<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Almanya &#8211; Almanya Haberleri &#8211; Egazete.de</title>
	<atom:link href="https://egazete.de/almanya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egazete.de</link>
	<description>Almanya&#039;nın Türkçe Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Sep 2026 21:25:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.8</generator>
	<item>
		<title>Elif bir ilki başardı!</title>
		<link>https://egazete.de/elif-bir-ilki-basardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 21:17:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Die Linke]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Eralp]]></category>
		<category><![CDATA[Sol Parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31882</guid>

					<description><![CDATA[Berlin eyalet seçimleri Sol Parti ve başbakan adayı Elif Eralp'in zaferiyle sonuçlandı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da ırkçı AfD partisinin açık ara birinci parti geldiği Saksonya Anhalt eyalet meclisi seçimlerinin ardından yapılan Berlin ve Mecklenburg Vorpommern eyaletlerinde seçimleri yapıldı. Berlin&#8217;de Elif Eralp&#8217;in başbakan adayı olduğu Sol Parti (Die Linke), oyların yüzde 25,1&#8217;ni alarak tarihinde ilk kez birinci parti oldu. Eralp partisinin oylarını yüzde 12 oranında artırmayı başardı. Oyları yüzde 9 düşen eyalet hükümetinin ortağı CDU ise yüzde 19,2 ile ikinci sıraya düştü. Berlin eyalet hükümetinin diğer ortağı SPD de yüzde 12 (yüzde -6,4) ile alt sıralarda yerini aldı. Yeşiller yüzde 14,3 (-yüzde 4,1) oy alırken aşırı sağcı  AfD, yüzde 15,8 (+6,7) ile Berlin&#8217;in üçüncü büyük partisi oldu. Kesin olmayan sonuçlara göre Sahra Wagenknecht&#8217;in partisi BSW, 4,9 ile parlamento dışı kaldı.</p>



<p><strong>&#8220;Sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi&#8221;</strong></p>



<p>12 Eylül darbesinden kaçan göçmenin kızı, hukukçu Elif Eralp hükümet görevi verilmesi halinde Almanya&#8217;nın ilk Türk asıllı kadın eyalet başbakanı olacak. Berlin&#8217;in konut sorununa çözüm vaadiyle seçim yarışına katılan Eralp, zaferden sonra <strong><em>&#8220;Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor&#8221;</em></strong> diyerek sevincini paylaştı.</p>



<p>Elif Eralp Alman birinci kanalı ARD&#8217;ye de seçmenlerin kendisine ve Sol Parti&#8217;ye, Berlin&#8217;de daha adil bir yaşam için yeni bir sayfa açma görevi verdiğini söyledi. Eralp, Berlin eyalet başbakanı olmak istediğini belirterek kentte ayrım yapmaksızın bütün insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasını hedeflediğini söyledi.</p>



<p>Eralp, partililere yönelik konuşmasını ise Türkçe, <em><strong>&#8220;Tarih yazdık arkadaşlar&#8221;</strong></em> ifadesiyle tamamladı.</p>



<p><strong>Emlak şirketlerinin konutlarını kamulaştırmak istiyor</strong></p>



<p>Eralp ve Sol Parti Berlin&#8217;de vaatleri arasında konut sorununa yönelik olarak kira artışlarını sınırlayacak bir &#8220;kira tavanı&#8221; yer aldı. Eralp sık sık özel konut piyasasında kiraların gelişi güzel artırılması ile yüksek kiralarla mücadele edecek bir eyalet birimi kurulmasını, büyük emlak şirketlerinin elindeki konutların kamusallaştırılmasını hedeflediklerini ifade etti.</p>



<p>Berlin&#8217;de <strong>26 Eylül 2021 tarihinde </strong>genel seçimlerle aynı anda yapılan bağlayıcı olmayan referandumda seçmenlerin <strong>%56,4&#8217;ü</strong> büyük gayrimenkul şirketlerinin kamulaştırılması teklifine &#8220;Evet&#8221; demişti. </p>



<p><strong>CDU parlamento dışı!<a href="https://www.sueddeutsche.de/projekte/artikel/politik/landtagswahl-mecklenburg-vorpommern-2026-wahlergebnisse-live-e674633/" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></strong></p>



