<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Jun 2026 19:49:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Hüseyin Mat: “Ana Dil Bir Halkın Hafızası ve Kimliğidir”</title>
		<link>https://egazete.de/huseyin-mat-ana-dil-bir-halkin-hafizasi-ve-kimligidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 19:49:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AABF]]></category>
		<category><![CDATA[ana dil]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Mat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31682</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını vurguladı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını kaydeden Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, ana dilin halkların tarihsel hafızasını, kültürel birikimini ve kimliğini taşıyan temel değerlerden biri olduğunu belirterek, buna yönelik tahammülsüzlüğün demokrasi ve birlikte yaşam anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.</p>



<p>Türkiye’de uzun yıllardır farklı halkların ve inanç topluluklarının kimlikleri, dilleri ve kültürleri üzerinde baskı politikalarının sürdürüldüğüne dikkat çeken Mat, demokratik bir toplumun ancak eşit yurttaşlık, çoğulculuk ve farklılıklara saygı temelinde inşa edilebileceğini vurguladı.</p>



<p>Ana dilin evrensel bir hak olduğunu belirten Hüseyin Mat, farklı kimlikleri tehdit olarak gören anlayışların toplumsal barışı zedelediğini ifade ederek, demokrasi mücadelesinin inkâr ve dışlama üzerinden değil; tanıma, eşitlik ve ortak yaşam iradesi üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>



<p><strong>Hüseyin Mat açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>



<p><em>“Ana Dil…</em></p>



<p><em>Ana dil bir insanın kimliğidir. Kimlikleri hazmedemeyenlerle demokrasi mücadelesi verilmez, birlikte yol yürünmez.</em></p>



<p><em>Ana dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir halkın hafızası, kültürü ve kimliğinin taşıyıcısıdır. İnsanların kendi ana dillerini özgürce yaşatabilmesi ve gelecek kuşaklara aktarabilmesi, demokratik toplumların en temel göstergelerinden biridir, evrenseldir ve ana sütü kadar haktır.</em></p>



<p><em>Farklılıkları tehdit olarak gören, ana dillere yönelik dışlayıcı ya da incitici bir dil kullanan yaklaşımlar; toplumsal barışı, eşit yurttaşlık ilkesini ve ortak yaşam iradesini zedeler. Demokrasi ise ancak karşılıklı saygı, çoğulculuk ve hakların evrenselliği temelinde güç kazanabilir.</em></p>



<p><em>Bu nedenle, dil üzerinden ayrıştırmayı değil; her yurttaşın kimliğine, kültürüne ve anadiline saygıyı esas alan bir siyasal anlayışı savunmak ortak sorumluluğumuzdur. Çünkü gerçek demokrasi, farklılıkların bastırıldığı değil, güvence altına alındığı bir düzende hayat bulur.</em></p>



<p><em>Ana diline yönelik tahammülsüzlüğü meşrulaştıran bir anlayışla demokratik değerleri savunmak mümkün değildir. Demokrasi mücadelesi; inkârın değil, tanımanın; dışlamanın değil, eşitliğin; ötekileştirmenin değil, birlikte ve onurlu yaşamın mücadelesidir.</em></p>



<p><em>Eşit yurttaşlık temelinde, herkes için daha özgür, daha adil ve daha güçlü bir gelecek; kimliklere saygı duyan, farklı dilleri bir ülkenin zenginliği olarak gören bir toplumsal ve siyasal kültürün inşasıyla mümkün olacaktır. Aksi takdirde kimlikleri hazmedemeyenlerle demokrasi mücadelesi verilmez, birlikte yol yürünmez.</em></p>



<p><em>Aşk ile” </em></p>



<p>Alevi Haber Ağı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Offenbach&#8217;ta &#8220;Sınır tanımayan şarkılar&#8221; festivali</title>
		<link>https://egazete.de/offenbachta-sinir-tanimayan-sarkilar-festivali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 21:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31548</guid>

					<description><![CDATA[12. Uluslararası MainWeltmusik Festivali, “Sınır Tanımayan Şarkılar – kültürel çeşitlilik, birlikte yaşam ve yaşayan demokrasi için” anlayışıyla uluslararası sanatçıları aynı sahnede buluşturacak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>12. Uluslararası MainWeltmusik Festivali, 13 Haziran 2026 tarihinde Büsing Sarayı’nın avlusunda açık hava festivali olarak gerçekleştirilecek. Festival, tarihi atmosferiyle öne çıkan bu mekânda, müziğin birleştirici gücü aracılığıyla farklı kültürel ifade biçimlerini bir araya getiren, toplumsal diyaloğu güçlendiren ve birlik ve ortak değerler adına güçlü bir mesaj vermeyi amaçlıyor.</p>



<p>Festival,  Dr. Felix Schwenke (Offenbach Büyükşehir Belediye Başkanı), Timon Gremmels (Hessen Bilim ve Araştırma, Sanat ve Kültür Bakanı) ve Tarek Al-Wazir (Almanya Federal Meclisi Üyesi) himayesinde gerçekleşecek.</p>



<p>Mehmet Harmancı&#8217;nın sunuculuğunu yapacağı festival, Kulturfonds Frankfurt RheinMain GmbH ve Dr. Marschner Vakfı olmak üzere, Sparkasse Offenbach Kültür Vakfı, Hessen Bilim ve Araştırma, Sanat ve Kültür Bakanlığı, Offenbach am Main Büyükşehir Belediyesi ve Offenbach Şehir Pazarlama Kurumu (OSG mbH) tarafından destekleniyor.</p>



<p><strong>Program ve Sanatçılar</strong>: Bu yıl, Balkan ve dünya müziğini çağdaş sahne enerjisiyle buluşturan, uluslararası sahnede kendine özgü tarzıyla geniş kitlelere ulaşan <strong>Shantel,</strong> özel performansıyla festivalimizde yer alacak. Kenya’dan <strong>Nina Ogot,</strong> Afro-folk ve çağdaş Afrika müziğinin özgün sesiyle Afrika’nın yaşayan ritimlerini Büsing Palais’ye taşıyacak.</p>



<p>Festivalin müzikal merkezinde Offenbach’ın köklü ve saygın orkestralarından biri olarak kabul edilen Capitol Symphonie Orchester Offenbach müzisyenlerinden oluşan MainWeltmusik Festival Oda Orkestrası yer alıyor. Bu seçkin orkestra, Offenbach am Main Belediyesi Kültür Yönetimi Dairesi Başkanı Dr. Ralph Philipp Ziegler’in destek ve katkılarıyla, orkestra şefi Umut Fırat Yükselir yönetiminde sahne alacak. Orkestraya eşlik edecek sanatçılar arasında besteci ve yorumcu Hasan Yükselir, etkileyici sesiyle Dijle Yükselir, genç ve yetenekli piyanist Tuna Bilgin, Bosnalı akordeon sanatçısı Almir Mešković ve Rumen-Sırp keman virtüözü Daniel Lazăr, bağlama virtüözü Vural Güler, Tunuslu kanun virtüözü Farah Fersi ile güçlü ve etkileyici sesiyle Alman sanatçı Katrin Glenz yer alıyor. </p>



<p>Festivalin sanat yönetmeni, Hasan Yükselir; bu buluşmada uluslararası sanatçıların farklı müzik geleneklerini bir araya getirerek, birlikte yaşamı ve barışı müziğin evrensel diliyle ortak bir zeminde buluşturmayı hedeflemektedir. Bu yaratıcı süreç, güven, dostluk ve birlikte yaşama kültürünün temelini oluşturan demokratik değerleri görünür kılmayı amaçlamaktadır.</p>



