<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rhein Main Bölgesi &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/rhein-main-bolgesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 17:37:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Hessen Yabancılar Meclisleri: İnsan hakları pazarlık konusu olamaz</title>
		<link>https://egazete.de/hessen-yabancilar-meclisleri-insan-haklari-pazarlik-konusu-olamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[agah]]></category>
		<category><![CDATA[Hessen]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Meclisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31705</guid>

					<description><![CDATA[Hessen Yabancılar Meclisleri Çalışma Kurulları (agah), Avrupa Birliği&#8217;nin mülteci haklarında kısıtlamaya gitmesini sert şekilde tepki gösterdi. Agah&#8217;ın Fulda&#8217;da düzenlediği toplantıda konuyla ilgili karar metni kaleme alındı. Hessen yabancılar meclislerinin ortak metninde „Almanya, tarihi nedeniyle insan haklarının ve uluslararası korumanın savunulmasında özel bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluk, Avrupa’nın dış sınırlarında sona ermez. Özellikle Almanya, Avrupa içinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hessen Yabancılar Meclisleri Çalışma Kurulları (agah), Avrupa Birliği&#8217;nin mülteci haklarında kısıtlamaya gitmesini sert şekilde tepki gösterdi. Agah&#8217;ın Fulda&#8217;da düzenlediği toplantıda konuyla ilgili karar metni kaleme alındı. Hessen yabancılar meclislerinin ortak metninde „Almanya, tarihi nedeniyle insan haklarının ve uluslararası korumanın savunulmasında özel bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluk, Avrupa’nın dış sınırlarında sona ermez. Özellikle Almanya, Avrupa içinde hukukun üstünlüğü, dayanışma ve mültecilerin korunması için bir ses olmalıdır“ ifadesine yer verildi.</p>



<p>Hessen Yabancılar Meclisleri Çalışma Kurulları’nın Fulda toplantısında kabul edilen metin şöyle:<br><br>&#8211; 13 Haziran 2026 tarihinde Fulda’da düzenlenen Delege Toplantısı’nda kabul edilmiştir &#8211;</p>



<p>Ortak Avrupa İltica Sistemi’nin (GEAS) yürürlüğe girmesiyle, yıllardır endişeyle izlediğimiz bir gelişme geçici olarak doruk noktasına ulaştı: Avrupa’daki mülteci korumasının kademeli olarak aşındırılıyor.<br><br>Avrupa Birliği, bir barış ve değerler topluluğu olarak kurulmuştur. Bu değerler arasında insan onuruna saygı, insan haklarının korunması ve zulümden korunma hakkı yer almaktadır. Ancak GEAS ile Avrupa Birliği bu ilkesinden giderek uzaklaşmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, sığınma hukukundaki yasal düzenlemelerin garantörü olarak kabul edilmelidir. GEAS ile bu garanti sağlanamamaktadır.<br><br>Bu reform, bir paradigma değişikliğini temsil ediyor. Bireyin koruma hakkından uzaklaşarak, caydırma, dış kaynak kullanımı ve izolasyon politikasına doğru bir kayma söz konusu. Hızlandırılmış sınır işlemleri, dış sınırlarda gözaltına benzer barınma koşulları ve sözde güvenli üçüncü ülkelere sınır dışı işlemlerinin kolaylaştırılması, koruma arayanların öncelikle bir sorun olarak görüldüğünü, hak sahibi insanlar olarak değerlendirilmediğini gösteriyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img decoding="async" width="300" height="159" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/agah062026.jpg" alt="" class="wp-image-31706"/></figure></div>


<p>Ancak sığınma hakkı, devletlerin bir lütfu ya da siyasi çıkar meselesi değildir. Bu hak, savaş, sürgün ve devlet tarafından uygulanan zulümden edinilen deneyimlerin bir sonucudur. 20. yüzyılın temel derslerinden biridir. Bu hakkı kısıtlayanlar, uluslararası insan hakları düzeninin temel direklerinden birine saldırmış olurlar.<br><br>Özellikle, GEAS ile birlikte, ciddi zaman baskısı altında yürütülen ve hatalı kararların alınma riskini artıran prosedürlerin oluşturulmasını son derece eleştirel bir gözle değerlendiriyoruz. Savaş, işkence, siyasi ve dini zulüm ya da hayati tehlike nedeniyle kaçan insanlar, bireysel ve titiz bir süreç gerektirir. Hukukun üstünlüğü, Avrupa’nın dış sınırlarında sona ermemelidir.<br><br><br>Son yıllarda Federal Hükümet’in de sığınma ve ikamet haklarına yönelik sıkılaştırmaları defalarca desteklediğini veya bizzat öncülük ettiğini endişeyle tespit ediyoruz. Birçok önlem, toplumsal kabul veya Avrupa düzeyindeki uzlaşmalar gerekçe gösterilerek alınmıştır. Ancak temel haklar ve insan hakları, siyasi rüzgârın esintisine boyun eğmemelidir. İnsancıllık, pazarlık konusu olamaz.<br><br>Almanya, tarihi nedeniyle insan haklarının ve uluslararası korumanın savunulmasında özel bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluk, Avrupa’nın dış sınırlarında sona ermez. Özellikle Almanya, Avrupa içinde hukukun üstünlüğü, dayanışma ve mültecilerin korunması için bir ses olmalıdır.</p>



<p>agah, göç politikasındaki zorluklara özellikle kısıtlamalar ve caydırıcı önlemlerle yanıt verilmeye çalışılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Koruma haklarının kısıtlanması, mülteci akınlarının ortadan kalkmasına yol açmaz. Bunun sonuçları, daha tehlikeli kaçış rotaları, daha fazla acı ve uluslararası koruma standartlarının daha da aşınmasıdır.<br><br>Koruma arayanları bir güvenlik sorunu olarak ele alan ve insani yükümlülükleri giderek göreceleştiren bir politikanın normalleştirilmesine kararlılıkla karşı çıkıyoruz. Demokratik bir toplum, güçlülerle nasıl başa çıktığıyla değil, en zayıfların korunmasını nasıl sağladığıyla ölçülür.<br><br>Bu nedenle agah şunları talep etmektedir:<br><br>&#8211; Bireysel sığınma hakkının tutarlı bir şekilde korunmasını ve koruma gerekçelerinin kapsamlı bir şekilde incelenmesini zorlaştıran prosedürlerin sonlandırılmasını,<br>çocukların, ailelerin ve diğer özel korumaya muhtaç kişilerin sınır ve gözaltı işlemlerinden korunmasını,<br>&#8211; İnsan haklarının etkili bir şekilde korunduğunun kesin olarak garanti edilemediği üçüncü ülkelere sınır dışı edilmemeyi,<br>&#8211; Avrupa’ya giden güvenli ve yasal kaçış yollarının genişletilmesini,<br>&#8211; Avrupa içinde sığınma arayanların, izolasyon yerine dayanışma temelinde adil bir şekilde dağıtılması,<br>&#8211; İnsan hakları, insancıllık ve uluslararası sorumluluğa dayalı bir Alman ve Avrupa mülteci politikası.</p>



<p>agah, savaştan, zulümden ve şiddetten korunmak isteyen tüm insanların yanındadır. Temel haklar adım adım kısıtlandığında sessiz kalmayacağız. Sığınma hakkı bir insan hakkıdır. Bu hakkı savunmak bir yükümlülüktür.<br><br></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/agah062026.jpg" length="17153" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Frankfurt&#8217;ta çini sergisi ve ney konseri</title>
		<link>https://egazete.de/frankfurtta-cini-sanati-ve-ney-konseri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 21:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[çini]]></category>
		<category><![CDATA[Frankfurt Türk Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[ney]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31686</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt Türk Kültür Merkezi'nin 3. dönem çini sanatı ve ney kurslarının dönem sonu sergisi açıldı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Frankfurt Türk Kültür Merkezi, Frankfurt Başkonsolosluğu himayesinde gerçekleştirilen 3. dönem çini sanatı ve ney kurslarının yıl sonu sergisini, ney musikisi eşliğinde kapılarını sanatseverlere açtı.</p>



<p>Sanatseverler ve kursiyer yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik; Frankfurt Eğitim Ataşesi Dr. Muhammed Fatih Kılıç, Çini Sanatı Eğitmeni Ayşe Kurt ve Frankfurt CDU Şehir Meclisi Üyesi aynı zamanda Köken Dilleri Merkezi Başkanı Anita Akmadza’nın birlikte kestiği kırmızı kurdele ile başladı.</p>



