<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 May 2026 09:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Almanya&#8217;da enflasyon yüzde 3&#8217;e dayandı</title>
		<link>https://egazete.de/almanyada-enflasyon-yuzde-3e-dayandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 09:46:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31367</guid>

					<description><![CDATA[Almanya’da enflasyon Nisan ayında enerji fiyatlarındaki sert yükselişin etkisiyle yüzde 2,9’a çıkarak Ocak 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle akaryakıt ve ısınma maliyetlerindeki artış dikkat çekerken, gıda fiyatları sınırlı yükseldi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya’da enflasyon, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle Nisan ayında yükselişini sürdürerek yüzde 2,9’a çıktı. Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin öncü verilerine göre, ülkede mal ve hizmet fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla ortalama yüzde 2,9 arttı. Mart ayında enflasyon yüzde 2,7, Şubat ayında ise yüzde 1,9 seviyesindeydi. Böylece Nisan ayı verisi, Ocak 2024’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.</p>



<p>Artışta özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş belirleyici oldu. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde dizel fiyatları yıllık bazda yüzde 36,1, benzin fiyatları yüzde 18,8 arttı. Kalorifer yakıtı olarak kullanılan fuel oil yüzde 27,3, merkezi ısıtma fiyatları ise yüzde 2,0 yükseldi.</p>



<p>Ekonomist İsmail Akpınar, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu yukarı çektiğini belirterek, “İran ve Orta Doğu’daki savaşın petrol ve enerji piyasaları üzerindeki etkisi Almanya’da enflasyonu artırıyor. Ancak mevcut veriler, fiyat baskısının şu aşamada enerji kalemlerinin ötesine geniş ölçüde yayılmadığını gösteriyor. Çekirdek enflasyonun yüzde 2,3’e gerilemesi de bu tabloyu destekliyor. 1 Mayıs itibarıyla yürürlüğe giren benzin ve dizeldeki geçici enerji vergisi indirimi, akaryakıt fiyatlarında kısa vadeli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak bu indirimin pompa fiyatlarına ne kadar yansıyacağı, önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri açısından belirleyici olacak” dedi.</p>



<p>Verilere göre, Nisan ayında enerji fiyatları genel olarak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,1 arttı. Mart ayında bu artış yüzde 7,2 seviyesindeydi. Gıda fiyatları ise aynı dönemde ortalamanın altında kalarak yüzde 1,2 yükseldi. Hizmetlerde fiyat artışı yüzde 2,8 olurken, enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon yüzde 2,3 olarak kaydedildi. <strong>Odatv.com</strong>  Foto: Rosy / Bad Homburg &#8211; Pixabay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/05/roszie-food-8181389-800.png" length="62394" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Yeni para birimi geliyor!</title>
		<link>https://egazete.de/yeni-para-birimi-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 09:19:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[altin]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31365</guid>

					<description><![CDATA[Çin, Rusya gibi devletler dolar bağımlılığını azaltmak için altına yöneldi. BRICS ülkelerinin yeni bir ortak para birimine yöneleceği iddia ediliyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Deutsche Bank’ın yayımladığı son rapor, küresel finans dünyasında onlarca yıldır süregelen &#8220;Dolar hegemonyası&#8221; döneminin sonuna gelindiğine dair en somut verileri ortaya koydu.</p>



<p>Rapora göre, merkez bankalarının rezerv stratejilerinde yaşanan köklü değişim, altını yeniden sistemin merkezine taşıyor.</p>



<p>1990&#8217;lı yıllardan bu yana dünya ekonomisine yön veren dolar merkezli düzen, yerini çok kutuplu bir rekabet ortamına bırakıyor.</p>



<p><strong>Doların payı azalıyor</strong></p>



<p>Deutsche Bank verilerine göre bir dönem rezervlerde %60 seviyelerinde olan ABD dolarının payı %40’a geriledi. Buna karşılık altının rezervlerdeki ağırlığı %30 bandına yükselerek stratejik bir güvenli liman statüsünü pekiştirdi.</p>



<p>Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Batı’nın uyguladığı finansal yaptırımlar, gelişmekte olan ülkeler için bir dönüm noktası oldu.</p>



<p>Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkeler dolara olan bağımlılığını azaltmak adına altın rezervlerini en çok artıran ülkeler arasında yer aldı.</p>



<p>Raporda en dikkat çeken iddialardan biri, BRICS ülkelerinin kendi aralarındaki ticarette kullanmak üzere altına dayalı alternatif bir para birimi hazırlığında olması.</p>



<p>Bu hamle, küresel ödeme sisteminde dolara karşı tarihin en ciddi rakibinin doğması anlamına gelebilir.</p>



<p>Deutsche Bank analistleri, jeopolitik gerilimlerin tırmanmaya devam etmesi durumunda altının önümüzdeki 5 yıl içinde 8.000 dolar seviyelerini görebileceğini öngörüyor. Rapordaki en çarpıcı tespit ise şu:</p>



