4.2 C
Almanya
Pazartesi, Mart 4, 2024

Kaftancıoğlu: Cumhurbaşkanlığı seçimiyle sadece iktidar değişmeyecek

AABF Hessen Temsilciliğinin paneline katılan CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, yüreğinde iyiliği hisseden eşitliğe, özgürlük ve adelete inanan herkesin mücadeleye omuz verdiğinde iktidarın değişeceğine inandığını söyledi

FRANKFURT

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Hessen Temsilciliğinin “Yasakların gölgesinde demokrasi mücadelesi” adıyla düzenlediği panele katılan CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, konunun artık memleket meselesi olduğunu hissetmek, bununla yetinmeyip hissedilenin gereğini yapmak olduğunu söyledi. Altılı masanın Cumhurbaşkanı tarifine uyan tek bir insan tanıdığını ifade eden Kaftancıoğlu, “Geliyor gelmekte olan” diye konuştu. Frankfurt yakınlarındaki Kelkheim kasabasında düzenlenen panelde Canan Kaftancıoğlu ile birlikte eski EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, CHP Frankfurt Birlik Başkanı Ali Ercan, AABF Hessen Bölge Başkanı İhsan Dilber yer aldılar. Paneli Sol Parti (Die Linke) Hessen Milletvekili Saadet Sönmez yönetti. Programın son bölümünde Tolga Sağ, Tunay Tokyay ile Erkan Akalın sahne aldılar.

Yüreğinde iyiliği hisseden kim varsa..

Kendisinin “İktidardaki kötülük” diye tarif ettiği AKP’nin 85 milyon insanı yoksullaştırdığını, yaptıkları kötülüklerde de sınır tanımadığını savunan Kaftancıoğlu, “Yüreğinde iyiliği hisseden, kim olursa olsun eşitlik, özgürlük ve adalete herkes için inanmış ve bunu yaşamında da gösteren, toplumda herkesin, tanımadığı bir çocuğun mağdur olduğunda kendisini mutsuz hisseden herkes bu mücadeleye omuz verdiğinde iktidardaki kötülüğün gideceğini biliyoruz. Önümüzdeki seçimler sadece bir iktidar değişikliği olmayacak. 14 Mayıs’ta olacağı söylenen seçim, kolonları çatlatılmış olan yıkmak istedikleri Cumhuriyeti kurtarıp bu güzel memleketimizin gelecek yüzyılını yeni bir bakışla değiştirme tercihi olacak. Bir iktidardaki hiçbir akıl, ahlak, etik insanı insan yapan hiçbir özelliğin olmadığı kötülük var, bir de bu ülkede yeniden demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü, yeniden liyakatı, gençlerin geleceğini, insanlarımızın insanca yaşayabileceği, bunun için mücadele eden sizler varsınız, bizler varız. Tepede bir adam var, söylediği herşey kanun sayılıyor. Hukukun hiç olmadığı bir durum” diye konuştu.

“İğneyi kendimize de batıralım”

İki tarafın birbirinden farklı hukuk, kadınlara, demokrasi, özgürlük anlayışına yönelik örnekler veren ve bütün bu farklılıklara rağmen neden son on yılda dahi AKP’nin tercih edildiğini sorguluyan Kaftancıoğlu, “CHP İl Başkanı olarak söylüyorum. Biraz da iğneyi kendimize batırmamız lazım. İktidardaki kötülük, on yıldır kadınların, gençlerin, emekçilerin, azınlıkların her kesimi kan kusturarak iktidara gelebiliyorsa, mutlaka bizlerin de eksik bıraktığı ve yanlış yaptığı birşey oldu. Siyaset toplumdan rıza almakla olur. Biz geçmişte vatandaşla, toplumla buluşmada göz göze sahici şekilde, o toplum için ne yapacağımızı anlatmakta eksik kalmışız ki iktidardaki kötülük şu an devam ediyor. Geçmişi görüp yarını doğru planlayanlar sonuç alır. Biz yarın neyi başaracağız. Ne yapmak istediğimize inanacağız. Mış gibi değil. Bunun bir memleket meselesi olduğunu sadece söylemeyeceğiz, hissedeceğiz. Hissetmek de yetmiyor, gerekliliklerini yapacağız. Kimliklerimiz, yaşam tarzımız, inancımız farklı olabilir. Fikirlerimiz de farklı olabilir. Madem memleket meselesi “akıl, ahlak ve adalet” diye tarif ettiğim o şemsiyede üzümün sapı, armudun çöpü demeden buluşacağız. Fikirlerimizdeki ortaklığı hissettiğimizde düşünce ve eylemlilik hali var. Hanelere giderek, sahici ve samimi bir şekilde ‘Bu memleketin sorunlarını çözebilmek için eğitimi, dış politikası, ekonomi sorununu çözebilmek için senin istediğin partiye oy verme hakkın var’ diyeceğiz. O sorunları nasıl çözeceğimizi anlatacağız. Demokrasi geldiğinde bu memlekette nasıl insanca, daha özgür, daha eşit, daha zenginleşerek yaşayabileceğimizi biliyoruz” dedi.