<p>Çini Eğitmeni Ayşe Kurt ve ney eğitmeni Gökhan Eker’e özverili çalışmaları için teşekkür eden Frankfurt Eğitim Ataşesi Dr. Muhammed Fatih Kılıç, <em>&#8220;Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın anadili olan Türkçeyi korumak ve geliştirmek en temel misyonumuzdur. Ancak anadil, sadece sınıflarda değil; o dilde yapılan sanatsal, edebi ve kültürel faaliyetlerle korunur ve zenginleşir. Bizler edebiyattan musikiye, görsel sanatlardan geleneksel el sanatlarımıza kadar her alanda bu eğitimleri düzenleyerek, Türkçemizin unutulmayıp gurbette yaşayan, konuşulan ve gelişen bir dil olarak kalmasını amaçlıyoruz.&#8221;</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31687" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_1-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_1-800-696x391.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>„<strong>Çini, çömlek gibi bir kullanım aracı değil“</strong></p>



<p>Çini Sanatı Eğitmeni Ayşe Kurt „ Toprağın ve Ateşin. Gelenekten Günümüze, Dünyayı Saran Yolculuğu“ adlı etkinliğin sunumunda, çininin sıradan bir çömlek gibi bir kullanım aracı değil, adeta bir &#8220;kültür atlası&#8221; olduğunu söyledi. Kurt şu noktalara dikkat çekti:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çin (Jingdezhen) ve Mavi-Beyazın Doğuşu:</strong> Porselenin başkentinde İpek Yolu&#8217;ndan gelen Orta Doğu kobaltının buluşmasıyla ejderha ve lotus motifli Mavi-Beyaz akımı başladı.</li>



<li><strong>Büyük Selçuklular ve Parlayan Toprak:</strong> İran coğrafyasında geliştirilen metalik parıltılı Lüster (Perdah) tekniği, Anadolu’ya taşınarak saray duvarlarında hayat dolu figürlerle buluştu.</li>



<li><strong>Zirve Noktası &#8211; Osmanlı ve İznik Çinileri:</strong> 16. yüzyılda kuvars mucizesi ve dünya seramik tarihine geçen &#8220;Mercan Kırmızısı&#8221; ile İstanbul’un camileri taştan birer cennet bahçesine döndü.</li>



<li><strong>Halkın Sanatı &#8211; Kütahya:</strong> Saray siparişlerinin azalmasıyla meşaleyi devralan Kütahya; çiniyi fincanlara, ibriklere taşıyarak canlı renklerle sanatı halkla buluşturdu ve günümüze taşıdı.</li>



<li><strong>Batıdaki İslam Esintisi &#8211; Endülüs:</strong> Granada’daki Elhamra Sarayı’nda geometrik parçaların birleştiği <em>Alicatado</em> tekniği, bugünkü İspanyol ve Portekiz sokaklarını süsleyen ünlü <em>Azulejo</em> seramiklerinin temelini attı.</li>



<li><strong>Avrupa’nın Cevabı &#8211; Delftware:</strong> 17. yüzyılda Hollandalı ustalar Çin porselenini taklit ederek kalaylı sır üzerine yel değirmenleri ve deniz gemileri çizerek dünyaca ünlü Delft Mavisini doğurdu.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_3-800.jpg" alt="" class="wp-image-31689" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_3-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_3-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_3-800-696x391.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Eğitmen Ayşe Kurt, sunumunun teknik bölümünde ise çini, seramik ve porselen arasındaki farkları net hatlarla ortaya koydu:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Klasik Seramik:</strong> Tamamen killi topraktan yapılır, piştiğinde mat ve kırmızımsı olur.</li>



<li><strong>İznik Çinisi (Kuvars Mucizesi):</strong> Hamurunun %80-85&#8217;i yarı değerli cam hammaddesi olan kuvarstır. Işığı içine hapsedip parlatır. 1000°C &#8211; 1050°C civarında yüksek ısıda ömürlük bir yapı kazanır.</li>



<li><strong>Porselen (Çin):</strong> Saf beyaz kaolin kilinden üretilir, ekstrem ısıda piştiği için yarı saydam ve aşırı sert bir yapıya kavuşur.</li>
</ul>



<p>Frankfurt Türk Kültür Merkezi’nde üç yıl önce başlayan bu eğitim serüveninin, Çin&#8217;den Avrupa&#8217;ya uzanan tarihi çini yolculuğuna yepyeni bir halka eklemesini dileyen Kurt, öğrencilerine bundan sonra da farklı kanallardan ve çini ustalarından faydalanarak kendilerini sürekli geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="436" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_2-800.jpg" alt="" class="wp-image-31688" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_2-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_2-800-300x164.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_2-800-696x379.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Etkinliğin ikinci bölümünde ise Gökhan Eker’in öğrencilerinin yer aldığı ney konserinde bazı eserlerde Eğitim Ataşesi Dr. Muhammed Fatih Kılıç da eşlik etti. Davetliler Gökhan Eker öğrencilerini alkış yağmuruna tuttu. Konserin ardından çini kursu,ney kursu mezunlarına sertifikalar, eğitmenlere de teşekkür plaketi verildi. .</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Cini-sergisi-ney-konseri-2026_1-800.jpg" length="147386" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Almanya’da Türkoloji’yebir ağır darbe daha</title>
		<link>https://egazete.de/almanyada-turkolojiyebir-agir-darbe-daha/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürsel Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Asar]]></category>
		<category><![CDATA[Giessen Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31609</guid>

					<description><![CDATA[GÜRSEL KÖKSAL Almanya’da Federal Milletvekili Ayşe Asar, Giessen Üniversitesi’nin Türkoloji Kürsüsü’nün kapatılma tehlikesine karşı çok yönlü mücadele başlattı.Asar, Türkoloji alanında sadece Almanya açısından değil, tüm akademik dünyada önemli bir yeri olan bu kürsüdeki profesörlük kadrosunun, şu andaki kürsü sahibi profesörün önümüzdeki aylardaki emekliliği sonrasında yeniden doldurulmaması gerekçesiyle kapatılmasının söz konusu olduğuna dikkat çekerek, Hessen eyalet [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>GÜRSEL KÖKSAL</strong><br></p>



<p>Almanya’da Federal Milletvekili Ayşe Asar, Giessen Üniversitesi’nin Türkoloji Kürsüsü’nün kapatılma tehlikesine karşı çok yönlü mücadele başlattı.<br>Asar, Türkoloji alanında sadece Almanya açısından değil, tüm akademik dünyada önemli bir yeri olan bu kürsüdeki profesörlük kadrosunun, şu andaki kürsü sahibi profesörün önümüzdeki aylardaki emekliliği sonrasında yeniden doldurulmaması gerekçesiyle kapatılmasının söz konusu olduğuna dikkat çekerek, Hessen eyalet hükümetinin tasarruf planları kapsamındaki bu durumu “kabul edilemez“ ve “çok ciddi bir gerileme“ olarak değerlendirdi.<br>Hessen’de önceki hükümet döneminde, beş yıl boyunca Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı‘nı yürüten Asar‘ın, sert bir dille eleştirdiği şimdiki eyalet hükümetine karşı mücadelesinin ilk aşaması internet ortamında yürüyen bir imza kampanyası. www.openpetition.de yayınlanan Hessen Eyalet Hükümeti’ne yönelik açık dilekçeye imza vererek ve yorumda bulunarak, destek vermek mümkün. Asar’ın önümüzdeki günlerde bu konuyu Federal Meclis’in gündemine de getirmesi bekleniyor.</p>



<p><strong>“BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK!”</strong></p>



