<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Politika &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/politika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 12:39:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Yeni Parti bağış kampanyası başlattı</title>
		<link>https://egazete.de/yeni-parti-bagis-kampanyasi-baslatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:31:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[bağış kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[yeni parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31821</guid>

					<description><![CDATA[Hazine yardımından yararlanamayan Yeni Parti kurumsal olarak bağış toplama çağrısı yaptı. Yeni Parti'ye ilk 48 saatte  85 bin 975 vatandaş, 182 milyon 068 bin 243 TL bağış yaptı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yeni Parti&#8217;de üyelik başvuruları, Yargıtay sürecinin tamamlanmasının ardından yapılabilecek.   Hazine yardımlarından yararlanamayacak olan Yeni Parti,  olası giderlerini karşılayamak için bağış kampanyası başlattı. Yeni Parti adına açılan üç hesaba bankalar aracılığıyla para yatırılabilecek. Yeni Parti İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, dayanışma kampanyasına ilk 24 saatte katılan 31 bin 934 kişinin toplamda yaklaşık 113 milyon 842 bin TL bağış yaptığını duyurdu. Ceylan, 48 saat sonunda da bağış tutarının 182.068.243 TL&#8217;ye ulaştığını belirtti. </p>



<p>Yeni Parti bağış kampanyasına yönlendiren tek adres linki şöyle: <a href="http://yeni-parti.org.tr/bagis/" data-type="link" data-id="yeni-parti.org.tr/bagis/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>yeni-parti.org.tr/bagis/</strong></a></p>



<p>Yeni Parti&#8217;nin bağış hesapları şöyle: </p>



<p>Türkiye İş Bankası, TR51 0006 4000 0014 2011 5395 48</p>



<p>Halk Bankası, TR31 0001 2001 4790 0086 0000 09</p>



<p>Ziraat Bankası, TR38 0001 0009 0398 4234 2950 01</p>



<p>Genel Başkan Özgür Özel 29 Temmuz&#8217;da paylaştığı videoda, &#8220;Yeni Parti&#8217;yi millet kurdu, millet büyütecek ve yeni partiyi millet iktidara taşıyacak&#8221; ifadelerini kullanmıştı.</p>



<p>Özgür Özel, üye kaydı için Yargıtay sürecinin tamamlanmasını beklediklerini söylemişti.</p>



<p>Yeni Parti&#8217;den bağış kampanyası açıklaması şöyle: </p>



<p>Değerli Vatandaşlarımız;</p>



<p>YENİ Partimizin dayanışma kampanyasına 48 saatte 85.975 vatandaşımız tarafından 182.068.243 TL bağışta bulunulmuştur.</p>



<p>Bu büyük ve yeni yürüyüşe destek olan tüm yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplanan bağışlarla ilgili bilgileri şeffaflıkla açıklamaya devam edeceğiz.</p>



<p>Tek resmi bağış sayfamız aşağıdadır, desteklerinizi bekliyoruz.</p>



<p>yeni-parti.org.tr/bagis/</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Yeni_Parti_2026_logo-800.png" length="66509" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Özel: İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-istanbul-susmadi-turkiye-darbeye-teslim-olmadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[yeni parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31814</guid>

					<description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde düzenlenen, “500 Gündür Süren Hukuksuzluğa Karşı Adalet İçin Yürüyoruz” programına katıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mart darbesinin 500. gününde, Beylikdüzü Belediyesi’nden binlerce yurttaşla birlikte Yaşam Vadisi’ne yürüdü. Yeni Parti lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Beylikdüzü’nün alnı açık, başı dik, seçtiğine, komşusuna, evladına, evlatlarına sahip çıkan güzel insanları, hepinize merhaba, hepiniz hoş geldiniz. Mehmet Murat Çalık’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun komşularını saygıyla selamlıyorum. Bugün 19 Mart darbesinin üzerinden tam 500 gün geçti. Hatırlayın, ne diyorlardı? ‘Bekleyin, bir aya kalmaz hele bir şu eldekiler dökülsün. İnsan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, eşlerinin gözünün içine bakamayacaklar.’ Bu topraklarda namuslu, şerefli insanlara, onların özel hayatlarına, iş görüş biçimlerine ve haysiyetlerine yapılmış en büyük suikasttı” dedi. </p>



<p>Özel, şunları söyledi:</p>



<p>“MİLLETİN FERASETİNİ HESAP EDEMEDİLER”</p>



<p>“Bunu yapanlar ellerindeki devlet gücüne, siyasileştirdikleri yargıya, adeta yargı kollarına dönüştürdükleri hakimlere, savcılara ve onların masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar; bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler. İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ Tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan; görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Üzerinden tam 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız. Milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz. Buradan dosta &#8211; düşmana haykırıyorum ki 500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi, bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte, ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti; Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı. 500 gün geçti; İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı &#8211; haksızı ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin, hepinizin önünde saygıyla elliyoruz.”</p>



<p>“MİLLET AYAKTADIR, ZAFER ÇOK YAKINDADIR”</p>



<p>“Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki ‘Seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak’ diyenler bilsin ki ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır. Zafer çok yakındadır. Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih, bu 500 günü 2 ayrı hikayeyle yazacak. Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak. Ama tarih, zalime hak ettiği yeri verirken millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. Ve o sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane’de başlattığı, bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak. O kitap, korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap, omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak.</p>



<p>“EKREM BAŞKANIN HİKAYESİNİN BAŞLADIĞI İLÇE”</p>



<p>“Bugün burada dostların arasındayız. Ekrem Başkanımızın hikayesinin başladığı, memleketinden kalkıp gelip yerleştiği, ticaret yaptığı, siyasete atıldığı, ilçe başkanlığı yaptığı, belediye başkanlığı yaptığı, sonra burada ilk adaylığında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden belediyeyi alıp bir dönem yaptığı muhteşem belediyecilikten sonra ki ona bu başarı İstanbul Büyükşehir’in kapılarını açtığında ta Kartal’da oyların sayıldığı bir salonun başında beklerken, birisi ‘Biz MHP’liyiz ama ilk kez bu seçimde size oy verdik’ dedi. ‘Seni kim ikna etti ablacığım?’ dedim. Bana dedi ki ‘Beylikdüzü’nde görümcem oturuyor. Dedi ki ‘Biz oy vermedik, vermediğimize pişman olduk. Şimdi İstanbul’a aday yaptılar. Oy verin, verdirtin, pişman olmayacaksınız’ dediler. Onun için oy verdik’ diyordu. Ta Kartal’da hayatında Beylikdüzü’nü hiç görmemiş, Ekrem Başkan’ın hiç elini tutmamış ama kefili sizin komşularınız olan insanlar. İşte o gün Ekrem Başkan bir kez daha, ikinci kez Erdoğan’ın gösterdiği bir adayı, bir eski Başbakan’ı, bir Meclis Başkanı’nı yenmişti. 13 bin 600 farka, ‘Bu farkla sana İstanbul’u mu veririz?’ diyenler, yani İstanbul’u kendilerine tapulu mal görenler, milletinin iradesini ceplerinde, kendilerine ait sananlar o gün bu iradeyi küçümsemiş, o gün bu iradeyi İstanbul’u teslim etmeyeceğini söylemiş, 19 gün süren, yeniden ve yeniden sayımlardan sonra verilen mazbatayı 6 Mayıs günü iptal etmişlerdi. İşte Ekrem Başkan’ın hikayesi bir kez daha yine Beylikdüzü’nde, 6 Mayıs 2019 gününde tam burada, bu sahnede, bu kürsüde başladı. Bu kürsü onun ceketini çıkardığı, beyaz gömleğinin kollarını sıvadığı, ‘Gençliğimiz var’ diye yola çıktığı kürsüdür. (‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu’) Bütün Türkiye’de atılıyor bu slogan ama herhalde en çok buraya yakışıyor ve buradan bütün Türkiye’ye yankılanıyor. İşte o gün ‘Gençliğimiz var’ diyerek çıktığı bu yolda 806 bin farkla İstanbul’u kazanmış, bu kez herkesten; vicdanı olan herkesten, haksızlığa itiraz eden herkesten oy almış, çok daha güçlü bir şekilde yola koyulmuştu. Beş yıl boyunca görev yaparken neler yapmadılar, neler? Otobüs kiralayıp yalandan yaktılar, filme çektiler. Metroları kendileri kapatıp filme çektiler. Yürüyen merdivenlere taş sıkıştırdılar. Her türlü haksızlığı yaptılar ama ilk seçimde 1 milyondan fazla fark yiyerek milletin demokrasi tokadını bir kez daha tattılar.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31817" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-4-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-4-800-696x391.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“BİZİM SOKAK SOKAK BÜYÜYEN BİR HİKAYEMİZ VAR”</p>