<p><strong>Genel Bilgiler:</strong></p>



<p>Etkinlik ismi: 12. Uluslararası MainWeltmusik Festivali</p>



<p>Tarih: Cumartesi, 13.06.2026 – Tek günlük açık hava etkinliği</p>



<p>Giriş saati: 18:00 | Başlangıç saati: 18:30</p>



<p>Yer: Büsing Sarayı’nın avlusu</p>



<p>Adres: Herrnstraße 82, 63065 Offenbach am Main, Almanya</p>



<p>13.06.2026 SANATÇILAR:</p>



<p>Shantel (DEU) – Nina Ogot (KEN)</p>



<p>Almir Mešković &amp; Daniel Lazăr (BOS / SRB)</p>



<p>Katrin Glenz (DEU) – Hasan Yükselir (TUR) – Farah Fersi (TUN)</p>



<p>Dijle (CAN/TUR) – Vural Güler (TUR) -Tuna Bilgin (DEU/TUR)</p>



<p>Capitol Symphonie Kammerorchester (DEU) – Şef: U. Fırat Yükselir (TUR)</p>



<p>WDC 2026 kapsamında Su Arts e.V. tarafından gerçekleştirilen etkinlik. WDC 2026, Hessen Eyaleti, Frankfurt am Main Şehri ve Kulturfonds Frankfurt RheinMain tarafından destekleniyor.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/MainWeltmusikFestival2026.jpg" length="99081" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel, TOMA üzerinde</title>
		<link>https://egazete.de/ozgur-ozel-toma-uzerinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 16:40:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Toma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31525</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Merkezi'ni terkettikten sonra geniş kitlesel destekle yürüyen Özgür Özel, yolun kesildiği bir sırada TOMA'ya çıkarak halka seslendi. Bu sırada kitleden sık sık "Hain Kemal" sloganları atıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye demokrasisi AKP iktidarında kara bir gün daha yaşadı. Partiyi 47 yıl sonra birincilik konumuna taşıyan seçilmiş yönetimi dışarı çıkarmak CHP Genel Merkezi&#8217;ne polislerce girildi. Polis partiye girerken kapıları kırdı, yoğun biber gazı kullandı. Parti binasının içi adeta savaş alanına döndü. Polisin partiye girmesinin ardından Genel Merkez&#8217;den ayrılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yoğun yağış altında TBMM&#8217;ye doğru yürüyüşe geçti.</p>



<p>4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan CHP Kurultayı&#8217;nda delegelerin oyuyla seçilerek göreve gelen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde partiyi 47 yıl sonra birincilik konumuna taşıyan Özgür Özel ve yönetimini CHP Genel Merkezi&#8217;nden çıkarmak için polis operasyonu gerçekleştirildi.</p>



<p>CHP Genel Başkanlığına kamuoyunda &#8220;mutlak butlan&#8221; olarak bilinen mahkeme kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun avukatı tarafından yapılan başvurunun ardından polis, CHP Genel Merkezi&#8217;ne girdi.</p>



<p>Müdahalenin ardından binada bulunanlar dışarı çıkarılırken Kemal Kılıçdaoğlu&#8217;nun avukatları polis eşliğinde Genel Merkez&#8217;e girdi.</p>



<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir süre sonra CHP Genel Merkezi&#8217;nden ayrıldı.</p>



<p>Özel, Genel Merkez&#8217;in önünde yaptığı açıklamada, &#8220;Buraya bir daha geldiğimizde ne bu iktidar, ne de bu iktidarın işbirlikçileri bir daha buna cesaret edemeyecekler&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Özgür Özel, CHP Genel Merkezi&#8217;nden ayrıldıktan sonra TBMM&#8217;ye yürüyüş gerçekleştirdi.</p>



<p>Yoğun katılımın olduğu yürüyüşte CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;e destek verilirken, Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na sert tepki gösterildi. Kitle sık sık &#8220;Hain Kemal&#8221; sloganını attı.</p>



<p>Özgür Özel ve beraberindekiler, yoğun yağışa rağmen yürüyüşlerini sürdürdü. </p>



<p>TOMA&#8217;YA ÇIKTI</p>



<p>Özgür Özel yürüyüş sırasında TOMA&#8217;ya çıktı ve kitleyi selamladı.</p>



<p>Özgür Özel ve kitle &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz&#8221; sloganlarını attı. </p>



<p>&#8220;GENEL MERKEZ, MECLİS&#8217;TEKİ GRUP ODASIDIR&#8221;</p>



<p>Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özgür Özel, &#8220;Siyasi partilerin başarı için binalara değil; kararlılığa ihtiyacı var. Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Ama bir diğeri Meclis&#8217;te. Bundan sonra CHP&#8217;nin gerçek genel merkezi, TBMM&#8217;deki grup odasıdır. 81 tane de tüm il başkanlıklarımız genel merkezimizdir&#8221; açıklamasını yaptı.</p>



<p>Özel, şöyle devam etti:</p>



<p>&#8220;Bundan sonra sokaktayız, sahadayız. Mücadeleyi biz oturarak kazanmadık. Bu parti 47 yıl sonra sokakta olduğu için, meydanda olduğu için, mücadele ettiği için kazandı. Şimdi o şekilde kazandı.&#8221;</p>



<p>Genel Merkez&#8217;den başlayan yürüyüş, TBMM&#8217;nin karşısındaki Milli Egemenlik Parkı&#8217;nda tamamlandı. </p>



<p>MİTİNGE DÖNÜŞTÜ</p>



<p>Burada otobüsün üzerine çıkarak kitleye seslenen Özgür Özel, şunları söyledi:</p>



<p>&#8220;Ankara&#8217;nın taşına bak, gözlerinin yaşına bak. Butlan bizi esir almış, şu feleğin işine bak. Ankara&#8217;yı, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni, baba ocağını esaretten kurtaracak mıyız? İşgalden kurtaracak mıyız? Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz? İşte bugün, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle, baba ocağını korumak için, işgal olmasın diye baba ocağı kime emanetse, üyeden, delegeden, oraya ait olmayan kimsenin eli değmesin diye canını siper edenlere, selam olsun hepinize!<br>Biz, yıllarca seçim akşamları partinin Genel Merkezi&#8217;nin, il-ilçe binalarının ışıklarının erkenden sönmesine razı olmayanlar, buna katlanamayanlar, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız. İşte bu yüzden 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda hepimiz &#8216;Artık bir şeylerin sonuna gelindi&#8217; dediğimizde, gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik.</p>



<p>Ve &#8220;İşimiz&#8221; dedik, yola çıktık. Söz verdik; &#8220;Bir daha yenilmeyeceğiz&#8221; dedik! &#8220;Kaybetmeyeceğiz&#8221; dedik! &#8220;Işıkları erkenden kapatmayacağız&#8221; dedik!</p>



<p>Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. &#8220;Gelin&#8221; dedi, &#8220;Siz geçin partinin başına, biz size güveniyoruz&#8221; dedi.</p>



<p>Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber&#8230; Öyle zor bir işi&#8230; &#8220;Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz.<br>Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez&#8221; dediler. &#8220;Delege başkana bağlı, sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın&#8221; dediler.</p>



<p>Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. &#8220;Ankara&#8217;ya gelirken onlarla konuşun da gelin&#8221; dedim.<br>Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız.</p>



<p>O gün, o gün, o gün şuydu: &#8216;Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!&#8221;</p>



<p>Tüyleri diken diken oldu hepsinin. On binler, yüz binler, milyonlar &#8216;Delege sokağın sesini dinle!&#8217; diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, bir karar verdiler. Partide değişimi yaptılar.</p>



<p>O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik!</p>



<p>Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye&#8217;nin birinci partisidir artık.</p>



<p>İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için! Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü!</p>



<p>En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk&#8217;ü seven milyonlar kurtaracak.</p>



<p>Ve zulüm o gün başladı dedim ya&#8230; İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler&#8230; Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla&#8230;</p>



<p>Türkiye&#8217;de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti&#8217;nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır. </p>



<p>&#8220;BİZ KİMSEYİ SATMAYIZ&#8221;</p>



<p>&#8220;Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür&#8230; Büyüğünü sayan Özgür&#8230; Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün &#8216;abi&#8217; dediğine bugün &#8216;bey&#8217; söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.<br>Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum.<br>Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum.<br>O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.<br>19 Mart darbesi bu ülkedeki en son darbedir. En yeni nesil darbedir. En uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanı&#8217;nın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı&#8217;na, Ekrem İmamoğlu&#8217;na yaptığı darbedir.<br>19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız.&#8221;</p>



<p>&#8220;PARTİNİN DOST BİLDİĞİMİZİN İHANETİNDEN GAYRI ARINACAK HİÇBİR ŞEYİ YOKTU&#8221;</p>



<p>&#8220;Hangi suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar&#8221; diyen Özel, ifadelerini şöyle sürdürdü:<br>&#8220;Partiyi, Genel Merkez&#8217;i hep beraber koruduk. Hiç utanmadan, çekinmeden, sıkılmadan; İstanbul&#8217;da yaptıkları gibi bu kez de Türk polisini, şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek Genel Merkezimize girdiler. Kapıları, camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler!<br>Biz, işte biz; ben, sen, hepimiz hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri &#8216;arının&#8217; diye; onların sıktırdığı biber gazından, yağan yağmurun altında biz arındık. Biz o biber gazından arındık!<br>Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı, dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur!&#8221; </p>



<p>&#8220;KAZANMAK İÇİN YÜRÜYORUZ&#8221;</p>



<p>Neden Milli Egemenlik Parkı&#8217;nda bir araya geldiklerine dair detaylar aktaran Özel ifadelerini şöyle sürdürdü:<br>&#8220;Burası Milli Egemenlik Parkı. Altı barikat aştık geldik, TOMAları aştık geldik. Hep birlikte Meclis&#8217;in önüne, Milli Egemenlik Parkı&#8217;na geldik.</p>