<p>Mecklenburg Vorpommern eyaletinde ise aşırı sağcı AfD, yüzde 38,1 ( +21,4)ile birinci parti oldu. Anketlerde yüzde 19&#8217;a kadar düştüğü görülen SPD ise son günlerde yaptığı atak seçim kampanyası ile yüzde 35,5 (-4,1) oranında oy aldı. Eyalette Sol Parti ile Yeşiller de oy kaybetti. Sol Parti yüzde 6,5 (-3,4), Yeşiller ise yüzde 5,6 (-0,7) oranında oy alabildi. Yüzde 4,9 (-8,4) ile parlamento dışı kalan CDU ise tarihi bir hezimete imza attı. CDU&#8217;nun daha önce en düşük oy oranı Bremen&#8217;de 1951 yılında yüzde 9, Hamburg&#8217;ta 2020 yılında yüzde 11,2 ve Brandenburg&#8217;ta 2024 yılında 12,1 olmuştu. CDU&#8217;nun art arda aldığı kötü sonuçların Federal Başbakan Friedrich Merz&#8217;in üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.</p>



<p><a href="https://www.sueddeutsche.de/projekte/artikel/politik/landtagswahl-mecklenburg-vorpommern-2026-wahlergebnisse-live-e674633/" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/09/Elif-Eralp800.jpg" length="90287" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mızrak artık çuvala sığmıyor&#8217;</title>
		<link>https://egazete.de/mizrak-artik-cuvala-sigmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 19:56:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[AfD]]></category>
		<category><![CDATA[geri göç]]></category>
		<category><![CDATA[Macit Karaahmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[sınır dışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31880</guid>

					<description><![CDATA[SPD'li Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD'li Ulrich Siegmund’un savunma sanayisi silahlarını “geri göç” ve sınır dışı etmede kullanabileceklerini dair sözlerine 
“AfD’yi anlamak için artık satır aralarını okumaya gerek kalmadı. Kendileri söylüyorlar. Mızrak artık çuvala sığmıyor." diye tepki gösterdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD’nin Saksonya-Anhalt Başbakan adayı Ulrich Siegmund’un savunma sanayisi üretimini “geri göç” ve sınır dışı etme politikasıyla ilişkilendiren açıklamasına sert tepki gösterdi.</p>



<p>SPD&#8217;li Karaahmetoğlu, <em>“AfD’yi anlamak için artık satır aralarını okumaya gerek kalmadı. Kendileri söylüyorlar. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Bugün hâlâ ‘Bizi kastetmiyorlar’ diyenler varsa yarın ‘Bunu nasıl göremedik?’ dememek için bugün uyarıları dikkatle dinlemeliler”</em> dedi.</p>



<p>Karaahmetoğlu Ulrich Siegmund’a da <em>&#8220;İktidara geldiğiniz zaman göçmenleri silah zoruyla evlerinden alıp sınır dışı etmeyi mi düşünüyorsunuz?”</em> sorusunu yöneltti.</p>



<p>Siegmund, eyalet sınırları içindeki savunma sanayisi ürünlerinin üretimini neden desteklediğini anlatırken, gelecekte gerçekleştirilecek “geri göç” ve sınır dışı etme hamleleri için “uygun araçlara” ihtiyaç duyulacağını söylemişti.</p>



<p>Bu açıklamanın AfD’nin gerçek niyetini bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkat çeken Karaahmetoğlu, <em>“İnsanların AfD’nin iktidara geldiği zaman neler yapabileceğini anlaması için daha ne tür açıklamalar dinlemesi gerekiyor? İktidara yaklaştıkça gerçek niyetlerini ortaya çıkaran AfD, sadece göçmenler için değil, Almanya ve Almanya’daki hukuk ve demokrasiye inanan herkes için bir tehdittir.</em> </p>



<p><em>Bir başbakan adayı, silah üretimini anlatırken insanların bu ülkeden gönderilmesinden söz ediyor. Bu iki konuyu aynı cümlede buluşturabilmek bile AfD’nin Almanya’yı nasıl bir yer haline getirmek istediğini gösteriyor.”</em> ifadelerini kullandı.</p>



<p>Karaahmetoğlu, AfD’nin uzun süredir kullandığı “geri göç” kavramının artık soyut bir slogan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi:</p>



<p><em>“AfD yıllardır ‘remigration’ yani “geri göç” diyor. Peki bunun gerçek hayattaki karşılığı ne? Kim gidecek? Kimin burada kalmasına izin verilecek? Kimin Almanya’ya ait olduğuna kim karar verecek? Siegmund’un son sözleri, bu soruları artık erteleyemeyeceğimizi gösteriyor. Gitmek istemeyenleri silah zoruyla geri mi göndereceksiniz?”</em></p>



<p>Almanya’da yaşayan göçmen kökenli insanların AfD söylemini yalnızca yeni gelen göçmenleri ilgilendiren bir tartışma olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, şöyle devam etti:</p>



<p><em>“Özellikle yıllardır Almanya’da yaşayan Türk toplumunda zaman zaman tehlikeli bir yanılgıyla karşılaşıyorum: ‘Biz burada yıllardır yaşıyoruz, çalışıyoruz, vatandaşız; AfD bizi kastetmiyor.’ Tam da bu rahatlık sorgulanmalı. Çünkü AfD’nin kurmak istediği ayrım yalnızca pasaportlar arasında değil, kimin onların gözünde ‘gerçek Alman’ sayıldığı üzerinden şekilleniyor.”</em></p>