<p>“İşte bizim hikayemiz öyle rastgele bir hikaye değildir. Bizim hikayemiz haksızlıklara uğrayan, ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikayemiz var bizim. Bu yüzden başımıza ne geldiyse bu bizden korkanların, ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ deyip, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyenlerin artık Türkiye’yi yönetme sırasının Ekrem Başkan’a geldiğini, Türkiye’yi yönetme sırasının artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar. Unutmayalım ki Erdoğan’ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan beşinci zaferini kazanmasın diye kendisine ‘hırsız’ dediler, olmadı. ‘Casus’ dediler, tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi, ‘terörist’ bile dediler. O tertemiz, sadece sizi düşünen; rantı rantçılarla, rantiyecilerle bölüşüp de yüzde 20’sini alan, yüzde 10’unu Ankara’ya yollayıp 10’unu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı. Hatırlayın, 500 gündür neler anlatıyorlardı? Neler, neler… ‘Bekleyin, görüntüsü çıkacak. Bekleyin, videosu çıkacak. Bekleyin, kanıtları çıkacak’ dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün gözlerinin içine baktığımda onun Vatan Emniyet’ten ifade vermek için Çağlayan Adliyesi’ne geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve cesareti gördüm. O günden beri de hep şunu söyledim. Biz birbirimize güveniyoruz. Biz evladımıza güveniyoruz. Biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik. Sonuna kadar direneceğiz.”</p>



<p>“MEHMET MURAT ÇALIK’A EMANET ETTİ”</p>



<p>“Herkes şunu bilsin ki Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti’yi yendiği için yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için benim değil, partimin değil, 23 Mart’ta yapılan seçimle 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir. Ekrem Başkanın Beylikdüzü’nden ayrılırken gözü arkada kalmadı. Beylikdüzü’nü geçmişte birlikte çalıştığı birine, Beylikdüzü’nün her metrekaresinde emeği olan birine can yoldaşı Mehmet Murat Çalık kardeşine emanet ederek gitmişti. Mehmet Murat Çalık da kendisine duyulan güveni, partisinin adaylaştırmasını, sizlerden, iki seçim üst üste yüzde 50’nin üzerinde oy alarak görevini nasıl iyi yaptığını ve bu kente ne kadar iyi hizmet ettiğini dosta, düşmana gösterdi. Burası Beylikdüzü, televizyondan izleyenlere hatırlatmak, bilmeyenlere anlatmak isterim. Burayı Esenyurt‘la bir yol ayırır. O yoldan geçerseniz, bir taraf yıllardır neredeyse 30 yıldır AK Parti’nin yönettiği güç bela bir önceki seçimlerde aldığımız, şimdi de kayyım atadığı Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt‘tur. Ve yolun bu tarafı 10 kat &#8211; 12 kat &#8211; 16 kat kent suçları müzesidir. Ve sadece yarım metrekare yeşil alan vardır kişi başına. Yolun bu tarafı ise planını Mehmet Murat Çalık’ın çizdiği, üzerinde Ekrem Başkan’la yıllarca çalıştıkları, son iki dönemdir de Murat Çalık’ın bizzat belediye başkanı olarak hizmet ettiği bu tarafta o 16 katlara karşı dört katlar, 3,5 katlar, yarım metrekare yeşil alana karşı kişi başına 12 metrekare yeşil alan vardır. Bir tarafta kent suçları müzesi vardır, öbür tarafta halkçı belediyecilikğin, halktan yana, dürüst belediyeciliğin, Mehmet Murat Çalık’ın, Ekrem İmamoğlu’nun izi vardır, emeği vardır.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="448" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-2-800.jpg" alt="" class="wp-image-31815" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-2-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-2-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-2-800-696x390.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“RESUL EMRAH ŞAHAN’IN DİK DURUŞUNUN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”</p>



<p>“Hiçbir delil olmadan iftiralarla, hastalığına rağmen anacığının gözyaşlarına, evlat nöbetine rağmen 500 gündür gözaltında tutulan, kelepçe ile kanser tedavisine, tetkiklerine götürülen ve yaptıkları zulüm bir türlü bitmeyen ama eğilmeyen, bükülmeyen, evladınız, komşunuz Mehmet Murat Çalık’a da bir kez daha selam olsun. Bu iki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama eğilmez, bükülmez, dimdik dururken; yanlarında Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı 500 gündür orada kalan evladımız, kardeşimiz Resul Emrah Şahan var. Ona da selam olsun. Kendisini önce kent uzlaşısından içeri alanlar, yani kendisinin emeği olan, ‘Eğer Kürtler batıda belediye başkanı çıkaramıyorsa güçlerinin nispetinde belediye meclislerinde temsil edilsinler, söz söylesinler’ diye emek veren Resul Emrah Şahan’ın bu davranışını terörizm diye niteleyenler; onu terör soruşturmasıyla tutuklayıp Şişli Belediyesine kayyım atadılar, halen daha o kayyımla yönetiyorlar. Türkiye’de gelişen süreç, kayyımların iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. ‘Resul Emrah Şahan çıkar, gider’ dediler. ‘Onun tutukluluğunu yedekleyelim’ dediler. Şişli’de imar rantı elde ettiği için değil; AK Parti’ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar, onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan’ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte.”</p>



<p>“KARARI MİLLET VERDİ, BİZİM ADAYLARIMIZI SEÇTİ”</p>



<p>“Biz son seçimlerde yıllar sonra 47 yıl sonunda partimizi birinci parti yapmıştık. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını kurulduğu günden beri Türkiye’de ilk kez yenilgi ile tanıştırmıştık. O gün, 31 Mart 2023 gecesi İstanbul’da, bu güzel şehirde tam 26 belediye kazandık. Bunda doğru adayların, iyi adayların, büyük mücadelenin, Ekrem Başkanın ekibinin ve şimdi YENİ Parti’nin kurucusu olan o günün İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bütün örgütümüzün emeği vardır. Bizim 26 belediye kazandığımız gece Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul’a olan düşkünlüklerini şiirlere, şarkılara sığdıramayanlar, İstanbul’a karşı hançerleri saplayıp saplayıp en büyük kötülüğü yaptıklarını itiraf edip, İstanbul’un bir türlü yakasından düşmeyenler; milletin gözünden düşmüş, sadece 13 belediye ile yetinmişlerdir. 26 belediye bizde, 13 belediye Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği adaylarda, partisinde kalmıştı. Kararı millet verdi. AK Parti’yi değil; halkın adaylarını, bizim adaylarımızı seçti. Ve o güne kadar kazandığı her seçimden sonra ‘Milli irade, milli irade’ diye övgüler düzenler; milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne, oradan seçilen belediye başkanlarına saldırmaya başladılar. Seçimlerden beri seçilmiş 26 belediye başkanımızdan 15’ini tutukladılar. Kimisine ‘terörist’ dediler, kimisine ‘Hırsızlık yaptı’ dediler. Ama aynı şehirde bulunan 13 belediye başkanına AK Parti’nin asla dokunmadılar. Allah şahit ki herkes biliyor ki Beylikdüzü’nde ve İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki, bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında var. Yalansa ‘Yalan’ desinler. Eğer AK Partili belediyelerde olanlar CHP’dekilerin misliyle fazla değilse buna inananlar, bundan sonra da Tayyip Erdoğan’a oy versinler. Ama buradan açıkça söylüyorum. Yıllardır kirliliklerine kendileri tanıklık edenler, Erdemliler Hareketi diye kurulup yüzdeci bir parti olduğu içeriden bilenler, kendi belediye başkanlarını parsel parsel kenti satmakla suçlayanlar ve AK Parti’nin paçasından yolsuzluk aktığını bilenlere diyorum ki, ‘Bundan sonra AK Parti’nin kara düzeninin sürmesine artık hep birlikte izin vermeyeceğiz, hep birlikte.’”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-3-800.jpg" alt="" class="wp-image-31816" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-3-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-3-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-3-800-696x391.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“SİNEM DEDETAŞ NAMUSUYLA CEZAEVİNE GİTTİ”</p>



<p>“Değerli İstanbullular, son olarak Üsküdar’a, Sinem Dedetaş‘a gözbebeğimiz, çalışkan, pırıl pırıl bir Cumhuriyet kadınına işinde, görevinde başarılı, ilçesinde destanlar yazan Sinem Dedetaş’a el uzattılar. Önce trolleriyle, medyadaki iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Ve bir yandan da Sinem Dedetaş’a şantajda bulunmaya, AK Parti’nin yolunu işaret etmeye kalktılar. Buradan, şimdi bu akşam Çorlu’da olan, Çorlu’da namusuyla, inancıyla, bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu, bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti. Hapsedilmeyi göze aldı ama Üsküdar’a ihaneti, Üsküdar halkının oylarına ihaneti göze almadı. Tıpkı İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet gibi ‘AK Parti’ye geçeceğime paşa paşa hapis yatarım’ dedi. ‘Paşa paşa hapis yatarım.’ Buradan cezaevinde duran tüm arkadaşlarımızın bu onurlu duruşlarını selamlarlarken, kendisi cezaevine girmeden üç hafta önce, iki hafta önce ve son gece gelip ‘Gelirsen kurtarırız, yoksa içeri girersin’ diyenlere ‘Ben Terzi Fikri’nin geleneğinden geliyorum’ diyen Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’yla selam duruyoruz, Hasan Mutlu’yla.”</p>