<p>Niye? Şunun için: Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Bu parti Sivas Kongresi&#8217;nde, sonra Anadolu yaylalarında, Anadolu topraklarında, sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu.</p>



<p>Bu partinin, bu partinin ilk genel merkezi Birinci Meclis&#8217;teki bir odaydı sadece!</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne, başarılı olmak için&#8230; Burası Milli Egemenlik Parkı, burası Meclis&#8217;in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMA’ları koydular ama hep beraber aştık geldik.</p>



<p>Niye Meclis&#8217;teyiz? Çünkü Genel Merkezimize yapılanı biliyorsunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti Sivas Kongresi&#8217;nde, devamında Anadolu&#8217;da Milli Mücadele&#8217;de asker çadırlarında kuruldu. Karargah çadırlarında kuruldu.</p>



<p>Ardından 23 Nisan 1920&#8217;de Meclis açıldı. Resmen 9 Eylül 1923&#8217;te dilekçe verildi, o gün de bir genel merkezi yoktu. Genel Merkez, Birinci Meclis&#8217;te bir odaydı.</p>



<p>Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP&#8217;yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz: Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Ve şimdi, bundan sonraki genel merkezimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ndedir!</p>



<p>Partinin ilk genel merkezi Meclis&#8217;teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz TBMM&#8217;deki CHP grubudur.</p>



<p>Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz! Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz.</p>



<p>Bu meydanın, bu meydanın özelliği şudur: Biz birbirini sevenleriz, biz ülkesini sevenleriz, biz Cumhuriyet&#8217;i sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!&#8221; </p>



<p>&#8220;CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAPANMIŞTIR&#8221;</p>



<p>&#8220;Bu parti resmen 9 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından açıldı. Bu partiyi darbeciler kapattı. 9 Eylül 1992 günü, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti&#8217;nin yargı kolları ve butlan kolları Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum! Üçüncü kez açılışına!&#8221; diyen Özel sözlerini şöyle sonlandırdı:</p>



<p>&#8220;Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşlar açtı. İkinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtı. Üçüncü seferinde Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?</p>



<p>Partiyi 12 Eylül darbecileri gibi, 19 Mart darbecileri, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi milletin dedikleri yönetmiyorsa, delegenin seçtikleri yönetmiyorsa, hele hele Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni sarayın seçtikleri yönetiyorsa Cumhuriyet Halk Partisi kapanmıştır!</p>



<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni üçüncü kez açmak için ben var gücümle çalışacağım. Eninde sonunda o sandığı getireceğim, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni sizin seçtikleriniz yönetecek! Ve partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz!</p>



<p>Ülkedeki&#8230; Ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hep beraber hem Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne hem de Atatürk&#8217;ün diğer emaneti Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne sonuna kadar sahip çıkacağız! Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız!</p>



<p>Hepinize güveniyorum! Hepinizi çok seviyorum! Hep birlikte başaracağız! O sandık gelecek, o butlan gidecek! O sandık gelecek, Saray ittifakı bitecek! O sandık gelecek, millet iktidar olacak! Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!<br>Ben&#8230; Ben partimin yöneticileri, milletvekillerimizle birlikte Meclis&#8217;e doğru geçeceğim ve yeni genel merkezimize yerleşeceğim. Sizleri&#8230; Aynı bugün olduğu gibi, kalbin nerede atması gerekiyorsa orada atan kalplerinizle, ayak hangi yolu yürüyecekse orayı yürüyen ayaklarınızla ve yarınlarımıza sahip çıkan kararlılığınızla bundan sonra hep birlikte mücadeleye bekliyorum! Hep birlikte! Birlikte yöneteceğiz!&#8221; birgun.net</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/ozgur-ozel-toma-ya-cikti800.jpg" length="162689" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Köln&#8217;de dev festival</title>
		<link>https://egazete.de/kolnde-dev-festival/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 19:41:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[AABF]]></category>
		<category><![CDATA[Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Be One festival]]></category>
		<category><![CDATA[Köln]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31501</guid>

					<description><![CDATA[Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Köln'de   30 Mayıs 2026’da BE ONE adıyla dev bir açık hava festivali düzenliyor. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Köln’ün önemli etkinlik alanlarından Tanzbrunnen’de &#8220;BE ONE&#8221; (Bir olalım) adıyla gerçekleştireceği festivalin, yalnızca bir müzik etkinliği olmadığı; birlik, dayanışma ve ortak duyguların paylaşıldığı büyük bir buluşma anlamı taşıdığına dikkat çekti.</p>



<p>AABF&#8217;nin düzenlediği festival, “Vielfalt (Çeşitlilik) – Birlik – Freedom (Özgürlük)” temalarıyla gerçekleştirilecek. Organizasyon kapsamında farklı müzik türlerinden sanatçıların sahne alacağı ve geniş katılımlı bir kültürel buluşma olacak.</p>



<p>Etkinlikte Miraz, İlkay Akkaya, Suavi, Efkan Şeşen, Sasa, Ceren Bozkurt, Zeynep Bakşi Karatağ ve Aylin Yıldırım de sahne alacak. Ayrıca Mavi Der Rote ve geleneksel müzik unsurları da festival programında yer alıyor.</p>



<p>Festivalin tanıtımında, etkinliğin yalnızca bir konser organizasyonu olmadığına vurgu yapılarak, “Bir araya gelip aynı duyguyu paylaştığımız bir yer” ifadelerine yer verildi. Katılımcıların müziği birlikte hissedeceği, dayanışmayı büyüteceği ve umudu çoğaltacağı bir atmosfer hedeflendiği belirtildi.</p>



<p><strong>Hüseyin Mat birlik vurgusu yaptı</strong></p>



<p>AABF Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, festivalle ilgili yaptığı açıklamada, &#8220;30 Mayıs&#8217;ta Köln&#8217;de büyük bir buluşma gerçekleştireceğiz. Bu buluşmada hem kucaklaşacağız hem dayanışmamızı göstereceğiz hem de tarihsel gücümüzü, beraberliğimizi, birliğimizi bir kez daha dünya kamuoyuyla paylaşacağız. Bu vesileyle gençlerimizle, çocuklarımızla, kadınlarımızla 38 yıldır Almanya&#8217;da mücadele eden Avrupa Alevi hareketi başta olmak üzere, bu hareketin bu günlere gelmesinde emeği olan herkese saygımızı bir kez daha göstermek adına bütün canlarımızı, dostlarımızı 30 Mayıs&#8217;ta Köln Tanzbrunner&#8217;e davet ediyoruz. Gelin o gün hep birlikte, mutluluğumuzu, heyecanımızı, coşkunumuzu birlikte kutlayalım. Gelin herkese bir kez daha Alevi tarihi açısından Alevi hareketinin önemli bir yerde durduğunu gösterelim. Herkesi 30 Mayıs&#8217;ta Tanzbrunner&#8217;e davet ederken orada bulaşacağız, kucaklaşacağız, birliğimizi dünya kamuoyuyla paylaşacağız&#8221; dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="600" height="750" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/be-one600.jpg" alt="" class="wp-image-31502" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/be-one600.jpg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/be-one600-300x375.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Sanatçılardan katılım çağrısı</strong></p>



<p>Festivalde sahne alacak sanatçılar tüm vatandaşlara katılım çağrısı yaptı. Sanatçı İlkay Akkaya katılım çağrısında, &#8220;Dünyanın içinde çırpındığı bu şiddet ve savaş ortamında, çok güzel amaçla biraraya geliyoruz. Ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen barıştan, adaletten yana olan herkesi yan yana olmaya, rengarenk kalmaya çağırıyoruz. 30 Mayıs&#8217;ta Köln&#8217;deyiz&#8221; dedi. </p>



<p>Zeynep Bakşi Karatay da &#8220;Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu&#8217;nun Köln&#8217;de düzenlediği &#8220;BE ONE&#8221; festivalinde ben de sahne alıyorum. Birlikte türkülerimizi söylemek ve aynı duyguda biraraya gelmek için bu güzel günde sizleri de görmek istiyoruz. Gelin bir olalım. Gelin birlik olalım&#8221; diye konuştu. </p>



<p>Efkan Şeşan da çağrısında &#8220;AABF 30 Mayıs&#8217;ta BE ONE Yarınlara umut ol temalı büyük bir açık hava festivali düzenliyor. Ben de şarkılarımla, türkülerimle orada olacağım. Dünyanın emperyalist savaşları, ötekileştirme ve gerici politikalarıyla parçalandığı; insanların yalnızlığa, bencilliğe ve mutsuzluğa sürüldüğü şu zor zamanlarda biraraya gelmenin güzelliğini ve gücünü vurgulamak, deneyimlemek ve yaşamak&#8221; ifadelerine yer verdi. </p>



