iyi anladığınızdan emin olun. Rinoplasti öncesinde ameliyat süreci, iyileşme dönemleri ve sık görülen sorunlar hakkında bilgi edinmek, hekimle daha sağlıklı bir görüşme sağlar. </p>



<p>Estetik burun cerrahisinde uygulanan tekniğin önemi var mıdır?: Uygulanan tekniğin önemi yoktur. Hastalar rahat bir ameliyat süreci geçirmek ve uzun dönemde başarılı estetik sonuçlar almak istemektedirler. Doktorunuz, estetik ve fonksiyonel sonuçlarının en yüksek olduğu tekniği uygulayacaktır. Rinoplasti öncesi görüşmede bu konu netleşecektir. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/op-dr-sinan-uluyol.jpeg" alt="" class="wp-image-31409" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/op-dr-sinan-uluyol.jpeg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/op-dr-sinan-uluyol-300x169.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/op-dr-sinan-uluyol-696x392.jpeg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Burun Estetiğinde En Zor Burunlar Hangileridir?</strong></p>



<p>Burun estetiğinde en zor burunlar hangileridir?: Estetik burun ameliyatının revizyon olması veya önceden geçirilmiş burun kemik-kıkırdak ameliyatı öyküsü estetik burun ameliyatını en çok zorlaştıran faktördür. Bu hastalarda kulak arkasından veya kaburgadan kıkırdak almak gerekebilir. Kaburgadan ve kulaktan kıkırdak almak burun estetiği ameliyat süresini uzatır, bu kıkırdak kaynakları yapıları gereği burun içindeki kıkırdaklar kadar kullanışlı değildir.</p>



<p><strong>Kalın Ciltte Burun Estetiği</strong></p>



<p>Kalın ciltlerde burun estetiği daha mı zordur?: Kalın ciltli burunların özellikle uç kısımları ilk 3 ay olan erken dönemde fazlaca şişer ve iyileşme süresi 1 yıldan daha uzun sürebilir. Bu durum can sıkıcı gibi görünse de doğru cerrahi teknik ve güçlü burun ucu desteği yapılan vakalar, iyileşme süreci sonunda kusur göstermeyen, estetik ve doğal görünen burunlar olurlar. Bunun yanında daha kolay olarak düşünülen ince ciltli burunlarda cilt altındaki dikişlerin düğümleri, en küçük girinti-çıkıntı bile görülebildiği için sürpriz sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. </p>



<p><strong>Burun Tamponu Ağrı Yapar mı?</strong></p>



<p>Alçı ve tampon ağrılı mıdır?: Estetik burun ameliyatı sonrası 5-7 gün sonra alçı ve silikon çıkartılır. Rinoplasti sonrası burun tamponu alınması işleminde ağrı neredeyse hiç duyulmaz. “Burun tamponu almak ağrılıdır” algısı bir şehir efsanesidir.  Silikon ve alçı alımı sonrası hastalar, normal hayatlarına ve profesyonel iş hayatlarına dönebilmektedir.</p>



<p><strong>Burun Estetiği ile Eş Ameliyatlar Yapılabilir mi?</strong></p>



<p>Burun estetiği ile birlikte hangi işlemler ve ameliyatlar yapılabilir?: Kepçe kulak estetiği (otoplasti), göz kapağı estetiği (blefaroplasti), burun kemiği eğriliği ameliyatı (septoplasti), burun eti büyümesi ameliyatı (konka radyofrekans), sinüzit ameliyatı (endoskopik sinüs cerrahisi), yüz germe ve badem göz estetiği yapılabilir. Bunların yanında diğer vücut bölgelerini ilgilendiren ameliyatlarla birlikte de burun estetiği uygulanabilir. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/op-dr-sinan-uluyol.jpeg" length="110087" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hekimlerden GETAT yönetmeliğine tepki!</title>
		<link>https://egazete.de/hekimlerden-getat-yonetmeligine-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 09:37:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Getat]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31374</guid>