<p>Dünyadaki toplam altın stokunun değeri, tarihte ilk kez ABD Hazine tahvillerinin toplam değerini aştı. birgun.net</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de ultra zengin sayısı 2 kat arttı</title>
		<link>https://egazete.de/turkiyede-ultra-zengin-sayisi-2-kat-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 09:08:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[ultra zengin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31363</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda yaklaşık yüzde 93,5 artarak 2 bin 174’ten 4 bin 208’e çıktı. Türkiye, ultra zenginlerin en hızlı arttığı 3'üncü ülke oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>AKP iktidarının zengini daha zengin, fakiri daha da fakirleştiren ekonomi politikaları uluslararası raporlara da yansıdı.</p>



<p>Knight Frank tarafından yayımlanan “The Wealth Report 2026” verilerine göre, Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda yaklaşık yüzde 93,5 artarak 2 bin 174’ten 4 bin 208’e çıktı.</p>



<p>2031’de bu sayının yüzde 13 seviyesinde artarak 4 bin 772&#8217;ye yükselmesi bekleniyor. Söz konusu veriler, Türkiye&#8217;de gelir dağılımındaki adaletsizliği ve uçurumu gözler önüne serdi.</p>



<p><strong>Suudi Arabistan, Polonya, İsveç, Avustralya..</strong></p>



<p>Ekonomim&#8217;in rapordan yola çıkarak hazırladığı habere göre son 5 yılda ultra zengin (30 milyon doların üzerinde servet sahibi) kişilerin en hızlı arttığı ülkelerin başında yüzde 109 ile Polonya, yüzde 107 ile Katar geliyor. Türkiye üçüncü sırada yer alırken yüzde 93 artış ile Romanya dördüncü sırada. </p>



<p><strong>Avrupa&#8217;da sınırlı artış</strong></p>



<p>Veriler, ultra zengin sayısının coğrafi olarak daha geniş bir alana yayıldığını ancak servet üretiminin hâlâ belirli merkezlerde yoğunlaştığını gösteriyor.</p>



<p>Kuzey Amerika, ultra zenginlerin büyük kısmını elinde tutarken Asya-Pasifik bölgesi hızlı büyüyerek payını artırıyor. Avrupa ise daha sınırlı bir artış gösteriyor. birgun.net</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hessen toplu taşımada anlaşma var!</title>
		<link>https://egazete.de/hessen-toplu-tasimada-anlasma-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 18:20:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hessen]]></category>
		<category><![CDATA[toplu iş sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplu taşıma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31135</guid>

					<description><![CDATA[Beş uyarı grevi ve dört tur görüşmenin ardından Hessen Belediye İşverenler Birliği ile sendikalar arasında 2026 Hessen TV-N Toplu İş Sözleşmesi'nde anlaşma sağlandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Hessen Belediye İşverenler Birliği (Kommunale Arbeitgeberverband Hessen e.V.) ile ver.di-Hessen ve dbb Beamtenbund und Tarifunion (dbb) sendikaları, dördüncü müzakere turunda Hessen TV-N Toplu İş Sözleşmesi 2026 konusunda uzlaşma sağladılar.</p>



<p>Beş uyarı grevi ve yorucu bir dördüncü müzakere turunun ardından, Hessen eyaletindeki toplu ulaşım için olumlu bir karar. Anlaşmanın özellikle çalışanların maaşının sınıflandırması konusunda gerçek ilerleme sağlacağı duyuruldu.</p>



<p>Ver.di sendikasından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: &#8220;Geceler uzundu, taraflar çoğu zaman sert bir tutum sergiledi. Ancak işyerlerindeki dayanışma işe yaradı: Hessen’deki TV-N toplu sözleşmesi için bir sonuca ulaştık. Her talebimizi bire bir kabul ettiremediğimiz bir sır değil – toplu sözleşme müzakereleri her zaman acı eşiğine gelmek anlamına gelir. Ancak bir şey açık: Sokaktaki baskı olmasaydı bu anlaşma mümkün olmazdı. İşverenleri mümkün olanın sınırına kadar zorladık.</p>



<p><strong>Yeni Ücret Yönetmeliği: Hesabınıza Yansıyan Değerlendirme</strong></p>



<p>Anlaşmanın temel noktalarından biri, tamamen güncellenen ücret yönetmeliğidir. Birçok iş tanımı artık eskimiş durumdaydı ve günlük olarak üstlendiğiniz sorumlulukları yansıtmıyordu. Biz bunu değiştirdik. İster vagon temizliğinde, ister bilet kontrolünde, ister tesis bakımında veya idari işlerde olsun – birçok pozisyonun yeniden değerlendirilmesi sayesinde birçok meslektaşımız daha yüksek bir temel maaştan doğrudan yararlanacak. Çalışmalarınızın değerini gündeme getirdik ve daha iyi sınıflandırmalar sağladık.</p>