<p>Sanatçı Sasa da &#8220;AABF&#8217;nin Köln&#8217;de düzenleceği festivalde ben de varım. Türkülerimle, şarkılarımla. Sizinle birlikte olmak için sabırsızlanıyorum. Dayanışmanın ve birarada olmanın bu kadar kıymetli olduğu bir günde hep birlikte olmayı umuyorum. Özellikle buradan gençlere çağrıda bulunmak istiyorum. Bizi yalnız bırakmayacağınızı, coşkunuzla bize güç katmanızı umuyorum&#8221; çağrısını yaptı.</p>



<p>&#8220;<strong>Mutlak butlan&#8217;a karşı festival </strong></p>



<p>Diğer yandan AABF yayınladığı açıklamada  “Mutlak Butlan” kararına tepki göstererek “Festivalimiz Demokrasi ve Dayanışmanın Alanıdır” dedi. </p>



<p>Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), CHP’ye yönelik verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin yayınladığı açıklamada, kararın yalnızca siyasi bir müdahale değil, halkın demokratik iradesine yönelik bir baskı girişimi olduğunu belirterek, düzenlenecek “Be One Open Air Festival”in aynı zamanda toplumsal ve siyasal dayanışmanın da sembolü olacağını vurguladı.</p>



<p>AABF tarafından yapılan açıklamada, festivalin yalnızca kültürel bir etkinlik olmadığı belirtilerek “Festivalimiz; ırkçılığa, faşizme, gericiliğe ve halkın iradesine yönelik her türlü baskı ve zorbalığa karşı durmanın adıdır. Kimden gelirse gelsin, halkın demokratik iradesini hedef alan anlayışların karşısında olmaya devam edeceğiz.” denildi.</p>



<p>“Barışın, Eşitliğin ve Özgürlüğün Alanı”</p>



<p>Açıklamada, festivalin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin ortak zemini olduğu vurgulanırken, otoriterleşmeye karşı dayanışmanın büyütüleceği mesajı verildi.</p>



<p>“Festivalimiz; barışı, eşitliği, özgürlüğü ve demokrasiyi savunmanın; otoriter AKP iktidarına karşı dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütmenin alanıdır.”</p>



<p><strong>CHP&#8217;den de katılım çağrısı var</strong></p>



<p>CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da, &#8220;Yurt dışında yaşayan bütün vatandaşlarımıza, değerli canlara, demokratlara sesleniyorum. Bu güzel etkinlikte AABF&#8217;nin Köln&#8217;de gerçekleştireceği birlik, beraberlik şölenine ben de katılacağım. Bu güzel etkinlikte canlarla, sanatçılarla buluşmak birlik ve beraberliğimizi, dayanışmamızı pekiştirmek üzere hepinizi bekliyorum. Saygılarımı selamlarımı gönderiyorum&#8221; dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da, BE ONE Festivali’ne katıılacağını belirtti ve “Gelin hep birlikte festivalin ruhuna uygun bir gün geçirelim” ifadeleriyle festivale çağrısında bulundu.</p>



<p><strong>“Geniş Katılım Bekleniyor”</strong></p>



<p>AABF tarafından organize edilen festivalin, Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinden yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Festival günü Alevi Kültür Merkezlerinden otobüslerin kalkacağı, festivale farklı kentlerden katılmak isteyenlerin, derneklere başvurmaları çağrısı yapıldı. </p>



<p>Saat 14.00’te başlayacak etkinlik için giriş biletleri Alevi dernekleri, cemevleri ve AABF Genel Merkezi üzerinden temin edilebileceği kaydedildi.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/be-one600.jpg" length="207161" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Frankfurt&#8217;ta &#8216;Mutlak butlan&#8217;a protesto çağrısı</title>
		<link>https://egazete.de/frankfurtta-mutlak-butlana-protesto-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 16:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31497</guid>

					<description><![CDATA[CHP Frankfurt Birliği tüm demokratik güçlere 'Mutlak butlan'a protesto çağrısı yaptı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne yönelik &#8216;mutlak butlan&#8217; kararına tepkiler artarak sürüyor. CHP Frankfurt Birliği de, 23 Mayıs günü saat 14.00&#8217;te Bockenheim Warte&#8217;de meydanında (Bockenheimer Depot, Carlo Schmid Platz, 60325 Frankfurt) protesto çağrısı yaptı. CHP Frankfurt Birliği &#8216;Mutlak butlan&#8217;ı „Muhalefeti parçalamayı, halkın iradesini etkisiz hale getirmeyi ve seçim süreçlerini tek taraflı bir düzene dönüştürmeyi hedefleyen bu anlayış, yalnızca bir partiye değil, doğrudan demokrasiye yönelmiş bir saldırıdır.“ diye nitelendirdi.</p>



<p>CHP Frankfurt Birliği çağrısında şu ifadeler yer aldı:</p>



<p><em>Türkiye’de demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve halkın özgür iradesinin her geçen gün yeni baskılar ve antidemokratik müdahalelerle hedef alınmasına karşı sessiz kalmıyoruz, kalmayacağız!</em></p>



<p><em>Son dönemde Türkiye’de ana muhalefete yönelik yürütülen siyasi operasyonlar, kayyum uygulamaları, hukuksuz soruşturmalar ve demokratik siyaseti etkisizleştirme girişimleri artık açık bir rejim krizine dönüşmüştür. Muhalefeti parçalamayı, halkın iradesini etkisiz hale getirmeyi ve seçim süreçlerini tek taraflı bir düzene dönüştürmeyi hedefleyen bu anlayış, yalnızca bir partiye değil, doğrudan demokrasiye yönelmiş bir saldırıdır.</em></p>



<p><em>SOL Parti’nin de ifade ettiği gibi; bugün yaşananlar yalnızca bir parti meselesi değildir. Türkiye, fiilen muhalefetsiz ve seçimlerin anlamını yitirdiği bir siyasal düzene sürüklenmek istenmektedir. Halkın demokratik iradesini yok sayan, muhalefeti kayyumlar ve siyasi operasyonlarla susturmaya çalışan bu anlayışın karşısında dayanışmayı büyütmek hepimizin ortak sorumluluğudur.</em></p>



<p><em>DİDF Frankfurt başta olmak üzere birçok ilerici ve demokratik kurumun da haklı olarak dile getirdiği gibi; Türkiye’de muhalefete yönelik darbeleri, halk iradesinin gasp edilmesini ve tüm antidemokratik uygulamaları şiddetle kınıyoruz!</em></p>



<p><em>Ayrıca Frankfurt Alevi Kültür Merkezi’nin dayanışma mesajını da son derece kıymetli buluyoruz. Frankfurt Alevi Kültür Merkezi tarafından iletilen;</em></p>



<p>“<em>CHP’nin bir planı varsa biz Frankfurt Alevi Kültür Merkezi olarak her zaman yanlarındayız ve eylem yapılması taraftarıyız.”</em></p>



<p><em>şeklindeki destek açıklaması; demokrasiye, halk iradesine ve ortak mücadeleye sahip çıkan güçlerin dayanışmasının önemli bir göstergesidir.</em></p>



<p><em>Türkiye’de baskılara, hukuksuzluğa ve antidemokratik uygulamalara karşı; farklı demokratik kurumların, inanç topluluklarının ve ilerici çevrelerin ortak ses yükseltmesi büyük önem taşımaktadır. Bu anlamlı dayanışma çağrısı için Frankfurt Alevi Kültür Merkezi’ne teşekkür ediyor, demokrasi ve adalet mücadelesinde omuz omuza durmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz.</em></p>



<p><em>Biz, CHP Frankfurt Birliği olarak; faşizan baskılara, hukuksuz yargılamalara, siyasi yasaklara ve halkın seçme-seçilme hakkının gasp edilmesine karşı durmayı tarihsel ve demokratik bir sorumluluk olarak görüyoruz.</em></p>



<p><em>Türkiye’de yükselen baskı rejimi yalnızca Türkiye’de yaşayan yurttaşlarımızı değil; Avrupa’da demokrasi, özgürlük ve insan hakları mücadelesi veren herkesi doğrudan ilgilendirmektedir.</em></p>



<p><em>Tüm Demokratik Kurumlara ve Sosyal Demokrat Güçlere Çağrımızdır!</em></p>



<p><em>Başta Almanya’daki sosyal demokrat partiler, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, insan hakları kuruluşları, göçmen örgütleri ve tüm ilerici kurumlar olmak üzere; demokrasiye, hukuka ve halk iradesine sahip çıkan herkesi dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.</em></p>