<p>“TUZLA REZALETİNİN SONUNDA HESABINI VERECEKLER”</p>



<p>“Oysa bugün Tuzla’nın, Çekmeköy’ün oylarını, Şile’de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti’ye satanlara, bunun bahanesi için ‘Eşimi, evladımı gözaltına alacaklardı’ diyen Çekmeköy’e, ‘Damadımla tehdit ediliyorum’ diyen Şile’ye ve AK Parti’nin geçmiş dönemde yaptığı dünya siyaset tarihinin en büyük yolsuzluğu, Tuzla’daki emsal transferine ortaya çıktığı gün… Size söyleyeyim, söyleyeyim bu güzel akşamda. Emsal transferi şudur. Burada bir yeşil alan. Bunu kamuya bırakırsın, karşılığında bir başka yerinde üç-dört kat fazla alırsın. Hak yerini bulmuş, buradaki katın karşılığı, buradaki arsan yeşil alan olmuştur. Ama bunu bir önceki Tuzla Belediye Başkanı Şadi, şöyle yapmış. Sistemin boşluğunu bulmuşlar. Bir yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazmışlar. Her birinden alacakları yerine tek bir yeşil alanı bütün Tuzla’ya saydırıp Tuzla’yı kandırmışlar, devleti kandırmışlar. İlk birkaç aydan sonra, belediye bizdeyken bu iş ortaya çıkmış. Eren Ali Bingöl bunu görünce, İBB bunu fark edince buna karşı Ekrem Başkan, sonra Başkan Vekilimiz Teftiş Kurulu’na harekete geçirince, Teftiş Kurulu dedi ki ‘Bunu yapanlara işlem yapılsın, bütün suçlular hesap versin. Bu kötülük Tuzla’ya yapılamaz.’ Biz de dedik ki ‘Pisliği yapan geçen dönem Şadi geziyor. Bir an önce buna ne yapacaksanız yapın. Ayrıca devlet olarak Tuzla’ya toplam kadar yeşil alanı bağışlayın. Bunu siz aktarın. çünkü sizin belediye başkanınız yaptı ve göz yumdunuz. Bu ilgililere bölünsün, haksız gelir elde eden müteahhitler parasını ödesin ve Tuzla yeşil alanına devlet para kaybından kurtulsun, hak yerini bulsun. Suçlu Şadi de cezasını çeksin.’ AK Parti bunu yapmak yerine ‘Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti‘ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın’ dedi. Buradan şunu söylüyorum. Bu işe, başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi de bununla uzlaşıp AK Parti ile anlaşan Eren Ali de biz ‘Şeffaf bir şekilde Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin’ demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna lades diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında Tuzla‘da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan, ‘Aman Genel Başkanım Akın Gürlek’e bulaşma. Beni tutuklatırsın’ diyenlere söylüyorum. Bunu söylüyorum. Tuzla rezaletinin Şadi de Eren de bürokratların hepsi de Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-5-800.jpg" alt="" class="wp-image-31819" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-5-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-5-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-5-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“BU SİYASET ANLAYIŞINI GERİDE BIRAKMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK”</p>



<p>“AK Parti’nin kara düzenine teslim olmadık, olmayacağız. İşte biz bu siyaset anlayışını geride bırakmak için yola çıktık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş ya da mücadele gücü kalmamış bir siyaseti reddediyoruz. Haklının yanında duramayan, iftirayı atılan arkadaşlarını savunmak yerine onları suçlayan, kurgulanmış AK Parti yargısına kutsiyet atfeden, ‘Yargı süreçlerini takip edeceğiz’ diyerek AK Parti yargı kollarına evlatlarını teslim eden butlancı anlayışı geride bıraktık. Kimse endişe etmesin ki kimse, eski nesil siyasetle muhatap olacak, onları dikkate alacak, onlarla mücadele edecek değiliz. Milletimiz o teslim olmuş, muhalefete alışmış, iktidar hedefini unutmuşları geride bıraktı. Millet yanımızdadır, millet bizimledir. Bu yüzden 22 il gezdim ve bana söyleneni yaptım, benden isteneni yaptım. Önce partim için, partimiz için mücadele ettim. Tüm yollar tükenince bir yol bulamayınca yeni bir yol açmak için yola çıktım, yola çıktık. Yoldayız. Artık biz emeklilerin ve emekçilerin YENİ Partisiyiz. Çiftçilerin ve esnafların YENİ Partisiyiz. Memurların, engellilerin YENİ Partisiyiz. Kadınların YENİ Partisiyiz, kadınların yeni partisine selam olsun. Gençlerin YENİ Partisine selam olsun. Beylikdüzü’nün YENİ Partisine selam olsun. Türkiye’nin YENİ Partisinin yolu açık olsun. Bu coşkunuzu tüm Türkiye paylaşıyor. Buradan büyük bir memnuniyetle, büyük bir kıvançla ifade etmek isterim ki siyaset tarihinde kuruluşunu ismini ve bütçesini milletin belirlediği bir başka parti yoktur. Millet istedi, YENİ Parti kuruldu. Millet adını böyle söyledi, adı YENİ Parti oldu. Millet emekli maaşından, kumbarasından, yastığın altından, kefen parasından yolladı. YENİ Partinin bütçesi bu oldu. Bizim gücümüz, milletten, milletin sevgisinden, umudundan geliyor.”</p>



<p>“HALKIN COŞKUN AKAN SELİ KARŞISINDA KİMSE DURAMAZ”</p>



<p>“Şu kadarını söyleyeyim. Biz kurulduğu gün ana muhalefet olan ilk partiyiz. Kurulduğu gün anketlerde birinci parti olan ilk partiyiz. Buradan Erdoğan’a bir kez daha hatırlatıyorum. Öyle iftira ile olmaz. Taşıma kalabalık ile olmaz. Kendi gençlik kollarınla, kadın kollarında olmaz. Milletle olur. Şuraya bak Erdoğan, şuraya bak. İlk gün söyledim, 500’ncü gün söylüyorum. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizimle beraberdir. Bertolt Brecht‘in dediği gibi ‘Halkın coşkun akan selinin karşısında kimse duramaz.’ Adana’da Tekir Yaylası’ndaki amcamın kendi diliyle söylediği gibi ‘Millet sel olmuş akıyor. Önünde hiçbir kütük duramaz.’ Evlatlarınıza sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Resul Emrah Şahan’a, Mehmet Murat Çalık’a, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Benimle bu yeni yolda yürümeye var mısın? Hep birlikte iktidara varacak mıyız? Ülkeyi kurtaracak mıyız? Yeni ve güzeli birlikte kuracak mıyız? Siz de bu inanç, sizde bu azim oldukça biz buradayız, yanı başınızdayız. Hep birlikte yürüyeceğiz. Haydi o zaman; yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.” Foto: Yeni Parti Fotograf Servisi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/yeni-parti-500gunde-2-800.jpg" length="130131" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Brüksel&#8217;den Deniz Göktaş imza kampanyası: &#8220;Mizaha, sanata ve düşünceye özgürlük!&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/brukselden-deniz-goktas-imza-kampanyasi-mizaha-sanata-ve-dusunceye-ozgurluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 18:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Goktaş]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31799</guid>

					<description><![CDATA[Sivil girişim platFORUM,  “Mizaha, Sanata ve Düşünceye Özgürlük! Deniz Göktaş ve Tüm Düşünce İnsanları Serbest Bırakılsın!” adıyla kampanya başlattı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BRÜKSEL – Avrupa merkezli sivil girişim platFORUM, ifade özgürlüğüne dikkat çekmek amacıyla Change.org üzerinden uluslararası bir imza kampanyası başlattı. Kampanyada, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş başta olmak üzere, düşünceleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteci Merdan Yanardağ ve tüm sanat, yazın ve düşün insanlarının serbest bırakılması çağrısı yapıldı.</p>



<p>İmza kampanyasına aşağıdaki bağlantı üzerinden katılmak mümkün: <a href="https://c.org/ryRCYkGw8k" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>https://c.org/ryRCYkGw8k</strong></a></p>



<p>platFORUM&#8217;un “Mizaha, Sanata ve Düşünceye Özgürlük! Deniz Göktaş ve Tüm Düşünce İnsanları Serbest Bırakılsın!” başlığıyla yayımlanan kampanya metninde, düşünce ve ifade özgürlüğü ile sanat ve mizahın demokratik toplumun vazgeçilmez temelleri olduğu vurgulandı.</p>



<p>Metinde, mizahın yalnızca güldüren değil, aynı zamanda düşündüren ve eleştirel bakışı canlı tutan güçlü bir ifade biçimi olduğu belirtilerek, sanatçıların ve mizahçıların tarih boyunca toplumsal çelişkileri ve iktidarı sorgulayarak demokrasinin gelişimine katkı sunduğu ifade edildi.</p>



<p>Kampanyada ayrıca, Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinin eleştirel ve rahatsız edici ifadeleri de koruma altına aldığı hatırlatılarak, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve ölçülülük ilkesinin her koşulda gözetilmesi gerektiği belirtildi.</p>



<p>platFORUM, son gösterisindeki bazı mizahi ifadeler nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla tutuklanan Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını talep ederken, onunla birlikte düşünceleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılan Merdan Yanardağ başta olmak üzere tüm sanat, yazın ve düşün insanlarının serbest bırakılması için yargıya çağrıda bulundu.</p>



<p>Kampanya, Türkçe ve İngilizce olarak uluslararası kamuoyunun desteğine açıldı.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/07/mizaha-sanata-dusunceye-ozgurluk2-800.jpg" length="84965" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>CHP Frankfurt Birliği&#8217;nden Özel&#8217;e tam destek</title>
		<link>https://egazete.de/chp-frankfurt-birliginden-ozele-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 21:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31541</guid>

