<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Politika &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/politika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 21:07:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>CHP Frankfurt Birliği&#8217;nden Özel&#8217;e tam destek</title>
		<link>https://egazete.de/chp-frankfurt-birliginden-ozele-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 21:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31541</guid>

					<description><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız. Halkın iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşıyız" açıklamasıyla CHP Lideri Özel'e destek verdi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP Lideri Özgür Özel, Türkiye&#8217;de il ve ilçe örgütlerinden büyük destek alıyor. CHP Yurt dışı örgütleri de yaptıkları açıklamalarıyla seçilmiş genel başkanları Özel&#8217;in yanında olduklarını belirtiyor. Frankfurt CHP Frankfurt Birliği de yayınladığı bildiriyle, CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;e tam destek verdiğini açıkladı. CHP Frankfurt Birliği açıklamasında,  &#8220;<em>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in demokrasiye, halk iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan kararlı duruşunun yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz</em>&#8221; dedi. </p>



<p>CHP teşkilatı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi&#8217;nin, 4-5 Kasım 2023&#8217;te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında &#8216;<em>mutlak butlan</em>&#8216; gerekçesiyle iptal <em>kararı</em>nı ve Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun parti yönetimini devralmasını, &#8220;<em>Türkiye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca bir siyasi partiye yönelik müdahale değil; milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik açık bir baskıdır. Seçilmiş bir genel başkanın siyasi ve hukuki baskılarla görevden uzaklaştırılmaya çalışılması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir</em>&#8221; şeklinde değerlendirdi. </p>



<p>CHP Frankfurt Birliği açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>



<p><em><strong>KAMUOYUNA VE DEĞERLİ ÜYELERİMİZE</strong></em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi Frankfurt Birliği olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in demokrasiye, halk iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan kararlı duruşunun yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.</em></p>



<p><em>Türkiye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca bir siyasi partiye yönelik müdahale değil; milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik açık bir baskıdır. Seçilmiş bir genel başkanın siyasi ve hukuki baskılarla görevden uzaklaştırılmaya çalışılması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.</em></p>



<p><em>Sayın Özgür Özel’in “Partiyi bırakmayacağız” ve “Millet iradesine sahip çıkacağız” şeklindeki kararlı duruşu, bugün yalnızca CHP’lilerin değil; demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere inanan herkesin ortak sesi haline gelmiştir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu; halkın egemenliğini esas alan köklü bir demokrasi hareketidir. Bu büyük çınarın geleceğine; mahkeme salonlarında değil, üyelerinin, delegelerinin ve halkın özgür iradesi karar verir. CHP’nin iradesini teslim almaya yönelik hiçbir girişim başarılı olamayacaktır.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır demokrasi, hukuk ve halk iradesi mücadelesi veren bir kurum olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle geçmişte partimize emek vermiş herkesin de bugün atacağı adımlarda bu tarihsel sorumluluğu taşıması gerekir.</em></p>



<p><em>Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması yönünde Valiliğe yazı yazması ve bunun ardından parti binası önünde oluşan tablo; parti tabanında büyük bir kırgınlık ve üzüntü yaratmıştır. Daha da vahimi, güvenlik güçlerinin CHP Genel Merkezi çevresinde adeta bir terör operasyonu yürütülüyormuş gibi sert müdahalelerde bulunması ve ortaya çıkan görüntüler kabul edilemezdir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Merkezi; bu ülkenin kurtuluş mücadelesinden gelen, demokrasi tarihinin en köklü kurumlarından biridir. CHP’lilere yönelik baskıcı görüntüler oluşturulmasına sebep olacak hiçbir girişim doğru değildir ve tarihe olumlu şekilde geçmeyecektir.</em></p>



<p><em>Bugün ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birlik, kırgınlık değil dayanışma, kişisel hesaplar değil halkın geleceğidir. Partimizin enerjisi iç tartışmalara değil; demokrasi, adalet ve halkın iktidarı mücadelesine yönelmelidir.</em></p>



<p><em>Bizler Avrupa’da yaşayan CHP’liler olarak biliyoruz ki; sessiz kalmak, haksızlığa ortak olmaktır.</em></p>



<p><em>Bu nedenle CHP Frankfurt Birliği olarak:</em></p>



<p>• <em>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız.<br>• Halkın iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşıyız.<br>• Demokrasiye, hukuka ve Cumhuriyet değerlerine sonuna kadar sahip çıkacağız.<br>• Partimizin birlik ve bütünlüğünü hedef alan girişimlere boyun eğmeyeceğiz.<br>• Umudu büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceğiz.</em></p>



<p><em>Bugün mesele yalnızca bir makam meselesi değildir.<br>Bugün mesele; halkın seçme hakkına, demokrasiye ve Cumhuriyet’e sahip çıkma meselesidir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte olduğu gibi bugün de baskılar karşısında geri adım atmamış, halkın gücüyle yoluna devam etmiştir. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yoluna devam edecektir.</em></p>



<p><em>Çünkü biz inanıyoruz ki:</em></p>



<p><em>Haklı olan kazanacaktır.<br>Halkın iradesi kazanacaktır.<br>Demokrasi kazanacaktır.</em></p>



<p><em>Saygılarımızla,</em></p>



<p><em>CHP Frankfurt Birliği Yönetimi</em></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mutlak butlan&#8217;a protesto: &#8216;Bu bir siyasi darbe girişimidir&#8217;</title>
		<link>https://egazete.de/mutlak-butlana-protesto-bu-siyasi-darbe-girisimidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 20:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31505</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'ta sivil toplum ve siyasi kuruluşlar yaptıkları ortak eylemde CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararını protesto etti. Eylemde Özgür Özel'in resmi üzerine "Yorgunsun biliyoruz, Dayan!" yazısı dikkat çekti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP&#8217;ye yönelik &#8216;Mutlak butlan&#8217; kararı, yurtta olduğu gibi yurt dışında da protesto ediliyor. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı Frankfurt Eylem Birliği adlı inisiyatifin çağrısıyla Bockenheimer Warte meydanında biraraya gelen protestocular, „Bu bir siyasi darbe girişimidir. Bu mesele bir partinin meselesi değil, Türkiye&#8217;nin demokrasi meselesidir“ dediler.</p>



<p>Eylemde konuşan CHP Frankfurt Birliği Başkanı Ercan Beğen, &#8216;Mutlak butlan&#8217; tartışmalarının hukuk kisvesi altında yapılmak istenen siyasi bir darbe girişimi olduğunu söyledi. CHP&#8217;yi susturmanın, meydanları boşaltmanın ve halkın değişim talebinin durdurmanın mümkün olmadığını kaydeden Beğen, „Sandıkta gerileyenler, halkın desteğini kaybedenler şimdi yargıyı kullanarak siyaseti dizayn etmeye çalışıyor. CHP kurultayına &#8216;Mutlak butlan&#8217; diyorsanız, mühürsüz oylarla kabul ettirilen referandum nedir? O gün hukuk neredeydi? O gün milletin gözünün önünde seçim hukuku değiştirilirken neden sustunuz? Demek ki mesele hukuk değilmiş. Mesele iktidarın çıkarıymış. Kendi siyasi çıkarları için hukuku eğip bükenler, bugün kalkmış demokrasi dersi vermeye kalkıyor“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31506" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800-696x391.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Ercan Beğen</figcaption></figure>