<p>Türkçe’nin Almanca’dan sonra Hessen’de konuşulan “en büyük ve en köklü ikinci anadil” olduğunu hatırlatan Asar, imza kampanyasıyla ilgili açıklamasında, kendi müsteşarlığı döneminde okullarda Türkçe dersleri ve Türkçe öğretmenliği eğitimi alanındaki çalışmalara, pilot projelere dikkat çekerek, “Türkoloji kürsüsünün kapatılmasının büyük emeklerle hazırlanan bilimsel altyapının bir kalemde yok sayılması” anlamına geldiğini belirtti.<br>Asar, “Bu hem büyük bir kaynak israfı, hem de eyaletimizde yaşayan 160 binden fazla Türkiye kökenli insanın kimliğine, kültürüne ve eğitim haklarına yönelik büyük bir saygısızlıktır. Hessen’de Türkçe, evlerde en çok konuşulan ikinci dil konumundadır ve bu dilin akademik ayağını kesmek, geleceğimizin öğretmenlerini yetiştirmeyi imkansız kılacaktır” dedi.<br>Başta Hessen eyaletindeki Türkiye kökenli toplum olmak üzere konuya duyarlı herkesi imza kampanyasına katılmaya davet eden Ayşe Asar’ın bu konuyla ilgili çağrısı şöyle:<br>“Hessen’deki Türkiye kökenli toplum olarak bu skandala karşı tek bir yürek halinde, hep birlikte güçlü bir kamuoyu oluşturmamızın büyük önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Eğer sesimizi gür ve bir arada çıkarabilirsek, bu haksız karardan geri adım atılmasını sağlayabiliriz. Burada çok kritik bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Bizim tepkimiz ve eleştirilerimiz, bütçe kesintileri ve tasarruf baskıları altında ezilen Giessen Üniversitesi’ne yönelik değildir. Üniversite yönetimi de bu dar boğazın kurbanı edilmektedir. Asıl muhatabımız ve eleştirmemiz gereken odak, Hessen’deki eyalet hükümetinin siyasi iradesidir. Bu siyasi anlayış, yüz binlerce insanımızın kültürel kimliğini, ana dili hakkını ve toplumsal varlığını doğrudan ilgilendiren, aynı zamanda stratejik ve jeopolitik olarak bu kadar büyük öneme sahip bir alanı kolayca gözden çıkarabilmekte, görmezden gelebilmekte ve ihmal edebilmektedir. Bu mücadele sadece bir üniversite kürsüsünü kurtarma mücadelesi değil. Hessen’deki Türkiye kökenli toplumun siyasi ve kültürel ağırlığını, iradesini ve haklarını koruma mücadelesi olabilir. Kamuoyunda hep birlikte baskı yaratabilirsek, eyalet hükümetine geri adım attıracak gücündeyiz.“</p>



<p><strong>BİR BİLİM POLİTİKACISI</strong></p>



<p>Geçtiğimiz yıl şubat ayındaki genel seçimlerde Hessen eyaletinden federal milletvekili olarak seçilen Asar, 2019-24 yıllarında bu eyaleti yöneten Hıristiyan demokrat-Yeşiller koalisyon hükümeti döneminde Kültür ve Bilim Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapmış, Hessen’deki tüm üniversite ve yüksek okullardan sorumlu en üst düzey bürokrat olmuştu.<br>Giessen, Köln ve Londra’da hukuk öğrenimi gören ve asıl mesleği avukatlık olan Ayşe Asar, 2004 yılından bu yana, önce Frankfurt Üniversitesi daha sonra da Rhein Main Uygulamalı Bilimler Üniversitesi olmak üzere çeşitli yüksek öğrenim kurumlarında üst düzey yöneticilik görevleri üslendi. Federal Milletvekili olduktan sonra da partisinin Meclis Grubu’nun “Bilimsel Araştırma, Teknoloji ve Uzay Bilimleri Sözcülüğü”nü üstlendi. Federal Meclis bünyesindeki çeşitli komisyonların (“Bilimsel Araştırma, Teknoloji ve Uzay Bilimleri Komisyonu” ve “Avrupa Birliği İşleri Komisyonu”) ve AGİT (Avrupa Birliği Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) Parlamenterler Birliği’nin üyesi. Ayrıca “Türk-Alman Parlamento Grubu”nun Başkan Yardımcılığı’nı yürütüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="628" height="649" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Ayse-asar2.jpeg" alt="" class="wp-image-31611" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Ayse-asar2.jpeg 628w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Ayse-asar2-300x310.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 628px) 100vw, 628px" /><figcaption class="wp-element-caption">Alman Öğrenci İşleri Kurumu&#8217;nun dergisi DSW-Journal, son sayısında Federal Milletvekili Ayşe Asar&#8217;ın yaşam öyküsüne ve çalışmalarına geniş yer vermişti.</figcaption></figure>



<p><strong>ALMANYA’DA TÜRKOLOJİ</strong></p>



<p>Türkoloji (ya da Türkiyat), “Türk halklarının filolojisini, antropolojisini, edebiyatını ve tarihini temel alan, bu halklara ait somut ve somut olmayan kültürel mirasları sistematik bir biçimde derleyen, araştıran ve inceleyen bilim dalı“ olarak tanımlanıyor. Almanya Türkoloji alanında önemli ve zengin bilimsel birikime ve deneyine sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkoloji biliminin kurucusu olarak kabul edilen Wilhelm Radloff da (1837-1918) Almanya kökenli bir bilim insanıydı.<br>Almanya’daki bazı üniversitelerdeki Türkoloji programları, 60’lı yıllardan itibaren Türkiye’den ve Türklerin yaşadığı çeşitli ülkelerden buraya yönelen göçün bir sonucu olarak yeni boyutlar kazandı. Örneğin bu bölümlerden bazıları Alman okullarındaki Türkçe anadil dersi öğretmenlerinin eğitimi için de önemli bir kaynak haline geldi.<br>Ancak son yıllardaki tasarruf politikaları ve yetkililerin Türkçe anadil konusuna önem vermemesi gibi nedenlerle bu alanda gerilemeler gözleniyordu. Örneğin Frankfurt Üniversitesi’ne bağlı Türkoloji Bölümü 2005-2007 yıllarında “tasarruf ve yeniden yapılanma“ sürecine tabii tutularak, kapatılmıştı.</p>



<p><strong>DİLEKÇENİN TÜRKÇESİ</strong></p>



<p>Ayşe Asar’ın www.openpetition.de sitesinde yer alan imza kampanyasıyla ilgili Almanca çağrı metninin Türkçesi de şöyle:<br>“Hessen Eyalet Hükümeti’nden, Justus-Liebig Üniversitesi’ndeki (JLU) Türkoloji Kürsüsü‘nün finansmanını kalıcı olarak güvence altına almasını ve mevcut kürsü sahibinin Ekim 2026’da emekli olmasının ardından görevin kesintisiz şekilde yeniden doldurulmasını garanti etmesini talep ediyoruz.<br>Hessen yükseköğretim sistemimizin stratejik, kültürel ve jeopolitik açıdan önemli bu temel direğinin, Hessen Yükseköğretim Paktı’nın tasarruf baskılarına kurban edilmesine izin verilmemelidir.<br>Bu neden önemli: Kürsünün kaldırılması planı, eğitim politikası açısından bir skandal ve hükümet vaatlerinin açık bir ihlalidir. CDU ve SPD’nin koalisyon sözleşmesinde anadil temelli eğitimin genişletilmesi açıkça kararlaştırılmıştır. Türkçe‘nin Hessen genelinde okullarda yabancı dil olarak sunulabilmesi için Hessen Bilim ve Sanat Bakanlığı ile Kültür Bakanlığı, bir önceki yasama döneminde ‘Türkçe Öğretimi Didaktiği‘ adlı bir lisans programının geliştirilmesi için bir proje başlatmıştır. Bu bilimsel konsept artık tamamlanmış durumda ve beklemektedir. Kürsünün kaldırılması, büyük emekle oluşturulan bu temelin varlık nedenini ortadan kaldırmakta ve kamu kaynaklarını israf etmektedir.<br>160 milyonu aşan Türkiye kökenli toplum, Hessen’de Alman olmayan kökene sahip en büyük nüfus grubunu oluşturmaktadır. Türkçe, burada en çok konuşulan ikinci anadildir. Bu kürsünün kaldırılması, yüz binlerce vatandaşın yaşam gerçekliğini ve kültürel kimliğini görmezden gelmekte ve Hessen okullarında Türkçe öğretmenlerinin akademik olarak yetiştirilmesini engellemektedir.<br>Türkoloji, akademik bir ‘niş alan‘ değil, aynı zamanda stratejik dış ve güvenlik politikası açısından da önemli bir bölümdür. Giessen’deki Türkoloji çalışmaları tüm Orta Asya bölgesini kapsamaktadır. Bu bölge, Alman ekonomisi ve Avrupa’nın hammadde güvenliği açısından küresel rekabet ortamında büyük önem taşımaktadır. Küresel krizler çağında dil ve kültür yetkinliklerini azaltanlar, stratejik olarak kendilerini küçültmektedir. Hessen eyaletinden, Giessen’deki Türkoloji’yi üniversitenin üzerindeki mali baskılar altında bırakmamasını, ona özel bir statü sağlayarak, ‘eyalet kürsüsü‘ olarak finanse etmesini talep ediyoruz.<br>Gerekçeler:<br>Kamu kaynaklarının israfına son verin!: Hessen Bilim ve Kültür Bakanlıkları, Giessen’de ‘Türkçe Öğretimi Didaktiği‘ lisans programının geliştirilmesi için iki yıllık bir projeyi görevlendirmiş ve finanse etmiştir. Bu konsept artık tamamen hazırdır. Kürsünün kaldırılması, bu temelin kullanılmadan yok edilmesi ve kamu kaynaklarının bilinçli şekilde israf edilmesi anlamına gelir.<br>Koalisyon hükümetinin verdiği sözü yerine getirin!: Siyah-kırmızı (CDU-SPD) eyalet hükümeti, anadil temelli eğitimin genişletilmesi yönündeki kendi vaatlerini çiğnemektedir. Giessen’de öğretmenlere verilen üniversite düzeyinde eğitim olmadan bu vaatler sadece boş bir söylem olarak kalır. Kürsüyü kaldıranlar, Hessen’de Türkçe dersini fiilen engellemektedir.<br>Hessen’de yüz binlerce Türkiye kökenli insanın yaşam gerçekliğine saygı!:<br>Bu kürsünün kaldırılması, bu insanların kültürel kimliğine ve tanınmasına yönelik açık bir saygısızlıktır. Rusça, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Arapça, Lehçe ve Ukraynaca Hessen okullarında sınavlara tabi düzenli yabancı diller olarak kabul edilirken, Türkçe‘nin yabancı dil olarak tanıtılması için gerekli hazırlıklar tasarruf gerekçesiyle ortadan kaldırılmaktadır. Oysa Türkçe, Hessen’de nicelik olarak en büyük ve en köklü göçmen anadilidir.<br>Jeopolitik dar görüşlülüğü önleyin!: Tüm Orta Asya bölgesi için ekonomik ve dış politika açısından uzmanlığa ihtiyacımız var.“<br>İmzası ve yorumlarıyla bu dilekçeye destek vermek isteyenlerle, dilekçenin Almanca orjinali okumak isteyenler için:<br><a href="https://www.openpetition.de/petition/online/stoppt-das-aus-fuer-die-turkologie-und-die-tuerkisch-ausbildung-in-giessen" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>https://www.openpetition.de/petition/online/stoppt-das-aus-fuer-die-turkologie-und-die-tuerkisch-ausbildung-in-giessen</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Ayse-asar800.jpg" length="65384" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hülya Günü: Almanya&#8217;da ırkçılık dünden daha tehlikeli boyutta</title>
		<link>https://egazete.de/hulya-gunu-almanyada-irkcilik-dunden-daha-tehlikeli-boyutta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Solingen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31589</guid>

