<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Almanya &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/almanya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Apr 2026 17:46:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Almanya&#8217;da gaz enerjisine karşı protestolar</title>
		<link>https://egazete.de/almanyada-gaz-enerjisine-karsi-protestolar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:46:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays for Future]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31336</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'da #ExitGasEnterFutureExitGasEnter' adıyla 65'ten fazla kentte gaz enerjisine karşı eylemler düzenlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da 65&#8217;ten fazla yerde on binlerce kişi, Federal Hükümetin enerji politikasını protesto etti. Fridays For Future protestolarının odak noktası, gazdan vazgeçilmesi ve yenilenebilir enerjinin hızla yaygınlaştırılması talepleri oldu. Bu eylem günü, kararlı iklim koruma çabaları için düzenlenen eylem haftasının kapanışını oluşturuyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü Berlin, Hamburg, Köln ve Münih&#8217;te 80.000&#8217;den fazla kişi yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması için sokaklara dökülmüştü.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/ExitGasEnterFuture-0426-2.jpg" alt="" class="wp-image-31338" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/ExitGasEnterFuture-0426-2.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/ExitGasEnterFuture-0426-2-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/ExitGasEnterFuture-0426-2-696x392.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Fridays For Future&#8217;den Carla Reemtsmana “Almanya’nın her yerinde insanlar, kirli fosil yakıtlardan arınmış, sürekli artan maliyetlerden korkmadan yaşayabilecekleri bir gelecek istediklerini açıkça ortaya koydu. SPD ve Hıristiyan Demokratlar’ın milletvekilleri artık Katherina Reiche gibi gaz lobisiyle iç içe olmadıklarını kanıtlamalı ve gaz çılgınlığına karşı çıkmalıdır. Ekonomi Bakanı&#8217;nın planları, gaz lobisine milyarlarca avroluk hediyeler, daha fazla iklim krizi ve hepimiz için yüksek fiyatlar anlamına geliyor. Şirketler yerine insanları korumak için, pahalı ve kirli gazdan kararlı bir şekilde vazgeçilmesi ve yenilenebilir enerjinin hızla yaygınlaştırılması gerekiyor” açıklamasını yaptı   Foto: Fridays For Future</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/ExitGasEnterFuture-0426-1.jpg" length="162918" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Karaahmetoğlu&#8217;ndan Alman hükümetine barış için somut adımlar atma çağrısı</title>
		<link>https://egazete.de/karaahmetoglundan-alman-hukumetine-baris-icin-somut-adimlar-atma-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[benzin]]></category>
		<category><![CDATA[Macit Karaahmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[SPD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31274</guid>

					<description><![CDATA[Benzin fiyatlarının artık insanların gündelik yaşamını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken SPD Federal Milletvekili Karaahmetoğlu, Alman hükümetine ve AB'ye barış için somut adımlar atma çağrısında bulundu]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, artan benzin fiyatları ve yükselen yaşam maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p>



<p>Ekonomik sorunların yalnızca iç piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını belirten Karaahmetoğlu, asıl krizin küresel ölçekte derinleşen jeopolitik gerilimlerden kaynaklandığını belirterek <strong>&#8220;Petrol fiyatlarındaki her artış, doğrudan akaryakıt fiyatlarına, oradan da ısınma, ulaşım, lojistik ve gıda fiyatlarına yansımaktadır. Bugün pompadaki her bir litre benzinin fiyatının önemli bir kısmı, aslında küresel piyasalardaki spekülasyonların ve arz güvenliğine yönelik tehditlerin bir sonucudur. Bu tehditlerin en büyük kaynağı ise savaştır&#8221;</strong> ifadelerini kullandı. </p>



<p>Benzin fiyatlarının artık sadece ekonomik bir gösterge olmadığına, insanların gündelik yaşamını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken SPD&#8217;li Karaahmetoğlu, Alman hükümetine ve AB&#8217;ye barış için somut adımlar atma çağrısında bulundu. Sosyal demokrat politikacı, <strong>&#8220;Artık yalnızca ekonomik tedbirlerle fiyat artışlarını yönetmeye çalışmak yetmemektedir. Almanya, Avrupa Birliği içinde lider bir ülke olarak, savaşın yol açtığı bu maliyet artışını durdurmanın yolunun barıştan geçtiğini açıkça görmeli ve bu yönde çok daha somut, ciddi ve kararlı adımlar atmalıdır. Alman hükümeti, Avrupa Birliği üyeleriyle birlikte diplomatik girişimleri artırmalı, ateşkes çağrılarını güçlendirmeli ve barışın tesisi için aktif bir rol üstlenmelidir. Savaşın sona ermesi, yalnızca insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda Alman vatandaşlarının yaşam maliyetini düşürmenin en etkili yoludur&#8221;</strong> diye konuştu.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin tıpkı Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi İran-ABD/İsrail savaşında da bölgede barış için mücadele eden bir ülke olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, Almanya&#8217;nın bu konuda Türkiye ile işbirliğini artırması önerisinde bulunarak bölgenin yeniden istikrara kavuşması ve barışın sağlanması için Almanya&#8217;nın da aktif rol alabileceğini şu sözlerle ifade etti:<em> </em><strong>&#8220;Ekonomik istikrar ile toplumsal refah birbirinden ayrı düşünülemez. Bugün yaşanan fiyat artışlarını kalıcı biçimde dengelemek istiyorsak, bunun yolu yalnızca ekonomik tedbirlerden değil, aynı zamanda barışın tesisinden geçmektedir. Bugün atılacak adımlar yalnızca bugünü değil, yarının barış ve refahını da belirleyecektir. Bugün barış talebi sadece insani bir çağrı değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur. Sağlanan ateşkes sürdürülebilir hale getirilmeli ve diplomatik süreçler güçlendirilmelidir. Çünkü savaş devam ettikçe, bunun bedelini toplumlar ödemeye devam edecektir. Bölgesel bir güç olan Türkiye savaşın sona erdirilmesi için aktif girişimlerde bulunmaktadır. Çevresindeki savaş ve kriz durumuna rağmen bu konuda bölgenin tek istikrarlı ülkesi olmayı başaran Türkiye ile barışın sağlanması yönünde ilişkilerin artırılması ve Alman hükümetinin aktif pozisyon üstlenmesi gerekmektedir.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/macit800.jpg" length="69584" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>NSU kurbanlarının yakınları: “Almanya sağ teröre karşı mücadeleyi ciddiye almalı”</title>
		<link>https://egazete.de/nsu-kurbanlarinin-yakinlari-almanya-sag-terore-karsi-mucadeleyi-ciddiye-almali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:14:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Dortmund]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kubaşık]]></category>
		<category><![CDATA[NSU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31214</guid>