					<description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği, GETAT Uygulamaları Yönetmeliği’nin kamu kaynaklarının israfı ve bilim dışılığın kurumsallaştırılması anlamına geldiğini belirterek yönetmeliğe tepki gösterdi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türk Tabibler Birliği, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalar Yönetmeliğinin, bilimsel tıp yerine halk sağlığı, meslek etiği açısından sorunlu uygulamaları yaygınlaştırmak amacı taşıdığını savundu. Yeni yönetmeliğe sert tepki gösteren Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu, konu hakkında şu açıklamayı yaptı:</p>



<p><em>Sağlık Bakanlığı tarafından son olarak yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Uygulamaları Yönetmeliği, sağlık hizmetlerinde bilimsel tıp yerine kanıta dayalı olmayan uygulamaları yaygınlaştırma anlamına gelmekte ve halk sağlığı, meslek etiği ve sağlık hizmetinin niteliği açısından ciddi riskler barındırmaktadır.</em></p>



<p><em>Sağlık Bakanlığı uzun süredir yaptığı çalışmalarla desteklediği ve yaygınlaştırmaya çalıştığı GETAT uygulamalarını geçtiğimiz yıl aile hekimliği hizmetleri içine yerleştirdi. Daha sonra Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü kurarak etkinliği ve güvenliği kanıtlanmamış bu uygulamalara daha çok kamu kaynağı aktarılmasının önünü açtı. Bu alanda sertifika yöntemi ile emek gücü oluşturma gayreti içine girdi. Bu politikalarında ısrar eden Sağlık Bakanlığı, bu son yönetmelik ile GETAT uygulamalarını daha geniş alanlarda kamusal sağlık hizmetinin bir parçası haline getirmektedir. Bu uygulamaların hayata geçmesi ile hastaların doğru, etkili ve güvenli tedaviye erişim hakkı zedelenecektir.</em></p>



<p><em>Tıbbın temel ilkesi, bilimsel kanıta dayalı olmasıdır. GETAT uygulamalarının önemli bir bölümünün bilimsel bir temeli olmadığı bilinmektedir. Bu konuda Türk Tabipleri Birliği Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi edinme hakkı kapsamında aşağıdaki sorulara yanıt istemiştir:</em></p>



<p><em>Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne kaç araştırma başvurusu yapılmıştır? Başvurulardan kaç tanesine araştırma izni verilmiştir? Klinik araştırma izni verilen GETAT uygulamalarının, GETAT Uygulamaları Yönetmeliği’nde sayılan uygulama türlerine göre dağılımı nedir? Yapılan klinik araştırma sonuçları ne olmuştur? Etkili ve/veya güvenli bulunmayan uygulamalar hangileridir Etkili ve/veya güvenli bulunmayan GETAT yöntemlerinin uygulanmaması için Sağlık Bakanlığı tarafından tedbir alınmış mıdır?</em></p>



<p><strong>GETAT Yönetmeliği ile Kanıta Dayalı Olmayan Uygulamalar Teşvik Ediliyor</strong></p>



<p><em>Hekimlik mesleği, bilimsel ve etik sorumluluk temelinde yürütülür. Kanıta dayalı olmayan uygulamaların teşvik edilmesi, hastalara zarar verme riski taşıdığı gibi etik ilkeler aşındırılmaktadır. Yeni yönetmelikte eskisinden farklı olarak uygulamanın yapılacağı sağlık kuruluşu tanımı genişletilmiştir. Uygulama üniteleri arasında tıp hekimi olmayan diş sağlığı merkezleri, hekim bulundurma mecburiyeti olmayan evde sağlık hizmet birimi sıralanmış; ayrıca GETAT uygulayıcısı sorumluluğunda yapılabileceği ifade edilerek yine hekim dışı kişilerin uygulama yapabileceği pekiştirilmiştir. Diğer sağlık meslek mensuplarının mesleklerini serbest icra edebileceğine dair 2025 yılında getirilen düzenleme de düşünüldüğünde GETAT uygulamalarının hekim olmayan kişiler tarafından sağlık kuruluşları dışında yapılmasının önünde bir engel kalmadığı görülebilir. Halihazırda etkili ve güvenli olduklarına dair yeterli bilimsel veri bulunmayan, olası zararları ortaya konulmamış bu uygulamaların kamusal alanda hekim dışı sağlık personeli tarafından uygulanmasına yol açacak bu yönetmelik halk sağlığı açısından tehdit olacaktır. cYönetmelikte yer alan eğitim, sertifikasyon ve uygulama süreçleri; modern tıp eğitimine kıyasla oldukça sınırlı ve yüzeyseldir. Bu durum, sağlık hizmetinde kaliteyi düşürmekte ve hasta güvenliğini riske atmaktadır.</em></p>