					<description><![CDATA[Solingen'de 33 yıl önce katledilen Genç ailesinin bireyleri Frankfurt Hülya Meydanı'nda anıldı. Anma etkinliğinde aşırı sağın ve ırkçılığın artık toplumun her kesimini hedef aldığı kaydedildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Solingen’de 1993 yılında evleri Alman ırkçılarca yakılarak katledilen <strong>Gülsün İnce (28), Hatice (19), Hülya (9) ve Saime Genç (5)</strong> ile Türkiye’den misafir gelen kuzenleri <strong>Gülistan Öztürk (12)</strong>, Frankfurt&#8217;un Bockenheim semtindeki Hülya Meydanı’nda anıldılar. Anma etkinliğinde ırkçılığın 1990&#8217;lara göre daha büyük tehlike arz ettiği belirtilerek aşırı sağcı AfD partisinin derhal kapatılması istendi.</p>



<p>Katliamın 33. yılında Hülya Günü adıyla düzenlenen etkinlikte, 1990 yılından bugüne Solingen katliamı, Mölln, Hoyerswerda, Rostock-Lichtenhagen, NSU cinayetleri, Münih saldırısı ve Hanau katliamı gibi ırkçı şiddetin gerçekleştiği olaylar sonucu 220&#8217;den fazla insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. &#8216;Remigrasyon&#8217; (göçmenleri geri gönderme) politikası ile göçmenleri hedef alan ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin vatandaşlık anlayışının aslında kendileri dışında her kesimi hedef aldığı kaydedildi. Sivil toplum temsilcileri, aşırı sağcı partinin Almanya için bir alternatif değil tehlike olduğunu ve derhal kapatılmasını talep ettiler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-01-0526-800.jpg" alt="" class="wp-image-31590" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-01-0526-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-01-0526-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-01-0526-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Politika, medya, toplum meşrulaştırıyor</strong></p>



<p>Frankfurt Türk Halkevi Başkanı Zeliha Dikmen, etkinliğin açılış konuşmasında, “1993 yılında Solingen’de meydana gelen saldırı, Almanya’da göçmenlere yönelik bir dizi ırkçı saldırının doruk noktasıydı. Federal Meclis’in, Anayasa’da değişiklik içeren ve Almanya’da sığınma hakkını kısıtlayan, sözde “sığınma uzlaşmasını” kabul etmesinden üç gün sonra, Genç ailesinin evi ateşe verildi.</p>



<p>Bugün, 33 yıl sonra, ister bu ülkede 5. kuşak olarak yaşıyor olalım, ister nispeten yeni gelmiş olalım göçmen kökenli bizler için durum hâlâ tehdit oluşturuyor. Hatta 90&#8217;lı yılların başlarına kıyasla, bugün daha tehditkar bir dönemdeyiz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-06-0526-800.jpg" alt="" class="wp-image-31595" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-06-0526-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-06-0526-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-06-0526-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Beldelerimizde, belediye meclislerinde, eyalet meclislerinde ve Federal Meclis&#8217;te, demokratik ve özgürlükçü temel düzenimizin kurallarını kullanıp seçilen, giderek güçlenen bir parti var. Bu partinin önde gelen isimleri, ırkçı kriterlere göre milyonlarca insanı, yani Alman vatandaşlarını da göndermek istediklerini açıkça dile getiriyorlar. Buna ek olarak, aşırı sağcı şiddet Almanya’da bir süreklilik arz ediyor, çünkü bu şiddet siyaset, medya ve toplum tarafından meşrulaştırılıyor.</p>



<p>Federal hükümeti, eyalet hükümetini ve yerel yönetimleri, halkın gerçek sorunlarına odaklanmaya ve özellikle bu kriz dönemlerinde halkı bölmek yerine birleştirmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="451" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-05-0526-800.jpg" alt="" class="wp-image-31594" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-05-0526-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-05-0526-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-05-0526-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Bağlantılar ortaya konulmalı</strong></p>



<p>Frankfurt Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Müdiresi Dr. Harpreet Cholia, „Göçmenlerin günlük yaşamlarında maruz kaldıkları ırkçı saldırılar ve ayrımcılık deneyimleri arasındaki bağlantıları görünür kılmalıyız. Irkçılık, antisemitizm, çingene düşmanlığı, LGBTIQ düşmanlığı ve engellilere karşı ayrımcılık gibi farklı şiddet biçimleri birbiriyle bağlantılıdır; bu ideolojiler neredeyse hiçbir zaman tek başına ortaya çıkmaz. Bunlar bir arada ortaya çıkar ve birlikte mücadele edilmesi gerekir.</p>



<p>Birçok insan, bilinçli ya da bilinçsiz önyargılar ve kalıplaşmış düşünceler nedeniyle günlük yaşamda da sürekli olarak dışlanma, aşağılanma ve eşitsiz muameleyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum genellikle devlet kurumlarında ve idari makamlarda yaşanıyor. Demokratik kurumlar görevlerini yerine getiremediğinde ve katılım sağlamak yerine insanları dışladığında bu beni özellikle üzüyor“ diye konuştu. Sağcı kışkırtmalara karşı net bir tutum ve politika, mağdurların korunması, güçlü ayrımcılıkla mücadele mekanizmaları, sürdürülebilir demokrasi teşviki ve gözlerini başka yöne çevirmeyen bir sivil toplum gibi konularda Somut adımlar atmak gerektiğini kaydeden Dr. Cholia, “Günlük yaşamda, işte, parlamentolarda, sosyal medyada karşı gelme cesaretini göstermeliyiz. Zira demokrasi kendi kendini savunamaz” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="444" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-03-0526-800.jpg" alt="" class="wp-image-31592" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-03-0526-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-03-0526-800-300x167.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-03-0526-800-696x386.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Şiddet aniden ortaya çıkmaz</strong></p>