					<description><![CDATA[Dortmund'ta NSU ırkçı terör örgütünce katledilen Mehmet Kubaşık'ın anma töreninde konuşan kurbanların yakınları, “Almanya ve Federal Hükümet, bu eylemlerin sorumluluğunu üstlenmelidir. Sağcı teröre karşı mücadeleyi ciddiye almalı ve kurbanların yanında yer almalıdır” dediler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>NSU&#8217;nun katlettiği Mehmet Kubaşık, cinayetin 20. yılında Dortmund&#8217;ta anıldı. Sivil toplum kuruluşları, siyasiler, demokrat insanlar ve ailelerin katıldığı törende konuşan Mehmet Kubaşık&#8217;ın kızı Gamze Kubaşık, NSU cinayetlerinin aydınlatılmasını istedi. Kubaşık 20 yıl boyunca kendilerini babalarının kaybı kadar inciten şeylerin, cinayetin ardından yaşatılan yetkililer, toplumun bir kısmı ve medyadaki sessizlik, güvensizlik, görmezden gelme, uzun süre yanlarında olmayışının, dayanışma yerine şüpheyle yaklaşma olduğunu kaydetti. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="623" height="472" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-4.jpg" alt="" class="wp-image-31216" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-4.jpg 623w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-4-300x227.jpg 300w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></figure>



<p>Adalet sağlanıncaya kadar durmayacaklarını kaydeden Gamze Kubaşık şunları söyledi: &#8220;Bizden koparıldığın 20 yıl. Bu kaybın ne anlama geldiğini kelimelerle ifade etmek neredeyse imkansız. Seni düşünmediğim tek bir gün bile yok. Her gün seni özlüyorum. Küçük anlarda ve özellikle de büyük anlarda seni özlüyoruz. Torunlarının doğduğu sevinçli anlarda. Bir araya geldiğimizde, güldüğümüzde, yaşamak istediğimizde. Orada daima o boşluk var. Ama bu 20 yıl boyunca bizi senin kaybın kadar inciten şey, ondan sonra gelenlerdi. Sessizlik, güvensizlik, görmezden gelme, yetkililer, medya, toplumun bir kısmı. Uzun süre bizim yanımızda olmadılar. Dayanışma yerine şüpheler vardı. Açıklama yerine ihmaller vardı. Ciddiye alınmadık. Oysa biz, aileler olarak en başından beri neyin mümkün olduğunu söyledik. Faillerin ırkçı olabileceğini. Nazilerin cinayet işlediğini. Ve ben bugüne kadar kendime soruyorum. O zamanlar bizi dinleseydiler? Babamın cinayetini önleyebilir miydik? Cevabı biliyorum. Sesimizi yükselttik. Babalarımız için. Ailelerimiz için. Gerçek için. Ve tam da bu yüzden bugün burada durup açıkça söylüyoruz. Bu konuya bir son verilmemeli. Cevaplar istiyorum. Bunlar soyut talepler değil. Bu bizim hayatımız. Bizim gerçeğimiz. Bizim hakkımız. NSU davası kapanmadı. Açıklığa kavuşturulmadı. Ve daha fazla sessizlikle çözülmeyecek. Siyasi olarak çözülmesi gerekiyor. Olan biteni gören, sorumluluk üstlenen ve bizim yanımızda duran bir topluma ihtiyacı var. Adalet sağlanana kadar durmayacağız.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="641" height="317" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-5.png" alt="" class="wp-image-31217" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-5.png 641w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-5-300x148.png 300w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></figure>



<p>&#8220;<strong>Hükümet bizi ciddiye almıyor</strong>&#8220;</p>



<p>Nürnberg&#8217;te katledilen Enver Şimşek&#8217;in kızı Semiya Şimşek de Mehmet Kubaşık adının bir hayatı, umudu, bir aileyi ve nefret ve şiddete karşı uyanık kalma görevini temsil ettiğini söyledi. Mehmet Kubaşık, babası Enver Şimşek ve NSU’nun diğer cinayetlerin Almanya’nın tarihinin bir parçası olduğuna vurgu yapan Semiya Şimşek “Bu tarih asla unutulmamalıdır. Kurbanların isimleri asla unutulmamalıdır. Bugün burada bunun için bulunuyorum. 25 yıl geçmesine rağmen federal hükümet bizi ciddiye almıyor. Acımız ve ıstırabımız kabul edilmiyor. Ülkemiz Almanya ve federal hükümet, bu eylemlerin sorumluluğunu üstlenmelidir. Sağcı teröre karşı mücadeleyi ciddiye almalı ve kurbanların yanında yer almalıdır. Anmak, hatırlamak demektir. Ama aynı zamanda sorumluluk üstlenmek demektir. Adını telaffuz etmek, onu yaşatmak demektir. Unutulmasına izin vermemek demektir. Mehmet Kubaşık adı bir hayatı, umudu, bir aileyi ve nefret ve şiddete karşı uyanık kalma görevini temsil ediyor. Mehmet Kubaşık adı hafızamızda, adalet için mücadelemizde ve dayanışmacı ve insani bir toplum için ortak çabamızda kalmalıdır” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="517" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-7-600.jpg" alt="" class="wp-image-31218" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-7-600.jpg 640w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-7-600-300x242.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<p><strong>&#8220;Almanya genelinde bir anma talep ediyoruz&#8221;</strong></p>