<p>&#8216;Mutlak butlan&#8217; kararını protesto edenler arasında CHP Frankfurt Birliği&#8217;nin yanısıra, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Frankfurt Alevi Kültür Merkezi, Sol Parti Almanya ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yer aldı. CHP&#8217;liler Özgür Özel&#8217;in resmi ve üzerine „Yorgunsun biliyoruz, dayan!“ yazılı tişörtler taşıdı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31508" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>„<strong>Bu saldırı hepimize“</strong></p>



<p>Eylemde söz alan Sol Parti Frankfurt temsilcisi Zafer Taşkın, geçmişte halkın umutlarını boğanların, halkın değişim iradesini sabote edenlerin yine aynı rolü oynadığını söyledi. Taşkın konuşmasında, meselenin CHP ve bir genel başkanlık meselesi olmadığını, meselenin doğrudan halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik açık bir darbe girişimi olduğunu vurguladı. Türkiye&#8217;nin artık bir yol ayrımında olduğunu da savunan Zafer Taşkın, „Ya Saray rejiminin karanlığı büyüyecek. Ya da halk birleşip bu çürümüş düzeni tarihin çöplüğüne gönderecek. İşte bu yüzden bugün susma günü, bekleme günü değildir. Bugün birleşme günüdür. Bugün omuz omuza mücadeleyi büyütme günüdür. Sosyalistler, demokratlar, laiklikten, emekten yana olanlar, kadınlar, gençler, Kürt halkı, bu ülkenin bütün ilerici güçleri ortak bir mücalede buluşmak zorunda. Çünkü bu saldırı hepimize. Çünkü bu karanlık hepimizi hedef alıyor. Hiçbir saray halktan büyük değil. Hiçbir diktatörlük, örgütlü halktan güçlü değildir“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800.jpg" alt="" class="wp-image-31509" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800-696x392.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Zafer Taşkın</figcaption></figure>



<p><strong>Ülkenin geleceğinin de meselesi</strong></p>



<p>Frankfurt AKM Başkanı Şahin Karasu ise demokrasinin zayıflatılmasının, toplumsal muhalefetin baskı altına alınması, seçilmiş iradenin etkisizleştirilmesi ve hukuk alanına duyulan güvenin aşındırılmasının yalnızca bugünün değil, ülkenin geleceğinin de meselesi olduğunu ifade etti. Karasu, Alevilerin tarih boyunca vesayet düzenlerinin, inkar siyasetinin, kayyum anlayışının, dışlanmanın ve hak kayıplarının neye dönüştüğünü yaşayarak öğrendiğini belirtti. Toplumun korkuyla değil, rızalıkla; baskıyla değil adaletle, tek seslilikle değil çoğulculukla güçleneceğini kaydeden Karasu, „Halkın demokratik iradesine gölge düşüren her türlü uygulamadan uzak durulmalıdır. Siyasal partilerin demokratik işleyişi ve kurumsal özerkliği korunmalıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesi, siyasal tartışmaların üzerinde güven veren ortak zemin olarak işletilmelidir. Seçilmiş iradeyi tartışmalı hale getiren uygulamalar yerine demokratik katılım güçlendirilmelidir“ dedi. Karasu, Frankfurt AKM olarak laikliği, eşit yurttaşlığı, inanç özgürlüğünü, insan haklarını ve halkın özgür iradesini savunmayı yalnızca siyasal değil, aynı zamanda yol ve vicdanı sorumluluğun gereği olarak gördüklerini de vurguladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="437" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800.jpg" alt="" class="wp-image-31510" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800-300x164.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800-696x380.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Şahin Karasu</figcaption></figure>



<p>„<strong>Birleşmemiz gerekiyor“</strong></p>



<p>DİDF Frankfurt adına konuşan Bayram Aksu da iktidarın sermayenin çıkarı için ülkeyi bölmeye çalıştığını söyledi. Aksu, „Aslında bunlar, iktidarın sıkışmışlığı, demokrasiye ihtiyaç duyan işçi, emekçilerin birleşmesinin önüne engeller. Bu engelleri aşacak olan yine Türkiye halkıdır. Daha önceki eylemlerdeki işçiler, „Her yer direniş, hayatı durduralım“ demişti. İşçiler hayatı durdurursa demokrasiye sahip çıkmış oluruz. İşçilerin, emekçilerin daha iyi bir dünyada yaşamasını sağlayacak bizim birleşmemiz gerekiyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyor. İşte bundan korkuyorlar. Bizi bölmeye çalışıyorlar. Avrupa&#8217;da bize düşen görevler var. Bugüne kadar Erdoğan&#8217;ın yanında olan, tüm Avrupa Birliği&#8217;ndeki hükümetlere karşı durmamız, daha fazla çaba harcamamız gerekiyor. AB&#8217;nin Alman hükümetinin Erdoğan hükümetine, anti demokratik uygulamalara karşı çıkması gerekiyor. Hepinizi buradaki demokrasiye de sahip çıkmaya, buradaki hükümete protestolarımızı göstermeye hep beraber mücadele etmeye çağrıyoruz. Birlikte güçlüyüz“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800.jpg" alt="" class="wp-image-31511" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Bayram Aksu</figcaption></figure>



<p><strong>„Karşı devrime direneceğiz“</strong></p>



<p>TİP Frankfurt Sorumlusu Nilüfer Tonga, &#8216;mutlak butlan&#8217; kararına ve Sarayın karşı devrimci saldırısına direneceklerini söyledi. &#8216;Mutlak butlan&#8217; kararını tanımadıklarını kaydeden Tonga konuşmasında şu ifadelere yer verdi: „Bu karar, hukuki terimlerle açıklanamayacağı gibi mevcut siyasi partiler düzenini tamamen kaosa sürükleyebilecek niteliktedir. Saray Rejimi, yargıyı bir kez daha rakiplerini tasfiye etmek için kullanmaktadır. Bağımsız yargı değil, iktidar tarafından alındığı herkesçe bilinen bu karar Türkiye&#8217;nin ilerici tüm birikimine, demokratik değerlerine, hukuk devleti ilkesine ve emekçilere karşı sürdürülen Karşı Devrim teşebbüsünün en ciddi saldırılarından biridir. Trump&#8217;ı ve dünyanın bütün karanlık güçlerini arkasına alan Tayyip Erdoğan, halkın iradesine, halk egemenliğine karşı giriştiği bu savaşta başarılı olamayacak. Bu karara ve Saray&#8217;ın karşı devrimci saldırısına direneceğiz. Başta bu kararın çıkmasına vesile olan ve koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray&#8217;ın kuklasıdır. İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten tanımayacağız.“ </p>



<p>Eyleme katılan yurttaşlar da &#8216;mutlak butlan&#8217; kararı geri çekilinceye kadar protestoların artarak devam edeceğini söylediler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800.jpg" alt="" class="wp-image-31512" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Nilüfer Tonga</figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg" length="113404" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hukuk ve adalet bir gün herkese lazım olacak&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/hukuk-ve-adalet-bir-gun-herkese-lazim-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 15:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Macit Karaahmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31488</guid>

					<description><![CDATA[SPD Milletvekili Karaahmetoğlu, Türkiye'de muhalefete yönelik yargı müdahalesini kınadı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Federal Almanya Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Türkiye&#8217;de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in mahkeme kararıyla görevden alınmasını &#8220;halkın iradesine ve demokratik işleyişe yönelik ağır bir müdahale&#8221; olarak nitelendirerek kınadı.</p>