<p><strong>Hastalık izni ve ek ödemeler: Kötüleşme önlendi</strong></p>



<p>Hepimiz için önemli: Hastalık ödeneğindeki ücrete yönelik planlanan kesintiler masadan kaldırıldı. Bu bizim için kırmızı çizgiydi. Ayrıca, ek ödemelerde sistematik bir iyileştirme var. Bunlar gelecekte bireysel maaşınız temelinde hesaplanacak ve artık herkes için sabit bir tutar olmayacak. Bu adil bir durum ve dinamik bir gelişme sağlıyor. Ayrıca, metropol ek ödemesini de genişletebildik; bu durumdan özellikle Marburg ve Gießen&#8217;deki çalışanlar yararlanacak.</p>



<p><strong>Hangi konularda taviz vermek zorunda kaldık</strong></p>



<p>Dürüstlük sendikal çalışmanın bir parçasıdır: Biz de bazı tavizler verdik. Çalışan alımına ilişkin ek ödeme, bundan böyle genel ücret artışlarıyla mahsup edilecek. Müzakerelerde zorlu bir nokta, yeni ücret düzenlemesinin geçerlilik süresiydi: Ulaşım hizmetleri için geçerlilik süresini 2031’e kadar (şimdiye kadar 2029 yerine) sabitleyebildik. Ancak diğer tüm alanlar için yeni düzenleme en az 2035 yılına kadar geçerli olacak. Bu, işverenlerin sınıflandırmadaki yapısal iyileştirmeler için talep ettikleri bedeldi. Sonuç olarak, yine de olumlu bir sonuç elde edildi&#8221;</p>



<p>Hessen Eyaleti Toplu İş Sözleşmesi’ndeki çerçeve düzenlemelerin asgari süresi 31 Aralık 2029 tarihinde sona eriyor. Yeni ücret düzenlemesi için ise 31 Aralık 2034 tarihine kadar geçerli olacak bir asgari süre üzerinde anlaşmaya varıldı.<br>Bir istisna, ücret düzenlemesinin II. Bölümü&#8217;nü (sürücülerin sınıflandırılması) ilgilendiriyor: Bu bölümün süresi 31 Aralık 2031 tarihi ile sınırlı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çorum merkezli şirket, İtalyan devini satın aldı</title>
		<link>https://egazete.de/corum-merkezli-sirket-italyan-devini-satin-aldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 13:37:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[savunma]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30540</guid>

					<description><![CDATA[
Savunma sanayiinde son dönemin dikkat çeken oyuncularından ARCA Savunma, İtalya merkezli askeri mühimmat üreticisi Esplodenti Sabino’yu bünyesine kattı.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çorum’un Sungurlu ilçesindeki tesiste faaliyet gösteren, aylık 30 bin topçu mühimmatı ve sekiz bin roket üretim kapasitesiyle dünya genelindeki rakiplerinin önünde yer alan ARCA, İtalya merkezli askeri mühimmat üreticisi Esplodenti Sabino’yu bünyesine kattı.</p>



<p>ARCA Savunma, sadece bir ayda tüm Amerika kıtasında üretilenden daha fazla top mermisi üretmeyi başararak dikkatleri üzerine çekti. Üretim yelpazesinde farklı kalibrelerde top, havan, silah mühimmatları, 20-40 kilometre menzilli roketler ve plastik patlayıcılar yer alıyor.</p>



<p>Satın alınan İtalyan Esplodenti Sabino, füze, mühimmat ve patlayıcı alanında faaliyet gösteriyor ve NATO ile İtalya Savunma Bakanlığı’nın çeşitli projelerinde yer alıyor. ARCA Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Terlemez’in öncülüğünde yürütülen satın alma süreci tamamlandı ancak finansal ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>



<p>Uluslararası alanda etki alanını genişletmeyi hedefleyen ARCA, Avrupa’daki çalışmalarını artık Milano’daki ofisi üzerinden sürdürecek. Geçtiğimiz yıl 600 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren şirket, Türkiye’nin en büyük beş savunma ihracatçısından biri konumunda bulunuyor.</p>



<p><strong>Odatv.com</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2025/07/Corum-arca-sirketi.jpg" length="85067" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Avrupa Merkez Bankası&#8217;ndan yeni faiz kararı</title>
		<link>https://egazete.de/avrupa-merkez-bankasindan-yeni-faiz-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jun 2025 19:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[ECB]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30395</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB), yılın dördüncü yönetim kurulu toplantısının ardından temel politika faizini 25 baz puan indirdiğini açıkladı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç temel politika faizini 25 baz puan düşürdü.</p>



<p>ECB, yılın dördüncü yönetim kurulu toplantısında piyasa beklentileri yönünde para politikası kararı verdi. ECB, mevduat faiz oranını yüzde 2,25&#8217;ten 2’ye indirdi. Banka, refinansman faizi ve marjinal borçlanma faizini de 25 baz puan düşürerek sırasıyla yüzde 2,15 ve yüzde 2,40&#8217;a çekti.</p>