<p>Theodoros Boulgarides&#8217;in kızı da anmanın siyasete, kurumlara ve topluma bir uyarı olduğunu söyledi. Boulgarides törende şu ifadelere yer verdi: Bugün, ırkçı şiddet sonucu bir babayı kaybetmenin ne demek olduğunu bizzat bilen dostlar ve kızlar olarak yanınızdayız. Ve bugünkü acıyı bizden daha iyi kimse anlayamaz. Acımız bizi birleştiriyor ve ruh ikizleri haline getiriyor. Anılarımız, aydınlatma ve hatırlama yolundaki ortak mücadelemizde bize yol gösteriyor. Ancak bugünkü bu anma, aynı zamanda siyasete, kurumlara ve topluma da bir uyarıdır. Anmak tek başına yeterli değildir. Sonuçlar, dürüst bir hesaplaşma ve bu tür adaletsizliklerin bir daha asla tekrarlanmaması için irade gereklidir. Hâlâ sınırsız ve tam bir aydınlatma, maddi tazminat ve Almanya genelinde anma talep ediyoruz. Hataların ortaya çıkmasından sonra sonuçlar nerede? Eksiksiz aydınlatma nerede? Resmi kurumlardaki ırkçı yapıları fark etme ve değiştirme konusunda gerçek irade nerede? Hayatlar mahvolduktan sonra tepki gösteren değil, çok geç olmadan koruyan bir politika talep ediyoruz. Dinleyen, özellikle de mağdurları dinleyen, sorumluluğunu üstlenen, önemsizleştirmeden ve kaçmadan. Devletin başarısızlığının, boş sembolik politikaya hizmet eden toplantılarda sadece tesadüfen bahsedilmesi yeterli değildir. Kurbanların isimleri, sevgili babalarımızın, eşlerimizin ve oğullarımızın isimleri bize bir yükümlülük yüklemektedir. Siyasetçileri şeffaflığa, geçmişle yüzleşmeye ve gerçek bir değişime mecbur kılarlar. Çünkü sonuçları olmayan bir anma, anlamsız kalır.&#8221;  Fotograflar: Gamze Kubaşık sosyal medya hesabı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/Dortmund-042026-2-800.jpg" length="58040" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Karaahmetoğlu’ndan ‘Gençlik krizi’ uyarısı</title>
		<link>https://egazete.de/karaahmetoglundan-genclik-krizi-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gençlik 26]]></category>
		<category><![CDATA[Macit Karaahmetoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31211</guid>

					<description><![CDATA[SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya'nın bir “gençlik krizi” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekti]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya’da  son gençlik araştırmalarından &#8220;Almanya’da Gençlik 2026&#8221; (Jugend in Deutschland 2026) raporuna dikkat çekerek, ülkenin bir “gençlik krizi” ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Federal Milletvekili Karaahmetoğlu, teşhisin ötesine geçilerek somut çözüm önerileri hayata geçirilmezse, Almanya’nın sadece genç nüfusunu değil, geleceğe dair umudunu ve rekabet gücünü de kaybedeceği uyarısında bulundu.<br><br>Karaahmetoğlu, yapılan araştırmaya göre, gençlerin yaklaşık yüzde 29’unun psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu, işsiz gençlerde bu oranın yüzde 42’ye kadar çıktığını ifade etti. Gençlerin yüzde 23’ünün borçlu olduğunu vurgulayan Federal Milletvekili, artan yaşam maliyetlerinin özellikle öğrenciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birinin de gençlerin ülkeyi terk etme eğilimi olduğunu belirten Karaahmetoğlu, “Gençlerimizin yüzde 21’i ülkeyi terk etmeyi planlarken, yüzde 41’i ise bu fikre açık olduğunu ifade ediyor. Bu oranlar, şüphesiz ki ülkemizin geleceği için korkunç bir tablo çiziyor” dedi. Bugün karşı karşıya olunan durumun tam bir “gençlik krizi” olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, bu krizin ekonomi, eğitim, istihdam ve sağlık politikalarının kesişiminde oluştuğunu belirterek, “Artık teşhisi bırakıp tedaviyi konuşma zamanıdır” ifadelerini kullandı.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="386" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/spd-macit-karaahmetoglu300.jpg" alt="" class="wp-image-30970"/></figure></div>


<p>Karaahmetoğlu, somut ve uygulanabilir çözüm önerilerini de kamuoyunun bilgisine sunduğunu söyledi.<br><br><strong>“Gençler için ekonomik güvenlik paketi oluşturulmalı”</strong><br>30 yaş altı gençler için vergi indirimi ve ilk işe giriş teşvikleri düzenlenmesi gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, öğrenci ve yeni mezunlara yönelik kira destek programlarının önünün açılması gerektiğini söyledi. Genç borçluluğunu azaltmak için ise düşük faizli, kamu destekli yapılandırma modelleri geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.<br><br><strong>“Ruh sağlığına erişimde reform şart”</strong><br>Üniversitelerde ve kamu kurumlarında ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Federal Milletvekili, psikoterapiye erişim sürelerinin kısaltılmasının da önemine dikkat çekti.<br><br><strong>“Genç istihdamı için acil eylem planı”</strong><br>Üniversite &#8211; özel sektör iş birliklerinin teşvik edilmesi gerektiğini ayrıca belirten Karaahmetoğlu, genç işsizliğini azaltmaya yönelik hedef bazlı teşvik programlarının düzenlenmesinin faydalı olacağını ifade etti.<br>Öte yandan Macit Karaahmetoğlu, yurt dışında yaşayan gençlere yönelik geri dönüş teşvik paketleri ile yüksek nitelikli gençlere yönelik hızlandırılmış kariyer programları düzenlenmesi gerektiğini söyledi ve “Gençlerin karar alma süreçlerine katılımının artırılarak kamu politikalarında genç temsil oranının yükseltilmesi gerekmektedir. Gençleri kaybetmek her anlamda umudu ve geleceği kaybetmek anlamına gelir. Gençlik krizi derinleşmeden bu alandaki reformların acil ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir„ dedi. Foto: Moshe Harosh / Pixabay</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/moshehar-friends-7016866-800.jpg" length="105996" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Eğitimde 2035’e kadar yol haritası</title>
		<link>https://egazete.de/egitimde-2035e-kadar-yol-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 18:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk çocukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31186</guid>

					<description><![CDATA[Almanya’da Türk kökenli öğrencilerin eğitimiyle ilgili “Hedef 2035, Konu Eğitim, Söz Sizin!” başlığı adı altında yapılan çalıştayda önümüzdeki 10 yıla ilişkin yol haritası ve hedefler belirlendi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Türkiye’den Almanya’ya göçün 65’nci yılı vesilesiyle Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu (ATÖF), Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTED) ve Çok Dilli Eğitim Birliği&#8217;nin (BTMB) “Hedef 2035, Konu Eğitim, Söz Sizin!” adıyla düzenlediği çalıştay, Almanya Türk Toplumu (TGD) tarafından desteklendi. Dortmund Eğitim Merkezi’ndeki çalıştaya eğitimciler, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve politikacılar katıldı.</p>