<p><strong>GETAT Uygulamaları Yetersiz Olan Sağlık Emek Gücünü Bölüyor</strong></p>



<p><em>Türkiye’de sağlık sistemi zaten ağır bir yük altındadır. Sağlık Bakanlığı’nın kamu kaynaklarını ve sağlık emek gücünü kullanırken koruyucu sağlık hizmetlerini öncelemesi, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmesi, nitelikli tanı ve tedavi hizmetlerini yeterli bir şekilde vermeye harcaması beklenir. GETAT uygulamalarını kamusal sağlık sistemi içine yerleştirme gayreti sağlıkta öncelikleri tersine çevirmekte, zaten yetersiz olan sağlık emek gücünü bölmekte, hastaları bilimsel tedavilerden uzaklaştırmakta, sağlık hizmetini daha da piyasalaştırmaktadır. Bu süreçte kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına ilişkin şeffaflık da bulunmamaktadır. Bu uygulamaların yaygınlaştırılmasının; sağlık emek gücünün dengeli dağılımında da bozulma yaratacağı aşikârdır. Sağlık sistemi planlaması; nüfusun ihtiyacına göre hekim ve sağlık çalışanı dağılımını gerektirir. Bu yönetmelik ile hekimlerin ve sağlık çalışanlarının bir kısmı bu alanlara kaydırılacak, zaten emek gücü eksiği olan alanlarda (acil, aile hekimliği, temel branşlar) açık daha da büyüyecek, sağlık hizmetinde dengesizlikler artacaktır. Kamu sağlık hizmetine erişimdeki zorluklar derinleşecektir. GETAT uygulamaları ek ücretli ve piyasaya açık alanlar olarak gelişmektedir. Sağlık hizmetine erişimdeki zorluklar, 5 dakikada muayene zorunluluğu gibi sağlık hizmetinin niteliğini bozan uygulamalar ile hastalar ne kadar etkili oldukları belli olmayan GETAT yöntemlerine mecbur bırakılmaktadır.</em></p>



<p><em>Türk Tabipleri Birliği olarak;</em></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>Sağlık politikalarının bilimsel kanıta dayalı olarak yeniden düzenlenmesini,</em></li>



<li><em>GETAT uygulamalarının kamusal sağlık hizmeti alanlarından uzaklaştırılmasını,</em></li>



<li><em>Sağlık emek gücünün etkin ve rasyonel kullanımını sağlayacak planlamaların yapılmasını,</em></li>



<li><em>Hekim dışı sağlık personelinin mesleki yetkilerini aşan uygulamalar yapmasını sağlayan düzenlemelerin kaldırılmasını,</em></li>



<li><em>Sağlık Bakanlığı’nın bugüne kadar GETAT kapsamında yürüttüğü çalışmaların, harcamaların ve elde edilen sonuçların kamuoyu ile şeffaf biçimde paylaşılmasını talep ediyoruz.</em></li>
</ul>