<p>ECB, böylece refinansman faizi ve marjinal fonlama faizi için Mart 2016&#8217;dan, mevduat faizi için de Eylül 2019&#8217;dan bu yana sekizinci indirim yapılmış oldu. Avrupa&#8217;da  resesyon endişeleri ve imalat sanayisi aktivitesindeki daralma ana ekonomik gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor.  ECB&#8217;nin de şirketlerin finansmana ulaşmayı kolaylaştırmak ve maliyetlerini azaltmak için gevşemeyi sürdürmesi isteniyordu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baraner: Türkiye&#8217;ye yeni fırsatlar doğuyor</title>
		<link>https://egazete.de/baraner-turkiyeye-yeni-firsatlar-doguyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 21:30:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[RTK Group]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=30389</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa'nın en büyük seyahat acenta ittifaklarından  RTK Group'un TourCom'un yüzde 34'ünü satın almasıyla birlikte Fransa’nın Türkiye satışlarında artış sağlanması hedefleniyor. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İlhan Baba</strong> / BERLİN</p>



<p>Avrupa’nın önde gelen seyahat acentesi ittifaklarından RTK Group, Fransa’nın en büyük turizm ağlarından biri olan TourCom’un yüzde 34&#8217;ünü satın aldı. RTK Group bu yatırımıyla Avrupa’daki pozisyonunu daha da güçlendirmiş oldu. Bu stratejik ortaklık aynı zamanda Avrupa seyahat pazarında önemli bir birleşme anlamına da geliyor. </p>



<p>TourCom, bu iş birliğiyle Avrupa genelinde daha geniş bir erişim ağına kavuşacak. TourCom, Fransa genelinde yaklaşık 1.000 seyahat acentesini çatısı altında barındırıyor ve yıllık 2,5 milyar avronun üzerinde gelir elde ediyor.  RTK/RTG Group’un toplam acente sayısı ise yaklaşık 3 bin 900’e, konsolide cirosu da yıllık 6 milyar avroya ulaşacak. Böylece grup, Avrupa&#8217;nın en büyük seyahat acentesi ittifakı unvanını sağlamlaştırmış olacak.</p>



<p><strong>“Türkiye’nin turizm gelirine katkı sağlayacak”</strong></p>



<p>Dünya Kardeş Kentler Forum Genel Sekreteri ve RTK International Türkiye Temsilcisi Hüseyin Baraner, ortaklığın Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Baraner, “Bu iş birliği ile Fransa’nın Türkiye satışlarında artış sağlanması hedefleniyor. Fransız seyahat acenteleri ile aktif kampanyalar ve destinasyon tanıtımları başlatacağız,” dedi. Baraner, bu gelişmenin Türkiye’nin turizm gelirlerine olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.</p>



<p><strong>“Tüm sektöre ivme kazandıracak”</strong></p>



<p>Türkiye turizmine olan bağlılığı ve katkılarından dolayı 2025 Nisan ayında Türk-Alman Dostluk Ödülü’ne layık görülen RTK International Strateji ve Uluslararası İş Geliştirme Direktörü Thomas Bösl ise, ortaklığın sektöre etkisini  “TourCom ile kurduğumuz bu stratejik ortaklık, uluslararası ağımızın büyümesinde bir dönüm noktası. Acente ortaklarımız, tur operatörleri ve hizmet sağlayıcılarımız bu güç birliğinden büyük faydalar sağlayacak. Avrupa çapındaki güçlenen ağ yapımız tüm sektöre ivme kazandıracak.” sözleriyle değerlendirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2025/06/Huseyin-Baraner-800.jpg" length="88238" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Scholz: Avrupa küresel ticarete açık ama naif değil</title>
		<link>https://egazete.de/scholz-avrupa-kuresel-ticarete-acik-ama-naif-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 21:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=29954</guid>

					<description><![CDATA[Hannover Ticaret Fuarı'nın açılışında konuşan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Avrupa Birliği'nin işbirliği ve açık ticarete “odaklanmaya” devam ettiğini ancak haksız gümrük vergilerine karşı güçlü ve birlik içinde tepki vereceğini vurguladı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya Başbakanı Olaf Scholz Hannover Fuarı&#8217;nda yaptığı açılış konuşmasında Kanada&#8217;ya açık destek verirken serbest ticaret ve Avrupa&#8217;da daha fazla rekabet gücü ve teknolojik egemenlik konusunda net bir sinyal verdi: Kanada kimsenin eyaleti değil!</p>



<p>Başbakan Scholz&#8217;un konuşmasında en önemli noktalar:</p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<p><strong>Açık ama saf değil:</strong>  Başbakan Scholz, Avrupa&#8217;nın dünya çapında mümkün olduğunca çok ortakla açık ticarete odaklanmaya devam edeceğini, aynı zamanda Avrupa&#8217;nın saf olmadığını vurguladı: “ABD çelik ve alüminyum tarifelerinde olduğu gibi bize başka seçenek bırakmazsa, Avrupa Birliği olarak hep birlikte tepki vereceğiz.”</p>