<p>Karaahmetoğlu, Almanya’nın bugün geldiği noktada göçmen kökenli insanların ülkenin dışarıdan eklenmiş bir unsuru değil, doğrudan toplumun parçası olduğunu vurguladı:</p>



<p><em>“Hastanede doktorunuz, üniversitede hocanız, şirketinizin yöneticisi, fabrikanızdaki mühendis, mahallenizdeki esnaf… Almanya’nın göç hikâyesi artık yalnızca işçi göçünün hikâyesi değil. Milyonlarca insan bu ülkenin ekonomisinin, biliminin, kültürünün ve gündelik hayatının taşıyıcısıdır. AfD’nin yapmak istediği ise bütün bu ortak hayatın üzerine yeniden bir ‘kim bizden, kim değil’ çizgisi çekmek.”</em></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Almanya &#8217;33 öncesinde gibi</title>
		<link>https://egazete.de/almanya-33-oncesinde-gibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 20:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[AfD]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçı parti]]></category>
		<category><![CDATA[Saksonya Anhalt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31873</guid>

					<description><![CDATA[Irkçı AfD'nin yüzde 44 ile birinci parti olduğu Saksonya Anhalt seçimleri sonrası  Almanya için çanlar çalıyor. Irkçı partinin programında göçmenleri geri gönderme planı yer alıyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da İkinci Dünya Savaşı öncesi  benzer siyasi durumla karşı karşıya. Sansonya Anhalt eyaleti seçimleri sonrası henüz kesin olmayan sonuçlara göre aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi oyların yüzde 44,4&#8217;üne ulaştı. Mevcut Başbakan Sven Schulze liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise  yüzde yirmiye yakın oy kaybederek yüzde 17,8&#8217;ye düştü. Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 9,1, Yeşiller yüzde 8,7, Sol Parti yüzde 8,8. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) adına eyalette seçimlere katılan Saksonya-Anhalt Yurttaş Girişimi&#8217;nin yüzde 5,1 oranında oy aldı. </p>



<p>Kesin olmayan sonuçlara göre 83 sandalyeli  Magdeburg parlamentosunda sandalye dağılımı şöyle oldu: AfD: 39, CDU 16, SPD 8, Sol Parti 8, Yeşiller 8, BSW 4</p>



<p>Bu sonuçlara göre AfD&#8217;nin mutlak çoğunluğa ulaşamadı. Ancak diğer partilerin aksine Sahra Wagenkneckt İttifakı&#8217;nın daha önce AfD ile işbirliği yapacağını açıklaması, ırkçı partinin iktidara gelme olasılığını güçlendiriyor. </p>



<p>Eyaleti yöneten CDU, 2021&#8217;te oyların yüzde 37,1&#8217;ini almıştı. Eyalet Başbakanı Schulze, hezimette Başbakan Merz Federal Hükümet politikalarının etkili olduğunu söyledi. Saksonya Anhalt seçimi, CDU lideri ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz açısından da bir yenilgi olarak görülüyor. Irkçı partinin ülke genelinde benzer sonuç alması beklenmese de ülke genelinde yapılan anketler de Başbakan Merz&#8217;in partisinin AfD&#8217;nin gerisinde olduğunu gösteriyor. </p>



<p>Saksonya Anhalt seçimi sonrasında ülke genelinde protestolar yükseliyor. Başken Berlin ve Frankfurt&#8217;ta binlerce kişi, ırkçı partinin yasaklama girişiminin başlatılmasını talep ederek gösteri düzenledi. AfD karşıtı büyük bir gösteri de Pazartesi akşamı Brandenburg Kapısı&#8217;nda düzenlenecek. Protestoya onbinlerin katılması bekleniyor.  </p>



<p><strong>Wiesbaden Demokrasi İttifakı da 8 Eylül Salı günü saat 19.00’dan itibaren Dernschen Gelände’de düzenlenecek “Bir daha asla, şimdi! Demokrasiyi savunalım!” başlıklı mitinge davet etti.</strong></p>



<p><strong>&#8220;Yüzde 60&#8217;ı oy vermedi&#8221;</strong></p>



<p>Saksonya Anhalt seçimlerini değerlendiren SPD Genel Sekreteri <strong>Tim Klüssendorf</strong>, yayınladığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:  <em>&#8220;Bu, asla yazmak istemediğim bir cümle:</em></p>



<p><em>Saksonya-Anhalt’taki seçmenler, AfD’yi en güçlü parti haline getirdi.</em></p>