<p>Almanya’da yaşayan Türk kökenli öğrencilerin eğitim sistemindeki yerini değerlendirme, önerilerde bulunma ve uzun erimli, hedefleri belirlemek amacıyla yapılan çalıştay, düzenleyici kurumların eşbaşkanları Yücel Tuna (ATÖF), Aysun Aydemir (FÖTED), Bilge Yörenç (BTMB) ve Mehtap Çağlar’ın (TGD) konuşmalarıyla başladı.<br>Daha sonra çeşitli sivil toplum kurumlarının temsilcilerinden 54 kişi söz alarak şu konular hakkında düşünceleri ve önerilerini açıkladılar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Başarı üçgeni; Okul, veli, öğretmen işbirliği<br>*Kapsayıcılık ve fırsat eşitliği<br>*Gelecek ve dijitalleşme<br>*Dil ve çok dillilik, erişilebilir eğitim<br>*Türkçe, Anadil<br>*Sosyal kültürel ve sportif katılım<br>*Psikososyal ve kültürel boyut<br>*Öğrenci merkezli eğitim politikaları<br>*Katılım ve temsil<br>*Gençler için projeler<br>*Hukuki yapısal çerçeve</li>
</ul>



<p>Kenan Kolat’ın moderasyonunda gerçekleştirilen çalıştayın sonunda önümüzdeki dönem çalışmaları da şu başlıklar altında belirlendi:<br>-Eğitimin eyaletlerin sorumluluğunda olduğundan yola çıkılarak çalışmaların eyaletler bazında yapılması.<br>-Argümantasyon destek sistemi ve bilgi bankası kurulması<br>-“Policy Paper” siyasi yaklaşım kağıtlarının hazırlanıp sürekli güncellenmesi<br>-Tüm eyaletlerde “Ayrımcılıkla Mücadele” birimlerinin kurulması<br> “-Almanya Türk Eğitim Vakfı“ çatısı altında özel okulların kurulması<br>-”Almanya Türk Eğitim Bilim Kurulu” oluşturulması<br><br>İki günlük çalıştay düzenleyici kurumların eşbaşkanları Yadel Oktay Coşkun (ATÖD), Kemal Ülker (FÖTED) ve Zülfü Gürbüz (BTMB) konuşmalarıyla tamamlandı. Eşbaşkanlar çalıştayın bir ilk olmasına rağmen başarılı geçtiğini, eğitim konusunda bir yol haritasının çizildiğini vurguladılar. (gk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/hedef2035-800.jpeg" length="179313" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Almanya&#8217;da 18 ve 24 Nisan&#8217;da iklim grevi var</title>
		<link>https://egazete.de/almanyada-18-ve-24-nisanda-iklim-grevi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:52:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim grevi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31182</guid>

					<description><![CDATA[İklim politikasının değiştirilmesi için sık sık eylemler düzenleyen fridaysforfuture.de, 18 ve 24 Nisan&#8217;da eylemler yapılacağını duyurdu. İklim aktivistleri 18 Nisan&#8217;da Berlin, Hamburg, Köln ve Münih kentlerinde yenilebilir enerji için sokağa çıkacak. İklim aktivisteleri, &#8220;Ekonomi Bakanı Katherina Reiche (CDU) enerji dönüşümüne saldırıyor – ancak toplumun her kesiminden bir direniş oluşuyor. 18 Nisan&#8217;da yenilenebilir enerjiler için Berlin, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İklim politikasının değiştirilmesi için sık sık eylemler düzenleyen <a href="https://fridaysforfuture.de/aktionstag-24-4-2026/" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>fridaysforfuture.de</strong></a>, 18 ve 24 Nisan&#8217;da eylemler yapılacağını duyurdu. İklim aktivistleri 18 Nisan&#8217;da Berlin, Hamburg, Köln ve Münih kentlerinde yenilebilir enerji için sokağa çıkacak.  İklim aktivisteleri, &#8220;Ekonomi Bakanı Katherina Reiche (CDU) enerji dönüşümüne saldırıyor – ancak toplumun her kesiminden bir direniş oluşuyor. 18 Nisan&#8217;da yenilenebilir enerjiler için Berlin, Hamburg, Köln ve Münih&#8217;te gösteriler düzenleyerek bu direnişi sokaklara taşıyoruz. Toplumun her kesiminden insanlar yan yana gösteri yapacak: kiracılar ve şirketler, iklim savunucuları ve zanaatkarlar. Temiz enerji için, bağımsızlık için, fosil yakıt lobisinin politikasına karşı. Sen de katıl!&#8221; çağrısı yaptılar. </p>



<p>Çağrıda yenilebilir enerji dönüşümüyle ilgili şu görüşe de yer verildi: <em>&#8220;Enerji politikası birçok kişiye soyut bir kavram gibi gelse de, artan fiyatları herkes günlük yaşamında doğrudan hissediyor. Özellikle şu anda durum çok net: Akaryakıt, ısınma, gıda; tüm bunlar İran savaşı ve fosil yakıtlara bağımlılık nedeniyle zaten pahalı ve fiyatlar daha da artacak. Siyasi kararların insanlara bugün ve gelecekte gerçekte neye mal olduğunu ortaya koyuyoruz.</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="389" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/energiewende_karte_demos600.jpg" alt="" class="wp-image-31183" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/energiewende_karte_demos600.jpg 600w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/energiewende_karte_demos600-300x195.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p><strong>Neden enerji dönüşümünü savunuyoruz</strong></p>



<p><em>Ekonomi Bakanlığı&#8217;nın planları, yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını frenliyor ve temiz, güvenli ve uygun fiyatlı bir enerji geleceğini tehlikeye atıyor. Özellikle savaşlar, krizler ve şiddetli fiyat artışlarının yaşandığı dönemlerde şunu görüyoruz: Petrol ve gaz bizi bağımlı ve şantaja açık hale getiriyor. Yenilenebilir enerjiler, tüketicileri fosil yakıtların maliyet tuzaklarından koruyor, bağımsızlığımızı güçlendiriyor ve iklim krizine en iyi cevap.</em></p>



<p><strong>Fosil yakıt bağımlılığı: pahalı ve güvensiz</strong></p>



<p><em>Yükselen enerji fiyatları, jeopolitik krizler ve otoriter rejimler, fosil yakıtların ne kadar riskli olduğunu bize gösteriyor. Petrol ve gaz maliyetleri artırıyor ve Almanya&#8217;yı savunmasız hale getiriyor. Yenilenebilir enerjiler, arz güvenliği, istikrarlı fiyatlar ve enerji tedarikimiz üzerinde daha fazla demokratik kontrol anlamına geliyor.</em></p>