<p>Karaahmetoğlu yayımladığı açıklamada, ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel&#8217;in hedef alınmasının, Türkiye&#8217;deki demokratik temelleri sarsan sürecin en kritik halkalarından biri olduğunu vurguladı. Önemli muhalefet figürlerinden Ekrem İmamoğlu&#8217;nun daha önce tartışmalı yargı süreçleriyle cezaevine gönderildiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, Özgür Özel&#8217;in görevden uzaklaştırılmasının, iktidar alanını korumaya dönük sistematik bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.</p>



<p><strong>Siyaset alanı, yargı eliyle dizayn edilmek isteniyor“</strong></p>



<p>Mevcut iktidarın yaklaşımlarına yönelik eleştirilerini demokratik ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde dile getiren Karaahmetoğlu, yargı bağımsızlığının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>



<p>“Açıkça ifade etmek gerekir ki; yargı mekanizmalarının siyasi rakiplere karşı bir baskı aracı olarak kullanıldığına dair endişelerimiz her geçen gün artmaktadır. İktidarın, 2028 yılı ve sonrasına yönelik iktidarını güvence altına almak amacıyla muhalefet alanını kendi beklentilerine göre daraltma çabası belirgindir. Ancak siyasetin yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılması, güçlü bir vizyonun değil; aksine, ülkenin içinde bulunduğu zorlu ekonomik tablonun ve tıkanmışlığın yarattığı telaşın bir sonucudur.”</p>



<p><strong>„Hukuk ve adalet herkese lazım“</strong></p>



<p>Macit Karaahmetoğlu, özellikle son yıllarda muhalefetteki siyasilerin, eleştirel gazetecilerin ve STK temsilcilerinin tutuklanmasının, hukukun giderek siyasetin güdümüne girdiği yönündeki emareler olduğunu belirtti ve son alınan kararla birlikte muhalefetin de tamamen kontrollü bir yapıya dönüştürülmesinin hedeflendiğini söyledi. „Hukuk ve adalet bir gün herkese lazım olacak“ diyen Karaahmetoğlu, yaşananları, kaygılı bir siyasi aklın yansıması olarak değerlendirdi.</p>



<p><strong>Özgür Özel ve Demokrasi Vurgusu: &#8220;Halkın İradesi Yok Sayılamaz&#8221;</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;nin otokratik bir eğilime sürüklenmesinden duyduğu kaygıyı dile getiren Karaahmetoğlu, ana muhalefet lideri Özgür Özel&#8217;e yönelik bu müdahalenin doğrudan milyonlarca seçmenin iradesini yok saymak anlamına geldiğini ifade etti. Buna karşın, Türkiye&#8217;deki sivil toplumun demokratik olgunluğuna inandığını belirten SPD milletvekili, “Demokrasi, dönemsel siyasi hedeflerin ve şahsi hırsların bir oyun alanı olamaz. Her dönem ‚darbelere karşı halkın iradesi‘ söylemlerini dile getiren bir siyasi anlayış, halkın iradesine karşı atılan bu adımlara tepki veren sivil toplumun gücünü asla hafife almamalıdır” dedi.</p>



<p>Karaahmetoğlu, Batı dünyasına da çağrıda bulunarak, hukuk devleti standartlarının zedelendiği durumlarda sessiz kalınmaması gerektiğini, inandırıcılığın korunması için uluslararası toplumun ilkeli bir duruş sergilemesinin zorunlu olduğunu belirtti.</p>



<p>Özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için mücadele eden kesimlerle dayanışma içinde olduklarını vurgulayan Karaahmetoğlu, geçtiğimiz yıl Dilek İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeyi ve kendisine hediye ettiği Berlin Duvarı parçasını hatırlatarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>



<p>“O gün de söylediğim gibi; Berlin Duvarı nasıl yıkıldıysa, adaletten uzaklaşan ve siyasi rekabeti yargı eliyle şekillendirmeye çalışan her sistem de bir gün demokratik yollarla sona ermeye mahkumdur.”</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Macit_KaraahmetogluOzgur_Ozel.800.jpg" length="71649" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>SOL Parti&#8217;den &#8220;Saraysız, saltanatsız, bağımsız Türkiye&#8221; yürüyüşü</title>
		<link>https://egazete.de/sol-partiden-saraysiz-saltanatsiz-bagimsiz-turkiye-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 18:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Denizler]]></category>
		<category><![CDATA[Sol Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Yanki Go Home]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31415</guid>

					<description><![CDATA[SOL Parti İstanbul İl Örgütü, emperyalizme ve NATO’nun Türkiye’deki varlığına karşı 17 Mayıs Pazar günü Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüyecek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>SOL Parti İstanbul İl Örgütü, AKP iktidarının dış politikasını ve bölgeye yönelik emperyalist planları protesto etmek amacıyla bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenleyeceğini duyurdu. &#8220;Yankee Go Home!&#8221; (Yankee Evine Dön!) başlığıyla yayımlanan çağrıda, tek adam rejiminin emperyalizme göbekten bağımlı olduğu ve NATO’yu ağırlamak için hazırlıklar yaptığı vurgulandı. </p>



<p>TOM BARRACK&#8217;A TEPKİ</p>



<p>Açıklamada, ABD&#8217;nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın bölge yönetimi için kullandığı &#8220;hayırsever monarşiler&#8221; ifadesine atıfta bulunularak, bu modellerin Türkiye’yi de kapsayan bir &#8220;yeni yönetim modeli&#8221; olarak sunulduğu belirtildi. İktidarın bu planlara ve emperyalist odaklara olan bağımlılığına dikkat çekilen açıklamada, &#8220;Seni de &#8216;monarşi&#8217; diye selamladığın bu Amerikan güdümlü tek adam rejimini de göndereceğiz&#8221; ifadelerine yer verildi. </p>



<p>DENİZLER VE MAHİRLERİN ÇAĞRISI</p>



<p>Yürüyüşün Türkiye’nin devrimci geleneğine selam gönderdiği belirtilen metinde şu ifadelere yer verildi:</p>



<p>&#8220;Çağrımız; &#8216;Tam bağımsız Türkiye&#8217; yolunda Deniz’in, Mahir’in çağrısıdır! Çağrımız; özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi için emperyalizme karşı mücadele çağrısıdır. Türkiye’nin NATO’nun kanlı pazarlıklarının merkezi olmasına izin vermeyeceğiz!&#8221; </p>



<p>17 MAYIS&#8217;TA TAKSİM&#8217;DE BULUŞULACAK</p>



<p>SOL Parti, bağımsızlık mücadelesini büyütme çağrısı yaparak tüm yurttaşları 17 Mayıs Pazar günü saat 15.00’te Taksim Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde buluşmaya davet etti. SOL Parti, AKM önündeki toplanmanın ardından 6. Filo’nun denize döküldüğü tarihi sembolizme sahip olan Dolmabahçe’ye yürüyecek. birgun.net</p>



<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">YANKEE GO HOME!<br><br>Emperyalizme göbekten bağımlı tek adam rejimi savaş örgütü NATO&#39;yu ülkemizde ağırlamak için hazırlıklar yapıyor. <br><br>Sömürge valisi Tom Barrack Türkiye&#39;yi de dahil ederek tüm bölgeye &#39;hayırsever monarşiler&#39; diyerek yeni yönetim modelleri sunuyor.<br><br>Seni de &quot;monarşi&quot;… <a href="https://t.co/gQw9FZ3Ok3" rel="nofollow">pic.twitter.com/gQw9FZ3Ok3</a></p>&mdash; SOL Parti İstanbul (@solpartistanbul) <a href="https://twitter.com/solpartistanbul/status/2053152437863637009?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow noopener" target="_blank">May 9, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel: “Savunmadan Hücuma Çıkıyoruz”</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-savunmadan-hucuma-cikiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 20:16:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31390</guid>