<p><em>Bu dramatik sonuç, bizi ve son aylarda Saksonya-Anhalt’ta demokratik, sosyal ve açık bir gelecek için çaba gösteren pek çok insanı sarsıyor.</em></p>



<p><em>Birçoğunuzun korktuğunu biliyorum: daha fazla bölünme, sindirme ve şiddetten korkuyorsunuz. Toplumsal faaliyetlerde bulunan insanların gelecekte daha da fazla baskı altında kalacağından korkuyorsunuz…</em></p>



<p><em>Ancak Saksonya-Anhalt’ı bu seçim sonucuyla sınırlandırmayacağız.</em></p>



<p><em>Yüzde 40’tan fazlası AfD’ye oy verdi. Bu korkutucu bir durum. Ancak neredeyse yüzde 60’ı bunu yapmadı. Bu rakamın arkasında insanlar var: komşular, dernek üyeleri, gönüllüler, sendikacılar, kültür çalışanları, inisiyatifler ve aileler. Onlar, toplumsal uyumu ve özgür, çeşitlilik barındıran bir eyalet için mücadele ediyorlar.</em></p>



<p><em>Demokrasimizi savunmak için çaba gösteren pek çok insanın adanmışlığı, SPD’nin eyalet parlamentosuna güvenli bir şekilde girmesine ve demokratik bir koalisyona katkıda bulunabilmesine yardımcı oldu. Şu anda hangi koalisyonların kurulabileceğini söylemek için henüz çok erken.</em></p>



<p><em>Ancak bu akşamki seçim sonuçları şunu da gösteriyor: Sayımız yetersiz. Saksonya-Anhalt’taki 3.000 SPD üyesi pek de fazla değil. Girişimlerde, mahallelerde ve demokratik partilerde – tüm Almanya genelinde – kalıcı olarak aktif rol alan daha fazla insana ihtiyaç var.</em></p>



<p><em>SPD, 163 yılı aşkın bir süredir özgürlük, adalet ve dayanışma için mücadele ediyor.</em></p>



<p><em>Nazi döneminde partimiz yasaklandı ve üyelerimiz zulüm gördü. Ancak cesur sosyal demokratlar, direniş içinde demokrasimiz için mücadele ettiler. O zamanlar pes etmediler, biz de bugün pes etmiyoruz. SPD’de kendi bakış açını ortaya koyabilir, yerel düzeyde çalışabilir ve ülkemizin geleceğinin nasıl şekilleneceğine katkıda bulunabilirsin.</em></p>



<p><em>Bugün odak noktamız Saksonya-Anhalt. Aynı zamanda, AfD’nin insanlık düşmanı programına ülke çapında karşı çıkıyoruz. 20 Eylül’de Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’de seçimler yapılacak. Orada da demokratik, sosyal ve açık bir toplum için her bir oy uğruna mücadele ediyoruz.</em></p>



<p><em>Saksonya-Anhalt, korku ve bölünmeden ibaret değildir. Aynı zamanda, ilgilenen, karşı çıkan ve kalmayı seçen insanlarla dolu bir eyalettir. Her çaba önemlidir. Seninki de.</em>&#8220;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk kökenli çok dilli oyunculara atölye daveti</title>
		<link>https://egazete.de/genc-turk-oyunculara-atolye-daveti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Türk oyuncular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31857</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'daki Türk tiyatro ve sinema oyuncularına Frankfurt'tan davet var.

]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Eğitimci, Oyuncu ve yazar, Derya Şahin, iki kültürle yetişmiş oyuncu adaylarını 26 ve 27 Eylül 2026 tarihinde “Oyunculukta iki dillilik” adıyla uygulamalı atölyeye davet etti.</p>