<p>Medeni cesaretiyle küçük kızları korumak isterken hayattan koparılan Tuğçe Albayrak&#8217;ın ağabeyi Doğuş Albayrak da şiddet nadiren aniden ortaya çıktığını, yavaş yavaş büyüdüğünü belirterek, “Şiddet insanların insanlıktan çıkarıldığı yerlerde büyür. Dilin birleştirmek yerine ayırdığı yerlerde büyür. Korkunun körüklendiği ve insanların sorun olarak görüldüğü yerlerde büyür. Nefret ateşle başlamaz. Genellikle daha önce başlar. Sözlerde, görüntülerde ve görmezden gelmede. İşte bu yüzden bugün sadece geçmişi anmıyoruz. Geleceği de hatırlıyoruz. Çünkü Solingen hem tarihi bir olay aynı zamanda günümüz için bir uyarıdır. 33 yıl sonra biliyoruz ki Solingen ve Hanau münferit vakalar değildi” dedi.</p>



<p>Anma etkinliğinde Bockenheim idaresi, Yabancılar Meclisi, İG Metall sendikası, DİDF, Omas gegen Rechts, Aufstehen gegen Rassismus, Hessen Mülteci Konseyi adına yapılan konuşmalarda birlikte ırkçılığa karşı mücadele, insan haklarına ve demokrasiye sahip çıkılması vurgusu yapıldı.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="331" height="600" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/hammering-man600.jpg" alt="" class="wp-image-31596" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/hammering-man600.jpg 331w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/hammering-man600-300x544.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 331px) 100vw, 331px" /></figure></div>


<p><strong>Hülya Meydanı için uzun süre mücadele edildi</strong></p>



<p>Solingen&#8217;den dokuz yaşını hayatını kaybeden Hülya Genç’in adını taşıyan Hülya Meydanı, Almanya’da sağcı şiddet kurbanlarından birinin adını taşıyan ilk meydanlardan biri özelliğini taşıyor. Hülya Meydanı ve üzerindeki gamalı haçı döven adam heykeline Halkevi&#8217;nin de aralarında olduğu sivil toplum kuruluşlarının uzun mücadelesi sonucu belediye yönetimince yasal zemin kazandırılmıştı.</p>



<p>Frankfurt Belediyesi&#8217;nin, 1998’de aldığı kararla Friesengasse ile Kleine Seestrasse arasındaki alanının adını, Solingen’de evlerinin kundaklanması sonucu dört yakınıyla birlikte katledilen dokuz yaşındaki Hülya Genç anısına, <strong>‘Hülya Platz’</strong> olarak değiştirmişti. Meydana yine uzun uğraşlar sonucu bir de gamalı haçı döven çekiçli adam (Hamering Man) heykeli ile ırkçılığa ve aşırı sağa karşı uyarı levhası konulmuştu. Levhada mavi zemin üzerinde, beyaz harflerle, Almanca <strong>“Irkçlığa ve şiddete karşı. Bu meydan ailesiyle birlikte Solingen’de yaşayan dokuz yaşındaki Türk kızı Hülya Genç anısına oluşturuldu. O, 29 Mayıs 1993 gecesi, dört aile bireyi ile birlikte evlerinin kundaklanması sonucu katledildi. Hülya’nın ölümü, yabancı düşmanlığı ve korkunç sonucu konusunda uyarıdır. Barış içinde birlikte yaşam için”</strong> yazısı bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/Hulya-gunu-01-0526-800.jpg" length="143951" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8216;Meral Law&#8217; uzman avukatlık bürosu, yeni adresinde</title>
		<link>https://egazete.de/meral-law-uzman-avukatlik-burosu-yeni-adresinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 18:03:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Meral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31535</guid>

					<description><![CDATA[Göç ve vatandaşlık konularının aranan avukatı Hatice Meral, Frankfurt Münchener Str. 7 adresinde yeni bürosunu açtı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>HAMİDE KÜÇÜKLER</strong></p>



<p>Frankfurt&#8217;un göç ve vatandaşlık konularında uzman Avukat Hatice Meral Uzman Avukatlık Bürosu, kentin merkezinde, Ana Gar&#8217;ın hemen yanında, Münchener Str. 7 adresinde hizmet vermeye başladı.</p>



<p>&#8216;Meral Law&#8217;, Avukat Hatice Meral Uzman Avukatlık Bürosu yoğun katılımlı törenle kapılarını açtı. Açılışa Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu ile Rhein Main Bölgesi&#8217;nden sivil toplum temsilcileri, hukukçuların da aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı. Açılışta göçmenlere yönelik hukuki destek ve dayanışmanın önemi vurgulandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="799" height="439" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/meral-law-acilis1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31537" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/meral-law-acilis1-800.jpg 799w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/meral-law-acilis1-800-300x165.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/meral-law-acilis1-800-696x382.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 799px) 100vw, 799px" /></figure>



<p>Avukat Hatice Meral, yeni bürosunun kurdelesini Başkonsolos İlknur Akdevelioğlu ile birlikte kesti. Açılış töreninin ardından davetlilere ikramlarda sunulurken davetliler de hukuk ve göç konularında sohbet imkanı buldular.</p>



<p>Bir göçmen çocuğu olarak göçmenlerin yaşadığı sorunları yakından bildiğini vurgulayan Avukat Meral, göç ve yabancılar hukuku alanında uzmanlaşmasının da bu deneyimlere dayandığını ve yıllardır çözüm odaklı bir anlayışla hizmet verdiğini söyledi.</p>



<p>Hatice Meral’in başarısının iyi bir örnek teşkil ettiğini kaydeden Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu de, hukuk alanında kadınların artan rolüne dikkat çekti. Başkonsolos Akdevelioğlu, günümüzde göçmenlerin daha fazla destek ve danışmanlık imkânına sahip olduğunu ifade etti.</p>



<p>Meral Law&#8217; uzman avukatlık bürosu göç, nitelikli iş gücü göçü, oturum işlemleri, vize başvuruları, diploma denklik süreçleri ve şirket kuruluşları gibi alanlarda hizmet verecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/meral-law-acilis800.jpg" length="75381" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>“Cumhuriyet&#8217;in Meşalesi”ne veda</title>
		<link>https://egazete.de/cumhuriyetin-mesalesine-veda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 19:33:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[HeADD]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Telli]]></category>
		<category><![CDATA[TMMB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31429</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'ta Türk Mimar ve Mühendisler Birliği (TMMB) ile Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği (HeADD) Onursal Başkanı Mahmut Telli için veda etkinliği düzenlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Türk Alman Kulübü&#8217;nde düzenlenen anma etkinliğinde duygusal anlar yaşandı. Konuşmalar sırasında sözcükler boğazda düğümlenirken, Mahmut Telli&#8217;nin Türk toplumuna yaptığı katkılara dikkat çekildi. Anma etkinliğini sunan Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği (HeADD) Başkanı Yelda Acar Gösterişli, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün hayata gözlerini yumduğu gün doğan Mahmut Telli’nin (1938–2026), Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu ve onursal başkanı olarak uzun yıllar boyunca Almanya’daki Türk toplumunun örgütlenmesine, Atatürk ilke ve devrimlerinin yaşatılmasına öncülük ettiğini söyledi. Gösterişli, Telli&#8217;nin hem mesleki başarıları hem de toplumsal duruşuyla Türk toplumunda saygın bir yer edindiğini belirtti.</p>



<p>Türk Alman Kulübü&#8217;nde düzenlenen etkinlikte TMMB Başkanı Demir Ceylan, “Saygıdeğer büyüğüm, Mahmut Ağabeyim; emanetin emin ellerdedir. Senin ve kurucu üyelerimizin birlikte diktiğiniz o fidan, bugün koca bir ormana dönüştü. Bizler, senin bıraktığın yerden; bilimin, tekniğin ve halkın yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Ruhun şad, devrin daim olsun. Tüm camiamızın, sevenlerinin ve kederli ailesinin başı sağ olsun“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31431" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Cem Telli</figcaption></figure>



<p><strong>Cem Telli iki ay arayla anne ve babasını kaybetti</strong></p>



<p>Etkinliğe Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu ile Mahmut Telli&#8217;nin oğlu Cem Telli de katıldı. Daha önce kardeşini, iki ay önce de annesini kaybeden Cem Telli, üzüntüsünden konuşmasını tamamlayamadı. Cem Telli, HeADD Başkanı Gösterişli&#8217;nin okumaya devam ettiği konuşmada, babasının doğum gününü asla kutlamadığını, çünkü o günün bir anma günü olduğunu belirtti. Babası Mahmut Telli&#8217;nin Atatürk&#8217;ün mirasını taşıma sorumluluğunu omuzlarında hissederek bu mirasın mimarı gibi yaşamını sürdürdüğünü kaydeden Cem Telli, “Farklı kıtalarda mühendislik yaparken de Darmstadt Üniversitesi&#8217;nde ders verirken de öğrencilerin fikirlerini şekillendirdi. 18 yıl HeADD&#8217;nin kurucu başkanlığını yaptı. Onun için bilim ve laiklik sadece bir fikir değil, Frankfurt&#8217;ta hepimiz için bir yuva idi” ifadesini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma10-800.jpg" alt="" class="wp-image-31432" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma10-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma10-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma10-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu</figcaption></figure>