<p><strong>Avrupa savunmasız değildir:</strong> 450 milyon vatandaşı, 27 devleti ve yüz binlerce şirketiyle Avrupa savunmasız değildir. Bölünmeye, gümrük tarifelerine ve “önce benim ülkem” anlayışına verilecek cevap: Daha fazla serbest ticaret, daha fazla rekabetçilik ve daha fazla teknolojik egemenliktir. Almanya ve Avrupa&#8217;nın son iki konuda elini taşın altına koyması gerekiyor.</p>



<p><strong>Dostlarımız hoş geldiniz:</strong> Başbakan Scholz partner ülke Kanada&#8217;ya “Sizin yanınızdayız!” dedi. Kanada “kimsenin federal devleti değil”, ama “gururlu, bağımsız bir ulus” ve dünyanın her yerinde &#8211; özellikle Almanya ve Avrupa&#8217;da &#8211; dostları var. Dahası, Kanada, Almanya ve Avrupa birbirlerini neredeyse ideal bir şekilde tamamlamaktadır.</p>
</div></div>



<p>Hannover Fuarı (Messe Hannover) dünyanın en önemli endüstriyel ticaret fuarı. 31 Mart &#8211; 4 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek fuarın 2025 yılı için sloganı “Geleceği Teknoloji ile Şekillendirmek.&#8221; </p>



<p>Pazar günkü açılışa ek olarak, Başbakan Scholz, Pazartesi günü geleneksel fuar turu sırasında bir dizi Kanadalı ve Alman şirketi ziyaret etti.</p>



<p>Bu yılki partner ülke Kanada, Hannover&#8217;de 200&#8217;den fazla şirket tarafından temsil ediliyor. AB-Kanada serbest ticaret anlaşması CETA&#8217;nın 2017&#8217;de geçici olarak yürürlüğe girmesinden bu yana, iki ortak arasındaki mal ticareti yüzde 50&#8217;den fazla arttı. Almanya CETA&#8217;yı Aralık 2022&#8217;de onayladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsız medyadan açık mektup: Google’ın yıkıcı ambargosunu protesto ediyoruz</title>
		<link>https://egazete.de/bagimsiz-medyadan-acik-mektup-googlein-yikici-ambargosunu-protesto-ediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 12:52:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[açık mektup]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=29776</guid>

					<description><![CDATA["Başta Rekabet Kurumu olmak üzere hem yerel hem uluslararası hukuk mercilerinde yapılacak başvurularımızla bu mücadeleyi sürdüreceğimizi ve Google’ın bütün dünya ile birlikte ülkemizde de yarattığı bu tahribatın ısrarlı takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz."]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading"></h1>



<p>Türkiye&#8217;de iktidar kaynaklarından yararlanmayan bağımsız medya kuruluşları <strong>Artı Gerçek, BirGün, Diken, Ekonomim, Gazete Pencere, İlke TV, Kısa Dalga, Medyascope ve T24 </strong>kamuoyuna açık mektupla Google&#8217;nin yeni çalışma şeklini protesto etti. Bağımsız medya kuruluşları, Google’ın okur trafiğine uyguladığı ambargo ve bu ambargonun yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya olduklarının altını çizdiler. Bağımsız medya kuruluşları yayınladıkları açık metupta şu ifadeler yer aldı:</p>



<p>Türkiye’de yayın yapan bağımsız medya kuruluşları olarak bir kez daha Google’ın okur trafiğimize uyguladığı ambargo ve bu ambargonun yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıyayız.<strong> Tüm kamuoyunun, özellikle de okurlarımızın, durumun ciddiyetinin farkına varmasının hayati önemde olduğunu vurgulamak istiyoruz.</strong></p>



<p>Haber sitelerine yönlendirilen trafik akışı, ilk kez Ekim 2024’te ortaya çıkan ve yaklaşık 1 ay süren ambargonun ardından Ocak sonundan itibaren yeniden yok edildi. Google’ın ‘Keşfet’ ve ‘Haberler’ araçları üzerinden yönlendirilen <strong>okur trafiklerinin yüzde 98’i, bağımsız medya kurumlarının ağırlığını oluşturduğu çok sayıda haber sitesi için bir günde ortadan kaldırıldı.</strong></p>



<p>Algoritma değişikliği dâhil hiçbir makul açıklaması olmayan bu ani ve büyük trafik kayıplarına karşılık <strong>tüm girişimlerimize rağmen Google ile sağlıklı ve sürekli bir muhataplık ilişkisi de kurabilmiş değiliz</strong>.</p>



<p>Önemle berlirtmek isteriz ki Google’ın hiçbir denetime uğramadan, salt kendi ihtiyaçları doğrultusunda yaptığı trafik akışı değişiklikleri yalnızca medya kurumlarının görünürlüklerini etkilemekle kalmıyor. Google tarafından görmezden gelinenlerin ağırlığını bağımsız medya kurumlarının oluşturduğu bu ‘yeni’ internet haber ekosistemi, kamuoyunun habere erişimini de zorlaştırıyor. Uzun vadede ise bu durum, <strong>zaten birçok baskı ile mücadele eden medya kurumlarının mali yapılarına geri dönülmez zararlar verme riski taşıyor.</strong></p>