<p><em>Bugün sessiz kalmak, antidemokratik uygulamaların normalleşmesine ortak olmaktır. Gün; Türkiye’deki baskı rejimine karşı omuz omuza durma, demokrasi ve özgürlük için ortak ses çıkarma günüdür!</em></p>



<p><em>Tüm yurttaşlarımızı ve demokrasi güçlerini düzenleyeceğimiz eyleme katılmaya davet ediyoruz.</em></p>



<p><em>Yer: Bockenheimer Depot, Carlo Schmid Platz, 60325 Frankfurt</em></p>



<p><em>Tarih: 23 Mayıs 2026</em></p>



<p><em>Saat: 14:00</em></p>



<p><em>Sloganımız:<br>“Muhalefete Yapılan Darbeye Hayır!”</em></p>



<p><em>Baskılar bizleri yıldıramaz! Türkiye’de halkın iradesi özgürleşene, hukuk yeniden tesis edilene ve adalet yerini bulana kadar; alanlarda, meydanlarda ve demokrasi mücadelesinin her safında olmaya devam edeceğiz!</em></p>



<p><em>CHP Frankfurt Birliği</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1054" height="1492" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/CHP-Frankfurt-mutlak-butlan1.jpeg" alt="" class="wp-image-31498" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/CHP-Frankfurt-mutlak-butlan1.jpeg 1054w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/CHP-Frankfurt-mutlak-butlan1-300x425.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/CHP-Frankfurt-mutlak-butlan1-696x985.jpeg 696w" sizes="(max-width: 1054px) 100vw, 1054px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/CHP-Frankfurt-mutlak-butlan1.jpeg" length="371324" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Mansur Yavaş&#8217;tan CHP&#8217;li belediyelere yönelik operasyonlara tepki: Topluca bir karar almamız gerekiyor</title>
		<link>https://egazete.de/mansur-yavastan-chpli-belediyelere-yonelik-operasyonlara-tepki-topluca-bir-karar-almamiz-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:16:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31271</guid>

					<description><![CDATA[ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel geldikten sonra topluca konuşacaklarını belirten Yavaş, "Biz bunu seyredemeyiz. Genel Başkanımız İspanya'dan dönünce bunu topluca konuşmamızın zamanı geldi. Topluca bir karar almamız gerekiyor" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, CHP&#8217;li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösterdi.</p>



<p>Sosyal Demokrasi Derneği&#8217;nin eski Ankara Belediye Başkanı Ali Dinçer anısına Etimesgut 100. Cumhuriyet Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlediği &#8220;1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri&#8221; etkinliğinde konuşan Yavaş, partilerine yönelik operasyonlara seyirci kalamayacaklarını ifade etti ve şunları kaydetti: </p>



<p><em>&#8220;Hukuk askıya alındı. Biz bunu seyredemeyiz. Bütün belediye başkanlarımız haksız bir uygulamaya, bir iftiraya maruz kalacağı endişesiyle yaşadığı gibi trol grupları da belediye başkanlarımıza &#8216;Sıra sana geldi&#8217; diye tehditvari konuşmalar yapılıyor. Genel Başkanımız İspanya&#8217;dan dönünce bunu topluca konuşmamızın zamanı geldi. Topluca bir karar almamız gerekiyor.&#8221; </em></p>



<p>&#8220;MASUMİYET KARİNESİ ORTADAN KALKIYOR&#8221;</p>



<p>ABB Başkanı Yavaş, daha sonra ANKA Haber Ajansı&#8217;nın sorularını yanıtladı. CHP&#8217;li Eşme ve Ataşehir belediyelerine yapılan operasyonları hatırlatan Yavaş, şöyle konuştu: </p>



<p><em>&#8220;Dün yine iki belediye, birisi dün akşam olmak üzere operasyona uğradı. Artık adına operasyon diyoruz. Ben bu konuda biliyorsunuz dün basın toplantısı yaptım. Bir şikâyet varsa bu normalde eğer ihale fesat gibi suçlarsa tabii ki savcılık bunu kovuşturabilir. Ama normalde göreviyle ilgili bir olumsuzluk varsa bu 4483 sayılı Kanun&#8217;a göre mülkiye müfettişinin gelip suçları tespit edip o sanıkların yargılanmasını sağlayabilir. Ama böyle operasyon adı altında bir baskın yapıldığı zaman tabii ki bu biraz toplum önünde insanlar daha mahkum olmadan onların itibarsızlaştırılması ve toplum gözünde mahkum olması sonucunu oluyor. Bu kötü bir şey. Halbuki Anayasa&#8217;ya göre biliyorsunuz karar kesinleşinceye kadar herkes masumdur. Dolayısıyla &#8216;masumiyet karinesi&#8217; ortadan kalkıyor.&#8221;</em> </p>



<p>&#8220;İKTİDAR PARTİSİNDEN AYNI MUAMELEYE MARUZ KALAN KİMSEYİ GÖRMEDİK&#8221;</p>



<p>İktidar partisinden aynı muameleye maruz kalan hiçbir belediye başkanı olmadığını vurgulayan Yavaş, şu ifadeleri kullandı: </p>



<p><em>&#8220;Suç işleyen belediye başkanı yok mu? Zaman zaman bu da gündeme geliyor. Elbette yanlış yapan, suç işleyen belediye başkanı vardır mutlaka olacaktır. Şöyle ki bu orana bakarsanız &#8216;azdan az çoktan çok gider&#8217; derler. Her partide bu olabilir. Önemli olan buna bakış açısı söz konusu. Şu ana kadar CHP&#8217;li belediye başkanlarından operasyona uğrayan, tutuklanan çok insan olmasına rağmen başka partilerden özellikle iktidar partisinden aynı muameleye maruz kalan hiç kimseyi görmedik. Bu da işte bizim Türkiye&#8217;deki yargıya olan güveni maalesef sarsıyor. Bu iyilik değil, topluma kötülüktür.&#8221;</em> birgun.net</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/mansur-yavas800.jpg" length="54272" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı!</title>
		<link>https://egazete.de/gazeteci-alican-uludag-tutuklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 19:43:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31047</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek dün Ankara'da evinden gözaltına alınan ve İstanbul'a getirilen gazeteci Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” suçlamasıyla tutuklandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gazeteci Alican Uludağ, &#8220;Cumhurbaşkanına hakaret&#8221; suçlamasıyla tutuklandı.  Uludağ, tutuklama kararının ardından götürülürken &#8220;Dik durun! Alican Uludağ susmadı, susmayacak&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>DW Türkçe muhabiri Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın başlattığı soruşturma kapsamında dün akşam saatlerinde Ankara’daki evinden gözaltına alınarak İstanbul’a getirilmişti.</p>



<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından Uludağ, bu sabah İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Uludağ&#8217;a, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, &#8220;Cumhurbaşkanına alenen hakaret&#8221; ve &#8220;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&#8221; suçlamaları yöneltildi.</p>



<p>Savcılıkta ifade veren Uludağ, &#8220;Cumhurbaşkanına hakaret&#8221; suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p>



<p><strong>&#8220;SUÇ İLŞEMEDİM&#8221;</strong></p>



<p>Gazeteci Alican Uludağ, mahkemedeki ifadesinde, &#8220;Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım. Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını, tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor. Bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı&#8217;ndan ne de avukatlarından şikayette bulunulmadı&#8221; dedi.</p>



<p>&#8220;18 yıldır gazetecilik yapıyorum&#8221; diyen Uludağ, &#8220;Cumhurbaşkanını eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda &#8216;Adalet Mülkûn Temelidir&#8217; yazıyor? Neden Anayasa var?&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Uludağ, &#8220;İki çocuğum vardır, bu ülkede gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım çünkü suç işlemedim&#8221; diye konuştu.</p>



<p>Hakimlik, Uludağ&#8217;ın &#8220;Cumhurbaşkanına hakaret&#8221; suçundan tutuklanmasına karar verdi.</p>



<p><strong>&#8220;ADLİ KONTROL YETERSİZ KALIR&#8221;</strong></p>



<p>Hakimliğin kararında &#8220;kaçma şüphesinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı&#8221; ifade edildi.</p>



<p>Kararda şu ifadeler yer aldı: </p>



<p>&#8220;Şüphelinin üzerine atılı Cumhurbaşkanına Hakaret suçu ile ilgili dosya içerisindeki şüphelinin savunmaları, dosya içerisinde mevcut; şüphelinin farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlar içerisinde Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut bir fiil istibadı içerdiğine yönelik kuvvetli suç şüphesinin somut olay yönünden mevcut olduğu, şüphelinin farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediğinin değerlendirildiği, yine şüphelinin ilgili paylaşımları herkese açık şekilde X isimli sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiğinin değerlendirildiği, şüphelinin kolluk marifetiyle yakalandığı ve bu anlamda kaçma şüphesinin bulunduğuna dair tespitler ile diğer tutanak, delil ve belgeler hep birlikte incelendiğinde, şüphelinin atılı suçu işlediğine ilişkin olarak kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin varlığı, atılı suçun cezasının üst sınırı gözetildiğinde bundan hasıl olan kaçma şüphesinin bulunduğu, şüphelinin davranışlarının delilleri yok etme, gizleme, tanık ve diğer kişiler üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturması, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olduğu, bu meyanda atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, atılı suçun yasada öngörülen cezasının alt ve üst sınırı ölçülülük ilkesi nazara alınarak değerlendirildiğinde, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK&#8217;nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüphelinin tutuklanmasına karar verilmiştir.&#8221;</p>