					<description><![CDATA[CHP Lideri Özel, "mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız.” dedi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Genel Başkan Özgür Özel, “Parti içindeki kapsamlı değerlendirmelerimizin ardından ilan ettiğimiz, 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı başlayacak ve bir ay boyunca yoğun bir şekilde sürecek, bundan sonra seçime kadar da sürekli titiz bir şekilde takvimlendirilecek çalışmalarımız. Bu çalışma takvimimizi değerlendirdik ve şimdi bu konudaki bazı detayları sizlerle paylaşmak üzere karşınızdayız” dedi. </p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, şunları söyledi:</p>



<p>“Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?’ sorusuyla karşı karşıya getirdi. Haklı olarak bizleri takip eden siz basın mensupları da bu soruyu sordunuz. Geçtiğimiz haftalarda peşi sıra yaptığımız Olağanüstü İl Başkanları Toplantısı, Parti Meclisi Toplantısı, MYK Toplantısı ve Aday Ofisi toplantılarımız ile belediye başkanlarımızla yapılan altı toplantıdan oluşan tam günlük bir çalışmanın sonunda da siz sormaya devam ediyorsunuz; ‘Bundan sonra ne olacak, nasıl bir mücadele vereceksiniz, nasıl direneceksiniz?’ Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur arkadaşlar. Bugünden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla birlikte sahaya çıkıyor. Seçim gününe kadar… Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler.”</p>



<p>“SON GÜN, SEÇİMİ KAZANDIĞIMIZ GÜN”</p>



<p>“Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir. Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışacaklar. Biraz önce ifade ettiğim gibi merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Sandık görevlilerimize özel bir vurgumuz var. Özel vurgu şudur; bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak kimi köyündeki 40 kişi, kimi büyükşehir ilçesindeki 300 &#8211; 320 kişiyle birebir görüşmeye, yüz yüze görüşmeye, göz hizasından iletişim kurmaya, onların elini sıkmaya, kendini tanıtmaya, onları tanımaya ve bundan sonra her fırsatta onlarla birlikte olmaya başlıyor. Geçmişte seçime iki ay kala ‘Sandıklar sağlam mı?’ sorusuna 2,5 yıl önceden verdiğimiz cevap ‘Sandık görevlileri tamamdır, irademiz sağlamdır’ ve oy kullanmaya geldiklerinde o güne kadar en az beş &#8211; altı kez görüşmüş oldukları, tanışmış oldukları, belki artık birbirlerinin ismini öğrenmiş oldukları sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor. Rakam, 4 Mayıs 2026 itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler. ‘Bugünden itibaren çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, çalmadık kapı ve sıkılmadık el bırakmadan çalışmaya başlıyoruz’ diyemem, örgütümüzün halen çalışmakta olan neferlerine haksızlık olur. Ama tam kadro bu çalışmalara katılıyoruz.”</p>



<p>“ZATEN SEFERBERLİK HALİNİ ÖNCELEMİŞTİK”</p>



<p>“Değerli basın mensupları biz 2023 kurultayından bu yana zaten böyle bir seferberlik hali için örgütümüzü, üyelerimizi sokaktan hiç çekmeden, onları sürekli bir hareketlilik halinde, bir mobilizasyon halinde ve günü geldiğinde zaten alışık oldukları, çağrıldıklarında koştukları, üzerine düşeni yapacakları bir aktivasyon halinde bir tam hazırlık halinde hem zihnen hem de fiziken tutmayı öncelemiştik. Bu konuda şahidimiz, tanığımız sizlersiniz. İlk başta, ilk aşamada yerel seçim kampanyasında tam 105 miting yaptık. Bu 105 mitingin sonucunda yüzde 38 oy oranıyla 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Bu başarıdan sonra ‘Başarıyı kutlayalım, oturalım, tadını çıkaralım’ demedik. Hemen ardından 21 büyük halk buluşması, dokuz tematik mitingle; Rize’deki çay mitinginden tutun da atanmayan öğretmenlerin Taksim mitingine, Kocaeli’ndeki emek mitingine, Gaziantep’teki fıstık mitingine, Manisa’daki tarım mitingine kadar dokuz tematik mitingle toplam 30 saha çalışmasını, halk buluşmasını birlikte gerçekleştirdik. Üçüncü evre; milletimizin hem yerel seçimlerde hem de ardından yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında iktidar değişimini isteğini göstermesi ve bizim de Cumhurbaşkanı adayını yine sahada, yine milletin arasında ön seçimle belirleme kararımızla oldu. Biz bu noktada 23 Mart günü bir ön seçim yapacağımızı, bu ön seçimde Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyeceğimizi ilan etmiştik. Bu ilanla birlikte geçen yıl şubat ayı boyunca, kısa şubatta, aramıza katılanların da oy verebileceğini, yani o ana kadar üye olmayanların kısa şubat boyunca geldiklerinde oy kullanabileceklerini ifade etmiştik. Bu çağrımıza 700 binin üzerinde yeni üye katılımıyla milletimiz bu heyecanı ortak oldu ve üye sayımız bir anda 1 milyon 200 binden 2 milyona yaklaşan bir sayıya ulaştı. Tam 2 milyon üyemizle ön seçim yapmayı hedeflediğimiz gün Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldılar. Biz de milletimizi bu haksızlığa karşı kuracağımız ön seçim sandıklarında bizimle dayanışmaya davet ettik. 2 milyon üyemizin oy kullanacağı sandığın yanına birer dayanışma sandığı kurduk ve hepiniz 23 Mart tarihinde milletin darbeye karşı cevabını gördünüz ve 15,5 milyon vatandaşımız sandıklara gelerek, ilçe başkanlıklarının ya da oy kullanma merkezlerinin önünde kilometrelere varan kuyruklar oluşturarak, kimi iki elindeki iki bastonuyla kimi karnındaki üç aylık bebesi ile o sandıklara koşturdu. Kimi çiçek yapıp, kalp yapıp sandığın içine attı. Kimi Cumhurbaşkanı adayı noktasında belki de tarihinde ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi ile aynı sandıkta buluştu. Ancak darbecilerin zorbalığına demokratik cevabı 15,5 milyon vatandaşımız bir pazar günü verdi, geldi, seçti ve tarihe geçtiler. Ardından biz tutuklamanın yapılmasıyla yani 15,5 milyon kişinin aday gösterdi Cumhurbaşkanı adayının tutuklanıp hapse konmasıyla birlikte tarihin en büyük imza kampanyasını başlattık. Ve hep birlikte Türkiye’de 25,5 milyon vatandaşımızın ‘Adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum’ diyen bir metne imza atıklarını gördük. O metni zaman zaman 25,5 milyon kişinin imzaladığı, bir TIR büyüklüğündeki 25,5 milyon imzayı halen daha İrade Milletindir mitinglerimize taşıyoruz ve milletimizle buluşturuyoruz.”</p>