 

Ekstra kaynak olmadan da sorunlar çözülür

Kaftancıoğlu memleketin çok sorunu olduğunu, ancak çözülmeyecek bir sorun olmadığını söyledi. Kaynakların doğru kullanılda bazı sorunların çözebileceğini anlatan Kaftancıoğlu, iktidara değiştikten altı ay sonra vatandaşların ben daha iyiyim diyeceğini, bir yıl sonrasında ise geleceğe dair planlar yapmaya başlayacağını savundu. Kaftancıoğlu, iki yıl sonra da gelişmiş ülkelerin pazarın konumundaki Türkiye’nin gelişmiş devletlerle rekabet edebilecek konumuna geleceğini söyledi. Kaftancıoğlu, “Türkiye’de gittikçe yükselen, aşırılığa kaçan bir siyaset var. Eskiden halk buna karşılık veriyordu. Sandıkta da oy veriyordu. Diğer tarafta da altılı masa ile daha çok vücut bulan, bütün demokrasi güçlerinin farklı ittifaklarda yan yana geldiği ortaklaşa makul bir siyaset anlayışı var. Türkiye şu anda demokrasinin karşısında olanlar ve demokrasiyi savunanlar olarak iki cepheye ayrılmış durumda. Artık kutuplaşmayı toplumun hiçbir kesimi istemediği için makul siyaset ilgi görüyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Cumhuriyeti demokrasi ile taşlandırmaya çok çok yakınız. Tek adamı gönderecek örgütlü mücadaledir” dedi.

Tüzel: Bu bir referandum

Eski EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Cumhuriyetin birinci yüzyılın emekçiler, Kürtler, Aleviler ve diğer azınlıkların özgürce yaşadığı bir ülke olmadığını savundu. Tüzel, “Dileğimiz halkların eşit, insanca yaşadığı, adil bir paylaşımın, herkesin emeğinin hakkının aldığı, bir ülkeye dönüştürmek. Seçimler bir dönüm noktası. Hem ülkemiz, hem de sizler ve dünya halkları için kritik önemde. Çünkü bir diktatörlük rejiminin bir başkanlık despotizminin hiçbir hak hukuk tanımayan otoriter bir rejimin devam edip etmeyeceği anlamında önemli bir seçim. 2016 yılındaki darbe girişiminden sonra adeta şaşkınlığa uğratılan milyonların da bir değişim isteği. Aynı zamanda bir referandum. Daha kötü şartlarda, ülke kaynaklarının talan edildiği, halkın cebinden alınıp sermaye sınıfına, yandaşlara, çıkar çevrelerine, çetelere, tarikatlara mı aktarılacak yoksa emekçilerin var ettiği bu zenginlikler adil, hakça, insanca paylaşılacağı bir dönem mi başlatılacak. Bu değişim isteği nedeniyle Erdoğan ve ortakları artık eskisi gibi yönetemetikleri için var güçleri seçimi etkilemek için olmadık numaralar, tertipler yapma peşindeler. AKP bloku inişte. İktidar zorda olduğu için seçim ekonomisi yapıyor. İşçiler Erdoğan’ın grev yasağını tanımayıp istediğini aldı. Bunu diğer işçiler takip edecek” diye konuştu.

Türkiye’ye Alevi bir Cumhurbaşkanı gerekli

AABF Hessen Bölge Temsilcisi İhsan Dilber, Alevilerin Cumhuriyetin birinci yüzyılında Sivas, Maraş gibi pek çok katliama maruz kaldığına dikkat çekti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında herkes için eşit yurttaşlık olmasını istediklerini kaydeden Dilber, “Türkiye’ye artık bir Alevi cumhurbaşkanı gerekli” dedi. CHP Hessen Birlik Başkanı Ali Ercan ise, 130 bin seçmenin olduğu Hessen’de 70 bin kadarının sandığa gitmediğini belirtti. Ercan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için vatandaşın ilk yapması gerekenin adres sorgulaması ve e devlet şifresi almak adresinin Türkiye’de görünmesi durumunda konsolosluğa giderek adres değişikliği yaptırmak olduğunu söyledi. Ercan, konsoloslukların adres değişikliği için randevu talep etmediğini de söyledi

Son Haberler

İlgili Haberler