<p><strong>Okuduğunuz açıklamayı hazırladığımız günlerde, metnin altında imzası bulunması gereken Gazete Duvar’ın kapanması, tam da dikkat çekmeye çalıştığımız tehlikenin ne denli gerçek olduğunu ortaya koyuyor.</strong></p>



<p>Bu nedenlerle, Türkiye’de yayın yapan bağımsız medya kuruluşları olarak Google’ın bu tutumuyla çalınan kurumsal haklarımızın, çalışanlarımızın emeğinin, okurlarımızın desteğinin her platformda takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.</p>



<p><strong>Başta Rekabet Kurumu olmak üzere hem yerel hem uluslararası hukuk mercilerinde yapılacak başvurularımızla bu mücadeleyi sürdüreceğimizi ve Google’ın bütün dünya ile birlikte ülkemizde de yarattığı bu tahribatın ısrarlı takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.</strong></p>



<p>Ayrıca Türkiye’de konuyla ilgili devlet kurumlarını da gerekli önlemleri almaya, Google’ın ya da başka teknoloji tekellerinin kamuoyunun haber alma hakkı ve bağımsız gazetecilik çabasını hedef almasına izin vermeyerek yerel medyayı güçlendirecek düzenlemeleri hayata geçirmeye, bu çalışmaları sırasında da medya kurumları arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin fikir alışverişi kanallarını açık tutmaya davet ediyoruz.</p>



<p>Türkiye’de üretip Türkiye’de kazanan reklam verenlere de bir çağrımız var:</p>



<p>Gelirinizin önemli bir kısmını tüketiciye ulaşmak ve görünür olmak için internet reklamlarına aktarıyorsunuz. Ancak tüketiciyle en önemli buluşma noktalarından olan haber siteleri Google ambargosu yüzünden yüzde 90&#8217;a varan okur kayıpları yaşadığı için bu yatırım da hedefine ulaşmıyor. <strong>Sizleri, Google ve diğer teknoloji şirketleri bu tutumlarından vazgeçip, şeffaf bir şekilde ve yasal düzenlemelerle garanti altına alınmış̧ bir düzen kurulana kadar reklamlarınızı doğrudan ülkemizde yayın yapan medya kuruluşlarına yönlendirmeye davet ediyoruz.</strong></p>



<p>Son çağrımız da okurlarımıza:</p>



<p>Bağımsız medyanın yaşadığı kriz, özgürce haber almak isteyen tüm yurttaşların krizidir. Daha da ötesi bu bir demokrasi krizidir.</p>



<p><strong>İnternette haberleri Google üzerinden değil doğrudan okuru olduğunuz internet sitelerine girerek okuyun, bu gizli ambargoyu delerek bağımsız medyaya destek olun!</strong></p>



<p><strong>Eğer imkânınız varsa, takip ettiğiniz medya kuruluşlarına abone olarak, bağış yaparak katkı verin.</strong></p>



<p>Bugünleri ancak siz okurlarımızın desteği ve dayanışmasıyla aşabiliriz.</p>



<p>Saygılarımızla&#8230;</p>



<p><strong>Artı Gerçek</strong></p>



<p><strong>BirGün</strong></p>



<p><strong>Diken</strong></p>



<p><strong>Ekonomim</strong></p>



<p><strong>Gazete Pencere</strong></p>



<p><strong>İlke TV</strong></p>



<p><strong>Kısa Dalga</strong></p>



<p><strong>Medyascope</strong></p>



<p><strong>T24</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna Savaşı Almanya&#8217;yı nasıl etkiledi?</title>
		<link>https://egazete.de/ukrayna-savasi-nasil-etkiledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2025 20:55:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=29513</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna Savaşı, Alman ekonomisinin güçlü şekilde dışa açıklık, Rus gaz ve petrolüne bağımlığını göz önüne serdi. Almanya, bir taraftan Ukrayna'ya milyarlar aktarırken bir taraftan da ekonomisindeki durgunluğa çareler arıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Alman ekonomi gazetesi Wirtschafts Woche haberine göre Ukrayna&#8217;daki savaş devasa maliyete neden oldu. Enerji fiyatları patladı ve küresel ticaret zayıfladı. Her iki durum da Alman ekonomisinin neden diğer ülkelere kıyasla çok daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Almanya&#8217;nın ekonomik modeli on yıllardır büyük bir dışa açıklık ve Rus gaz ve petrolüne güçlü bir bağımlılık üzerine kuruluydu. Almanya hiçbir şekilde Avrupa&#8217;nın hasta adamı olmadı, ancak savaş Alman ekonomisinden daha fazla uyum sağlamasını talep ediyor.</p>