<p>“MİLLETİN ADALETE ÖZLEMİNİN GÖSTERGESİ”</p>



<p>“Bu beş aktif saha çalışmasının ardından 19 Mart darbesine Saraçhane’de direndiğimiz yedi gün, köprüyü geçip Anadolu’ya ayak bastığımız Maltepe mitinginden sonra durmayacağımızı ilan etmiş ve her hafta sonu bir ilde ve her çarşamba akşamı İstanbul’un bir ilçesinde sesimizi yükselteceğimizi söylemiştik. İstanbul’un tüm ilçelerinde, 39 ilçede mitinglerimizi yaptık. Üç büyük bölge mitingi yaptık. Birinci yıl mitingimizi yaptık ve şu ana kadar da dün 107’ncisini yaptığımız, Anadolu’da da 55 ile ulaşarak mitinglerimizi yaptığımız İrade Milletindir mitingleri ile sokakta, sahada, meydanda ve eylemdeyiz. Dün Karabük’teydik. Karabük’te meydana sığılmamış olması bütün basın &#8211; yayın organlarında ve sosyal medyada gündemdeydi. 107 mitingin 107’sinde daha önce hiç gidemediğimiz meydanları, kimsenin dolduramadığı bir kalabalıkla doldurmamız; orada yapılanın bir siyasi faaliyet, bir siyasi partinin daveti, bir siyasetçinin hitabeti değil; oraları dolduran milletin adalete duyduğu özlemin olduğunun altını çizmek isteriz. O yüzden bir siyasi partiyi değil Cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığı savunmaya gelen, istendiğinde vergi veren, istediğinde askere giden, istendiğinde askere gönderdiği evladının bayrağı sarılı tabutu gelince ‘Vatan sağ olsun’ diyenlerin sandığa el uzatıldığında verecek tavizi olmadığını görünmesini isteriz. Bugüne kadar yapılan ve dün de Karabük’te yapılanın milli iradeye sahip çıkmak, tek adam yerine sözü milletin söyleyeceğine inanç ve bunun yolunun sandık olduğunun bilincindeki milletin iradesi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.”</p>



<p>“MİLLETİMİZE DEMOKRASİYİ KURTARMADAN EVE DÖNMEME ÇAĞRISI YAPIYORUZ”</p>



<p>“Kasım 2023’ten beri 242 kez meydanlarda olan milletimize demokrasiyi kurtarmadan eve dönmemeleri çağrısını yapıyoruz. Bunun için herkes çağrıldığında meydanlarda, sokaklarda, eylemlerde ve sözünü söylemesi gereken neresiyse orada buluşmalı, son sözü de sandıkta söylemeli, milleti kurtarmalıdır. Onlar evlerine döndüklerinde bizleri de kapılarında bulacaklar. Bugünden itibaren hep beraber yeni bir aşamaya geçiyoruz. Milletimiz yıllardır her alanda adaletsizlik yaşıyor. Gelirde adalet yok, vergide adalet yok, mahkemelerde adalet yok, sosyal hayatta adalet yok. Bitmeyen bir ekonomi krizin ortasındayız, iktidar değişmediği takdirde krizin biteceğine yönelik en ufak bir inanç, en ufak bir gösterge de yoktur. Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6’ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16’ydı. Bir yılda ulaşılacak noktaya enflasyon rakamları ki TÜİK’in rakamlarının ne kadar tartışmalı olduğunu sadece hatırlatmak isterim. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura verilen, emekliye verilen, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır. Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır. Aylık yüzde 4,18’lik oran, maalesef bu aylık oran 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Yanlış duymadınız. Dünyada 100 ülkede bizde bir ayda yaşanan enflasyon bir yılda yaşanmıyor. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz her gün. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız. Türkiye’yi bu hale getirenler bu millete umut olamadılar, asla da olamayacaklar. Türkiye’nin umudu; tüm demokratların özgür, bağımsız, adil ve refah içinde bir ülke kurma mücadelesini birlikte vermesindedir. Bunun için mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız.”</p>



<p>“BİZİMKİ SADECE SEÇİM KAZANMA MÜJDESİ DEĞİL”</p>



<p>“Bundan sonraki süreçte artık bizim verdiğimiz mücadele bir kararlılık değil, bir müjde içermektedir. Bizim müjdemiz, seçim kazanma müjdesi değildir. O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz. Bizim müjdemiz, yönetimde yozlaşmanın bittiği, güçlü kurumların, güçlü kuralların yani sarsılmaz bir sistemin hayat bulduğu Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, faize, israfa, lükse, şatafata giden kaynakların son bulduğu, verginin adil toplandığı ve hakça bölüşüldüğü bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, düşmanlığın, kutuplaşmanın, ötekileştirmenin bittiği, milletimizin huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, devleti güçlü, milleti huzurlu, vatandaşları eşit ve özgür kılma müjdesidir. Söz veriyoruz, hiçbir operasyon, hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Yolumuza kurulan hiçbir pusu, yürüyüşümüzü durduramayacak.”</p>



<p>“MİLLETİMİZE SEÇİME KADAR DİRENÇ, METANET VE KARARLILIK DİLİYORUM”</p>



<p>“Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, bir yıllık çalışmanın sonunda ortaya çıkan ve değişen programlarımızla, ‘Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye’ hedefiyle yola çıkanların bugünden itibaren Parti Programını, hükümet programına, hükümet programını seçim vaatlerine çeviren ve bunu gerçek muhatabına, milletimize ileten yürüyüşün başlangıcındayız. 81 ilde il başkanlarımız, güne il yönetimleriyle, ilçe başkanlarımız, ilçe yönetimleriyle birlikte yaptıkları toplantılarla başladılar. Milletvekillerimiz tüm illerdeler, Parti Meclisi üyelerimiz, MYK üyelerimiz tüm illerdeler. Ben de Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizin pazartesi toplantısını, günün erken saatlerine alarak, bugün yani 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 12.00 itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi Aday Ofisi’ndeki, Politika Kurulu Başkanlarımızı, gelecekteki iktidarımızın bakanlarını ve onların çalışma arkadaşlarını, bugün Ankara’nın tüm ilçelerine, daha sonra da tüm Türkiye’ye uğurluyoruz. Elbette çalışmalarına devam edecekler. Program çalışmalarına, hükümet programı çalışmalarına burada devam edecekler ancak bir ayakları buradayken, bir ayakları, tüm bedenleri, gönülleri Anadolu’da, 81 ilde, 973 ilçede olacak. Ben, arkadaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum. Milletimize, seçime kadar direnç, metanet ve kararlılık diliyorum. Eninde, sonunda bir kabusu bitireceğimiz, bir dönemi kapatacağımız, yeni bir dönemi açacağımız başlangıcın kritik bir evresinde, önemli bir başlangıç günündeyiz. Milletimiz için hayırlı olsun, hepimiz için hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/55247880271_ea374a7beb_800.jpg" length="77212" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Özel: &#8220;Darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:52:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31265</guid>

					<description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel, İspanya'da "Altı kıtadan ilericiler hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz" dedi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleştirilen GPM Küresel Liderler Genel Oturumu’nda konuştu.  </p>



<p>Oturumda İspanya Başbakanı Pedro ile de biraraya gelen Özel, &#8220;Bugün altı kıtadan ilericiler bu salonda ve hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz. Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı hep beraber durmak içindir. Kararlılığımız; kurumları inşa etmek, kuralları tesis etmek, demokrasiyi yaşatmak içindir” dedi.</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli yoldaşlar, bugün bu kürsüden dünyadaki bütün yoldaşlarımıza, ‘Demokrasi’ diyen, ‘Eşitlik’ diyen, ‘Özgürlük’ diyen, ‘Çok taraflılık’ diyen milyonlara hitap ediyor olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Pek çok uluslararası toplantıda bir araya geliyoruz. Ama bu sefer farklı. Farklı çünkü bugün hep birlikteyiz. Ayrıştırılan, kutuplaştırılan, yıkıcı siyasetin yerine; birleştiren, birbirinden güç alan bir siyaseti hep birlikte kurmanın heyecanını yaşıyoruz. 1,5 yıl önce tohumlarını hep birlikte attığımız bir fikrin bugün can bulması ile başlayan yeni bir yolculuğun kararlılığını ve mutluluğunu taşıyoruz. Avrupa Sosyalist Partisi, PES’in ev sahipliğinde Sosyalist Enternasyonal ile İleri İttifak’ın artık birbirinden ayrı değil; birbirine güç veren bir büyük birliktelik içinde yol yürümeye başlaması önerisi etrafında buluşuyoruz. Sosyalist Enternasyonal Başkanı dostum Pedro’yu ve bunun önünü açan İlerici İttifak’tan dostum Lars’ı, bütün bu birlikteliğe en ciddi katkıyı yapan PES Başkanı Stefan Löfven’e, bu üç lider nezdinde bütün yoldaşlarımı, işte bu heyecan ve kararlılıkla selamlıyorum” dedi. </p>



