KÖLN
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Köln Tanzburunnen alanında „Be ONE – Yarınları umut ol“ adıyla gerçekleştirdiği festivale coşkulu, onbinden fazla insan katıldı. AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat, festivalde yaptığı konuşmada Alevilerin Almanya’dan sonra Türkiye’de de haklarını er ya da geç „söke, söke, söke” alacaklarını söyledi. Festivalde CHP ve seçilmiş başkan Özel ile dayanışma çağrıları yükseldi.
Davul zurna ve halaylarla başlayan festivalde Sasa, Suavi, Efkan Şeşen, İlkay Akkaya, Ceren Bozkurt, Zeynep Bakşi Karatağ, Miraz, Aylin Yıldırım Mavi der Rote sahne aldılar.
AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın ‘mutluluğumuzu da paylaşmak istiyoruz’ dediği festivalde gençler, kadınlar en önlerde yer aldı. Festivalde CHP ve Özel ile dayanışma vurgusu da yapıldı. Festivale İsviçre ve Almanya’nın farklı kentlerinden gelen CHP’liler, dev bir Özgür Özel posteri açtılan. Festivalde AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın yanısıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da konuştu.

Festivalde konuşan KRV eyaletinin uyum bakanı Verena Schaeffer ile Köln Belediye Başkanı Derya Karadağ (Yeşiller) Eyalet Milletvekili Berivan Aymaz demokrasinin ve Alevilerin önemine dikkat çektiler. Karadağ, festivalin Köln’e çok uyduğunu, Suriye ve Türkiye’deki insan hakları konusunun geçiştirilemeyeceğini, Bakan Schaefer, uyum konusuna Alevilerin iyi bir örnek olduğunu ifade ederken Aymaz ise, “Burada aynı zamanda bizi kutluyoruz. CHP’ye saldırı demokratik değerlere saldırıdır. Bu konu içişleri sorunu olmayı çoktan aşmıştır. Demokratik değerler, dünyadaki herkesi ilgilendiriyor” dedi.

Festivalde BirGün Okur İnisiyatifinin oluşturduğu BirGün standı da yer aldı. Onlarca okur BirGün’e abone olurken, BirGün yazarlarının kitapları da büyük ilgi gördü. BirGün standını CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve heyetinin de aralarında olduğu gruplar ziyaret ederek gazete ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdiler.

Alman Kemik İliği Bilgi Bankası (DKMS) da Bremen’den Emir (11) ve Kais (7) için kampanya standı açtı. Stand sorumlusu Gazel Özcan Ulutaş, “İki canı kurtarmak için yola çıktık. Festivale katılarak hem DKMS hakkında bilgi vermek hem de insanlardan örnek alarak olası bir eşleşme sağlamak istedik. Böylece amansız hastalığa yakalanan bir cana umut olmak istiyoruz” dedi.
Vartolu vatandaşlar ise festivalde “Varto, jeo termal istemiyor” yazılı dövizler taşıdı. Jeo termalin hem toprağa hem de hayvanlara büyük zarar vereceğini, bölgeyi yaşanmaz hale getireceğini savunan Vartolular, “Bu girişimi asla kabul etmiyoruz. Jeo termal projesi ortadan kalkıncaya kadar mücadelemiz sürecek” dediler.

Mat: Haksızlığa kim uğradıysa, onun yanındayız
AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat birlik yöneticilerinin arasında yaptığı konuşmada, artık acıların yanısıra mutluluklarını da paylaşmak istedikleri için festivallerde biraraya geldiklerini söyledi. Sadece Alevilerin değil kim haksızlığa uğramışsa onun, üstelik sadece insanın yanında değil, doğanın da yanında olduklarını belirten Hüseyin Mat, „Bunu bizden değerlerimiz, öğretimiz istiyor. Biz daha önce nasıl DEM Partisi’ne yapılanlara sessiz kalmadıysak bugün de CHP’nin Genel Başkanı’na topla tüfekle yapılanları şiddetle kınıyoruz. Haklarımızı alabilmek için, demokratik cumhuriyete emin adımlarla yürüyebilmek için güçlü bir CHP’ye de DEM’e de sosyalistlere de ihtiyacımız var. Alevi birliklerini ne zorluklarla, değerlerini, namusunu korumak için oluşturduk. Alevilerin hak mücadelesini verdik. CHP içinde tartışmalar kaynaklı Alevilik tartışılıyor. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Tartışmalarınıza Aleviliği malzeme etmeyin, bizi karşımızda bulursunuz. Avrupa’da Aleviler nasıl anayasal haklarını aldılarsa, Türkiye’de de bu hakları söke, söke, söke alacaklar. Biz onlara diz çöktüreceğiz. Bu meydanda mücalemizi ortaklaştırdık. Ayağa kalkacağız, mücadeleye devam edeceğiz“ diye konuştu.

