Cumhuriyet’in 103. ncü yılı, yurtta olduğu gibi yurtdışında da coşkuyla kutlandı. Frankfurt Başkonsolosluğu’nun Dietzenbach kasabasında düzenlediği kutlamaya Hessen Eyalet Hükümeti Devlet Bakanı Manfred Pentz ile Hessen Milletvekilleri Turgut Yüksel ve Yankı Pürsün’ün de aralarında olduğu seçkin davetliler katıldı. Frankfurt Başkonsolosu Nagihan İlknur Akdevelioğlu, konukları kapıda karşıladı.
İstiklal Marşı ve Alman Milli Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Başkonsolos İlknur Akdevelioğlu, Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı’nı başlattığında, sadece Anadolu’yu işgalden kurtarmayı değil, aynı zamanda ülkenin geleceği için büyük bir planı da göz önünde bulundurduğunu; bu hedefe doğru önemli adımın da 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı olduğunu söyledi.

Planın, hukukun üstünlüğü ve demokrasi ilkeleriyle yönetilen demokratik, laik ve sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmak olduğunu vurguluyan Başkonsolos Akdevelioğlu, “Yeni Cumhuriyet” ideali, sadece Türk milletinin siyasi bağımsızlığını değil, eğitimden bilime, kültürden sosyal hayata kadar geniş bir yelpazede modernleşme hedefini de temsil ediyordu. Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yıldönümünü kutlarken, bu tarihi mirasın sorumluluğunu üstleniyor ve ülkemizin barışa, istikrara, kalkınmaya ve uluslararası işbirliğine katkıda bulunma kararlılığını bir kez daha vurguluyoruz. Bizi bir araya getiren bu önemli günde, Büyük Lider Atatürk ve yoldaşlarının yanı sıra, Cumhuriyet’in varlığını sürdürmesi için canlarını feda eden şehitlerimizi ve Cumhuriyet’in uzun tarihi boyunca bu davada tereddüt etmeyen gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

“Türklerin katkısını sorgulamak yersiz”
Kutlamanın bir başka özel öneminin Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Anlaşması’nın 65. yıldönümü olmasına dikkat çeken Başkonsolos Akdevelioğlu’un konuşmasında şu ifadeler yer aldı: “Eski Türk “misafir işçilerin” çocukları bugün pek çok alanda – özellikle siyaset, ekonomi, sanat, spor ve eğitimde – etkili ve önemli pozisyonlarda yer almaktadır. Almanya’daki ilk göçmen neslinin attığı temeller üzerine emekleriyle yeni taşlar ekleyen genç nesiller, sadece Almanya’da değil, dünya çapında da olağanüstü başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu noktada, Türk toplumunun Almanya’nın ekonomik kalkınmasına yaptığı katkıların en üst federal düzeyde takdir edilmesini büyük bir değer olarak gördüğümüzü özellikle vurgulamak isterim. İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman ekonomik mucizesine Türklerin ve göçmenlerin katkısını sorgulamanın yersiz olduğunu düşünüyoruz. Almanya’daki Türk topluluğunun tarihi, artık sadece bir göç tarihi değil; aynı zamanda aidiyet, katılım, nesiller arası dönüşüm ve ortak bir geleceğin tarihidir.”
Hessen Eyalet Hükümeti Devlet Bakanı Manfred Pentz de eyalet ile Bursa bölgesi arasında 16 yıldan devam eden ikili ilişkilerden çok memnun olduklarını söyledi. Annesinin Bosna Hersek’te Yeni Arapça yerine Türkçe’yi seçtiğini, Türkiye’den de çiçek diye bahsettiğini aktaran Bakan Pentz, Türkiye ile Almanya arasında yüzyıllar öncesine dayanan dostluğu ve ekonomik işbirliği olduğunu vurguladı.