<p>Özel şöyle devam etti:</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-g-mme-tutucu wp-block-embed-g-mme-tutucu wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="euI-rjw9WSo"><iframe loading="lazy" title="CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL BARSELONA’DA 18/04/2026" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/euI-rjw9WSo?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>“ALTI KITADAN İLERİCİLER SEFERBERLİK İLAN EDİYORUZ”</p>



<p>“Değerli yoldaşlar, dünyada otoriterliğin yükseldiği, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün yıkılmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Bizi bugün bir araya getiren ise bu yıkım girişimine ‘Dur’ deme kararlılığımızdır. 21’nci yüzyılın ikinci çeyreğine girerken birbirinden öğrenen robotlardan, karanlık fabrikalardan ve yapay zekadan endişe ediyorduk. Ama karşımızda birbiriyle konuşan, birbirinden öğrenen ve birbirine güç veren otokratların karanlık siyasetini bulduk. Kendi iktidarlarının devamı uğruna demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, eşitliği, adaleti, toplumsal refahı yıkmaktan çekinmeyen bir anlayışı görüyoruz. Bu salondaki irade, işte bu yıkım gayretine verilmiş en iyi cevaptır. İhtiyacımız olan; birbirinden öğrenen, birbirine öğreten, birbirine güç veren ilericilerdir. İşte o irade bu salondadır. Bugün altı kıtadan ilericiler bu salonda ve hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz. Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı hep beraber durmak içindir. Kararlılığımız; kurumları inşa etmek, kuralları tesis etmek, demokrasiyi yaşatmak içindir.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800.jpg" alt="" class="wp-image-31269" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“DEMOKRASİ VE ADALET İÇİN 105 DEV MİTİNG YAPTIK”</p>



<p>“Değerli yoldaşlar; geçen hafta Macaristan’da tüm dünyaya önemli bir mesaj verildi. Otoriterliğe karşı olan herkes gerekiyorsa kısa vadede kendinden fedakarlık yaparak bir büyük demokrasi cephesini oluşturabileceğini gösterdi. Bu birliktelik otoriterliğin, halktan güç alarak yenilebileceğini hepimize ve tüm dünyaya gösterdi. Türkiye’de de son yerel seçimlerde biz bunu başardık. 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Türkiye nüfusunun yüzde 65’ini partimize ait sosyal demokrat belediye başkanları yönetiyor. Ancak sonrasında çok ağır bir saldırıya uğradık. İstanbul’un seçilmiş belediye başkanını, 15,5 milyon yurttaşımızın ön seçimle belirlediği, Cumhurbaşkanı adayımız olarak seçtiği Ekrem İmamoğlu’nu hapse atarak bir sonraki iktidara bugünden darbe yapan anlayışa karşı bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz. Son bir yılda demokrasi ve adalet için tam 105 dev miting yaptık. Bunların adına miting değil, demokrasiyi koruma eylemleri diyoruz. Son bir yılda bu eylemlere 16 milyondan fazla vatandaşımız katıldı. 26 milyon kişi Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğü için imza attı. Tüm baskılara rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu seferberliğin çatısı ülkemizde tüm demokratların katıldığı Türkiye İttifakı’dır. Mücadelemizde sembol olan milyonların seslendirdiği bir sloganımız var Bertolt Brecht’ten: ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”</p>



<p>“BARIŞ HEMEN ŞİMDİ…”</p>



<p>“Son söz; Filistin’i, Ukrayna’daki ve İran’daki kadınları ve çocukları selamlayarak, dünyanın bütün mağdur ve mazlumlarını selamlayarak, dünyanın bütün çocuklarını ve bütün kadınlarını selamlayarak ‘Savaşa hayır’ diyoruz. Savaşa hayır, barış hemen şimdi. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’” Foto: CHP</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55215201168_3861599088_800.jpg" length="82984" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Başarır: Yılmak yok, sinmek yok</title>
		<link>https://egazete.de/basarir-yilmak-yok-sinmek-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mahir Başarır]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31249</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'ta panele katılan CHP Mersin Milletvekili ve Grupbaşkanvekili Ali Mahir Başarır, demokrasi, hak, hukuk ve özgürlükler mücadelesine bir adım geri atmadan devam edeceklerini söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>CHP Frankfurt Birliği’nin düzenlediği &#8220;Demokrasi ve hukuk mücadelesi&#8221; konulu panele katılan CHP Mersin Milletvekili ve Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye&#8217;de 86 milyon insan adına demokrasi istediklerini, 86 milyon adına hak ve özgürlükleri savunduklarını söyledi. Ali Mahir Başarır, CHP&#8217;nin demokrasi ve hukuk mücadelesi için mitinglerine devam edeceğini, 1 Mayıs&#8217;tan itibarense tüm milletvekillerinin tüm illerdeki sokaklarda, köylerde, kahvehanelerde, evlerde, otobüslerin önünde 20, 30 kişinin olduğu toplantılarda olacaklarını belirtti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31251" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Frankfurt Titus Therme salonunda gerçekleşen panelde Başarır&#8217;ın yanısıra CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Oğuzhan Cenan ve SPD Hessen Milletvekili Turgut Yüksel yer aldılar. Ara seçim olması halinde istifa edecek milletvekillerinin başında geldiğini ancak sine-i millet&#8217;in dahi tek başına meclis kararı olmadan bir işe yaramadığını kaydeden Ali Mahir Başarır konuşmasında, “Kastamonu&#8217;da, Kocaeli&#8217;nde Afyon&#8217;da ikinci partiyiz. Oralardaki seçimden dahi korkuyor. Dünyada hiçbir ulus tüm yetkiyi tek bir adama vermiyor. Gazi Mustafa Kemal, iradeyi milletine vermişti. Bu güzel ülkeyi, iradeyi, ekonomiyi ona verdik. Konuşan herkesi tutukluyor. Ülkeyi felakete götürüyor. İnsanlar açlık sınırının altında. Bir twitter attığında içeridesin. Bugün üniversite, kreş yapılmıyor. Cumhurbaşkanı adayımızın diplomasını diplomasız bir adam aldı. Biz halka bir isimden çok parlamenter rejimi, yargı, yürütme ve yasamanın ayrıldığı, hükümetten, cumhurbaşkanı ve bakanlardan hesap sorulabildiği bir sistem vermek istiyoruz. Bugün hesap soramıyoruz, hesap vermiyorlar. Demokrasi, hukuk varsa o sistem Türkiye&#8217;ye bir cumhurbaşkanı seçer. Önce bu sistemden kurtulacağız” ifadelerine yer verdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800.jpg" alt="" class="wp-image-31253" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Fetö&#8217;nün de AKP&#8217;nin bir Amerikan projesi olduğunu savunan Başarır, 31 Mart tezkeresinin geçmemesi nedeniyle o günler kumpas davaları olduğunu, bugün de aynı Fetö mantığıyla CHP&#8217;ye yerel seçimlerdeki başarısı nedeniyle kumpas davalar açıldığını söyledi. Başarır,”ABD&#8217;nin değdiği yerde ot bitmiyor. Bütün dünyada ve bizde Trumpçılar kaybedecek, mazlumlar kazanacak. Asla yılmak yok, sinmek yok” diye konuştu.</p>