<p><strong>&#8220;SUSMAYACAĞIM&#8221;</strong></p>



<p>Uludağ, tutuklama kararının ardından götürülürken &#8220;Dik durun! Alican Uludağ susmadı, susmayacak&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Tutuklanan Alican Uludağ, Metris Cezaevi&#8217;ne götürülecek.</p>



<p><strong>&#8220;ULUDAĞ&#8217;IN SERBEST BIRAKILMASINI TALEP EDİYORUZ&#8221;</strong>Basın meslek örgütleri, Alican Uludağ&#8217;ın gözaltına alınmasına ilişkin Çağlayan Adliyesi&#8217;nin önünde basın açıklaması yaptı.</p>



<p>Açıklamada, &#8220;Bizler meslektaşımız, Gazeteci Alican Uludağ’ın daha fazla vakit geçirilmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Meslektaşları olarak yanındayız&#8221; denildi.</p>



<p>Açıklamanın tamamı şöyle:</p>



<p><em>&#8220;Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltında tutulmaktadır. Son aylarda mesleğimizin kriminalize edilmesi furyasının son hedefi meslektaşımız olmuştur.</em></p>



<p><em>Basın meslek örgütleri, meslektaşları olarak biliyor ve kefiliz ki Alican Uludağ, gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamıştır. Hal böyle iken meslektaşımızın evine onlarca polis ile gidilmesi, çocuklarının gözü önünde üzerini değiştirmesine dahi izin verilmemesi, savcılık açıklamasında sanki kaçıyormuş da yakalanmış gibi kullanılan ifadeler asla kabul edilemez.</em></p>



<p><em>Gazetecilere yönelik keyfi ve hukuksuz adımlar ile artık haber “yanıltıcı bilgi” yani suç; kişisel yorumlar ise hakaret kapsamında değerlendirilmekte ve tüm meslektaşlarımız hedef alınarak gözdağı verilmektedir. Unutulmasın ki her hesaplaşma algısı yaratan keyfi <a href="https://www.birgun.net/etiket/gozalti-396" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">gözaltı</a> halkın haber alma hakkına da bir müdahaledir.</em></p>



<p><em>Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan, gazetecileri suçlu göstermekten, yargı sopası ile haberlerin hedef alınmasından vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz.</em></p>



<p><em>Bizler meslektaşımız, Gazeteci Alican Uludağ’ın daha fazla vakit geçirilmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Meslektaşları olarak yanındayız.</em></p>



<p><em>Söylemekten bıkmayacağız: Gazetecilik Suç Değildir!&#8221;</em></p>



<p>Açıklamada imzası olan meslek örgütleri şöyle:</p>



<p>Basın Konseyi<br>Basın-İş (DİSK)<br>Çağdaş Gazeteciler Derneği<br>Diplomasi Muhabirleri Derneği<br>Ekonomi Muhabirleri Derneği<br>Gazeteciler Cemiyeti<br>Haber-Sen (KESK)<br>İzmir Gazeteciler Cemiyeti<br>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)<br>Parlamento Muhabirleri Derneği<br>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti<br>Türkiye Gazeteciler Sendikası</p>



<p>birgun.net</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Gazeteci-Alican-Uludag800.jpg" length="55163" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>168 isimden ortak açıklama: Laikliği Birlikte Savunuyoruz</title>
		<link>https://egazete.de/168-isimden-ortak-aciklama-laikligi-birlikte-savunuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 19:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyasi]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31000</guid>

					<description><![CDATA[168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisinin imzasıyla “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir metin kaleme alındı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İlk imzacılar arasında Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan&#8217;ın da yer aldığı 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisi“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir metin kaleme aldı. Metinde, son dönemde laikliğe dönük saldırılara tepki gösterilerek, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” vurgusu yapıldı</p>



<p>Laikliğe yönelik tehdit ve saldırılar artarken toplumdan buna yönelik tepkiler de yükseliyor.</p>



<p>Aralarında yazar, akademisyen, sanatçı, gazeteci ve meslek odası temsilcilerinin olduğu 168 ismin imzasıyla ortak bir metin kaleme alındı.</p>



<p>“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metinde, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” denildi.</p>



<p>Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, Onur Akın, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş ve Timur Soykan gibi isimlerin ilk imzacı olarak yer aldığı açıklama şöyle: </p>



<p><strong>Laikliği Birlikte Savunuyoruz</strong></p>



<p>Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!</p>



<p>Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.</p>



<p>Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump&#8217;ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.</p>