<p>Frankfurt’ta gerçekleşecek “Mehrsprachigkeit im Schauspiel / Oyunculukta çok Dillilik”  iki kültür arasında yetişmiş çok dilli oyuncuların dilsel ve kültürel deneyimlerini bilinçli birer sanatsal kaynağa dönüştürmelerini hedefliyor. Hessen Film &amp; Medien’in desteğiyle hazırlanan pilot proje, aynı zamanda Almanya ve Türkiye’den oyuncular ile sektör profesyonellerini bir araya getirerek yeni profesyonel bağlantılar ve uluslararası işbirlikleri için alan oluşturmayı amaçlıyor.<br><br>Almanya&#8217;da yetişmiş, Türk kökenli çok dilli oyuncuların mesleki ve sanatsal gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen, Türkiye ve Almanya’dan sektör profesyonellerin katılacağı ücretsiz atölyede Almanca ve Türkçe kamera önü oyunculuk pratiği, uluslararası casting süreçleri, Audition çalışmaları, sanatçı hakları, film sektöründe farkındalık gibi konular yer alacak.<br><br>Oyuncular <a href="http://thespianartschool.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>thespianartschool.com</strong></a> üzerinden programa başvurabilecek. Eğitim günleri Frankfurt&#8217;ta, &#8216;Nextstep Film- &amp; Gründungszenteum&#8217; adresinde olacak. Eğitim için katılımcılardan atölye ücreti alınmayacak. Proje koordinatörü Derya Şahin, katılımcı sayısının sınırlı sayıda olacağına ve başvuruların biran önce yapılması gerektiğine dikkat çekti.<br><br>Şahin, iki dilli oyuncuların uluslararası alanda yeni perspektifler kazandırmasını ve profesyonel gelişimlerine katkı sunmasını hedeflediğini, iki günlük çalışmanın ardından sonraki formatların da olacağını belirtti. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="340" height="436" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin3-340.jpeg" alt="" class="wp-image-31862" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin3-340.jpeg 340w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin3-340-300x385.jpeg 300w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" /><figcaption class="wp-element-caption">Proje sorumlusu Derya Şahin, genç Türk sanatçıları iki günlük atölyeye davet etti</figcaption></figure></div>


<p>Derya Şahin, “Yıllardan beri gözlemliyorum. Almanya&#8217;da yaşayan birçok Türk kökenli oyuncu, uluslararası yapımlar için değerli, çok dilli ve kültürlerarası deneyimlerin yanı sıra güçlü bir oyunculuk yetkinliğine sahip. İhtiyacımız olan tek şey bu yetenekleri bir araya getirecek daha fazla bağlantı, Türk film sektörüne de erişim imkanı yaratmak.<br><br>Önemli olan sadece yetenek değil, bu film alanında bilinçli ve sektördeki doğru insanlarla çalışmak.<br>Ama film sektörü fazlasıyla zor. Branş içinde bitmek bilmeyen eğitim gerekiyor.<br>Ben de bu süreçte benzer zorlukları yaşadım. 10 yıldır tiyatro yapıyorum ancak sanatçıların kendilerini ispat edebilecekleri alanlara ihtiyaç var.<br><br>Bazı genç oyuncularımız iki dilde oyunculuk yaparken dilsel farklılıklarla karşılaşabiliyor. Burada amacımız çok dilliliği oyuncular için bir engel olarak değil, oyuncunun sanatsal ifade gücünü geliştirebileceği bir kaynak olarak ele almak.<br><br>Dil ve diksiyon, eğitim ve pratikle geliştirilebilen alanlar. Buradaki amaç ise yalnızca dili doğru kullanmak değil, oyuncunun iki dilde de aynı duyguyu ve karakter derinliğini aktarabilmesini sağlamak.<br><br>Frankfurt&#8217;ta film ve sanat alanında tanınmış kamu kurumlardan Hessen Film &amp; Medien den destek alarak hazırladığımız pilot proje, oyuncuların dilsel ve kültürel deneyimlerini bilinçli sanatsal kaynak olarak değerlendirmelerine olanak tanıyor. Çok dilli oyunculuğa yeni bakış açısı açıları kazandırmayı ve yaratıcı potansiyellerini geliştirmeyi amaçılıyor. Program, Almanya ve Türkiye arasında oyuncular ile sektör profesyonellerini buluştururak mesleki paylaşımı, uluslararası işbirliğini ve yeni profesyonel bağlantılar kurulmasını teşvik ediyor” dedi.<br><br>Derya Şahin Almanya&#8217;da oyunculuğun yanısıra Türkiye&#8217;de Arka Sokaklar, Mevsim Çiçek Açtı ve Kül&#8217;de yer aldı. Frankfurtda kültürlerarası ve kadın temalı Renkli Kadınlar adlı tiyatro grubu ile tiyatro projelerinde üretici ve oyuncu olarak aktiv rol alıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin2-800.jpeg" alt="" class="wp-image-31858" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin2-800.jpeg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin2-800-300x169.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin2-800-696x392.jpeg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>Yeni matematik kitabı yayınlanacak</strong><br><br>Frankfurt&#8217;ta matematik öğretmenliğini de sürdüren Derya Şahin, “ Çok kutsal bir mesleğim var. Ben çok seviyorum. Medyayı, tiyatroyu, sinemayı, kamera önünü de seviyorum. Ama öğretmenlik hayatın anlamı. Almanca ile “Lebenssinn” diye ifade ediliyor. Hayata bakış açımı yansıtıyor. İnsanlara yardım etmek, öğrencilerimin yolunda etkileyici olmak. 10. sınıfımı bir kaç ay önce mezun ettim ve öğrencilerim geri dönüş yaptıklarında çok mutlu oluyorum. Öğrencilerime destek olmak beni besliyor. Tıpta okuyan öğrencilerim var. Bu beni çok gururlandırıyor. Matematiği öğrencilere sevdirmek için, başarılı olmaları için çok uğraş veriyorum” diyerek duygularını anlattı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin12-800.jpeg" alt="" class="wp-image-31868" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin12-800.jpeg 800w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin12-800-300x169.jpeg 300w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin12-800-696x392.jpeg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Derya Şahin aynı zamanda başarılı bir yazar. Yaz tatilinde ortaokul ve lise öğrencilerinin yararlanabileceği üçüncü matematik kaynak kitabını hazırladığını ifade eden Derya Şahin, yapıtının gelecek yıl raflarda yerini alacağını aktardı. Kitabı hazırlarken öğrencilerin sosyal medya merakını göz ardı etmeyip örneklemelerde bol bol kullandığını kaydeden Şahin, “Örneklemelerde onların kullandığı terimler var. Hem daha inandırıcı, hem daha ilgi çekiyor ve odaklanma artıyor. Okulda da ilgi hep dağılıyor. Sık sık bir konudan bir konuya atlamak zorunda kalıyoruz. Onlar tik tok videoları izledikçe, ilgileri, odaklanmaları azalıyor ve hızla geçiş yapmak istiyorlar. Öğretmenleri olarak ilgilerini işlediğimiz konulara nasıl çekebiliriz diye çok düşünüyoruz ve planlar yapıyoruz. Bu yaz da tatile gitmeyip öğrencilerimize yararlı olacağına inandığım yardımcı matematik kitabını hazırladım. Gelecek yıl Westermann yayınevi çıkaracak&#8221; dedi.<br><br>Derya Şahin, sanatın da matematik kadar kendini beslediğini belirtti. Şahin, “Öğretmenliği hakkıyla yapmak durumundayım. Ama ruhumu sanatla da beslemem gerekiyor. Eğitim de sanat da insanlara dokunmak, ilham vermek ve bir iz bırakmakla ilgili. Ben kendimi bu iki alanın kesişmesinde buluyorum” diye konuştu</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/deryasahinofficial_8f86625d44e04baea5802b7e43e70d5d.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/deryasahinofficial_8f86625d44e04baea5802b7e43e70d5d.mp4" length="9286326" type="video/mp4" />