<p><strong>Talep ettiklerimiz</strong></p>



<pre class="wp-block-code"><code><em>Güneş ve rüzgar enerjisinin yaygınlaştırılmasında daha fazla hız
Dağıtım şebekeleri ve depolama tesislerinin hızla artırılması ve elektrik şebekelerinin dijitalleştirilmesi
Güçlü bir Avrupa enerji dönüşümü endüstrisi
Herkes için daha az elektrik vergisi ve ısı pompaları için daha ucuz elektrik"</em></code></pre>



<p><strong>24 Nisan&#8217;da Almanya&#8217;nın dört bir yanında</strong></p>



<p>Aktivistler, 24 Nisan&#8217;da ise Almanya&#8217;nın dört bir yanında seslerini duyuracaklarını belirttiler. Aktivistlerin çağrısında <strong>&#8220;İklim koruma ve sosyal adalet, “olsa iyi olur” türünden şeyler değil, siyasi bir zorunluluktur!&#8221;</strong> ifadesine yer verildi.</p>



<p>Aktivistlerin 24 Nisan açıklaması şöyle: <em>&#8220;Enerji politikası birçok kişiye soyut bir kavram gibi gelse de, artan fiyatları herkes günlük yaşamında doğrudan hissediyor. Özellikle şu anda durum çok net: Akaryakıt, ısınma, gıda; tüm bunlar İran savaşı ve fosil yakıtlara bağımlılık nedeniyle zaten pahalı ve fiyatlar daha da artacak. Siyasi kararların insanlara bugün ve gelecekte gerçekte neye mal olduğunu ortaya koyuyoruz.</em></p>



<p><em>Hazırız: 18 Nisan&#8217;da dört Alman metropolünde geniş bir ittifak olarak sokağa çıkacağız. Berlin, Hamburg, Köln ve Münih&#8217;te, enerji dönüşümünün yıkılmasına karşı direnişin ne kadar geniş olduğunu göstereceğiz. Bir hafta sonra, 24 Nisan&#8217;da, protestoyu tüm ülkeye taşıyacağız!</em></p>



<p><em>Hedef: Her seçim bölgesinde bir eylem! Mesajı doğrudan parti ofislerine ve politikacılara ulaştırıyor ve şunu açıkça ortaya koyuyoruz: İklim koruma ve sosyal adalet, “olsa iyi olur” türünden şeyler değil, siyasi bir zorunluluktur!&#8221;</em></p>



<p>Foto: Fridaysforfuture (arşiv)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/04/energiewende_karte_demos600.jpg" length="61541" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Yüzde 84 hükümetten memnun değil</title>
		<link>https://egazete.de/yuzde-84-hukumetten-memnun-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[federal hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31179</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'da hükümetten memnun olmayanların oranı arttı. Aşırı sağcı AfD'nin oy oranı ise iki puan artışla yüzde 25'e ulaştı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da yapılan kamuoyu araştırmasına göre halk, &#8220;Büyük koalisyon&#8221;u oluşturan Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD)&#8217;den uzaklaşıyor. Kamuoyu araştırmaları kuruluşu Infratest dimap&#8217;ın açıkladığı son anket sonuçlarına göre aşırı sağcı Almanya için Alternatif &#8216;AfD), yüzde 25&#8217;e ulaşıyor.</p>



<p>Anket sonuçları göre Federal Hükümet&#8217;i oluşturan büyük ortak  Hristiyan Birlik partilerini (CDU ve CSU) yüzde 26, Sosyal demokratları  (SPD) ise yüzde 12 düzeyinde gösteriyor</p>



<p>Son açıklanan ankete göre CDU/CSU ve SPD, Mart ayı başından beri ikişer puan kaybetti. Bu aynı zamanda SPD&#8217;nin,  2019 yılı Ağustos ayından bu yana ulaştığı en kötü sonuç anlamına geliyor.</p>



<p>AfD ile CDU&#8217;dan birinci parti yarışı</p>



<p>Aşırı sağcı AfD, &#8220;Bu Pazar günü seçimler yapılsa kime oy verirsiniz?&#8221; sorulu ankette iki puan artışla yüzde 25 oy oranına ulaşıyor.</p>



<p>Yeşiller 1 puanlık artışla yüzde 14, Die Linke (Sol Parti) de yine 1 puanlık artışla yüzde 10&#8217;a yükseliyor. Sol Parti&#8217;den ayrılan Sahra Wagenknecht (BSW) grubu ile Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 3&#8217;er oyla yüzde beşlik seçim barajını aşamıyor.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saatler bir saat ileri alınıyor</title>
		<link>https://egazete.de/saatler-bir-saat-ileri-aliniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 20:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[yaz saati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31150</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'da bu gece saatler 02.00’den 03.00’e getirilerek, bir saat ileri alınmış olacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu gece Avrupa ülkelerinin hemen hepsi yaz saati uygulamasına geçiyor. Her sene olduğu gibi mart ayının son cumartesini pazara bağlayan gece, yani bu gece saatler 02.00’den 03.00’e getirilerek, bir saat ileri alınmış olacak. Böyle Almanya gibi Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasındaki saat farkı bire inecek.<br>Avrupa&#8217;daki yaz saati uygulaması, 29 Mart pazar sabahında bir saat eksilme anlamına gelse de yaz ayları boyunca gün ışığından daha çok yararlanmak amacıyla yapılıyor. Dijital aletlerin büyük çoğunluğunda saatler kendiliğinden yaz &#8211; kış uygulamasına geçiyor. Analog saatleri bizzat değiştirmek gerekiyor. Avrupa&#8217;daki yaz saati uygulaması ekim ayının son pazar günü, yani 25 Ekim’de sona erecek.<br>Avrupa’daki yaz saati uygulaması Avrupa Birliği’nin tüm üye ülkeleriyle, Birleşik Krallık, İsviçre, Norveç ve Ukrayna’da yürürlükte. İzlanda, Rusya ve Belarus bu uygulamanın dışında. Türkiye de mevsimsel saat değişikliği yapmayan ülkelerden. Türkiye’de hükümet 2016’da aldığı kararla yaz saati uygulaması kalıcı hale getirilmişti. Bu durum Avrupa ile olan saat farklarını doğrudan etkiliyor.<br>Yarından itibaren Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki saat farkları şöyle olacak:<br>1 saat fark: Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, İspanya (ana kara), İtalya, İsveç, Norveç, Çekya, Slovakya, Slovenya, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova (kış saati döneminde bu ülkelerde Türkiye arasındaki saat farkı ikiydi).<br>2 saat fark: Birleşik Krallık, Portekiz, İrlanda.<br>0 saat fark: Finlandiya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya.<br>Türkiye ile Rusya arasındaki saat farkı da (Moskova esas alındığında) iki ülke aynı zaman diliminde bulunduğu için 0. Aslında Rusya çok geniş bir coğrafyaya yayıldığı için 11 farklı saat dilimi kullanıyor. Türkiye ile Moskova arasında saat farkı yok, ancak ülkenin doğusuna gidildikçe saat farkı artıyor…</p>