<p><em>Halkın sağlığının korunması ve geliştirilmesi için, “önce zarar verme” ilkesine uygun, etik sorumlulukları yerine getiren, şeffaf bilimsel araştırmalarla etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış uygulamaların, bizzat kamu otoritesi tarafından kamusal sorumluluk bilinci ile hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kamunun sağlığa ayırabildiği sınırlı ve kıymetli kaynakların bilimsel, doğru ve etkin kullanımı, sağlık hizmetlerinin doğru planlanması halk sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Bu hassasiyetleri dikkate almayan hiçbir düzenleme toplum sağlığı açısından kabul edilemez. Bu nedenle söz konusu düzenlemeyi kabul etmiyor ve sürecin halk sağlığı adına takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.</em> (BSHA/ Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AOK Hessen, rahim ağzı kanserine karşı savaş açtı!</title>
		<link>https://egazete.de/aok-hessen-rahim-agzi-kanserine-karsi-savas-acti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 10:18:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AOK Hessen]]></category>
		<category><![CDATA[HPV aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31370</guid>

					<description><![CDATA[AOK Hessen 17 bin haneye mektup gönderip rahim ağzı kanseri konusunda bilgilendirmeye başladı: HPV aşısı kanserden korur]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>AOK Hessen, sağlık hizmetlerinde yeni, veriye dayalı bir yola yöneliyor: AOK Heessen ilk kez sigortalı verilerini hedefli bir şekilde analiz yapıp ve bu temelde 17 binden fazla haneye HPV aşısının önemi hakkında bilgi verdi. Amaç, uzun vadede rahim ağzı kanserini ve diğer kanser türlerini önlemek: &#8220;İlgili, bilgilendirilmiş insanlar daha sağlıklı yaşarlar. Ancak bazen örneğin erken teşhis için muayeneye gitmek veya aşı olmak gibi konularda hedefli bir teşvike ihtiyaç duyulur. Bizde kurum olarak bu görevi üstlenmekten onur ve gurur duyuyoruz.</p>



<p>Sosyal Kanun Kitabı&#8217;na göre, sigortalılar veri analizleri temelinde nadir görülen hastalıklar, kanser, ilaç etkileşimleri gibi diğer sağlık riskleri ve aşı endikasyonları gibi belirli konularda bilgilendirilebilir. Belirli bir davranışın tavsiye edildiği bir gruba aitlerse, posta alabilirler. Bu nedenle son zamanlarda 17.000&#8217;den fazla kişiye mektup gönderilerek ilaç etkileşimleri ve aşı endikasyonları gibi diğer sağlık riskleri hakkında bilgilendirme gerçekleştirildi.</p>



<p><strong>Bakanlık da destekliyor</strong></p>



<p>Hessen Sağlık Bakanı Diana Stolz da AOK Hessen&#8217;in bu bilgilendirme işlevini açıkça destekliyor: Bakan Stolz, “Birçok ebeveyn ve birçok erkek ve kız çocuğu, HPV virüslerinin neden olduğu kanser türlerine karşı koruyan bir aşı olduğunu hiç bilmiyor. AOK&#8217;ya bu bilgiyi geniş kitlelere yaydığı içinsayın bakan teşekkür ediyor, böylece erkek ve kız çocukları bu imkandan yararlanıp sağlıklı kalabilirler veya kalabilecekler” açıklamasını yaptı.</p>



<p><strong>Hedefli bilgilendirmeyle daha fazla koruma</strong></p>



<p>HPV aşısı sadece rahim ağzı kanserine karşı değil, bir dizi başka kanser türüne karşı da koruma sağlıyor. Ülke genelinde kızların yüzde 54,6’sıve erkeklerin yüzde 34,0’ı aşılandı – Hessen’de bu oranlar sırasıyla yüzde 44,0 ve yüzde 20,0 düzeyinde. Bu durum, burada hala bu korumadan yararlanabilecek çok sayıda çocuk ve gencin olduğunu gösteriyor. AOK Hessen, girişimi ile tam da bu kesime ulaşmak istiyor. Bu girişim, daha fazla insana ulaşmak için önemli bir katkı niteliği taşıyor. Diğer eyaletlerdeki benzer faaliyetler, bu tür hizmetlerin kullanımını önemli ölçüde artırıyor.</p>