<p>Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.</p>



<p>Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.</p>



<p>Laikliği savunmak suç değildir.</p>



<p>LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!</p>



<p>Karanlığa teslim olmayacağız!<strong><br><br>İLK İMZACILAR<br><br>ADNAN SERDAROĞLU,</strong> Birleşik Metal-İş Eski Genel Başkanı &#8211;<strong> ALPER TAŞ, </strong>SOL Parti MYK Üyesi, <strong>AHMET HİLMİ HACALOĞLU</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>AHMET İRFAN TÜRKKOLU</strong>, Metalurji ve Malzeme M.O. YK Başkanı &#8211; <strong>AHMET KARAGÖZ</strong>, KESK Eş Başkanı &#8211; <strong>AHMET TELLİ</strong>, Şair &#8211; <strong>ALAEDDİN ŞENEL</strong>, Prof. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>ALEV ÖZKAZANÇ</strong>, Siyaset Bilimci, Prof. Dr. &#8211; <strong>ALİ ASKER</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>ALİ BALKIZ</strong>, Yazar ABF Eski Genel Başkanı &#8211; <strong>ALİ ONAT ÇETİN</strong>, Sosyal Demokrasi Derneği Genel Sekreteri &#8211; <strong>ALİ TANSU BALCI</strong>, Akademisyen Dr. &#8211; <strong>ALİ YALÇINER</strong>, Tiyatrocu Yönetmen &#8211; <strong>ATAOL BEHRAMOĞLU</strong>, Şair &#8211; <strong>ATİLLA ÖZSEVER</strong>, Gazeteci – <strong>AYLİN TOPAL</strong>, Akademisyen, Prof.Dr, <strong>AYKUT ÇOBAN</strong>, Akademisyen, Prof.Dr. &#8211; <strong>AYKURT NUHOĞLU</strong>, Kadıköy Belediyesi Eski Başkanı &#8211; <strong>AYSUN GEZEN</strong>, Akademisyen &#8211; <strong>AYŞE KULİN</strong>, Yazar &#8211; <strong>AYŞEGÜL KARS KAYNAR</strong>, Akademisyen, Doç. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>AYŞEGÜL YALÇINER</strong>, Tiyatrocu &#8211; <strong>AZİZ KONUKMAN</strong> Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>BAHADIR BERDİCİOĞLU</strong>, KESK MYK Üyesi &#8211; <strong>BAKİ ASLAN</strong>, ODTÜ Mezunlar Derneği Eski Başkanı &#8211; <strong>BAKİ REMZİ SUİÇMEZ</strong>, Ziraat Mühendisleri Odası&nbsp; YK Başkanı &#8211; <strong>BARIŞ İNCE</strong>, Yazar &#8211; <strong>BAYAR ŞAHİN</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>BERKANT GÜLTEKİN</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>BAYAZIT İLHAN</strong>, Hekim- <strong>BÜLENT TATLI</strong>, İnşaat Mühendisleri Odası YK Sekreteri &#8211; <strong>CAN UĞUR</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>CANAN GÜLLÜ</strong>, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı &#8211; <strong>CEM EROĞUL</strong>, Akademisyen, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>ÇAĞRI SİNCİ</strong>, Müzisyen – <strong>DENİZ DEMİRDÖĞEN</strong>, SOL Parti Sözcüsü<strong>,</strong> <strong>DİLAN KUTLU</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>DİLEK BULUT</strong>, Dr. Akademisyen – <strong>DİLARA KURTULUŞ</strong>, Sol Feminist Hareket Üyesi, <strong>L.</strong> <strong>DOĞAN TILIÇ</strong>, Prof. Dr. Gazeteci &#8211; <strong>DOĞU EROĞLU</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>DOĞUKAN YURTTAŞ</strong>, Elektrik Mühendisleri Odası Müdürü &#8211; <strong>ELİF AKKAYA</strong> Yayıncı &#8211; <strong>ELİF ÇONGUR</strong>, Akademisyen, Dr.&nbsp; &#8211; <strong>ELİF ILGAZ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>EMEL MEMİŞ</strong>, Akademisyen, Doç. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>EMİN KORAMAZ</strong>, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı &#8211; <strong>ENDER HELVACIOĞLU</strong>, Bilim ve Gelecek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni &#8211; <strong>ERDAL ERZİNCAN</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>ERDAL GÜNEY</strong>, Besteci Yazar &#8211; <strong>ERDAL KARAKUŞ</strong>, KESK MYK Üyesi &#8211; <strong>EREN AKSOYOĞLU</strong>, Siyasal İletişimci &#8211; <strong>ERENDİZ ATASÜ</strong> Yazar, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>ERİŞ BİLALOĞLU</strong>, Hekim- <strong>ESRA KAHRAMAN</strong>, Yazar &#8211; <strong>EYÜP MUHÇU</strong>, Mimarlar Odası Eski Genel Başkanı &#8211; <strong>FAHRETTİN ENGİN ERDOĞAN</strong>, Ressam DİSK Eski Genel Sekreter Yardımcısı &#8211; <strong>FERAY AYTEKİN AYDOĞAN</strong>, Eğitim-Sen Eski Genel Başkanı &#8211; <strong>FEVZİYE SAYILAN</strong>, Akademisyen, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>FİLİZ GAZİ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>FUAT SAKA</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>FUAT SEVİMAY</strong>, Yazar &#8211; <strong>GALİP YALMAN</strong>, Emekli Öğretim Görevlisi, Doç. Dr. &#8211; <strong>GAMZE YÜCESAN ÖZDEMİR</strong>, Akademisyen, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>GANİ KAPLAN</strong>, PSAKD Eski Genel Başkanı – <strong>GİZEM ÖZDEM,</strong> SOL Parti Sözcüsü, <strong>GÖKHAN BULUT</strong>, Akademisyen, Dr.&nbsp; &#8211; <strong>GÖKSU CENGİZ</strong>, Sol Feminist Hareket Üyesi &#8211; <strong>GÜLTEKİN NARİNLİ</strong>, Yapı-Yol Sen Genel Başkanı – <strong>HAKAN TANITTIRAN, </strong>Yayıncılar Meslek Birliği Başkanı<strong> &#8211; HALUK ÇETİN</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>HANDAN KOÇ</strong>, Yazar &#8211; <strong>HASAN EROL EROĞLU</strong>, Prof. Dr. &#8211; <strong>HAVVA GÜMÜŞKAYA</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>HAYDAR ERGÜLEN</strong>, Şair &#8211; <strong>HAYRİ ERDOĞAN</strong>, Yayıncı- <strong>HAYRİ KOZANOĞLU</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>HİLAL ONUR İNCE</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>HÜLYA GÜLBAHAR</strong>, EŞİK Gönüllüsü &#8211; <strong>İBRAHİM KARACA</strong>, Şair &#8211; <strong>İBRAHİM VARLI</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>İLBAY KAHRAMAN</strong>, Yayıncı &#8211; <strong>İLHAN CİHANER</strong>, Siyasetçi, Avukat &#8211; <strong>İLKAY AKKAYA</strong>, Müzisyen – <strong>İLKNUR BAŞER,</strong> SOL Parti Sözcüsü, <strong>İNAN MUTLU</strong>, İktisatçı &#8211; <strong>İSMAİL ARI</strong>, Gazeteci – <strong>İSMAİL HAKKI TOMBUL</strong>, SOL Parti Sözcüsü, <strong>KAYA GÜVENÇ</strong>, TMMOB Yönetim Kurulu Eski Başkanı &#8211; <strong>KAYIHAN PALA</strong>, Prof. Dr. Milletvekili &#8211; <strong>KEMAL AYTAÇ</strong>, TBB Yönetim Kurulu Üyesi &#8211; <strong>KEMAL IRMAK</strong>, Eğitim-Sen Genel Başkanı &#8211; <strong>KEREM CANKOÇAK</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>KORKUT BORATAV</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>MAHİR BAĞIŞ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>MAHİR ULUTAŞ</strong>, Elektrik Mühendisleri Odası YK Başkanı, <strong>MAHMUT ASLAN</strong>, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı Başkanvekili &#8211; <strong>MEHMET GÜMÜŞ</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>MEHMET SOĞANCI</strong>, TMMOB Yönetim Kurulu Eski Başkanı &#8211; <strong>MELİKE DEMİRAĞ</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>MERAL UYSAL</strong>, Prof. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>MERDAN YANARDAĞ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>METİN ÖZUĞURLU</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>MURAT MERİÇ</strong>, Yazar &#8211; <strong>MUSTAFA ALTINTAŞ</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>MUSTAFA BİLDİRCİN</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>MUSTAFA TÜRKEŞ</strong>, Prof. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>MÜFİT CAN SAÇINTI</strong>, Yönetmen Oyuncu &#8211; <strong>MÜJDE AR</strong>, Oyuncu &#8211; <strong>NECMİ ERDOĞAN</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>NEVAL OĞAN BALKIZ</strong>, Akademisyen, Dr. &nbsp;&#8211; <strong>NİSANUR YILDIRIM</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>NİYAZİ KOYUNCU</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>NUR BANU SATILMIŞ</strong>, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği &#8211; <strong>NURCAN GÖKDEMİR</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>NUSRET SUNA</strong>, İnşaat Mühendisleri Odası YK Başkanı – <strong>ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU</strong> &#8211; YARSAV Eski Başkanı &#8211; <strong>OĞUZ GEMALMAZ</strong>, TİHAK Genel Başkanı – <strong>OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU</strong>, Yazar &#8211; <strong>ONUR AKIN</strong>, Müzik Sanatçısı &#8211; <strong>ONUR ALP YILMAZ</strong>, Doç. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>OZAN ÇOBAN</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>ÖMER TÜRKEŞ</strong>, Yazar – <strong>ÖNDER İŞLEYEN</strong>, SOL Parti Sözcüsü, <strong>ÖMER YILMAZ</strong>, Veli-Der Başkanı &#8211; <strong>ÖRSAN ÖYMEN</strong>, Prof. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>ÖZER AVANAŞ</strong>, BES Genel Başkanı &#8211; <strong>ÖZGÜRCAN ALKAN</strong>, Akademisyen, Arş. Gör. &nbsp;&#8211; <strong>ÖZGÜR GÜRBÜZ</strong>, Yazar &#8211; <strong>ÖZGÜR TOPÇU</strong>, TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi &#8211; <strong>ÖZKAN ATAR</strong>, Birleşik Metal-İş Genel Başkanı &#8211; <strong>ÖZLEM ŞAHİN GÜNGÖR</strong>, Prof. Dr. Akademisyen &#8211; <strong>RAHMİ YILDIRIM</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>RUHİ KOÇ</strong>, Dev-Genç eski Genel Sekreteri &#8211; <strong>RUTKAY AZİZ</strong>, Oyuncu &#8211; <strong>SABAHAT AKKİRAZ</strong>, Müzisyen &#8211; <strong>SADIK USTA</strong>, Yazar &#8211; <strong>SELÇUK CANDANSAYAR</strong>, Akademisyen, Prof. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>SELÇUK ULUATA</strong>, İnşaat Mühendisleri Odası İkinci Başkanı &#8211; <strong>SELİN NAKIPOĞLU</strong>, Avukat, Yazar- <strong>SELİN PELEK</strong>, Akademisyen, Doç. Dr. &nbsp;&#8211; <strong>SEMA PINAR, </strong>KESK MYK Üyesi &#8211; <strong>SEMRA KARDEŞOĞLU</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>SERDAR ŞAHİNKAYA</strong>, İktisatçı Yazar – <strong>SERKAN ÖNGEL</strong>, Akademisyen, Prof.Dr- <strong>SERPİL GÜVENÇ</strong>, Yazar &#8211; <strong>SERPİL SANCAR</strong>, Akademisyen Prof. Dr &#8211; <strong>SEVGİ YILMAZ</strong>, KESK MYK Üyesi &#8211; <strong>SEVİNÇ ERBULAK</strong>, Oyuncu &#8211; <strong>SEYHAN ERDOĞDU</strong>, Akademisyen, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>ŞENAL SARIHAN,</strong> 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı &#8211; <strong>ŞÜKRÜ ERBAŞ</strong>, Şair &#8211; <strong>TAHSİN DOĞAN</strong>, Eğit-Sen Genel Başkanı &#8211; <strong>TANER TİMUR</strong>, Akademisyen, Prof. Dr.&nbsp; &#8211; <strong>TİMUR SOYKAN</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>UĞUR KOÇ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>ÜNAL ÖZMEN</strong>, Yazar &#8211; <strong>YAŞAR AYDIN</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>YAŞAR MİRAÇ</strong>, Şair &#8211; <strong>YAŞAR ÜZÜMCÜ</strong>, Gıda Mühendisleri Odası YK Başkanı &#8211; <strong>YAŞAR YAVUZ</strong>, Akademisyen, Dr. &nbsp;&#8211; <strong>YUNUS YENER</strong>, Makina Mühendisleri Odası YK Başkanı &#8211; <strong>ZAFER ARAPKİRLİ</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>ZAFER KÖSE</strong>, Yazar &#8211; <strong>ZEYNEL ABİDİN ERGEN</strong>, Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı &#8211; <strong>ZEYNEL LÜLE</strong>, Gazeteci &#8211; <strong>ZEYNEP ALTIOK AKATLI</strong>, Yazar</p>