<p>AVRUPA KALDIRMAK İSTİYOR AMA</p>



<p>Gün ışığından daha fazla yararlanarak, elektrik tüketimini azaltmak amacıyla Avrupa’da başlatılan “yaz/kış saati” uygulamasına Türkiye de uzun yıllar katılmıştı. Ancak hükümet bu yolla sağlanan tasarrufun beklenen düzeyde olmadığını ileri sürerek, aynı gerekçeyle, yani “gün ışığından daha fazla yararlanmak” ve ayrıca “günlük yaşamı kolaylaştırmak” için bu uygulamayı kaldırmıştı.<br>Üç farklı saat dilimine yayılan Avrupa Birliği’nde de mevsimsel saat değişiklikleri uygulamasının kaldırılması konusu yıllardır gündemde. Ancak üye devletler arasındaki uyumsuzluklar ve siyasi çekişmeler nedeniyle şimdiye kadar bu konuda bağlayıcı karar alınamıyor.<br>Avrupa Birilği Komisyonu, 2018’de bu uygulamanın kaldırılmasını önermiş, Avrupa Parlamentosu da 2019’daki oylamayla bu öneriyi desteklemişti. Anncak üye devletler arasında hangi zaman diliminin kalıcı olacağı konusunda bir uzlaşma sağlanamadığı için süreç kilitlenmiş durumda. Şu anki tabloya göre Avrupa Birliği’nin “yaz / kış saati” uygulamasını sürdürmeye daha yatkın olduğu görülüyor. Ancak İspanya ve Finlandiya gibi ülkelerin baskısı nedeniyle konu tamamen kapanmadı.</p>



<p>SAĞLIĞA VE EKONOMİYE ZARARLI</p>



<p>Yaz saati uygulamasının yararlı olup olmadığı uzun süredir tartışılıyor. Bu konudaki araştırmaların büyük bölümü saatlerin yılda iki kez değiştirilmesinin sağlık, güvenlik ve ekonomi açısından belirgin zararlar yarattığını gösteriyor.<br>Uygulamayı sağlığa etkisi açısından inceleyenler uzmanların öne çıkardığı hususlar şöyle:<br>• Mevsimsel saat değişimlerinin sirkadiyen ritmi (insanın 24 saatlik doğal biyolojik döngösü) bozduğunu, bunun da inme ve obezite riskini artırdığı ileri sürülüyor. Ayrıca kalıcı bir zaman dilimine geçmenin (özellikle kalıcı standart saat) daha sağlıklı olacağını vurgulanıyor.<br>• 36 ülkeyi kapsayan bir başka araştırmanın sonuçları ilkbaharda saatlerin ileri alınmasının kalp krizi ve trafik kazası riskini artırdığını, sonbaharda geri alınmanın ise bazı riskleri azalttığını ancak başka sorunlar yarattığını gösteriyor .<br>• ABD ve İsveç verilerine dayanan bir diğer çalışmaya göre saat değişimi kalp-damar hastalıkları, yaralanmalar, ruhsal bozukluklar ve bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlarda artışa yol açıyor.<br>Yaz saati uygulamasının tarihsel gerekçesi enerji tasarrufuydu, ancak son yıllardaki araştırmaların sonuçları bu iddiayı desteklemiyor:<br>Yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağlamıyor, aksine klima kullanımı ve ulaşım nedeniyle enerji tüketimi daha da artıyor. Ayrıca uygulamanın karbon emisyonlarını yükselttiği vurgulanıyor .<br>Bir diğer araştırma yaz saati uygulamasının uyku, fiziksel sağlık, stres ve ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını, bunun da ekonomiye kişi başı 750 euroyu aşan bir maliyet yükleyebileceğini gösteriyor.<br>Bazı uzmanlar ve özellikle perakende satış sektörü, açık hava etkinlikleri düzenleyenler ise yaz saati uygulamasını savunuyor. Ayrıca akşam saatlerinde daha fazla gün ışığı olması nedeniyle suç oranlarında azalma görüldüğü ve insanların dışarıda daha fazla zaman geçirmesi gibi olumlu etkiler söz konusu olduğuna dikkat çekiliyor.<br>Ancak uzmanların çoğunluğu yılda iki kez saat değiştirmenin hem sağlık, hem ekonomi ve hem de toplumsal düzen açısından sakıncalı buluyor ve özellikle “kış saati”ni esas alan kalıcı standart saatin en verimli seçenek olduğunu savunuyor. Yani Türkiye’nin 2016’dan beri yaptığı gibi kalıcı yaz saatine geçmek, saat değiştirmenin zararlarını ortadan kaldırıyor, ancak bu durum biyolojik saatle en uyumlu seçenek değil. (gk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Almanya-Saat-ileriye-alinacak800.jpeg" length="42881" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hessen eyaleti sandık başına</title>
		<link>https://egazete.de/hessen-eyaleti-sandik-basina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 17:02:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Hessen]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31091</guid>

					<description><![CDATA[Hessen'de bu pazar günü, 421 il, ilçe, belde ve mahallede kurulacak sandıklarda 24 parti ve 555 seçmen girişiminden yüzlerce aday  yarışacak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Almanya’nın önemli eyaletlerinden Baden Württemberg’deki eyalet meclisi ve Bavreya’daki yerel seçimlerinin ardından Hessen eyaletinde de bu pazar günü yerel yöneticileri ve meclisleri için  sandığa gidiliyor. </p>