					<description><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız. Halkın iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşıyız" açıklamasıyla CHP Lideri Özel'e destek verdi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP Lideri Özgür Özel, Türkiye&#8217;de il ve ilçe örgütlerinden büyük destek alıyor. CHP Yurt dışı örgütleri de yaptıkları açıklamalarıyla seçilmiş genel başkanları Özel&#8217;in yanında olduklarını belirtiyor. Frankfurt CHP Frankfurt Birliği de yayınladığı bildiriyle, CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;e tam destek verdiğini açıkladı. CHP Frankfurt Birliği açıklamasında,  &#8220;<em>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in demokrasiye, halk iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan kararlı duruşunun yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz</em>&#8221; dedi. </p>



<p>CHP teşkilatı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi&#8217;nin, 4-5 Kasım 2023&#8217;te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında &#8216;<em>mutlak butlan</em>&#8216; gerekçesiyle iptal <em>kararı</em>nı ve Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun parti yönetimini devralmasını, &#8220;<em>Türkiye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca bir siyasi partiye yönelik müdahale değil; milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik açık bir baskıdır. Seçilmiş bir genel başkanın siyasi ve hukuki baskılarla görevden uzaklaştırılmaya çalışılması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir</em>&#8221; şeklinde değerlendirdi. </p>



<p>CHP Frankfurt Birliği açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>



<p><em><strong>KAMUOYUNA VE DEĞERLİ ÜYELERİMİZE</strong></em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi Frankfurt Birliği olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in demokrasiye, halk iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan kararlı duruşunun yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.</em></p>



<p><em>Türkiye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, yalnızca bir siyasi partiye yönelik müdahale değil; milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik açık bir baskıdır. Seçilmiş bir genel başkanın siyasi ve hukuki baskılarla görevden uzaklaştırılmaya çalışılması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.</em></p>



<p><em>Sayın Özgür Özel’in “Partiyi bırakmayacağız” ve “Millet iradesine sahip çıkacağız” şeklindeki kararlı duruşu, bugün yalnızca CHP’lilerin değil; demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere inanan herkesin ortak sesi haline gelmiştir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu; halkın egemenliğini esas alan köklü bir demokrasi hareketidir. Bu büyük çınarın geleceğine; mahkeme salonlarında değil, üyelerinin, delegelerinin ve halkın özgür iradesi karar verir. CHP’nin iradesini teslim almaya yönelik hiçbir girişim başarılı olamayacaktır.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır demokrasi, hukuk ve halk iradesi mücadelesi veren bir kurum olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle geçmişte partimize emek vermiş herkesin de bugün atacağı adımlarda bu tarihsel sorumluluğu taşıması gerekir.</em></p>



<p><em>Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması yönünde Valiliğe yazı yazması ve bunun ardından parti binası önünde oluşan tablo; parti tabanında büyük bir kırgınlık ve üzüntü yaratmıştır. Daha da vahimi, güvenlik güçlerinin CHP Genel Merkezi çevresinde adeta bir terör operasyonu yürütülüyormuş gibi sert müdahalelerde bulunması ve ortaya çıkan görüntüler kabul edilemezdir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Merkezi; bu ülkenin kurtuluş mücadelesinden gelen, demokrasi tarihinin en köklü kurumlarından biridir. CHP’lilere yönelik baskıcı görüntüler oluşturulmasına sebep olacak hiçbir girişim doğru değildir ve tarihe olumlu şekilde geçmeyecektir.</em></p>



<p><em>Bugün ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birlik, kırgınlık değil dayanışma, kişisel hesaplar değil halkın geleceğidir. Partimizin enerjisi iç tartışmalara değil; demokrasi, adalet ve halkın iktidarı mücadelesine yönelmelidir.</em></p>



<p><em>Bizler Avrupa’da yaşayan CHP’liler olarak biliyoruz ki; sessiz kalmak, haksızlığa ortak olmaktır.</em></p>



<p><em>Bu nedenle CHP Frankfurt Birliği olarak:</em></p>



<p>• <em>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız.<br>• Halkın iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşıyız.<br>• Demokrasiye, hukuka ve Cumhuriyet değerlerine sonuna kadar sahip çıkacağız.<br>• Partimizin birlik ve bütünlüğünü hedef alan girişimlere boyun eğmeyeceğiz.<br>• Umudu büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceğiz.</em></p>



<p><em>Bugün mesele yalnızca bir makam meselesi değildir.<br>Bugün mesele; halkın seçme hakkına, demokrasiye ve Cumhuriyet’e sahip çıkma meselesidir.</em></p>



<p><em>Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte olduğu gibi bugün de baskılar karşısında geri adım atmamış, halkın gücüyle yoluna devam etmiştir. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yoluna devam edecektir.</em></p>



<p><em>Çünkü biz inanıyoruz ki:</em></p>



<p><em>Haklı olan kazanacaktır.<br>Halkın iradesi kazanacaktır.<br>Demokrasi kazanacaktır.</em></p>



<p><em>Saygılarımızla,</em></p>



<p><em>CHP Frankfurt Birliği Yönetimi</em></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mutlak butlan&#8217;a protesto: &#8216;Bu bir siyasi darbe girişimidir&#8217;</title>
		<link>https://egazete.de/mutlak-butlana-protesto-bu-siyasi-darbe-girisimidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 20:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31505</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'ta sivil toplum ve siyasi kuruluşlar yaptıkları ortak eylemde CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararını protesto etti. Eylemde Özgür Özel'in resmi üzerine "Yorgunsun biliyoruz, Dayan!" yazısı dikkat çekti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>CHP&#8217;ye yönelik &#8216;Mutlak butlan&#8217; kararı, yurtta olduğu gibi yurt dışında da protesto ediliyor. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı Frankfurt Eylem Birliği adlı inisiyatifin çağrısıyla Bockenheimer Warte meydanında biraraya gelen protestocular, „Bu bir siyasi darbe girişimidir. Bu mesele bir partinin meselesi değil, Türkiye&#8217;nin demokrasi meselesidir“ dediler.</p>



<p>Eylemde konuşan CHP Frankfurt Birliği Başkanı Ercan Beğen, &#8216;Mutlak butlan&#8217; tartışmalarının hukuk kisvesi altında yapılmak istenen siyasi bir darbe girişimi olduğunu söyledi. CHP&#8217;yi susturmanın, meydanları boşaltmanın ve halkın değişim talebinin durdurmanın mümkün olmadığını kaydeden Beğen, „Sandıkta gerileyenler, halkın desteğini kaybedenler şimdi yargıyı kullanarak siyaseti dizayn etmeye çalışıyor. CHP kurultayına &#8216;Mutlak butlan&#8217; diyorsanız, mühürsüz oylarla kabul ettirilen referandum nedir? O gün hukuk neredeydi? O gün milletin gözünün önünde seçim hukuku değiştirilirken neden sustunuz? Demek ki mesele hukuk değilmiş. Mesele iktidarın çıkarıymış. Kendi siyasi çıkarları için hukuku eğip bükenler, bugün kalkmış demokrasi dersi vermeye kalkıyor“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="449" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg" alt="" class="wp-image-31506" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800-300x168.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800-696x391.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Ercan Beğen</figcaption></figure>



<p>&#8216;Mutlak butlan&#8217; kararını protesto edenler arasında CHP Frankfurt Birliği&#8217;nin yanısıra, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Frankfurt Alevi Kültür Merkezi, Sol Parti Almanya ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yer aldı. CHP&#8217;liler Özgür Özel&#8217;in resmi ve üzerine „Yorgunsun biliyoruz, dayan!“ yazılı tişörtler taşıdı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31508" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>„<strong>Bu saldırı hepimize“</strong></p>



<p>Eylemde söz alan Sol Parti Frankfurt temsilcisi Zafer Taşkın, geçmişte halkın umutlarını boğanların, halkın değişim iradesini sabote edenlerin yine aynı rolü oynadığını söyledi. Taşkın konuşmasında, meselenin CHP ve bir genel başkanlık meselesi olmadığını, meselenin doğrudan halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik açık bir darbe girişimi olduğunu vurguladı. Türkiye&#8217;nin artık bir yol ayrımında olduğunu da savunan Zafer Taşkın, „Ya Saray rejiminin karanlığı büyüyecek. Ya da halk birleşip bu çürümüş düzeni tarihin çöplüğüne gönderecek. İşte bu yüzden bugün susma günü, bekleme günü değildir. Bugün birleşme günüdür. Bugün omuz omuza mücadeleyi büyütme günüdür. Sosyalistler, demokratlar, laiklikten, emekten yana olanlar, kadınlar, gençler, Kürt halkı, bu ülkenin bütün ilerici güçleri ortak bir mücalede buluşmak zorunda. Çünkü bu saldırı hepimize. Çünkü bu karanlık hepimizi hedef alıyor. Hiçbir saray halktan büyük değil. Hiçbir diktatörlük, örgütlü halktan güçlü değildir“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800.jpg" alt="" class="wp-image-31509" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-11-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Zafer Taşkın</figcaption></figure>