<p><strong>“O nesil insanlar çok farklı”</strong></p>



<p>Başkonsolos Akdevelioğlu, kısa bir süre önce tanıma ve 24 Kasım&#8217;da Mahmut Telli ve eşini ziyaret etme, Öğretmenler Günü&#8217;nü kutlama fırsatı bulduğunu belirterek konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Mahmut Bey o kadar zarif, o kadar hoş bir insandı ki gerçekten, burada atanan ilk Türk başkonsolos olduğum için çok özel bir gurur duyduklarını hissettim. Bunu toplum adına, ait hissettikleri devlet adına duydular. Gösterdikleri saygı da zaten Türk kadınına gösterdikleri saygıydı. O nesil insanlar, çok farklı insanlar. Ne olursa olsun, günün sonunda ben Mahmut Bey&#8217;in zerafeti, şefkati, merhametiyle gerektiğinde toplumun tüm kesimlerine “bizim insanımız” bakış açısıyla baktığına şahitlik etmedim ama duydum, bunu hissettim. İyi ki varlar. Anlamlı ömür sürdüklerine inanıyorum. Katkılar sağladıklarına inanıyorum topluma. Hem onun hem de eşinin kaybı çok ağır. Oğullarına ve Türk toplumuna baş sağlığı diliyorum”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31433" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma1-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma1-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>&#8220;Kardeş olduk, sırdaş olduk&#8221;</strong></p>



<p>Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği adına konuşan Abdullah Eldelekli, Mahmut Telli ile dostluklarının temelinin 1965 yılında gerçekleşen Ankara Makine Odası Genel Kurulu&#8217;nda atıldığını söyledi. Yıllar sonra Almanya&#8217;da yollarının kesiştiğini kaydeden Eldelekli, “Önce Türk Alman Kulübü&#8217;nde dostluğumuz ilerledi. Gençtik, enerjimiz vardı. Frankfurt&#8217;ta Türk mühendis ve mimarlarını bir çatı altında, arkadaşlarımızla beraber topladık. Kurucu yönetimde yer aldık. Ardından Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nin kuruluşunda, Hessen Türk Toplumu&#8217;nda beraber olduk.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma6-800.jpg" alt="" class="wp-image-31434" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma6-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma6-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma6-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Abdullah Eldelekli</figcaption></figure>



<p>Kardeş olduk, sırdaş olduk. Büyük bir aile olduk. Önce kardeşim Mahmut&#8217;un sevgili eşini, şimdi de kendisini sonsuzluğa uğurluyoruz. Buna yürek dayanır mı? Hepimizin başı sağ olsun. Sevgili kardeşim toprak seni incitmesin. Işıklar yoldaşın olsun” diye konuştu.</p>



<p><strong>“Cumhuriyet’in yetiştirdiği gerçek bir &#8220;meşale&#8221; idi”</strong></p>



<p>Mahmut Telli&#8217;nin kendileri için sadece bir kurucu üye ismi olmadığını kaydeden Türk Mimar ve Mühendisler Birliği (TMMB) Başkanı Demir Ceylan da “O dürüstlüğün, liyakatin ve Cumhuriyet aydınlığının sembolüdür. 1990’dan itibaren Almanya-TMMB’nin kuruluş yıllarındaki kısıtlı imkanlara rağmen, onun ve değerli dava arkadaşlarımizın gösterdiği vizyon olmasaydı, bugün 35. yılındaki bu güçlü meslek örgütünden bahsedemezdik. Bir dönem başkanlığını da yürüttüğü Birlik çatısı altında bizlere, mesleki dayanışmanın ötesinde bir ufuk kazandırdı“ dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma5-800.jpg" alt="" class="wp-image-31435" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma5-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma5-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma5-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Demir Ceylan</figcaption></figure>



<p>2018 yılında T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından &#8220;Örnek Kıdemli Vatandaş&#8221; ilan edilmesinin, onun yurt dışındaki Türk toplumuna sağladığı bilgeliğin ve yol göstericiliğin en zarif nişanesi olduğunu savunan Demir Ceylan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mahmut Telli, sadece 10 Kasım 1938’de doğmuş bir isim değil; o, ömrü boyunca Atatürk ilke ve devrimlerini rehber edinmiş, Cumhuriyet’in yetiştirdiği gerçek bir &#8220;meşale&#8221; idi. Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu başkanı olarak, vatanından uzakta ama kalbi daima memleket sevdasıyla çarpan bir aydın olarak hepimize örnek oldu.</p>



<p>Birliğimizin Teknik İletişim dergisinin hazırlanması ve yayımlanmasında emeği çok büyüktür. &#8220;Her Şey Yeniden Başlasa&#8221; adlı eseriyle de bizlere kıymetli bir yazılı miras bıraktı.</p>



<p>Yönetim kurulunda birlikte çalışma onuruna eriştiğim Mahmut Bey, son derece sevecen ve motive edici bir şahsiyetti. Kendisiyle çok kıymetli kişisel anılarımız oldu. Eşim Nazire de kendisi gibi Tarsuslu olduğu için ona her zaman &#8220;hemşehrim&#8221; diye hitap eder, sevgisini her daim hissettirirdi. Ben ve eşim, onun aramızdan ayrılmasından dolayı en derin üzüntü duyanlar arasındayız.</p>



<p>Saygıdeğer büyüğüm, Mahmut Ağabeyim;</p>



<p>Emanetin emin ellerdedir. Senin ve kurucu üyelerimizin birlikte diktiği o fidan, bugün koca bir ormana dönüştü. Bizler, senin bıraktığın yerden; bilimin, tekniğin ve halkın yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.</p>



<p>Ruhun şad, devrin daim olsun. Tüm camiamızın, sevenlerinin ve kederli ailesinin başı sağ olsun.“</p>



<p>TMMB&#8217;nin tek kadın başkanı Fatma Weber de Telli&#8217;ye verdiği destek için hep minnettar kalacağını söyledi. Etkinlikte Türk toplumuna güçlü sivil toplum örgütleri kazandıran Mahmut Telli&#8217;nin Avrupa&#8217;ya göç eden ODTÜ&#8217;lülere de yıllardan desteklediği ifade edildi.</p>



<p>Mustafa Güler hocanın okuduğu Kur’an-ı Kerim’in ardından Cem Telli taziyeleri kabul etti.</p>



<p>Efsane başkan Mahmut Telli&#8217;nin salı günü Ankara Cebeci&#8217;de toprağa verileceği kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-anma2-800.jpg" length="135505" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Mahmut Telli hayatını kaybetti</title>
		<link>https://egazete.de/mahmut-telli-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 17:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[HeADD]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Telli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31399</guid>

					<description><![CDATA[Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Mahmut Telli, hayatını kaybetti. Mahmut Telli için 10 Mayıs'ta Frankfurt Türk Alman Kulübü'nde anma toplantısı yapılacak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hessen Türk toplumu mücadeleci bir neferini kaybetti. Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği’yle (ADD Hessen) Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği’nin (TMMB) eski başkanlarından Makine Yüksek Mühendisi Mahmut Telli (88), eşi Öğretmen Songül Telli’nin vefatı üzerinden iki ay bile geçmeden yaşamını yitirdi.<br>ADD Hessen, Kurucu ve Onursal Başkanı olan Mahmut Telli’yi anmak üzere yarın (10 Mayıs) Frankfurt Türk Alman Kulübü’nde herkese açık bir toplantı düzenliyor.<br>Atatürk’ün öldüğü gün,10 Kasım 1938’de dünyaya gelen Mahmut Telli, Tarsus Amerikan Koleji’nden sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Makine Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Türkiye’de çeşitli firmalarda çalıştıktan sonna önce Libya’da, 1970’ten sonra da Almanya’daki mühendis olarak çalıştı. 2003 yılında emekli olan Telli, bu arada yine Almanya’daki “Maryland Global Campus Europe Üniversitesi” ile Darmstadt Teknik Üniversitesi’nde uzun yıllar İngilizce mühendislik dersleri vererek öğretim üyeliği yaptı.<br>Ailesiyle birlikte uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Mahmut Telli, Frankfurt ve çevresindeki çok sayıda sivil toplum örgütünün kurucuları ve yöneticileri arasında yer aldı.<br>Almanya Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği’nin (TMMB) kurucuları arasında olup uzun yıllar başkanlığını yaptı.<br>Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği’ni (ADD Hessen) kurup uzun yıllar başkanlık görevinde bulundu. Yönetimden ayrıldıktan sonra ADD Hessen’in Onursal Başkan’lığını üstlenen Telli, 2018 yılında da Dışişleri Bakanlığı’nın aday göstermesiyle Almanya’da Örnek Kıdemli Vatandaş seçildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="450" height="645" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-kitap-450.jpeg" alt="" class="wp-image-31400" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-kitap-450.jpeg 450w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-kitap-450-300x430.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></figure>