<p>Hessen İstatistik Dairesi’nin verdiği bilgilere göre Almanya ve Avrupa Birliği vatandaşlığı olan yaklaşık 4,8 milyon seçmen oyunu kullanabilecek. Toplam 421 il, ilçe, belde ve mahallede 24 parti ve 555 seçmen girişimi yüzlerce adayla yarışıyor. Seçimlerde önümüzdeki beş yıl boyunca yerel yönetimlerde söz sahibi olacak meclislerin üyeleriyle, buna ek olarak aynı gün başta Hanau olmak üzere Hessen’in 23 kentinin belediye başkanları seçilecek. Frankfurt, Wiesbaden gibi birçok kentte belediye başkanlığı seçimleri önceki yıllarda yapılmıştı. Pazar günü eyaletin birçok şehrindeki yabancılar meclisleri için de seçimler yapılacak. Hessen eyaletindeki yasalara göre en az 1000 yabancının ikamet ettiği yerel birimlerde yabancılar meclisi kurulabiliyor.</p>



<p>CDU, AfD, SPD, Yeşiller, FDP, Sol Parti, Volt, BSW, Haimat (eski NPD) gibi bilinen partiler bir çok yerel birimde seçime girerken, bazı yerlerde oy pusulalarında “İlerleme Partisi” (PdF), “Bahçe Partisi”, “Pro Oto Partisi” gibi ilginç partiler de adaylarıyla yer alıyorlar. Frankfurt’un kendisi ve Türkiye kökenli eski eşi hakkındaki makamını kötüye kullanma gibi suçlamalar sonucu halk oylamasıyla görevinden alınan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann da “Frankfurt Sosyal” adı altında kurduğu girişimle seçime giriyor. Feldmann’ın girişiminin listesinde çok sayıda Türkiye kökenli aday yer alıyor.</p>



<p>Bazı yerlerde seçilecek temsilcilerin sayısı çok fazla olduğu için seçmenler oy verirken metrelerce uzun pusulaları doldurmaları gerekecek. Örneğin seçimde Frankfurt’ta yaklaşık 100 belediye meclisi üyesinin seçimi söz konusu. Bunun için toplam 1120 aday seçime giriyor. Bunun sonucu olarak seçmenlerin beğendikleri adaylara tercih oyunu kullanabilmeleri için metrelerce uzayan oy pusulaları dağıtılacak.<br>Seçime giren adaylar arasında başta Türkiye kökenliler olmak üzere çok sayıda göçmen politikacı da yer alıyor.<br>Aşırı sağcı partiler hariç birçok partinin aday listesinde çok sayıda Türkiye kökenli göçmen de yer alıyor. Bu adaylardan bazıları listelerin ön sıralarında yer aldığı için seçilme şansı neredeyse kesin gibi. Bazı adaylar da seçmenlerin tercih oylarıyla listelerde sıralamadaki yerlerini değiştirmeyi hedefliyorlar. Partilerin federal düzeydeki tanınmış isimleri de zaman zaman yerel adayları tanıtmak ve destek vermek için seçim kampanyalarına destek verdiler.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Hessen-yerel-secimleri2-022026-800.jpeg" alt="" class="wp-image-31092" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Hessen-yerel-secimleri2-022026-800.jpeg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Hessen-yerel-secimleri2-022026-800-300x169.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Hessen-yerel-secimleri2-022026-800-696x392.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Örneğin Frankfurt Şehir Meclisi’ne SPD listesinden aday olan Hilal Arslan, çalışmaları sırasında partinin Federal Meclis Grup Başkan Yardımcısı Armand Zorn’dan destek aldı. Son iki genel seçimde Frankfurt’tan iki kez direkt aday olarak Federal Meclis’e seçilen göçmen kökenli milletvekili Zorn, CHP Frankfurt Birliği’nin lokalinde düzenlenen kahvaltılı toplantıya katılıp, partisinin adaylarına ve Arslan’a destek istedi.<br>Seçim kampanyası sürecinde Hessen’deki çeşitli göçmen örgütleri de partilerin göçmen kökenli adaylarıyla toplantılar düzenleyerek bir yandan onların kendilerini ve programlarını tanıtmalarına olanak verirken, diğer yandan da seçilmeleri durumunda yer alacakları meclislerde üzerinde durmalarını istedikleri talepleri ilettiler. </p>



<p>Geçtiğimiz yıl kuruluşunun 60’ncı yılını geride bırakan Frankfurt Halkevi’ndeki seçim toplantısına Yeşiller, SPD, Sol Parti ve BSW’nin adayları katıldı. Halen Frankfurt Şehir Meclisi’nin başkanlığı görevini yürüten Hilime Arslaner, bu seçime SPD’den katılan eski Hessen Eyalet Milletvekili Mürvet Öztürk, Sol Parti’den Deniz Avan ve BSW’nin liste başı adayı Eyüp Yılmaz, göçmenlerin demokratik katılım süreçlerinde daha aktif olarak yer alması gerektiğini savundular. (gk)</p>



<p>Frankfurt’ta seçime giren adayların listesi:<br>file:///C:/Users/DELL/Downloads/AB2026_Nr_S2%20Wahlvorschlaege%20Kommunalwahl%202026.pdf</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/03/Hessen-yerel-secimleri2-022026-800.jpeg" length="144952" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Hanau anması: Almanya&#8217;da faşizm tehlikesi var!</title>
		<link>https://egazete.de/hanau-anmasi-almanyada-fasizm-tehlikesi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 13:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[Hanau]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31060</guid>

					<description><![CDATA[10 göçmenin katledildiği Hanau'da, artan aşırı sağ tehlikesine ve kurumsal ırkçılığa dikkat çekilerek tüm Almanya'dan parlamento ve sokaklarda ırkçılara karşı açık ve kararlı bir tavır istendi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>HANAU</strong></p>



<p>Hanau’da ırkçı saldırganın altı yıl önce katlettiği göçmenler Ferhat Ünvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovic, Mercedes Kierpacz, Kaloyan Velkov, Vili Viorel Pun, Said Nasser El Hashemi ile saldırıda ağır yaralı olarak kurtulan ancak geçtiğimiz Ocak ayında hayatını kaybeden İbrahim Akkuş, Almanya&#8217;nın yüze yakın kentinde anıldı.</p>



<p>Anmalarda katledilen göçmenlerin adlarının görünür kılınması, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve adaletin sağlanması talep edilerek artan aşırı sağa ve terörüne ve kurumsal ırkçılığa dikkat çekildi. Anmalarda Hanau katliamının psikolojik sorunu olan bir kişinin gerçekleştiği münferit bir olay değil değil, son 40 yılda 200&#8217;ün üzerinde göçmenin hayatına mal olan ırkçı saldırıların bir parçası olduğu vurgulandı.</p>