<p><strong>Ülkenin geleceğinin de meselesi</strong></p>



<p>Frankfurt AKM Başkanı Şahin Karasu ise demokrasinin zayıflatılmasının, toplumsal muhalefetin baskı altına alınması, seçilmiş iradenin etkisizleştirilmesi ve hukuk alanına duyulan güvenin aşındırılmasının yalnızca bugünün değil, ülkenin geleceğinin de meselesi olduğunu ifade etti. Karasu, Alevilerin tarih boyunca vesayet düzenlerinin, inkar siyasetinin, kayyum anlayışının, dışlanmanın ve hak kayıplarının neye dönüştüğünü yaşayarak öğrendiğini belirtti. Toplumun korkuyla değil, rızalıkla; baskıyla değil adaletle, tek seslilikle değil çoğulculukla güçleneceğini kaydeden Karasu, „Halkın demokratik iradesine gölge düşüren her türlü uygulamadan uzak durulmalıdır. Siyasal partilerin demokratik işleyişi ve kurumsal özerkliği korunmalıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesi, siyasal tartışmaların üzerinde güven veren ortak zemin olarak işletilmelidir. Seçilmiş iradeyi tartışmalı hale getiren uygulamalar yerine demokratik katılım güçlendirilmelidir“ dedi. Karasu, Frankfurt AKM olarak laikliği, eşit yurttaşlığı, inanç özgürlüğünü, insan haklarını ve halkın özgür iradesini savunmayı yalnızca siyasal değil, aynı zamanda yol ve vicdanı sorumluluğun gereği olarak gördüklerini de vurguladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="437" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800.jpg" alt="" class="wp-image-31510" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800-300x164.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-12-800-696x380.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Şahin Karasu</figcaption></figure>



<p>„<strong>Birleşmemiz gerekiyor“</strong></p>



<p>DİDF Frankfurt adına konuşan Bayram Aksu da iktidarın sermayenin çıkarı için ülkeyi bölmeye çalıştığını söyledi. Aksu, „Aslında bunlar, iktidarın sıkışmışlığı, demokrasiye ihtiyaç duyan işçi, emekçilerin birleşmesinin önüne engeller. Bu engelleri aşacak olan yine Türkiye halkıdır. Daha önceki eylemlerdeki işçiler, „Her yer direniş, hayatı durduralım“ demişti. İşçiler hayatı durdurursa demokrasiye sahip çıkmış oluruz. İşçilerin, emekçilerin daha iyi bir dünyada yaşamasını sağlayacak bizim birleşmemiz gerekiyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyor. İşte bundan korkuyorlar. Bizi bölmeye çalışıyorlar. Avrupa&#8217;da bize düşen görevler var. Bugüne kadar Erdoğan&#8217;ın yanında olan, tüm Avrupa Birliği&#8217;ndeki hükümetlere karşı durmamız, daha fazla çaba harcamamız gerekiyor. AB&#8217;nin Alman hükümetinin Erdoğan hükümetine, anti demokratik uygulamalara karşı çıkması gerekiyor. Hepinizi buradaki demokrasiye de sahip çıkmaya, buradaki hükümete protestolarımızı göstermeye hep beraber mücadele etmeye çağrıyoruz. Birlikte güçlüyüz“ diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800.jpg" alt="" class="wp-image-31511" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-14-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Bayram Aksu</figcaption></figure>



<p><strong>„Karşı devrime direneceğiz“</strong></p>



<p>TİP Frankfurt Sorumlusu Nilüfer Tonga, &#8216;mutlak butlan&#8217; kararına ve Sarayın karşı devrimci saldırısına direneceklerini söyledi. &#8216;Mutlak butlan&#8217; kararını tanımadıklarını kaydeden Tonga konuşmasında şu ifadelere yer verdi: „Bu karar, hukuki terimlerle açıklanamayacağı gibi mevcut siyasi partiler düzenini tamamen kaosa sürükleyebilecek niteliktedir. Saray Rejimi, yargıyı bir kez daha rakiplerini tasfiye etmek için kullanmaktadır. Bağımsız yargı değil, iktidar tarafından alındığı herkesçe bilinen bu karar Türkiye&#8217;nin ilerici tüm birikimine, demokratik değerlerine, hukuk devleti ilkesine ve emekçilere karşı sürdürülen Karşı Devrim teşebbüsünün en ciddi saldırılarından biridir. Trump&#8217;ı ve dünyanın bütün karanlık güçlerini arkasına alan Tayyip Erdoğan, halkın iradesine, halk egemenliğine karşı giriştiği bu savaşta başarılı olamayacak. Bu karara ve Saray&#8217;ın karşı devrimci saldırısına direneceğiz. Başta bu kararın çıkmasına vesile olan ve koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray&#8217;ın kuklasıdır. İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten tanımayacağız.“ </p>



<p>Eyleme katılan yurttaşlar da &#8216;mutlak butlan&#8217; kararı geri çekilinceye kadar protestoların artarak devam edeceğini söylediler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800.jpg" alt="" class="wp-image-31512" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-16-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Nilüfer Tonga</figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Frankfurt-mutlak-butlan052026-1-800.jpg" length="113404" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hukuk ve adalet bir gün herkese lazım olacak&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/hukuk-ve-adalet-bir-gun-herkese-lazim-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 15:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Macit Karaahmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak butlan]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31488</guid>

					<description><![CDATA[SPD Milletvekili Karaahmetoğlu, Türkiye'de muhalefete yönelik yargı müdahalesini kınadı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Federal Almanya Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Türkiye&#8217;de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in mahkeme kararıyla görevden alınmasını &#8220;halkın iradesine ve demokratik işleyişe yönelik ağır bir müdahale&#8221; olarak nitelendirerek kınadı.</p>



<p>Karaahmetoğlu yayımladığı açıklamada, ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel&#8217;in hedef alınmasının, Türkiye&#8217;deki demokratik temelleri sarsan sürecin en kritik halkalarından biri olduğunu vurguladı. Önemli muhalefet figürlerinden Ekrem İmamoğlu&#8217;nun daha önce tartışmalı yargı süreçleriyle cezaevine gönderildiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, Özgür Özel&#8217;in görevden uzaklaştırılmasının, iktidar alanını korumaya dönük sistematik bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.</p>



<p><strong>Siyaset alanı, yargı eliyle dizayn edilmek isteniyor“</strong></p>



<p>Mevcut iktidarın yaklaşımlarına yönelik eleştirilerini demokratik ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde dile getiren Karaahmetoğlu, yargı bağımsızlığının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>



<p>“Açıkça ifade etmek gerekir ki; yargı mekanizmalarının siyasi rakiplere karşı bir baskı aracı olarak kullanıldığına dair endişelerimiz her geçen gün artmaktadır. İktidarın, 2028 yılı ve sonrasına yönelik iktidarını güvence altına almak amacıyla muhalefet alanını kendi beklentilerine göre daraltma çabası belirgindir. Ancak siyasetin yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılması, güçlü bir vizyonun değil; aksine, ülkenin içinde bulunduğu zorlu ekonomik tablonun ve tıkanmışlığın yarattığı telaşın bir sonucudur.”</p>



<p><strong>„Hukuk ve adalet herkese lazım“</strong></p>



<p>Macit Karaahmetoğlu, özellikle son yıllarda muhalefetteki siyasilerin, eleştirel gazetecilerin ve STK temsilcilerinin tutuklanmasının, hukukun giderek siyasetin güdümüne girdiği yönündeki emareler olduğunu belirtti ve son alınan kararla birlikte muhalefetin de tamamen kontrollü bir yapıya dönüştürülmesinin hedeflendiğini söyledi. „Hukuk ve adalet bir gün herkese lazım olacak“ diyen Karaahmetoğlu, yaşananları, kaygılı bir siyasi aklın yansıması olarak değerlendirdi.</p>



<p><strong>Özgür Özel ve Demokrasi Vurgusu: &#8220;Halkın İradesi Yok Sayılamaz&#8221;</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;nin otokratik bir eğilime sürüklenmesinden duyduğu kaygıyı dile getiren Karaahmetoğlu, ana muhalefet lideri Özgür Özel&#8217;e yönelik bu müdahalenin doğrudan milyonlarca seçmenin iradesini yok saymak anlamına geldiğini ifade etti. Buna karşın, Türkiye&#8217;deki sivil toplumun demokratik olgunluğuna inandığını belirten SPD milletvekili, “Demokrasi, dönemsel siyasi hedeflerin ve şahsi hırsların bir oyun alanı olamaz. Her dönem ‚darbelere karşı halkın iradesi‘ söylemlerini dile getiren bir siyasi anlayış, halkın iradesine karşı atılan bu adımlara tepki veren sivil toplumun gücünü asla hafife almamalıdır” dedi.</p>



<p>Karaahmetoğlu, Batı dünyasına da çağrıda bulunarak, hukuk devleti standartlarının zedelendiği durumlarda sessiz kalınmaması gerektiğini, inandırıcılığın korunması için uluslararası toplumun ilkeli bir duruş sergilemesinin zorunlu olduğunu belirtti.</p>



<p>Özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için mücadele eden kesimlerle dayanışma içinde olduklarını vurgulayan Karaahmetoğlu, geçtiğimiz yıl Dilek İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeyi ve kendisine hediye ettiği Berlin Duvarı parçasını hatırlatarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>



<p>“O gün de söylediğim gibi; Berlin Duvarı nasıl yıkıldıysa, adaletten uzaklaşan ve siyasi rekabeti yargı eliyle şekillendirmeye çalışan her sistem de bir gün demokratik yollarla sona ermeye mahkumdur.”</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/Macit_KaraahmetogluOzgur_Ozel.800.jpg" length="71649" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>SOL Parti&#8217;den &#8220;Saraysız, saltanatsız, bağımsız Türkiye&#8221; yürüyüşü</title>
		<link>https://egazete.de/sol-partiden-saraysiz-saltanatsiz-bagimsiz-turkiye-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 18:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Denizler]]></category>
		<category><![CDATA[Sol Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Yanki Go Home]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31415</guid>