		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Derya-Sahin2-800.jpeg" length="136923" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Almanya&#8217;da &#8216;radar maratonu&#8217; başlıyor</title>
		<link>https://egazete.de/almanyada-radar-maratonu-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 18:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[hız kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[radar]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31846</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'da 3-9 Ağustos 2026 tarihleri arasında trafikte yoğun hız denetimleri yapılacak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da  3-9 Ağustos tarihleri arasında Avrupa Trafik Polisi Ağı’nın (ROADPOL) düzenlediği geleneksel “Speedweek” (Radar Maratonu) kapsamında trafikte hız denetimleri yapılacak. </p>



<p>Ülkedeki 13 eyalette polis ekipleri, bir hafta boyunca şehir içi ve  şehir dışı güzergahlar, okul ve kreş çevreleri, hastane önleri ile yol çalışması bulunan bölgelerde;  gizli ve mobil radarlarla hız kontrolleri yapacak. Denetimlerin özellikle kaza riski yüksek noktalarda yoğun şekilde yapılması bekleniyor.<br><br>Güzergahı ve kontrol noktaları önceden açıklanmayacak radar maratonunun amacı hız kaynaklı trafik kazalarını azaltmak ve sürücülerin hız limitlerine uymasını sağlamak. 3 &#8211; 9 Ağustos tarihleri arasındaki hız maratonuna Bavyera, Saarland ve Saksonya eyaletleri  katılmayacak. Ancak Saksonya eyaleti okulların açılmasıyla birlikte 17 Ağustos – 4 Eylül tarihleri arasında “Okul Başladı” sloganıyla bir dizi denetim yapacak. </p>



<p><strong>Cezalar cep yakıyor</strong></p>



<p>Almanya&#8217;da hız sınırını aşmanın bedeli 800 Euro’ya, ehliyete el konulma süresi ise 3 aya kadar çıkabiliyor.</p>



<p>Almanya&#8217;da trafikte hız ihlali cezaları, şehir içi veya şehir dışı olmasına, hız yüksekliğine göre para cezası, ceza puanı ve ehliyete el koyma şeklinde uygulanıyor.  Hız ihlallerinde zamanaşımı süresi 6 aya çıkarıldı. 1 yıl içinde 26 km/h ve üzeri hız ihlalinin tekrarlanması durumunda ek sürüş yasağı verilebiliyor.</p>



<p>Şehir içi hız ihlalleri ve cezaları</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>10 km/saate kadar ihlalde:</strong> 30 Euro para cezası</li>