<p>Anmalar, 19 Şubat günü Hanau, Offenbach ve Ditzenbach mezarlıklarında, akşam saatlerinde gençlik yas yürüyüşü ve suç mahallinde mitingle devam etti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-2-800.jpg" alt="" class="wp-image-31061" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-2-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-2-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-2-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Çetin Gültekin: Bu faşist çığ durdurulamaz görünüyor</strong></p>



<p>Hanau Markplatz&#8217;da 6 gençlik örgütlerinin birlikte düzenlediği yürüyüş ve mitinge de binlerce kişi katıldı.</p>



<p>Markplatz&#8217;da yapılan gösteride gençlik örgütleri, yakınlarını kaybeden ailelerin hiçbir talebinin kabul edilmediğine dikkat çektiler. Kent yönetimine ailelere gerçek anlamda destek vermesini isteyen gençlik örgütleri temsilcileri, ailelerle birlikte olayın aydınlatılması, devlet ve emniyet mensupları dahil olayda sorumluluğu olanlardan hesap sorulması, hatırlama işlevi için merkezi bir meydanda heykel dikilmesi taleplerinden de vaz geçmeyeceklerini, birlikte artan aşırı sağ ve kurumsal ırkçılığa karşı mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdular.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-3-800.jpg" alt="" class="wp-image-31063" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-3-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-3-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-3-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Almanya&#8217;da hızla artan ırkçılık ve aşırı sağ tehlikesine dikkat çeken Gökhan Gültekin&#8217;in abisi Çetin Gültekin, eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimlerde aşırı sağcı AfD&#8217;nin eyalet hükümetlerine dahil olduğunda, bu faşizme doğru atılmış yeni bir adım olacağını savundu. Çetin Gültekin, <strong>“Nerede hata yaptık ki bu parti son yıllarda giderek güçlendi çok merak ediyorum. Ve yaklaşan felaketi durdurmak için ne yapabiliriz?” </strong>diye sordu</p>



<p>Çetin Gültekin konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Aşırı sağın sesinin giderek yükseldiğini, seçim sonuçlarının sadece Almanya&#8217;da değil, her yerde giderek arttığını görüyoruz. Hanau olayından sonra bile sağa kayışı durduramadığımızı kabul etmeliyiz. Aksine, bu faşist çığ bugün her zamankinden daha durdurulamaz görünüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-4-800.jpg" alt="" class="wp-image-31065" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-4-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-4-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-4-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Yaklaşan felaketi durdurmak için ne yapabiliriz?</strong></p>



<p>Almanya&#8217;da aşırı sağcı bir partinin demokratik yollarla merkezi iktidar pozisyonlarına gelme tehlikesi hiç bugünkü kadar büyük olmamıştı. Eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimlerde AfD eyalet hükümetlerine girerse, bu faşizme doğru atılmış yeni bir adım olacaktır. Nerde hata yaptık ki bu parti son yıllarda giderek güçlendi, çok merak ediyorum. Ve yaklaşan felaketi durdurmak için ne yapabiliriz?</p>



<p>Bavyera&#8217;daki AfD, ABD&#8217;deki benzer bir polis grubu kurmayı ve sözde geri göç programını uygulamaya koymayı talep etti. Şimdiden Almanya&#8217;da ve Hanau&#8217;da, 20 yıl veya daha uzun süredir burada yaşayan insanların sınır dışı edilmesini, bizi hayrete düşüren uygulamalarını yaşıyoruz. Yani İCE, giderek daha acımasız hale gelen bir sınır dışı etme makinesi, yakın gelecekte Almanya&#8217;da da görülecek bir tablo haline gelecek.“</p>



<p>ABD&#8217;de sınırdışı polisine karşı yapılan protestoların direnişin mümkün ve başarılı olabileceğini gösterdiğini kaydeden Gültekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Minneapolis&#8217;teki direniş, ırkçı şiddete karşı günlük direniş, bizim örnek ve rol modelimiz olmalıdır. Giessen&#8217;de AfD gençliğine karşı protestolar önemliydi. 4 Temmuz&#8217;da AfD, Erfurt&#8217;ta parti kongresini yapacak. Wiedersetzen İnisiyatifi ve pek çok grup, protesto çağrısı yaptı. Biz hepimiz orada olmalıyız.</p>



<p>Vaz geçemeyiz, vaz geçmemeliyiz. Bugün burada anmamızı yapalım ve faşizme ve ırkçılığa karşı mücadelemizde devam edelim. Anmak demek değiştirmek demektir.“</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-6-800.jpg" alt="" class="wp-image-31064" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-6-800.jpg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-6-800-300x169.jpg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-6-800-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Mağdurlara kulak verilmeli</strong></p>



<p>Sedat Gürbüz&#8217;ün annesi Emiş Gürbüz de “Sizi kurbanlar olarak değil, ırkçı bir katil tarafından öldürülen insanlar olarak hatırlıyoruz. Oğlum, adın unutulmamalı, ölümünüz sonuçsuz kalmamalı.</p>



<p>Diğerleri görmezden geldiğinde sesimizi yükseltmekle size karşı sorumluyuz. Nefretin önemsizleştirilmesine karşı çıkmakla size karşı sorumluyuz. Sorumluların hesap vermesi için size karşı sorumluyuz. Ve kimsenin kendisi olmakta korkmaması gereken bir toplum yaratmakla size karşı sorumluyuz.</p>



<p>Sedat Gürbüz&#8217;ün annesi olarak, adalet, aydınlatma ve gereğinin yapılması için mücadeleye devam edeceğim.</p>



<p>Hanau şehri hala sorumluluk almadı. Neyi bekliyorlar?<br>Almanya uyanmalı ve parlamentoda ve sokaklarda ırkçılara karşı açık ve kararlı bir tavır sergilemelidir.<br>Aşırı sağcı bir hükümetin tehlikesinin gerçek olduğu bir dönemde, açıkça söylüyoruz: Bir daha asla.<br>Mağdurlara kulak verilmesi ve onlara gerçek bir dayanışma gösterilmesi talep ediyoruz.<br>Bu toplumun eşit bir parçası olarak kabul edilmediğimiz sürece, aşırı sağcı şiddet, ırkçılık, antisemitizm ve dışlanma devam edecek. Bunlar istisna değil, bu durumun bir parçası.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/02/Hanau_022026-2-800.jpg" length="113594" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