<p>Bu konudaki potansiyel HPV aşısının çok ötesine uzanıyor: <strong>Erken tanı hayat kurtarır. Çocuklarınız için çok büyük önem arz eden HPV aşılarını yaptırmada lütfen ihmalkar davramayın. Bu tür bilgilendirmeleri dikkate alın.</strong></p>



<p><strong>Foto: </strong>DesignDraw DesignDrawArtes / Pixabay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/designdrawartes-pink-october-4519528-800.png" length="140419" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Hessen&#8217;de hastalık izninde düşüş var</title>
		<link>https://egazete.de/hessende-hastalik-izninde-dusus-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necati Suözer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:48:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AOK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor raporu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31261</guid>

					<description><![CDATA[Hessen'de iş görememezlik günlerinde hafif bir düşüş kaydedildi!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Necati Suözer</strong></p>



<p>İş görememezlik günlerindeki düşüşe rağmen Hessen rakamları federal ortalamanın üzerinde seyrediyor.</p>



<p>Tüm iş görememezlik vakalarının en büyük kısmını kısa süreli hastalık günleri oluşturuyor</p>



<p>İş görememezlik günlerinde artış olduğunu tespit eden genel haberlerin aksine, Hessen&#8217;de hastalık günleri hafif bir düşüş gösterdi. Buna rağmen, 2025 yılında Hessen&#8217;deki AOK sigortalılarının iş görememezlik gün sayısı, yıllık 24,03 gün ile federal ortalamanın (23,3 gün) üzerinde.</p>



<p>2021&#8217;den 2022&#8217;ye kadar yıllık yaklaşık 20 iş göremezlik gününden 24 iş göremezlik gününe bir artış gözlemlendi. O zamandan beri bu değer sabit kaldı. AOK Bilimsel Enstitüsü&#8217;nün (WIdO) analizi, yüksek hastalık günleri seviyesinin öncelikle elektronik iş görememezlik belgesi (eAU) uygulamasının getirilmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan istatistiksel bir etkiyle açıklanabileceğini gösteriyor. eAU, daha önce güvenilir bir şekilde bildirilmeyen özellikle kısa süreli hastalıkların daha eksiksiz bir şekilde kaydedilmesini sağlıyor. Buna rağmen Hessen&#8217;de hafif bir düşüş kaydedildi: 2024 yılında işe gitmeme gün sayısı 24,67 idi.</p>



<p><strong>Kısa veya uzun</strong></p>



<p>42 günden uzun süren uzun süreli hastalıklar, tüm iş görememezlik günlerinin yüzde 38,31&#8217;ini oluşturuyor, ancak tüm vakaların sadece yüzde 2,87&#8217;sini oluşturuyor. Özellikle ruhsal hastalıklar daha uzun süreli işten uzak kalmaya yol açıyor. Bu vakalarda hastalık süresi ortalama 30,1 gündür. Kas-iskelet sistemi hastalıklarında bu süre yarıdan azdır (14,35 gün). Hala, iş göremezlik vakalarının açık ara en yüksek oranını (yüzde 73) kısa süreli hastalıklar (yedi güne kadar) oluşturmaktadır.</p>



<p><strong>Hessen&#8217;deki AOK üyesi başına hastalık gün sayısı</strong></p>



<p><strong>2025: 24,03</strong></p>



<p>2024: 24,67</p>



<p>2023: 24,71</p>



<p>2022: 24,73 …</p>



<p>2016: 20,47</p>



<p><strong>Hessen&#8217;de 100 AOK üyesi başına hastalık izni vakaları + vaka başına gün sayısı (2025)</strong></p>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td>Hastalık</td><td>%</td><td>Ortama gün</td></tr><tr><td>Ruh sağlığı</td><td>13,65</td><td>30,1</td></tr><tr><td>Solunum hastalıkları</td><td>90,85</td><td>5,56</td></tr><tr><td>Kas/iskelet sistemi</td><td>44,86</td><td>14,35</td></tr></tbody></table></figure>



<p>Resim: myshoun / Pixabay</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/myshoun-man-8495829-800.jpg" length="72303" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