<p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Oğuzhan Cenan da “Hiç yorgunluk yok. Dayanışma içinde olmak bizi daha güçlü kılıyor. Barınma hakkı, onurlu bir yaşam hakkı, seçme ve seçilme hakkının elimizden alındığı bir döneme girdik. Halkın seçtiklerini sabah altıda gözaltına alıyorlar. Halkın kendilerine vermediği yetkiyi gasp ediyorlar. Halk yerelde bir iktidar sundu, o gün düğmeye bastılar. Zor zamanlarda geçiyoruz. Ama ne kadar zor olursa olsun 100 yıl öncesinden daha zor değil. Yine başaracağız” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="445" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800.jpg" alt="" class="wp-image-31252" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800-300x167.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800-696x387.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Yüksel&#8217;e “CEHAPE” ayarı</strong></p>



<p>SPD Hessen Milletvekili Turgut Yüksel, Bursa&#8217;nın eyalet için önemine dikkat çekerek, “Bursa Hessen&#8217;in kardeş bölgesi, Darmstadt&#8217;ın kardeş kenti. Önümüzdeki günlerde Hessen Meclisi konuyu ele alacak. Büyük bir çoğunluk, Bursa Belediye Başkanı&#8217;nın tutuklanmasını protesto edeceğine inanıyorum. ” diye konuştu. Yüksel&#8217;in CHP&#8217;den bahsederken sık sık “CEHAPE” demesi üzerine Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın “Ey CEHAPE” sözleri sonrası kendilerinde bu yönde bir allerji oluştuğuna dikkat çekerek, “Biz partimizden bahsederken “Cumhuriyet Halk Partisi” diyoruz. Bunun dikkate alınmasını istiyoruz” dedi</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-3-800.jpg" length="105742" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Römer Sol Parti&#8217;de yeni başkanlar</title>
		<link>https://egazete.de/sol-parti-romerde-yeni-baskanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 20:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[Sol Parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31198</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt Belediye Meclisi Die Linke (Sol Parti) grubu başkanlığına Daniela Mehler-Würzbach ve Michael Müller getirildi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Frankfurt Belediye Meclisi, Römer&#8217;deki Die Linke (Sol Parti) grubu, dokuz belediye meclisi üyesinden oluşan yeni bir yapıya dönüştü. Grupta Daniela Mehler-Würzbach ve Michael Müller oybirliğiyle başkan seçildiler. 15 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde Frankfurt’ta CDU yüzde 26,5, Yeşiller yüzde 21, SPD 16,7, AfD yüzde 9,1, Sol Parti 8,9, FDP yüzde 4,7 ve Volt 4.7 oranında oy almıştı. Frankfurt&#8217;ta SPD ve Yeşiller oy kaybederken Sol Parti oyunu yüzde 1,3 düzeyinde artırmıştı.</p>



<p>Die Linke (Sol Parti) Römer Fraksiyonu Başkanı Michael Müller, “Amacımız, Frankfurt’u ekonomik durum ve köken farkı gözetmeksizin herkesin kendini evinde hissedebileceği bir yer haline getirmektir. Frankfurt’un daha fazla sosyal konuta ihtiyacı var ve biz, bir sonraki kira artışında kimse evinden atılmaktan korkmasın diye mücadele ediyoruz. Biz tüm Frankfurtluların sesiyiz. Evimizden kâr elde edilmesin” dedi. </p>



<p>Mehler-Würzbach da “Die Linke, harika bir ekiple Römer’e giriyor. Frankfurt’un çeşitliliğini temsil ediyoruz. Birlikte, önceki grubun başarılarının üzerine inşa edeceğiz ve bu şehrin sosyal ilerlemesi için çalışmaya devam edeceğiz. Ortak görevimizi üstlenmekten mutluluk duyuyoruz ve tüm grubun bize gösterdiği büyük güven için teşekkür ediyoruz” açıklamasını yaptı.</p>



<p>Görev süresi sona eren grup, önceki grup başkanı Dominike Pauli’ye teşekkür etti. Sol Parti listesinden tekrar Frankfurt İl Genel Meclisi&#8217;ne girmeyi başaran Pauli&#8217;nin, grubun bünyesinde büyük tecrübesiyle çalışmalarını sürdüreceği açıklandı.</p>



<p>Yeni grupta İl Meclis Üyeleri Benjamin Aličić, Deniz Avan, Ayse Dalhoff, Dominike Pauli, Heike Leitschuh, Daniela Mehler-Würzbach, Michael Müller, Alexis Passadakis ve Mona Waissi yer alıyor</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Sol-Parti-Frankfurt800.jpg" length="72442" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Ali Yalçın&#8217;a sert eleştiri</title>
		<link>https://egazete.de/ali-yalcina-sert-elestiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 13:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[narkoz]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31174</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyete yönelik sözleri nedeniyle gündeme gelen  Memur SenBaşkanı Yalçın'a tepkiler dinmiyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı sert bir dille eleştirdi.</p>



<p>Demircan şunları söyledi, “Cumhuriyetin tüm niteliklerinden avuç avuç istifade ediyorsun, ama her fırsatta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve inkılapları üzerine pervasızca cümle kurmaktan imtina etmiyorsun. Şunun ifadelerine bakın, resmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef alıyor, suç işliyor. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın; “Yiğit Düştüğü Yerden Kalkıyor” “Yiğit düştüğü yerden kalkar”, derler. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var.” sözleriyle büyük bir gaflette bulunmuştur. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/demokratik2-800.jpeg" alt="" class="wp-image-31175" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/demokratik2-800.jpeg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/demokratik2-800-300x169.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/demokratik2-800-696x392.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan</figcaption></figure>



<p>Ali efendi narkoz dediğin dönem bir milletin varoluş dönemidir, yetmez mi? Bu yobaz ve benzerlerine, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” sözüyle karşılık verelim” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="772" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Memur-sen600.jpeg" alt="" class="wp-image-31177" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Memur-sen600.jpeg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Memur-sen600-300x386.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/demokratik2-800.jpeg" length="124346" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>ADAMDER: &#8220;NATO dağıtılmalıdır!&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/adamder-nato-dagitilmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 13:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Der]]></category>
		<category><![CDATA[Nato]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31171</guid>

					<description><![CDATA[Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER), Türkiye’deki NATO üsleri ve komutanlıklarının lağvedilmesi ve NATO’dan çıkılması çağrısını tekrarladı. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ADAM-DER’in NATO’nun kuruluş yıldönümü vesilesiyle yayınladığı açıklamada <strong>“NATO’ya karşı çıkmak insanlık ve yurtseverlik gereğidir” </strong>vurgusu yapıldı.</p>