<p><br>Her iki derneğin de onursal başkanı olana Telli, Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Koordinasyon Kurulu’nda Almanya’daki Türkleri temsil etti. Yakın dostlarından Prof. Dr. Üstün Gökmen, Cumhuriyet gazetesindeki yazısında şöyle diyor: “Mahmut Telli hiçbir zaman doğum gününü gününde kutlamadı. Çünkü 10 Kasım 1938’de dünyaya gelmişti. Doğum gününü ya 9 Kasım’da, ya da 11 Kasım’da kutladı.”<br>Mahmut Telli’nin eşi, Songül Telli de geçtiğimiz mart ayında 89 yaşında, yaşamını yitirmişti. Uzun yıllar Frankfurt’ta Türkçe ve Türk kültürü dersi öğretmeni olarak çok sayıda gencimizin yetişmesine katkısı olan Songül Telli, Gazi Yüksek Öğretmen Okulu mezunuydu.<br>ADD – Hessen’in düzenlediği anma toplantısı yarın (10 Mayıs, Pazar) Türk Alman Kulübü’nde saat 15.00’te başlayacak. Adres: Strahlenberger Str. 129, 63067 Offenbach. (gk)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="800" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli2-600-800.jpeg" alt="" class="wp-image-31401" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli2-600-800.jpeg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli2-600-800-300x400.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/mahmut-telli-kitap-450.jpeg" length="44744" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Çorum Rıza Şehri, Alevilerin ütopyası</title>
		<link>https://egazete.de/corum-riza-sehri-alevilerin-utopyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:40:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum Rıza Şehri]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31341</guid>

					<description><![CDATA['Çorum Rıza Şehri' ile dayanışma etkinlikleri sürüyor. Frankfurt dayanışma etkinliğinde Rıza şehrinin beşikten yaşlılığa uzanan bir yaşam merkezi olmasına dikkat çekildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Dünyanın bir yanında Çorum Rıza şehri ile dayanışma etkinlikleri düzenleniyor. Almanya&#8217;da Wiesloch ve Kerpen&#8217;in ardından Frankfurt&#8217;ta gerçekleşen etkinlikte, &#8216;Çorum Rıza Şehri&#8217;nin Aleviler için önemine vurgu yapıldı. Bu projenin tamamlamasıyla birlikte Alevilerin bir ütopyasının gerçekleşeceği ve Rıza şehrinin tüm insanların ortak paylaşımı haline geleceği kaydedildi.</p>



<p>İçinde yaşlı bakım merkezi, kreş, öğrenci yurdu, aşevi, konferans salonu, tiyatro ve müzenin de yer alacağı Çorum Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Merkezi Vakfı‘nın <strong>‘Rıza şehri’</strong> adıyla 7 bin 500 metrekare alan üzerine yapmaya başladığı çok yönlü kültür ve yaşam merkezinin Türkiye ve Avrupa’daki bütün cemevlerine örnek olması isteniyor. Projenin üçte biri tamamlandı. &#8216;Çorum Rıza Şehri Yaşlılar Yurdu&#8217; bölümününün resmi açılışı, 5, 6 ve 7 Haziran tarihlerinde yapılacak</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="390" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-projesi800.jpg" alt="" class="wp-image-31342" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-projesi800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-projesi800-300x146.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-projesi800-696x339.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Beşikten yaşlılığa yaşam döngüsü</strong></p>



<p>Frankfurt Griesheim Saalbau salonunda yapılan etkinliğin sunucusu Zahide Aydoğan, Çorum&#8217;da yükselen Rıza şehrinin bir bina olmasının ötesinde bir yaşam felsefesi olduğunu belirterek, “Bu yükselen çocuklarımız için kreş, gençlerimiz için yurt, yaş almış canlarımız için bakım evi ve lokmanın paylaşıldığı bir aşevidir. Biz bir yapı değil beşikten yaşlılığa uzanan bir yaşam döndüsü kuruyoruz. Bu yol Avrupa&#8217;da atılan adımlarla büyüdü. Bugün hizmet vermeye başlayan yaşlı bakım binamızın ve başlayacak yeni yapıların arasında özellikle Frankfurt ve çevresindeki canlarımızın büyük emeği var. Sizler bu eserin mimarısınız. Hepinize yürekten teşekkür ediyoruz” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-9-800.jpg" alt="" class="wp-image-31343" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-9-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-9-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-9-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Etkinliği dualarıyla açan Naime Nayman Ana, “Çorum&#8217;a cemevi, ardından ambülansla katkılarınız oldu. Yolculuğumuz devam ediyor. Bu büyük projenin bir ayrıcalığı daha var. Kapısında Pir Sultan&#8217;nın yanısıra Kadıncık Ana&#8217;nın da büyük bir heykeli olacak. Bütün şehirlerimizde bu projenin hayata geçmesini temenni ediyoruz. Helal emeklerinizle verdiğiniz katkılarınız için çok teşekkür ediyoruz. Bu proje, geçmişe ve geleceğe sahip çıkmaktır.” diye konuştu. Pir Sultan ve Kadıncık Ana&#8217;nın Aleviler için “Yolun hafızası, inancın direnci ve hakikatin sembolü” anlamına geldiğine dikkat çekildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="448" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31344" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-1-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-1-800-696x390.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>“Allah birçok insanı Çorumlu yapsın”</strong></p>