<p>Gazete, savaştan önceki ekonomik tahminlerle karşılaştırıldığında, Alman ekonomisinin 2022-2025 yılları arasında kümülatif olarak yüzde dördün biraz altında veya 150 milyar Avro daha az büyüyeceği tahmin edildiğini, jeoekonomik ve jeopolitik çatışmalar kaynaklı dolaylı maliyetlerin henüz buna dahil edilmediğini yazdı.</p>



<p>Almanya&#8217;da pandemi ve Ukrayna Savaşı sonrasında tedarik zincirindeki boşluklar, Almanya&#8217;nın ekonomik çıkarlarını uzun vadede güvence altına almak için ortak standartlara dayalı bir ekonomi politikası şart olduğu, ekonomik olarak Çin&#8217;e aşırı bağımlı hale geldiği, bunun da kendisini siyasi ve ekonomik şantaja açık hale getirdiği beliritiliyor. Alman şirketlerin küresel tedarik zincirlerini ve satış pazarlarını çeşitlendirmek ve böylece daha dayanıklı hale getirmek için var güçleriyle çalıştığı ifade ediliyor.</p>



<p><strong>Alman ekonomisi yerinde sayıyor</strong></p>



<p>Alman Sanayi ve Ticaret Odası verilerine göre de savaşın 2022 başında patlak vermesinden kısa bir süre önce, mevcut ekonomik tahminler Almanya&#8217;daki ekonomik büyümeyi 2022 için yaklaşık yüzde 3,5 ve 2023 için yüzde 2,5 olarak gösteriyordu. Gerçekte, Alman gayri safi yurtiçi hasılası geçen yıl sadece yüzde 1,8 büyüdü.</p>



<p>Bu yıl, fiyatlara göre düzeltilmiş gayrisafi yurtiçi hasılanın bir önceki yıla kıyasla %0,1 oranında düşmesi bekleniyor. Bu da Alman ekonomisinin beş yıldır yerinde saydığı anlamına geliyor. Alman ekonomistler, dijitalleşme, karbonsuzlaşma, demografi ve deglobalizasyon, yerleşik iş modellerinin ortadan kalktığı ve yeni üretim kapasitelerinin yaratıldığı üretim yapılarının yeniden düzenlenmesini gerektiği üzerinde duruyor.</p>



<p><strong>Almanya&#8217;da savaşın kaybedeni düşük gelirliler</strong></p>



<p>Ancak ekonomik durgunluğun maliyetinin toplum içinde son derece eşitsiz bir şekilde dağılmıyor. Özellikle düşük gelirli insanlar alışılmadık derecede büyük kayıplar yaşıyor. Bu grup, gelirlerinin çok daha büyük bir kısmını, son üç yılda yüzde 30&#8217;dan fazla pahalan enerji ve gıda gibi kalemlere harcamak zorunda oldukları için enflasyondan iki ya da üç kat daha fazla etkileniyor. Federal Hükümet, alışılmadık ölçüde kapsamlı bir enflasyon desteği sağlasa da bu yardımlar çok yetersiz kaldı. Kısaca düşük gelirli insanlar ekonomik açıdan bu savaşın en büyük kaybedenleri arasında yer aldı..</p>



<p><strong>Almanya ne kadar destek verdi?</strong></p>



<p>Almanya, ordusuna modernleşme ve yeni silah alımı için yüz milyarın üzerinde bir kaynak aktardı. Alman Dışişleri Bakanlığı verilerine göre de Almanya, Ukrayna&#8217;yı şimdiye kadar askeri harcamalar dahil toplam 37,2 milyar Avro destekledi. Bu desteğin Ukraynalıların ülkelerini savunması için olduğu kadar Avrupa&#8217;nın güvenliği için de bir zorunluluk olduğunu belirten bakanlık, ihtiyaç olduğu sürece bu ülkenin yanında olacaklarını ifade etti.</p>



<p>Bakanlık, <strong>“Ukrayna, uluslararası hukuku ihlal eden Rus saldırı savaşına karşı kendini savunabilmelidir.Bu nedenle Almanya, Ukrayna&#8217;yı Bundeswehr stoklarından ekipman ve silah tedarik ederek ve Alman bütçe fonlarından finanse edilen endüstriyel malzemeler sağlayarak desteklemektedir. Alman hükümeti bunu yaparken Ukrayna&#8217;nın ihtiyaçlarına odaklanıyor ve örneğin hava savunma alanında hangi alanlarda daha fazla destek verilebileceğini sürekli olarak inceliyor. Örneğin Almanya bugüne kadar üç Patriot sistemi ve dokuz Iris-T sistemi tedarik etti” </strong>ifadelerine yer verdi.<br><strong><br><a href="https://www.auswaertiges-amt.de/de/service/laender/ukraine-node/ukraine-solidaritaet-2513956" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Bakanlık açıklaması</a></strong></p>