					<description><![CDATA[SOL Parti İstanbul İl Örgütü, emperyalizme ve NATO’nun Türkiye’deki varlığına karşı 17 Mayıs Pazar günü Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüyecek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>SOL Parti İstanbul İl Örgütü, AKP iktidarının dış politikasını ve bölgeye yönelik emperyalist planları protesto etmek amacıyla bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenleyeceğini duyurdu. &#8220;Yankee Go Home!&#8221; (Yankee Evine Dön!) başlığıyla yayımlanan çağrıda, tek adam rejiminin emperyalizme göbekten bağımlı olduğu ve NATO’yu ağırlamak için hazırlıklar yaptığı vurgulandı. </p>



<p>TOM BARRACK&#8217;A TEPKİ</p>



<p>Açıklamada, ABD&#8217;nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın bölge yönetimi için kullandığı &#8220;hayırsever monarşiler&#8221; ifadesine atıfta bulunularak, bu modellerin Türkiye’yi de kapsayan bir &#8220;yeni yönetim modeli&#8221; olarak sunulduğu belirtildi. İktidarın bu planlara ve emperyalist odaklara olan bağımlılığına dikkat çekilen açıklamada, &#8220;Seni de &#8216;monarşi&#8217; diye selamladığın bu Amerikan güdümlü tek adam rejimini de göndereceğiz&#8221; ifadelerine yer verildi. </p>



<p>DENİZLER VE MAHİRLERİN ÇAĞRISI</p>



<p>Yürüyüşün Türkiye’nin devrimci geleneğine selam gönderdiği belirtilen metinde şu ifadelere yer verildi:</p>



<p>&#8220;Çağrımız; &#8216;Tam bağımsız Türkiye&#8217; yolunda Deniz’in, Mahir’in çağrısıdır! Çağrımız; özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi için emperyalizme karşı mücadele çağrısıdır. Türkiye’nin NATO’nun kanlı pazarlıklarının merkezi olmasına izin vermeyeceğiz!&#8221; </p>



<p>17 MAYIS&#8217;TA TAKSİM&#8217;DE BULUŞULACAK</p>



<p>SOL Parti, bağımsızlık mücadelesini büyütme çağrısı yaparak tüm yurttaşları 17 Mayıs Pazar günü saat 15.00’te Taksim Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde buluşmaya davet etti. SOL Parti, AKM önündeki toplanmanın ardından 6. Filo’nun denize döküldüğü tarihi sembolizme sahip olan Dolmabahçe’ye yürüyecek. birgun.net</p>



<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">YANKEE GO HOME!<br><br>Emperyalizme göbekten bağımlı tek adam rejimi savaş örgütü NATO&#39;yu ülkemizde ağırlamak için hazırlıklar yapıyor. <br><br>Sömürge valisi Tom Barrack Türkiye&#39;yi de dahil ederek tüm bölgeye &#39;hayırsever monarşiler&#39; diyerek yeni yönetim modelleri sunuyor.<br><br>Seni de &quot;monarşi&quot;… <a href="https://t.co/gQw9FZ3Ok3" rel="nofollow">pic.twitter.com/gQw9FZ3Ok3</a></p>&mdash; SOL Parti İstanbul (@solpartistanbul) <a href="https://twitter.com/solpartistanbul/status/2053152437863637009?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow noopener" target="_blank">May 9, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel: “Savunmadan Hücuma Çıkıyoruz”</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-savunmadan-hucuma-cikiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 20:16:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31390</guid>

					<description><![CDATA[CHP Lideri Özel, "mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız.” dedi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Genel Başkan Özgür Özel, “Parti içindeki kapsamlı değerlendirmelerimizin ardından ilan ettiğimiz, 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı başlayacak ve bir ay boyunca yoğun bir şekilde sürecek, bundan sonra seçime kadar da sürekli titiz bir şekilde takvimlendirilecek çalışmalarımız. Bu çalışma takvimimizi değerlendirdik ve şimdi bu konudaki bazı detayları sizlerle paylaşmak üzere karşınızdayız” dedi. </p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, şunları söyledi:</p>



<p>“Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?’ sorusuyla karşı karşıya getirdi. Haklı olarak bizleri takip eden siz basın mensupları da bu soruyu sordunuz. Geçtiğimiz haftalarda peşi sıra yaptığımız Olağanüstü İl Başkanları Toplantısı, Parti Meclisi Toplantısı, MYK Toplantısı ve Aday Ofisi toplantılarımız ile belediye başkanlarımızla yapılan altı toplantıdan oluşan tam günlük bir çalışmanın sonunda da siz sormaya devam ediyorsunuz; ‘Bundan sonra ne olacak, nasıl bir mücadele vereceksiniz, nasıl direneceksiniz?’ Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur arkadaşlar. Bugünden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla birlikte sahaya çıkıyor. Seçim gününe kadar… Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler.”</p>



<p>“SON GÜN, SEÇİMİ KAZANDIĞIMIZ GÜN”</p>



<p>“Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir. Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışacaklar. Biraz önce ifade ettiğim gibi merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Sandık görevlilerimize özel bir vurgumuz var. Özel vurgu şudur; bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak kimi köyündeki 40 kişi, kimi büyükşehir ilçesindeki 300 &#8211; 320 kişiyle birebir görüşmeye, yüz yüze görüşmeye, göz hizasından iletişim kurmaya, onların elini sıkmaya, kendini tanıtmaya, onları tanımaya ve bundan sonra her fırsatta onlarla birlikte olmaya başlıyor. Geçmişte seçime iki ay kala ‘Sandıklar sağlam mı?’ sorusuna 2,5 yıl önceden verdiğimiz cevap ‘Sandık görevlileri tamamdır, irademiz sağlamdır’ ve oy kullanmaya geldiklerinde o güne kadar en az beş &#8211; altı kez görüşmüş oldukları, tanışmış oldukları, belki artık birbirlerinin ismini öğrenmiş oldukları sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor. Rakam, 4 Mayıs 2026 itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler. ‘Bugünden itibaren çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, çalmadık kapı ve sıkılmadık el bırakmadan çalışmaya başlıyoruz’ diyemem, örgütümüzün halen çalışmakta olan neferlerine haksızlık olur. Ama tam kadro bu çalışmalara katılıyoruz.”</p>



<p>“ZATEN SEFERBERLİK HALİNİ ÖNCELEMİŞTİK”</p>



<p>“Değerli basın mensupları biz 2023 kurultayından bu yana zaten böyle bir seferberlik hali için örgütümüzü, üyelerimizi sokaktan hiç çekmeden, onları sürekli bir hareketlilik halinde, bir mobilizasyon halinde ve günü geldiğinde zaten alışık oldukları, çağrıldıklarında koştukları, üzerine düşeni yapacakları bir aktivasyon halinde bir tam hazırlık halinde hem zihnen hem de fiziken tutmayı öncelemiştik. Bu konuda şahidimiz, tanığımız sizlersiniz. İlk başta, ilk aşamada yerel seçim kampanyasında tam 105 miting yaptık. Bu 105 mitingin sonucunda yüzde 38 oy oranıyla 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Bu başarıdan sonra ‘Başarıyı kutlayalım, oturalım, tadını çıkaralım’ demedik. Hemen ardından 21 büyük halk buluşması, dokuz tematik mitingle; Rize’deki çay mitinginden tutun da atanmayan öğretmenlerin Taksim mitingine, Kocaeli’ndeki emek mitingine, Gaziantep’teki fıstık mitingine, Manisa’daki tarım mitingine kadar dokuz tematik mitingle toplam 30 saha çalışmasını, halk buluşmasını birlikte gerçekleştirdik. Üçüncü evre; milletimizin hem yerel seçimlerde hem de ardından yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında iktidar değişimini isteğini göstermesi ve bizim de Cumhurbaşkanı adayını yine sahada, yine milletin arasında ön seçimle belirleme kararımızla oldu. Biz bu noktada 23 Mart günü bir ön seçim yapacağımızı, bu ön seçimde Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyeceğimizi ilan etmiştik. Bu ilanla birlikte geçen yıl şubat ayı boyunca, kısa şubatta, aramıza katılanların da oy verebileceğini, yani o ana kadar üye olmayanların kısa şubat boyunca geldiklerinde oy kullanabileceklerini ifade etmiştik. Bu çağrımıza 700 binin üzerinde yeni üye katılımıyla milletimiz bu heyecanı ortak oldu ve üye sayımız bir anda 1 milyon 200 binden 2 milyona yaklaşan bir sayıya ulaştı. Tam 2 milyon üyemizle ön seçim yapmayı hedeflediğimiz gün Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldılar. Biz de milletimizi bu haksızlığa karşı kuracağımız ön seçim sandıklarında bizimle dayanışmaya davet ettik. 2 milyon üyemizin oy kullanacağı sandığın yanına birer dayanışma sandığı kurduk ve hepiniz 23 Mart tarihinde milletin darbeye karşı cevabını gördünüz ve 15,5 milyon vatandaşımız sandıklara gelerek, ilçe başkanlıklarının ya da oy kullanma merkezlerinin önünde kilometrelere varan kuyruklar oluşturarak, kimi iki elindeki iki bastonuyla kimi karnındaki üç aylık bebesi ile o sandıklara koşturdu. Kimi çiçek yapıp, kalp yapıp sandığın içine attı. Kimi Cumhurbaşkanı adayı noktasında belki de tarihinde ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi ile aynı sandıkta buluştu. Ancak darbecilerin zorbalığına demokratik cevabı 15,5 milyon vatandaşımız bir pazar günü verdi, geldi, seçti ve tarihe geçtiler. Ardından biz tutuklamanın yapılmasıyla yani 15,5 milyon kişinin aday gösterdi Cumhurbaşkanı adayının tutuklanıp hapse konmasıyla birlikte tarihin en büyük imza kampanyasını başlattık. Ve hep birlikte Türkiye’de 25,5 milyon vatandaşımızın ‘Adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum’ diyen bir metne imza atıklarını gördük. O metni zaman zaman 25,5 milyon kişinin imzaladığı, bir TIR büyüklüğündeki 25,5 milyon imzayı halen daha İrade Milletindir mitinglerimize taşıyoruz ve milletimizle buluşturuyoruz.”</p>