<p>Türkiye’de yeni NATO üsleri üzerine son günlerde çıkan ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından da doğrulan haberlere işaret edip, bütün bunların Türkiye’yi ABD ve İsrail’in başlattığı savaşın <strong>“doğrudan tarafı”</strong> haline getireceği uyarısı yapılan açıklamada, <strong>“ADAM-DER çatısı altında toplanmış, savaşın vahşetini ve dehşetini bilen eski askerler olarak, NATO’ya ve ABD’ye Türkiye’de daha geniş ve etkili bir yapılanma sağlayacak yeni adımları reddediyoruz. Türkiye, NATO’ya yeni üsler ve komutanlıklar vermek yerine, mevcut üsleri ve komutanlıkları da lağvederek NATO’dan çıkmalıdır. Dünyanın mazlum halkları hep birlikte NATO’nun dağıtılması için mücadele etmelidir”</strong> denildi.</p>



<p>Silahlı kuvvetlerden 1971 ve 1980 askeri darbe dönemlerinde çıkartılan sol görüşlü subay, astsubay ve askeri öğrenciler tarafından kurulan ADAM-DER’in 4 Nisan 1949’da kurulan NATO’nun 77’nci yıldönümüyle ilgili açıklamasının tamamı şöyle:<br><em>“Milli Savunma Bakanlığı, Adana’da NATO kolordusu kurulacağını açıkladı.<br>Yine Milli Savunma Bakanlığı, İstanbul Boğazı’nda Beykoz’da NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağını bildirdi.<br>Bu açıklamaların İran’a yönelik ABD/İsrail saldırıları sürerken yapılması rastlantı değildir. Resmi açıklamaya göre, İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren dördüncü füze de NATO tarafından etkisiz hale getirildi. Malatya ve İncirlik’e Patriot füzeleri yerleştirildi.<br>Adana’da kurulacak NATO kolordusu, Polonya ve Romanya’daki kolordularla birlikte Baltık’tan Akdeniz’e inen hatta esas olarak Asya’ya karşı cephe inşa edildiğini göstermektedir.<br>İstanbul’daki NATO Deniz Unsur Komutanlığı ise, Rusya’yı hedef almanın ötesinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni fiilen yürürlükten kaldırma potansiyeli taşımaktadır. Böyle bir komutanlığın kurulması ile Türkiye’nin Lozan’ı Montrö’yle taçlandırarak boğazlarda elde ettiği egemenliğine NATO ortak edilecek ve Karadeniz NATO’ya açılmış olacaktır.<br>NATO’nun bu adımları, ABD emperyalizminin küresel enerji tedarik sistemini kurtarabilmek için Asya’ya karşı savaş başlattığını göstermektedir. Bu savaşa karşı çıkmak, insanlığın gereğidir.<br>NATO, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1949’da ABD öncülüğündeki 12 devlet arasında imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması ile kuruldu. Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katıldı. Türkiye’nin NATO’ya katılması, palazlanan yerli sermayedar sınıfın emperyalist sermayeye yamanma tercihinin sonucuydu.<br>SSCB’ye karşı savaş örgütü olarak kurulan NATO’nun öncelikli hedefi, sola (sosyalizme) karşı mücadele etmek olarak tanımlandı. Bu çerçevede NATO, sosyalist kampı kuşatmakla kalmadı, başka ülkelerdeki işçi sınıfı ve devrimci hareketlerin bastırılması için saldırı ve savaş örgütü olarak da faaliyet yürüttü. NATO’nun tarihi, ulusal, etnik, mezhepsel çelişkilere dayanan iç savaşların kışkırtılmasıyla, darbeler, işgal ve soykırım pratikleriyle doludur.<br>Ülkemizde gerçekleşen faşist askeri darbelerin altında da NATO’nun imzası vardır. Türkiye NATO’ya üye olduktan sonra NATO generallerinin oyun sahası haline geldi. 6-7 Eylül Pogromu, 1977 Mayıs Katliamı, 1978 Maraş ve 1980 Çorum katliamları, 12 Eylül Darbesi gibi ülkemiz tarihinin pek çok kanlı hatırasının arkasında NATO ve ona bağlı kontrgerilla bağlantısı vardır.<br>Sola ve halklara karşı savaş örgütü olmanın yanı sıra NATO’nun bir amacı da kapitalizmin bekçiliğini yapmak ve ABD’nin Avrupalı müttefiklerini kontrol altında tutmak olarak tanımlandı.<br>Sovyetler Birliği 1991’de dağıldı ama NATO dağıtılmadı; amacı ve işlevi yeniden tanımlandı. Günümüzde NATO; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney Asya, Karadeniz ve Akdeniz’de paylaşım mücadelelerine doğrudan müdahil olmakta, ‘yükselen tehdit’ diye tanımlanan Rusya-Çin bloğuna karşı yayılmacı savaş örgütü olarak pozisyon almaktadır.<br>Üye ülkelerin askeri ittifakı olarak adlandırılsa da NATO’nun başlıca hedefi, ABD’nin çıkarlarının savunulmasıdır. Bugün Avrupa ülkeleri ile ABD arasında yaşanan çelişkiler bunun göstergesidir. Avrupa ülkeleri, İran’a yönelik ABD/İsrail saldırılarına aktif destek vermiyorlar; hatta<br>İspanya hükümeti, İran’a saldırılara katılan ABD uçaklarına hava sahasını kapattı.<br>Küresel baş haydut ABD ile soykırımcı İsrail rejiminin İran dolayımıyla Asya’ya karşı başlattığı savaşa NATO üyesi Avrupa devletleri bile aktif destek vermekten kaçınırken, NATO’ya Türkiye’de daha geniş ve etkili bir yapılanma sağlanması Türkiye’yi savaşın doğrudan tarafı haline getirecektir. Türkiye halkları emperyalistler arası çelişkilerin tarafı olmadığı gibi, emperyalist paylaşım savaşlarının ve onların savaş örgütlerinin karşısındadır.<br>Bu savaş Türkiye halklarının savaşı değildir. ABD emperyalizminin savaşına dolaylı/dolaysız payanda olmak, sermaye değerlerine teslimiyettir.<br>NATO’yu Türkiye Cumhuriyetini koruyacak bir şemsiye olarak görmek, en hafif ifadeyle gaflettir. NATO ve ABD, Türkiye halklarını korumaz sömürü düzenin korur ve Türkiye’yi kendi savaşlarının parçası haline getirir.<br>Israrla vurgulanmalı ki, NATO güvenlik örgütü değil küresel emperyalizmin savaş ve terör örgütüdür. NATO nezdinde Türkiye’nin değeri, ucuz asker deposu ve ileri uç karakolu olmaktan ibarettir. Bu acı hakikat, Türkiye’nin NATO’ya üyelik sürecinde kanıtlandığı gibi, uluslararası para spekülatörü George Soros tarafından ‘Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle en iyi ihracat ürünü ordusudur’ sözleriyle açıkça dile getirildi (2002). Bu sözler belleklerde taptazeyken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın trilyonlarca dolarlık sermayeyi yöneten ve savaşlardan beslenen devasa fonları elinde tutan Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Laurence D. Fink’i kabul etmesi manidardır (27 Mart 2026).<br>ADAM-DER çatısı altında toplanmış, savaşın vahşetini ve dehşetini bilen eski askerler olarak, NATO’ya ve ABD’ye Türkiye’de daha geniş ve etkili bir yapılanma sağlayacak adımları reddediyoruz. Türkiye, NATO’ya yeni üsler ve komutanlıklar vermek yerine, mevcut üsleri ve komutanlıkları da lağvederek NATO’dan çıkmalıdır. Dünyanın mazlum halkları hep birlikte NATO’nun dağıtılması için mücadele etmelidir.” </em>(gk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/adamder800.jpeg" length="190850" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