<p>Ukrayna&#8217;ya Avrupa&#8217;dan desteğin Almanya ile sınırlı kalmadığı hem diğer Avrupa Birliği ülkelerinin hem de AB fonlarından, bir kısmı Rus şirketlerin dondurulan hesaplarından karşılanmak üzere destek verildiği biliniyor.</p>



<p>Bakanlık Avrupa Birliği&#8217;nin Rusya&#8217;ya uyguladığı amborgoyu da şu ifadelerle dikkat çekiyor: “Rusya Ukrayna&#8217;ya acımasızca saldırdığı sürece bunun sonuçları da olacaktır. Almanya ve Avrupalı ortakları buna büyük ve eşi benzeri görülmemiş yaptırımlarla karşılık verdi:Rusya&#8217;nın sermaye piyasalarına erişiminin kısıtlanması, özellikle yüksek teknoloji, sanayi ve enerji altyapısı alanlarında kapsamlı ihracat yasakları, üçüncü ülkelere yapılan sevkiyatlar için petrol fiyat sınırlaması, Rusya&#8217;dan kömür, petrol, demir ve çelik ürünleri ile altın ve elmas dahil olmak üzere geniş kapsamlı ithalat yasakları, Rus havacılık sektörüne karşı sert tedbirler ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Dışişleri Bakanı Lavrov, diğer siyasi ve askeri karar alıcılar, savaş suçluları, propagandacılar ve onları destekleyen oligark sistemine yönelik hedefli yaptırımlar. Buna ek olarak AB, Rusya&#8217;nın gelirlerini ve temel savaş mallarının tedarikini daha da kısıtlamak amacıyla Rus gölge filosuna ve üçüncü ülkelerden gelen atlatma ağlarına karşı yaptırımlar uyguluyor.”</p>



<p><strong>Şirketlerin üçte ikisi etkilendi</strong></p>



<p>Savaşın hemen başında Almanya&#8217;nın Rusya&#8217;ya ihracatının yüzde 45 azaldığı ifade ediliyor. PwC Almanya uzmanı Christian Muth, Alman sanayisi Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;daki saldırı savaşının etkilerini muntazam şekilde hissediyor. Kesintiye uğrayan tedarik zincirleri, korkunç enerji maliyetleri, artan siber saldırılar ve ödeme işlemlerindeki aksaklıklar ekonomi üzerinde aşırı bir yük oluşturuyor. Alman sanayi şirketlerinin dörtte üçü savaşın sonuçlarının faaliyetlerini önemli ölçüde etkilediğini bildiriyor. Otomotiv sektöründe ve yıllık cirosu 500 milyon Euro&#8217;nun üzerinde olan büyük şirketlerin yüzde 80&#8217;i ciddi şekilde etkilendiklerini belirtiyor.<br><br>Yapılan bir araştırmaya göre de şirketler Rusya&#8217;ya yönelik yaptırımlardan farklı derecelerde etkileniyor. Yaptırımlar öncelikle satın alma (yüzde 68) ve lojistik (yüzde 67) alanlarını etkiliyor. Şirketlerin yüzde 63&#8217;ü üretim, yüzde 62&#8217;si ise ciro üzerindeki etkileri hissediyor.</p>



<p>Şirketlerin yüzde 63&#8217;ü Ukrayna&#8217;daki savaşın istihdam üzerinde bir etkisi olduğunu düşünüyor. Yüzde 40&#8217;tan biraz azı işten çıkarma ve/veya kısa süreli çalışma korkusu yaşıyor. Sadece yüzde 37&#8217;si savaşın personel kullanımı üzerinde herhangi bir etkisi olmadığını belirtiyor. Ukrayna&#8217;daki savaştan en çok etkilenenler otomotiv sektöründeki çalışanlar (yüzde 70).</p>



<p>Araştırma şirketlerin yüzde 44&#8217;ünün Rusya&#8217;da faaliyet gösteren tesisleri ya da iş birimleri bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu şirketlerin neredeyse yarısı Rusya&#8217;daki birimlerini sattı; yüzde 48&#8217;i ise Rusya&#8217;dan tamamen çekilmeyi planlıyor. Ankete katılan şirketlerin sadece yüzde dokuzu Rusya&#8217;daki iş birimlerini muhafaza etmeyi planlıyor. Düşünülen ana çekilme seçenekleri, birimlerin tasfiyesi veya ticari faaliyetlerin geçici olarak durdurulması (her iki durumda da yüzde 46). Buna karşılık, katılımcıların yüzde 34&#8217;ü ticari faaliyetlerin geçici olarak üçüncü taraflara devredilmesini tercih ediyor.</p>



<p>Emperyal güçlerin farklı coğraflardaki nüfuz, pazar ve enerji kaynakları hükmetme bağlantılı doğrudan ya da temsili savaşları, o ülkelerdeki toplumların yanısıra kendilerini de yakından etkiliyor. Alman ekonomisindeki durgunluk da, küresel politikaların sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.  Foto: Pixabay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2025/01/ukrayna-savasi-Alman-ekonomisi800.jpg" length="140845" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