<p>İş insanı Mustafa Baklan&#8217;nın (Suntat) da desteklediği dayanışma etkinliğine katılan SPD Hessen Milletvekili Turgut Yüksel, “Allah birçok insanı Çorumlu yapsın” diye seslendi. Yüksel, “Güzel bir projeye imza attınız. Türkiye&#8217;ye karşı bir sorumluluğunuzu yerine getiriyorsunuz. Buradaki yaşlılarımızı ve gençlerimizi de unutmamak lazım. Köprü olarak iyi görev yapıyorsunuz. Buraya karşı sorumlulumuzu unutmayalım” ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-11-800.jpg" alt="" class="wp-image-31348" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-11-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-11-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-11-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Etkinlikte Gülcihan Koç, Metin Kaplan, Grup Miraz ile Hüseyin Akkuş sahne aldılar. Metin Kaplan Rıza şehrinin Alevilerin en büyük ütopyalarından biri olduğuna dikkat çekti. Gülcihan Koç da herkesi bu projenin tamamının hayata geçmesi için ellerini taşın altına koymaya çağırdı. Koç, “Bir pirinç tanesi kadar, en küçük bir katkım olduysa helal olsun” diye konuştu. Katılanlar Gülcihan Koç&#8217;un güçlü sesiyle seslendirdiği türkülere halaylarla eşlik ettiler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31347" style="width:841px;height:auto" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/corum-riza-sehri-projesi800.jpg" length="40348" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Dietzenbach şenlendi</title>
		<link>https://egazete.de/dietzenbach-senlendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:52:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Dietzenbach]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31317</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt yakınlarındaki Dietzenbach Capitol'da gerçekleşen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması, büyük bir çocuk şenliğine dönüştü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Frankfurt ve çevresinde görev yapan Türkçe dersi öğretmenlerinin Dietzenbach&#8217;ta hazırladığı “23 Nisan” kutlaması büyük ilgi gördü. Kutlamada çocuklarının sahne performansını pür dikkat izleyen anne baba ve yakınlarının heyecanı görülmeye değerdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması, Özden İncekar&#8217;ın öğrencilerinin selamlama rontu ile başladı. Farklı illerin resimlerini taşıyan minik öğrenciler “Biz Türkiye&#8217;yiz. Biz kardeşiz” dediler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31318" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-1-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-1-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu kutlamanın açılış konuşmasında 23 Nisan&#8217;ın dünyada armağan edilen tek bayram olduğuna dikkat çekerek, “Sevgili çocuklar sadece ailelerinizin değil, hem Türkiye&#8217;nin hem de içinde yaşadığınız bu güzel ülke Almanya&#8217;nın da geleceğisiniz. İki kültürle beslenebilen, farklı dilleri konuşabilen, dünyaya açık bireyler olarak çok kıymetli bir köprü görevi üstleniyorsunuz. Sizler sanata, insanlığa katkı sağlayan, evrensel değerlere bağlı, ama aynı zamanda kendi kültürünü koruyabilen bireyler olmalısınız” ifadelerine yer verdi. Başkonsolos Nagihan İlknur Akdevelioğlu, Türkçe derslerine katılımın önemine dikkat çekti. Çocuklara bu bayramı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün çocuklara olan inancını, yine O&#8217;nun sözleriyle vurgulayan Başkonsolos Akdevelioğlu, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-7-800.jpg" alt="" class="wp-image-31323" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-7-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-7-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-7-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Frankfurt Eğitim Ateşesi Dr. Muhammed Fatih Kılıç da dilini kaybeden bir toplumun hatırılarını yitireceğini, kültürünü unutan bir toplumun, yönünü kaybedeceğini, kimliğini koruyamayan bir toplumun da geleceğini inşa etmekte zorlanacağını belirterek “Özellikle yurt dışında yaşayan bizler için bu üç değer, bir bağdan öte; bir köprü, bir tutunma dalı, bir varoluş meselesidir.. Bugün burada sahneye çokan her bir evladımızın gözlerindeki ışıltı, sadece performansın değil, kökleriyle kurduğu bağın, kimliğiyle kurduğu ilişkinin yansımasıdır. Bu anlar, onların hafızasında bir ömür boyu saklayacakları en kıymetli hatıralar olacaktır” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-6-800.jpg" alt="" class="wp-image-31322" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-6-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-6-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-6-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Çocuklar, öğretmenlerinin gözetiminde selamlama rontusunun yanısıra şiir, dans, işaret diliyle şarkı, zeybek, ritim gösterisi, düğün halayı ile sahne aldılar. Minikler, yüz boyama, kukla, kağıt katlama gibi farklı atölyelere katılma şansı buldular.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-3-800.jpg" alt="" class="wp-image-31320" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-3-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-3-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-3-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31321" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/23Nisan26-dietzenbach-1-800.jpg" length="131006" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Arif Arslaner son yolculuğuna uğurlandı</title>
		<link>https://egazete.de/arif-arslaner-son-yolculuguna-ugurlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rhein Main Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Arslaner]]></category>
		<category><![CDATA[defin]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[Kubi]]></category>
		<category><![CDATA[vefat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31325</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'un Onur Madalyası sahibi, Kültür Derneği'ni kurup şehrin vazgeçilmeyecek kurumlarından biri haline getiren Arif Arslaner, Heiligenstock mezarlığında toprağa verildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Amansız hastalığından kurtulamayıp 63. yaş gününde hayatını kaybeden Kültür ve Eğitim Derneği Kurucu Başkanı Arif Arslaner, ailesi, yakınları, akrabaları ile siyasetten, kültür, ekonomi dünyasından, resmi ve sivil toplum kuruluşlarından bine yakın insanın katıldığı törenle Heiligenstock Frankfurt Müslüman mezarlığında sonsuzluğa uğurlandı. </p>



<p>Arif Arslaner&#8217;in amansız hastalığa yenik düşmesi kentte şok etkisi yarattı. Sosyal medyada yayınlanan yüzlerce taziye mesajında Arif Arslaner&#8217;in ırkçılığa karşı demokrasi ve eşitlik mücadelesine, iyi kişiliğine ve oluşturduğu kurumun değerine dikkat çekildi. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31326" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-1-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-1-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Definde boğazı düğümlenerek konuşan Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Mike Josef, Arif Arslaner gibi insanlar olmadan, kendisi gibi göç hikayesi olan insanların büyükşehir başkanı olarak seçilmesinin çok zor olduğunu belirterek „Teşekkürler Arif“ diyerek veda etti. Cenaze namazından önce konuşan Josef konuşmasında şu ifadeleri kullandı: „Arif Arslaner köprüler inşa edendi. Arif’i hastanede ziyaret ettiğimde, hastalığı kendini çoktan göstermişti. On yıllardır inşa ettiği şeyin ne kadar büyük olduğunu artık bilemiyordu. Arif ile beni bağlayan şey, her zaman hissedilen o büyük irade gücüydü. İtiraf etmeliyim ki, birkaç gün ona önce doğum günü kartını yazarken, bunun bir veda kartı olacağını düşünmemiştim. Arif 63. doğum gününde vefat etti. Arif 16 yaşında Türkiye&#8217;den buraya, ülkemize gelmişti&#8230; Arif, kız kardeşleri misafir işçi olarak tanımlandıyordu. Ancak onlar ülkemize ve şehrimize büyük katkıda bulundular. Refahımız ve kültürel zenginliğimiz, Arif gibi insanlara dayanıyor.</p>



<p>O, iş yapan biriydi. Ekonomi dünyasındaki liderler gibi bir iş kurucusu değildi. Beni en çok etkileyen insanlar, kendi başarılarıyla zirveye ulaşan ama nereden geldiklerini asla unutmayanlardır. Kendi yükselişlerini bir sorumluluk olarak görüp, başkalarının da yükselmesini ve başarıya ulaşmasını sağlayanlar. Arif tam da bunu yaptı. Almancayı Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde öğrendi. Daha sonra diğer insanların Almanca öğrenmesini sağladı. O ülkemizin her zaman kolay ve anlaşılır olmayan kurallarını öğrenip binlerce insanın da bu yolda ilerlemesini sağladı. Arif binlerce insanın ülkemizde kendi hikayesini yazmasını sağladı. Onların hayatının seyrinin şekillenmesinde rol oynadı. Bugün bir çoğu aramızda olan bu insanlar Arif&#8217;i hiç unutmayacak. Hayat sevincini hiç kaybetmedi. O iyi bir babaydı, ailesi onun için çok önemliydi. Frankfurt&#8217;ta evindeydi. İyi bir iletişim ağı vardı. 2021 yılında Römer&#8217;in İmparatorlar Salonu&#8217;nda eşit katılım ve entegrasyon, demokrasi ve sosyal uyum alanlarındaki onlarca yıllık özverili çalışmaları nedeniyle Frankfurt Şehri Onur Madalyası’nı aldı. Konuşmasında, “Sevgili çalışanlar çok teşekkürler. Bu ödül sizin” dedi. Kubi&#8217;yi büyütüp geliştirdi. O geriye hayatının eserini bıraktı. Daha önce birlikte Kubi&#8217;nin kuruluşunun 30. yılını kutlamıştık. Ne kadar gururlandığını biliyorum. Irkçılık ve antisemitizme karşı geniş cephede, Arif&#8217;i, önemli bir savaşçımızı olarak kaybettik. Ancak ruhu ve inancı bizimle. Kubi&#8217;yi bir gemi olarak tanımlarsak, kaptanı gemiden ayrıldı. Benim takıma çağrım, herşeye rağmen rotayı izlemeyi sürdürün. Frankfurt&#8217;un size ihtiyacı var. Beni arkadaşım Arif Arsalener&#8217;in çok erken ölümü çok etkiledi. Frankfurt onun olmayışını hissedecek. En çok ailesi özleyecek. Bu zor günlerde, desteğe ihtiyaç duyduklarında hep yanlarında olacağız. Arif gibi insanlar olmadan, benim gibi göç hikayesi olan insanların büyükşehir başkanı olarak karşınızda olması zordu. Biliyorum ve kişisel, iki sözcükle veda etmek istiyorum: Teşekkürler Arif.” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-2-.jpg" alt="" class="wp-image-31327" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-2-.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-2--300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-2--696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Babalarıyla ilgili anılarını aktaran Aysu ve Alper Arslaner de “Gururla söylebiliriz ki babamız iyi bir insandı. O sizin arkadaşınız, patronunuz, tanıdığınız idi. Ama o bizim babamızdı.” dediler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31329" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-5-800.jpg" alt="" class="wp-image-31330" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-5-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-5-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-5-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-7-800.jpg" alt="" class="wp-image-31331" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-7-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-7-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-7-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-9-800.jpg" alt="" class="wp-image-31333" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-9-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-9-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-9-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Arif-0426-1-800.jpg" length="256990" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