“Biz demokrasiyi CHP için de istiyoruz”
DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kendilerini Mahirlerin, Denizlerin, İbrahimlerin, Mazlum ve Sakineler geleneğinin temsilcisi olarak niteledi. Seyit Rıza’nın gibi kimseye diz çökmeceklerini, müzakere süreci nedeniyle Kürtlerin davalarından vaz geçtiğinin zannedildiğini kaydeden Bakırhan, „Biz bir müzakere yürütüyoruz ama davamız, mücadelemiz bakidir. Hem mecliste hem sokakta Alevilerin inanç merkezi olan cemevlerinin statüsünün verilmesi için mücadelemize devam edeceğiz. AİHM kararlarının uygulanması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması, Alevi gençlerin kamuda hak ettiği yere gelemeleri için mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü sizler bizim başımızın tacısınız. Siz mücadeleyi bize öğretenlersiniz. Direnişin ne olduğunu bize öğrettiniz. Gördüğümüz bütün zulüm ve baskıları hep birlikte ortadan kaldırmak için mücadelemizi büyüteceğiz“ diye konuştu.

Bakırhan’dan Avrupa’daki Alevilere çağrı
Alevilerin Kürtlerin kimlik mücadelesinin yanında olmayı ve demokratik bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceğine inandığını Bakırhan, „Toplumsal barış ancak Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını tanımayla olur. Bu masada Alevilerin eşit yurttaşlık, emekçilerin, ezilenlerin, kadınların, gençlerimizin haklı talepleri var. Bir olursak, dayanışırsak yenmeyeceğiz hiçbir yönetim yoktur“ dedi. Avrupa’da yaşayan Alevilerden Türkiye’deki yargı darbelerine karşı destek isteyen Bakırhan konuşmasında, „Seçilmiş belediye başkanlarının yeri cezaevi değil. Zannediyorlar ki Kürtler sadece kendisi için barış, demokrasi istiyor. Öyleyse bu barış gelmesin. Kürtler 86 milyon için, Aleviler için, CHP için demokrasi istiyor“ ifadesini kullandı.

Nurhayat Altaca Kayışoğlu’ndan ‘Hızır Paşa’ vurgusu
Konuşmasında sık sık „Ya hep beraber, ya hiçbirimiz“ ve „AKP halka hesap verecek“ sloganları atan CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, en son Ankara, daha öncesinde 81 ilin her bir köşesinde toplayan ve „cesur, kararlı, mücadeleci, boyun eğmeyen liderimiz“ diye nitelendirdiği CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in selamını getirdiğini söyledi. Kayışoğlu, „Hızır Paşa’ya karşı bir an tereddüt etmeden darağacına yürüyen Pir Sultan’ın yoldaşlarına, tarihin doğru tarafında duranlara selam olsun. Apoletlerini söküp atıp bize vatan vermek için mücadele eden Atatürk ve arkadaşlarına selam olsun. Mutlak butlan ile mutlak sultana karşı bizim liderimiz Özgür Özel’dir diyenlere selam olsun. Bugün Gezi’nin 13. yıldönümü. Ali İsmail, Abdullah Cömertler aramızda. Birileri „emri ben verdim“ diyordu. Bugün canımızı acıtan „emri ben verdim“ diyenlerle yürüyen Hızır Paşalardır. Hemipiz Gezi’deydik. Bütün AYM, AİHM kararlarına rağmen hala mapusta Can Atalay, Osman Kavala var. Gezi tutukluları, bizlerin özgürlük talebi için bedel öderken onların bir kez daha iktidarda kalması için sarayda yazılmış senaryolara ortak olan piyonlara yazıklar olsun. Bir olacağız, iri olacağız, hep birlikte onları sandığa gömeceğiz. Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, 20 belediye başkanımız tutsak. Bütün siyasi tutsakların özgürlüğü, bizim hep birlikte vereceğimiz demokrasi mücadelesinden geçiyor. Şimdi mutlak faşizmle faşizme karşı omuz omuza mücadele zamanı“ ifadelerini kullandı. Altaca Kayışoğlu’nun konuşması sık sık alkışlar, sloganlar ve „yuh“ sesleriyle kesildi.

Suavi programına başlarken “Bizim yorgunluğumuz cenaze yorgunluğu dostlar. Çok daha güzel günleri haketmiş bir toprağın çocukları olmamıza rağmen her birimizin yüreğinde büyük hüsranlar var. Acılara bulanmış kocaman bir aileyiz aslında. Biz türkülerle kendimizi tedavi ederken, yitiklerimizi, zamansız uğurladıklarımızı anmaksızın bir türküye başlamayız. Buna hakkımız da yok, bu saygısızlığa izin vermememiz gerekiyor. Çünkü onları yaşatmanın koşulu, geçmişimize, bizim dışımızda çok daha büyük bedeller ödemişlere saygı duymaktan geçer. Şimdi yanındakilerin ellerini kaldırın. Bütün yitiklere selam olsun. Yeniden çocuklarımızı kaymemek adına barışa, dostluğa, dayanışmaya merhaba. Amacımız bir yarayı taşımak değil, bir gerçeği ve o gerçeğin faşit katillerini unutturmamak için, yeniden bir Madımak yaşamamak için sesiniz Dortmund’tan, Düsseldorf’tan duyulsun” diye konuştu.
Suavi’nin yanısıra ünlü sanatçılar Efkan Şeşen, İlkay Akkaya, Ceren Bozkurt, Zeynep Bakşi Karatağ, Miraz ve Aylin Yıldırım da söyledikleri eserlerle hem de festival coşkusunu artırdılar hem de coşkuya ortak oldular.