<li><strong>11–15 km/h:</strong> 50 €</li>



<li><strong>16–20 km/h:</strong> 70 €</li>



<li><strong>21–25 km/h:</strong> 80 €  ve 1 ceza puanı</li>



<li><strong>26–30 km/h:</strong> 100 €  ve 1 ceza puanı</li>



<li><strong>31–40 km/h:</strong> 160 €  ve 2 ceza puanı ile 1 ay ehliyet yasağı</li>



<li><strong>41–50 km/h:</strong> 200 €  ve 2 ceza puanı ile 1 ay ehliyet yasağı</li>



<li><strong>70 km/h üzerindeki ihlaller:</strong> 800 €  ve 2 ceza puanı ile 3 ay ehliyet yasağı</li>
</ul>



<p>Şehir dışı hız ihlalleri ve cezaları</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>10 km/saate kadar ihlalde:</strong> 20 Euro para cezası</li>



<li><strong>11–15 km/h:</strong> 40 €</li>



<li><strong>16–20 km/h:</strong> 60 €</li>



<li><strong>21–25 km/h:</strong> 70 €  ve 1 ceza puanı</li>



<li><strong>26–30 km/h:</strong> 80 €  ve 1 ceza puanı</li>



<li><strong>31–40 km/h:</strong> 120 €  ve 1 ceza puanı</li>



<li><strong>41–50 km/h:</strong> 160 €  ve 2 ceza puanı ile 1 ay ehliyet yasağı</li>



<li><strong>51–60 km/h:</strong> 240 €  ve 2 ceza puanı ile 1 ay ehliyet yasağı</li>
</ul>



<p>Cezalar konusunda mevzuat ve ayrıntılı bilgi için <a href="https://bussgeld-kontrolle.de/hiz-yapmanin-cezalari-2025-ceza-tablosu-ve-pratik-tavsiyeler/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Almanya Ceza Kataloğu</a>&#8216;na tıklayın</p>



<p>Foto: Pixabay / Manfred Richter</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/speed-camera-3293907_800.jpg" length="91310" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Frankfurt’tan Küba’ya dayanışma mesajı!</title>
		<link>https://egazete.de/frankfurttan-kubaya-dayanisma-mesaji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31833</guid>

					<description><![CDATA[ABD’nin Küba’ya yönelik ambargosu ile istikrarsızlaştırma girişimleri ve karalama kampanyaları Frankfurt'ta protesto edildi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Frankfurt’taki komünist, sosyalist ve diğer sol örgütlerle çeşitli göçmen derneklerinin oluşturduğu “girişim“, ABD’nin Küba’ya yönelik ambargosu, istikrarsızlaştırma girişimleri ve karalama kampanyalarını protesto edip, Küba’daki sosyalist direnişe güçlü bir dayanışma mesajı gönderdiler.</p>



<p>Kent içindeki yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından tarihi Paul Meydanı’ndaki mitingle devam eden dayanışma eyleminde ABD’nin Küba’ya saldırma hazırlıkları içinde olduğuna dikkat çekilerek, tüm dünyadaki ilerici güçler buna karşı protestoya çağrıldı. Bu arada Federal Almanya hükümetinin de Küba’ya yönelik politikaları kınanarak, Almanya’nın başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kurumlarının bu konudaki karar ve çağrılarına katılmak zorunda olduğu, bir an önce Küba’ya gerekli acil insani yardımları başlatması gerektiği vurgulandı.</p>



<p>Küba’yla dayanışma eylemleri, yürüyüş ve mitingin ardından “Almanya-Küba Dostluk Derneği“nin Alman Sendikalar Birliği (DGB) Frankfurt’taki merkezinde  düzenlediği “dayanışma festivali“yle devam etti. (gk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/Kuba-dayanismasi082026-800.jpeg" length="153222" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>10’ncu yılında Münih katliamı</title>
		<link>https://egazete.de/10ncu-yilinda-munih-katliami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gürsel Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2026 14:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Münih katliamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31838</guid>

					<description><![CDATA[İran kökenli Alman terörist David Sonboly’nin Münih’in ortasında hepsi göçmen kökenli, sekizi genç, biri yetişkin dokuz insanı katlettiği, beş genci ağır biçimde yaraladığı katliamın üzerinden 10 yıl geçti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>GÜRSEL KÖKSAL</p>