<p>“MİLLETİN ADALETE ÖZLEMİNİN GÖSTERGESİ”</p>



<p>“Bu beş aktif saha çalışmasının ardından 19 Mart darbesine Saraçhane’de direndiğimiz yedi gün, köprüyü geçip Anadolu’ya ayak bastığımız Maltepe mitinginden sonra durmayacağımızı ilan etmiş ve her hafta sonu bir ilde ve her çarşamba akşamı İstanbul’un bir ilçesinde sesimizi yükselteceğimizi söylemiştik. İstanbul’un tüm ilçelerinde, 39 ilçede mitinglerimizi yaptık. Üç büyük bölge mitingi yaptık. Birinci yıl mitingimizi yaptık ve şu ana kadar da dün 107’ncisini yaptığımız, Anadolu’da da 55 ile ulaşarak mitinglerimizi yaptığımız İrade Milletindir mitingleri ile sokakta, sahada, meydanda ve eylemdeyiz. Dün Karabük’teydik. Karabük’te meydana sığılmamış olması bütün basın &#8211; yayın organlarında ve sosyal medyada gündemdeydi. 107 mitingin 107’sinde daha önce hiç gidemediğimiz meydanları, kimsenin dolduramadığı bir kalabalıkla doldurmamız; orada yapılanın bir siyasi faaliyet, bir siyasi partinin daveti, bir siyasetçinin hitabeti değil; oraları dolduran milletin adalete duyduğu özlemin olduğunun altını çizmek isteriz. O yüzden bir siyasi partiyi değil Cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığı savunmaya gelen, istendiğinde vergi veren, istediğinde askere giden, istendiğinde askere gönderdiği evladının bayrağı sarılı tabutu gelince ‘Vatan sağ olsun’ diyenlerin sandığa el uzatıldığında verecek tavizi olmadığını görünmesini isteriz. Bugüne kadar yapılan ve dün de Karabük’te yapılanın milli iradeye sahip çıkmak, tek adam yerine sözü milletin söyleyeceğine inanç ve bunun yolunun sandık olduğunun bilincindeki milletin iradesi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.”</p>



<p>“MİLLETİMİZE DEMOKRASİYİ KURTARMADAN EVE DÖNMEME ÇAĞRISI YAPIYORUZ”</p>



<p>“Kasım 2023’ten beri 242 kez meydanlarda olan milletimize demokrasiyi kurtarmadan eve dönmemeleri çağrısını yapıyoruz. Bunun için herkes çağrıldığında meydanlarda, sokaklarda, eylemlerde ve sözünü söylemesi gereken neresiyse orada buluşmalı, son sözü de sandıkta söylemeli, milleti kurtarmalıdır. Onlar evlerine döndüklerinde bizleri de kapılarında bulacaklar. Bugünden itibaren hep beraber yeni bir aşamaya geçiyoruz. Milletimiz yıllardır her alanda adaletsizlik yaşıyor. Gelirde adalet yok, vergide adalet yok, mahkemelerde adalet yok, sosyal hayatta adalet yok. Bitmeyen bir ekonomi krizin ortasındayız, iktidar değişmediği takdirde krizin biteceğine yönelik en ufak bir inanç, en ufak bir gösterge de yoktur. Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6’ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16’ydı. Bir yılda ulaşılacak noktaya enflasyon rakamları ki TÜİK’in rakamlarının ne kadar tartışmalı olduğunu sadece hatırlatmak isterim. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura verilen, emekliye verilen, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır. Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır. Aylık yüzde 4,18’lik oran, maalesef bu aylık oran 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Yanlış duymadınız. Dünyada 100 ülkede bizde bir ayda yaşanan enflasyon bir yılda yaşanmıyor. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz her gün. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız. Türkiye’yi bu hale getirenler bu millete umut olamadılar, asla da olamayacaklar. Türkiye’nin umudu; tüm demokratların özgür, bağımsız, adil ve refah içinde bir ülke kurma mücadelesini birlikte vermesindedir. Bunun için mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız.”</p>



<p>“BİZİMKİ SADECE SEÇİM KAZANMA MÜJDESİ DEĞİL”</p>



<p>“Bundan sonraki süreçte artık bizim verdiğimiz mücadele bir kararlılık değil, bir müjde içermektedir. Bizim müjdemiz, seçim kazanma müjdesi değildir. O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz. Bizim müjdemiz, yönetimde yozlaşmanın bittiği, güçlü kurumların, güçlü kuralların yani sarsılmaz bir sistemin hayat bulduğu Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, faize, israfa, lükse, şatafata giden kaynakların son bulduğu, verginin adil toplandığı ve hakça bölüşüldüğü bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, düşmanlığın, kutuplaşmanın, ötekileştirmenin bittiği, milletimizin huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, devleti güçlü, milleti huzurlu, vatandaşları eşit ve özgür kılma müjdesidir. Söz veriyoruz, hiçbir operasyon, hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Yolumuza kurulan hiçbir pusu, yürüyüşümüzü durduramayacak.”</p>



<p>“MİLLETİMİZE SEÇİME KADAR DİRENÇ, METANET VE KARARLILIK DİLİYORUM”</p>



<p>“Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, bir yıllık çalışmanın sonunda ortaya çıkan ve değişen programlarımızla, ‘Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye’ hedefiyle yola çıkanların bugünden itibaren Parti Programını, hükümet programına, hükümet programını seçim vaatlerine çeviren ve bunu gerçek muhatabına, milletimize ileten yürüyüşün başlangıcındayız. 81 ilde il başkanlarımız, güne il yönetimleriyle, ilçe başkanlarımız, ilçe yönetimleriyle birlikte yaptıkları toplantılarla başladılar. Milletvekillerimiz tüm illerdeler, Parti Meclisi üyelerimiz, MYK üyelerimiz tüm illerdeler. Ben de Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizin pazartesi toplantısını, günün erken saatlerine alarak, bugün yani 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 12.00 itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi Aday Ofisi’ndeki, Politika Kurulu Başkanlarımızı, gelecekteki iktidarımızın bakanlarını ve onların çalışma arkadaşlarını, bugün Ankara’nın tüm ilçelerine, daha sonra da tüm Türkiye’ye uğurluyoruz. Elbette çalışmalarına devam edecekler. Program çalışmalarına, hükümet programı çalışmalarına burada devam edecekler ancak bir ayakları buradayken, bir ayakları, tüm bedenleri, gönülleri Anadolu’da, 81 ilde, 973 ilçede olacak. Ben, arkadaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum. Milletimize, seçime kadar direnç, metanet ve kararlılık diliyorum. Eninde, sonunda bir kabusu bitireceğimiz, bir dönemi kapatacağımız, yeni bir dönemi açacağımız başlangıcın kritik bir evresinde, önemli bir başlangıç günündeyiz. Milletimiz için hayırlı olsun, hepimiz için hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/55247880271_ea374a7beb_800.jpg" length="77212" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Özel: &#8220;Darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz&#8221;</title>
		<link>https://egazete.de/ozel-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:52:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31265</guid>

					<description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel, İspanya'da "Altı kıtadan ilericiler hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz" dedi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleştirilen GPM Küresel Liderler Genel Oturumu’nda konuştu.  </p>



<p>Oturumda İspanya Başbakanı Pedro ile de biraraya gelen Özel, &#8220;Bugün altı kıtadan ilericiler bu salonda ve hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz. Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı hep beraber durmak içindir. Kararlılığımız; kurumları inşa etmek, kuralları tesis etmek, demokrasiyi yaşatmak içindir” dedi.</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli yoldaşlar, bugün bu kürsüden dünyadaki bütün yoldaşlarımıza, ‘Demokrasi’ diyen, ‘Eşitlik’ diyen, ‘Özgürlük’ diyen, ‘Çok taraflılık’ diyen milyonlara hitap ediyor olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Pek çok uluslararası toplantıda bir araya geliyoruz. Ama bu sefer farklı. Farklı çünkü bugün hep birlikteyiz. Ayrıştırılan, kutuplaştırılan, yıkıcı siyasetin yerine; birleştiren, birbirinden güç alan bir siyaseti hep birlikte kurmanın heyecanını yaşıyoruz. 1,5 yıl önce tohumlarını hep birlikte attığımız bir fikrin bugün can bulması ile başlayan yeni bir yolculuğun kararlılığını ve mutluluğunu taşıyoruz. Avrupa Sosyalist Partisi, PES’in ev sahipliğinde Sosyalist Enternasyonal ile İleri İttifak’ın artık birbirinden ayrı değil; birbirine güç veren bir büyük birliktelik içinde yol yürümeye başlaması önerisi etrafında buluşuyoruz. Sosyalist Enternasyonal Başkanı dostum Pedro’yu ve bunun önünü açan İlerici İttifak’tan dostum Lars’ı, bütün bu birlikteliğe en ciddi katkıyı yapan PES Başkanı Stefan Löfven’e, bu üç lider nezdinde bütün yoldaşlarımı, işte bu heyecan ve kararlılıkla selamlıyorum” dedi. </p>