<h2 class="wp-block-heading">İNTERNETTEN İMZA ATILABİLECEK</h2>



<p>“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnine <a href="https://laikligisavunuyoruz.org/" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>laikligisavunuyoruz.org</strong></a> adresinden imza atılabilecek.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/laikligi-savunuyoruz800.png" length="140431" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>TELE 2 Haber&#8217;den izleyicilere çağrı</title>
		<link>https://egazete.de/tele-2-haberden-izleyicilere-cagri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 19:12:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[Merdan Yanardağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tele2haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30763</guid>

					<description><![CDATA[Kayyum atanan TELE 1’den istifa eden gazetecilerin kurduğu TELE 2 Haber, izleyicilere "Yalanlara teslim olmayın. Yeni yayın platformlarımızda bizi yalnız bırakmayın" çağrısı yaptı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kayyum atamasının ardından TELE 1’den istifa eden televizyon çalışanlarının kurduğu TELE 2 Haber, yurttaşlardan yeni yayın platformlarında kendilerini yalnız bırakmamalarını istedi.</p>



<p>Tele2 Haber yayınları için tıklayın: <a href="https://www.youtube.com/@tele2_haber" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>https://www.youtube.com/@tele2_haber</strong></a></p>



<p>Kayyum sonrası TELE 1’den ayrılan çalışanların kurduğu TELE 2 Haber&#8217;den yapılan açıklamada, halkın haber alma hakkının savunulmasının amaçlandığı belirtilerek, iktidar baskılarına rağmen gerçeğin cesurca aktarılmasına devam edileceği vurgulandı. TELE 2 Haber&#8217;den yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>



<p><em>&#8220;Türkiye kamuoyunun bildiği gibi 24 Ekim 2025 tarihinde TELE1 televizyonumuza ve internet sitemize haksız ve hukuksuz biçimde kayyım atandı. Kayyım yönetimi TELE1&#8217;in bağımsız yayıncılık anlayışını yansıttığı haberleri ve programları yerine, ilk dakikadan itibaren, belgesel yayınına geçti. İnternet sitemize de yeni haber girişlerine yasak getirdi.</em></p>



<p><strong>&#8220;TELE1’DEN 31 EKİM&#8217;2025’TE İSTİFA ETTİK&#8221;</strong></p>



<p><em>TELE1’in ekran yüzleri, televizyonumuzun ve internet sitemizin bazı yöneticileri, TELE1.COM.TR yazarları ve kamera arkasında çalışan bazı arkadaşlarımızla birlikte, kayyım yönetimine daha ilk gün söylediğimiz gibi &#8216;Sizinle çalışmayacağız, sizi meşrulaştırmayacağız&#8217; diyerek TELE1’den 31 Ekim&#8217;2025’te istifa ettik. Kararımızı açıklarken, &#8216;Teslim olmayacağız, gerçeğin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. Bu kadro Türkiye’nin demokrasi mücadelesine bulduğu her imkanla katkı sunmaya devam edecektir. Bu bir geri çekilme değil, bir direniş ilanıdır. Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız&#8217; demiştik.</em></p>



<p><strong>&#8220;TELE2 HABER ADIYLA YOLA ÇIKTIK&#8221;</strong></p>



<p><em>Asıl hedefimiz, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ&#8217;ın öncülüğünde kurumsallaşan bağımsız ve uluslararası basın ilkelerine bağlı yayıncılık anlayışımızı, yine bir televizyon kanalında sürdürmek. Ancak bir televizyon kanalının kurulması, yayına başlaması, hem AKP iktidarının tüm tv yayınları üzerinde &#8216;Demokles&#8217;in kılıcı&#8217; gibi kullandığı RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) onayını, hem de ciddi maddi koşulları gerektirdiğinden, daha fazla zaman kaybetmemek için gerçeğin sesini kamuoyuna duyurmak için ilk adımı attık, TELE2 HABER adıyla yola çıktık. Tek hedefimiz var. Halkın haber alma hakkını savunmak. İktidarın tüm baskılarına ve hukuksuzluklarına rağmen cesurca gerçeği sizlere aktarmak. Yalanlara teslim olmayın. Yeni yayın platformlarımızda bizi yalnız bırakmayın.&#8221;</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2025/11/tele-2-haber-800.jpg" length="108502" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>“TELE 1’e Kayyum, İfade Özgürlüğüne Ağır Bir Darbedir”</title>
		<link>https://egazete.de/tele-1e-kayyum-ifade-ozgurlugune-agir-bir-darbedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 21:17:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30710</guid>

					<description><![CDATA[Kesk İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Ses İzmir 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan, ‘Bu, sadece bir televizyon kanalına değil, halkın haber alma hakkına, ifade özgürlüğüne ve eleştirel düşünceye vurulmuş ağır bir darbedir” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ&#8217;ın casusluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından Tele 1&#8217;e kayyum atanmasına tepkiler sürüyor. </p>



<p>Kesk İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Ses İzmir 2 No’lu Şube Eş Başkanı &nbsp;Başak Edge Gürkan, Tele 1’e kayyum atanması hakkında açıklama yaptı.</p>



<p>Gürkan’ın açıklaması şöyle, “Toplumsal muhalefetin en önemli televizyon kanallarından Tele1’e kayyum atanması, yalnızca bir kuruma dönük bir müdahale değil, aynı zamanda düşünce ve basın özgürlüğüne açık bir saldırıdır. Demokrasinin vazgeçilmez koşulu; çoğulculuk, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebilmesi ve basının bağımsızlığının güvence altına alınmasıdır. Bugün Tele1’e yapılan müdahale, bu ilkelere aykırı bir tutum niteliği taşımaktadır. Basın özgürlüğüne yönelik saldırılar, sansürler, davalar ve mali baskıların bitmediği günlerden geçiyoruz. İktidarın tek sesli bir medya yaratmak isteği ve muhalif seslere tahammülsüzlüğün sonucunu TELE1’e kayyım atanması kararıyla bir kere daha gördük. Bu, sadece bir televizyon kanalına değil, halkın haber alma hakkına, ifade özgürlüğüne ve eleştirel düşünceye vurulmuş ağır bir darbedir. KESK olarak biz, halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını ve demokratik kamuoyunun özgürce şekillenebilmesini savunmaya devam edeceğiz. Bu antidemokratik uygulamaları reddediyor, toplumun tüm kesimlerini basın özgürlüğünü ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz ve Tele 1 emekçileriyle dayanışmayı sürdüreceğiz&#8221; (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>



<p>Diğer yandan Anayasa Mahkemesi, gazeteci Merdan Yanardağ’ın 2023 yılında TELE1’deki açıklamaları nedeniyle tutuklanmasının kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği kararını verdi.</p>



<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), gazeteci Merdan Yanardağ’ın 2023 yılında TELE1’de yaptığı açıklamalar nedeniyle tutuklanmasının, “kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği” yönünde karar verdi. </p>



<p>AYM, Yanardağ’a 166 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesine ve kararın İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti.</p>



<p>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)&#8217;nın aktardığına göre mahkeme, Yanardağ’ın açıklamalarının terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ı övme, teşvik etme veya meşrulaştırma niteliği taşımadığını belirtti.</p>



<p> AYM, söz konusu açıklamalarda cebir, şiddet veya tehdit övgüsü bulunmadığını<strong> </strong>vurguladı. Mahkeme, ifadelerin bağlamı dikkate alındığında suç işlendiğine dair kuvvetli bir belirti olmadığı sonucuna vardı.</p>



<p>Bu nedenle AYM, tutuklamanın temel hak ve özgürlükler açısından orantısız olduğu tespitinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2025/11/Tele1-800.jpeg" length="58787" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