<p>Özel şöyle devam etti:</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-g-mme-tutucu wp-block-embed-g-mme-tutucu wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="euI-rjw9WSo"><iframe loading="lazy" title="CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL BARSELONA’DA 18/04/2026" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/euI-rjw9WSo?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>“ALTI KITADAN İLERİCİLER SEFERBERLİK İLAN EDİYORUZ”</p>



<p>“Değerli yoldaşlar, dünyada otoriterliğin yükseldiği, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün yıkılmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Bizi bugün bir araya getiren ise bu yıkım girişimine ‘Dur’ deme kararlılığımızdır. 21’nci yüzyılın ikinci çeyreğine girerken birbirinden öğrenen robotlardan, karanlık fabrikalardan ve yapay zekadan endişe ediyorduk. Ama karşımızda birbiriyle konuşan, birbirinden öğrenen ve birbirine güç veren otokratların karanlık siyasetini bulduk. Kendi iktidarlarının devamı uğruna demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, eşitliği, adaleti, toplumsal refahı yıkmaktan çekinmeyen bir anlayışı görüyoruz. Bu salondaki irade, işte bu yıkım gayretine verilmiş en iyi cevaptır. İhtiyacımız olan; birbirinden öğrenen, birbirine öğreten, birbirine güç veren ilericilerdir. İşte o irade bu salondadır. Bugün altı kıtadan ilericiler bu salonda ve hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz. Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı hep beraber durmak içindir. Kararlılığımız; kurumları inşa etmek, kuralları tesis etmek, demokrasiyi yaşatmak içindir.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800.jpg" alt="" class="wp-image-31269" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55214434632_bb70aaabe6_800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>“DEMOKRASİ VE ADALET İÇİN 105 DEV MİTİNG YAPTIK”</p>



<p>“Değerli yoldaşlar; geçen hafta Macaristan’da tüm dünyaya önemli bir mesaj verildi. Otoriterliğe karşı olan herkes gerekiyorsa kısa vadede kendinden fedakarlık yaparak bir büyük demokrasi cephesini oluşturabileceğini gösterdi. Bu birliktelik otoriterliğin, halktan güç alarak yenilebileceğini hepimize ve tüm dünyaya gösterdi. Türkiye’de de son yerel seçimlerde biz bunu başardık. 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Türkiye nüfusunun yüzde 65’ini partimize ait sosyal demokrat belediye başkanları yönetiyor. Ancak sonrasında çok ağır bir saldırıya uğradık. İstanbul’un seçilmiş belediye başkanını, 15,5 milyon yurttaşımızın ön seçimle belirlediği, Cumhurbaşkanı adayımız olarak seçtiği Ekrem İmamoğlu’nu hapse atarak bir sonraki iktidara bugünden darbe yapan anlayışa karşı bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz. Son bir yılda demokrasi ve adalet için tam 105 dev miting yaptık. Bunların adına miting değil, demokrasiyi koruma eylemleri diyoruz. Son bir yılda bu eylemlere 16 milyondan fazla vatandaşımız katıldı. 26 milyon kişi Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğü için imza attı. Tüm baskılara rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu seferberliğin çatısı ülkemizde tüm demokratların katıldığı Türkiye İttifakı’dır. Mücadelemizde sembol olan milyonların seslendirdiği bir sloganımız var Bertolt Brecht’ten: ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”</p>



<p>“BARIŞ HEMEN ŞİMDİ…”</p>



<p>“Son söz; Filistin’i, Ukrayna’daki ve İran’daki kadınları ve çocukları selamlayarak, dünyanın bütün mağdur ve mazlumlarını selamlayarak, dünyanın bütün çocuklarını ve bütün kadınlarını selamlayarak ‘Savaşa hayır’ diyoruz. Savaşa hayır, barış hemen şimdi. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’” Foto: CHP</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/55215201168_3861599088_800.jpg" length="82984" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Başarır: Yılmak yok, sinmek yok</title>
		<link>https://egazete.de/basarir-yilmak-yok-sinmek-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mahir Başarır]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31249</guid>

					<description><![CDATA[Frankfurt'ta panele katılan CHP Mersin Milletvekili ve Grupbaşkanvekili Ali Mahir Başarır, demokrasi, hak, hukuk ve özgürlükler mücadelesine bir adım geri atmadan devam edeceklerini söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>CHP Frankfurt Birliği’nin düzenlediği &#8220;Demokrasi ve hukuk mücadelesi&#8221; konulu panele katılan CHP Mersin Milletvekili ve Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye&#8217;de 86 milyon insan adına demokrasi istediklerini, 86 milyon adına hak ve özgürlükleri savunduklarını söyledi. Ali Mahir Başarır, CHP&#8217;nin demokrasi ve hukuk mücadelesi için mitinglerine devam edeceğini, 1 Mayıs&#8217;tan itibarense tüm milletvekillerinin tüm illerdeki sokaklarda, köylerde, kahvehanelerde, evlerde, otobüslerin önünde 20, 30 kişinin olduğu toplantılarda olacaklarını belirtti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31251" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Frankfurt Titus Therme salonunda gerçekleşen panelde Başarır&#8217;ın yanısıra CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Oğuzhan Cenan ve SPD Hessen Milletvekili Turgut Yüksel yer aldılar. Ara seçim olması halinde istifa edecek milletvekillerinin başında geldiğini ancak sine-i millet&#8217;in dahi tek başına meclis kararı olmadan bir işe yaramadığını kaydeden Ali Mahir Başarır konuşmasında, “Kastamonu&#8217;da, Kocaeli&#8217;nde Afyon&#8217;da ikinci partiyiz. Oralardaki seçimden dahi korkuyor. Dünyada hiçbir ulus tüm yetkiyi tek bir adama vermiyor. Gazi Mustafa Kemal, iradeyi milletine vermişti. Bu güzel ülkeyi, iradeyi, ekonomiyi ona verdik. Konuşan herkesi tutukluyor. Ülkeyi felakete götürüyor. İnsanlar açlık sınırının altında. Bir twitter attığında içeridesin. Bugün üniversite, kreş yapılmıyor. Cumhurbaşkanı adayımızın diplomasını diplomasız bir adam aldı. Biz halka bir isimden çok parlamenter rejimi, yargı, yürütme ve yasamanın ayrıldığı, hükümetten, cumhurbaşkanı ve bakanlardan hesap sorulabildiği bir sistem vermek istiyoruz. Bugün hesap soramıyoruz, hesap vermiyorlar. Demokrasi, hukuk varsa o sistem Türkiye&#8217;ye bir cumhurbaşkanı seçer. Önce bu sistemden kurtulacağız” ifadelerine yer verdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800.jpg" alt="" class="wp-image-31253" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-5-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Fetö&#8217;nün de AKP&#8217;nin bir Amerikan projesi olduğunu savunan Başarır, 31 Mart tezkeresinin geçmemesi nedeniyle o günler kumpas davaları olduğunu, bugün de aynı Fetö mantığıyla CHP&#8217;ye yerel seçimlerdeki başarısı nedeniyle kumpas davalar açıldığını söyledi. Başarır,”ABD&#8217;nin değdiği yerde ot bitmiyor. Bütün dünyada ve bizde Trumpçılar kaybedecek, mazlumlar kazanacak. Asla yılmak yok, sinmek yok” diye konuştu.</p>



<p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Oğuzhan Cenan da “Hiç yorgunluk yok. Dayanışma içinde olmak bizi daha güçlü kılıyor. Barınma hakkı, onurlu bir yaşam hakkı, seçme ve seçilme hakkının elimizden alındığı bir döneme girdik. Halkın seçtiklerini sabah altıda gözaltına alıyorlar. Halkın kendilerine vermediği yetkiyi gasp ediyorlar. Halk yerelde bir iktidar sundu, o gün düğmeye bastılar. Zor zamanlarda geçiyoruz. Ama ne kadar zor olursa olsun 100 yıl öncesinden daha zor değil. Yine başaracağız” dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="445" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800.jpg" alt="" class="wp-image-31252" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800-300x167.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-2-800-696x387.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Yüksel&#8217;e “CEHAPE” ayarı</strong></p>



<p>SPD Hessen Milletvekili Turgut Yüksel, Bursa&#8217;nın eyalet için önemine dikkat çekerek, “Bursa Hessen&#8217;in kardeş bölgesi, Darmstadt&#8217;ın kardeş kenti. Önümüzdeki günlerde Hessen Meclisi konuyu ele alacak. Büyük bir çoğunluk, Bursa Belediye Başkanı&#8217;nın tutuklanmasını protesto edeceğine inanıyorum. ” diye konuştu. Yüksel&#8217;in CHP&#8217;den bahsederken sık sık “CEHAPE” demesi üzerine Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın “Ey CEHAPE” sözleri sonrası kendilerinde bu yönde bir allerji oluştuğuna dikkat çekerek, “Biz partimizden bahsederken “Cumhuriyet Halk Partisi” diyoruz. Bunun dikkate alınmasını istiyoruz” dedi</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/CHP-Frankfurt-panel-0426-3-800.jpg" length="105742" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