<p>“Şimdi kim olursa olsun, karşıma çıkan her Alman Türkü’nü yok edeceğim.“<br>Münih’te 10 yıl önce savaş sonrası Almanya’nın en kanlı katliamlarından birini gerçekleştiren faşist terörist, geride bıraktığı veda mektubunu bu sözlerle bitirmişti.<br><br>22 Temmuz 2016 tarihinde Münih’teki Olimpiyat Alışveriş Merkezi’nde (OEZ) yaşanan katliamda Armela Segashi (14), Can Leyla (14), Dijamant Zabërgja (20), Guiliano Kollmann (19), Hüseyin Dayıcık (17), Roberto Rafael (15), Sabina S. (14), Selçuk Kılıç (15) ve Sevda Dağ (45) yaşamını yitirmişti. Ölenlerin üçü (S. Kılıç, C. Leyla ve S. Dağ) Türkiye vatandaşı, biri de (H. Dayıcık) Batı Trakya Türklerinden Yunanistan vatandaşıydı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="460" height="600" src="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/munih-katliami-10yilinda-600.jpeg" alt="" class="wp-image-31839" srcset="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/munih-katliami-10yilinda-600.jpeg 460w, https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/munih-katliami-10yilinda-600-300x391.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 460px) 100vw, 460px" /></figure>



<p>Norveç’te çoğu genç insanlardan oluşan 77 kişiyi katleden faşist terörist Breivik’in eyleminin (2011) tam beşinci yıldönümünde Münih’te yaşanan bu katliamın daha sona Almanya’nın Halle (2019) ve Hanau (2020) kentlerindeki, Yeni Zelanda’da (2019) 55 kişinin katledildiği ya da Münih’te 13 kişinin öldüğü, 200’den fazla insanın yaralandığı “Oktoberfest Katliamı“ndaki gibi faşist bir saldırı olduğu daha başından belliydi. Ancak polis ve diğer yetkililer uzunca bir süre bunu açıkça gösteren ipuçlarını, dahası birbirinden bağımsız üç bilirkişinin raporlarını görmezden gelip, olayı okulda mobinge uğrayan, psikolojik sorunları olan bir gencin intikam amaçlı bir “bireysel amok“ eylemi olarak değerlendirmekte ısrar etti.</p>



<p>Ancak olaydan 3,5 yıl sonra bir kısmı Münih doğumlu dokuz insanı öldüren faşist katilin ırkçı, faşist, yabancı düşmanı ve özellikle Türk düşmanı olduğunu, katliamı Hitler’den geriye kalan faşistlerin gelecek kuşaklar için çizdikleri “yalnız kurt terörizmi“nin tipik bir temsilcisi olduğu, olayda kullandığı silahı satın aldığı kişinin de Hitler hayranı, tanınmış bir ırkçı olduğu bilinmesine rağmen göz ardı edildi.</p>



<p>Tıpkı Almanya’yı yıllarca dolaşıp, ülkenin dört bir köşesinde çoğu Türkiye kökenli esnafları ve bir polis memurunu bir köşede kıstırıp, kurşuna dizen faşist terör örgütü NSU’nun (Nasyonal Sosyalizm Yeraltı) cinayetlerinde olduğu gibi, bu eylemlerin ırkçı, yabancı düşmanı, neo-nazi, sağcı ideolojilerden kaynaklandığını olaydan uzun süre sonra kabul eden yetkililerin bunu gönülsüz bir biçimde yaptıklarının kanıtı, katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinden şu ana kadar özür dilenmemiş olması…</p>



<p>Olayın gerçekleştiği Bavyera Eyaleti’ndeki merkez sağ hükümet olayın soruşturulmasındaki hatalardan dolayı özür dilemekten imtina ediyor. Ancak şunu da görmek gerekiyor: Katliamda yaşamını yitiren 14 – 20 yaşlarındaki gençlerin ve 45 yaşındaki (35 yıldır Almanya’da yaşayan) annenin yakınlarının, Münih’teki antifaşistlerle birlikte kurdukları “Münih Hatırlıyor“ insiyatifinin inatla sürdürdükleri mücadeleyi ve eleştirileri saygıyla, olgunlukla karşılıyorlar.<br>Nitekim Eyalet Başbakanı, Eyalet Meclisi Başkanı, Eyalet İçişleri Bakanı başta olmak üzere, buradaki eyalet hükümetinde çoğunlukta olan merkez sağ parti CSU’nun (Hıristiyan Sosyal Birlik) üst düzey temsilcileri olayın 10’ncu yıldönümünde düzenlenen anma törenine katılıp, evlatları öldürülen ailelerin temsilcilerinin kürsüden kendilerine yönelttiği eleştirileri, sitemleri sessizce dinlediler.</p>



<p>Münih’teki anma töreninde devleti eyalet hükümetindeki politikacılardan önce, Almanya’nın sosyal demokrat kökenli Cumhurbaşkanı Steinmeier ve Münih’in Yeşiller partisinden Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause temsil etti.</p>



<p>Görev süresi önümüzdeki yıl mart ayında biten ve iki dönem sınırı nedeniyle yeniden bu göreve aday olmayacak olan Steinmeier’in ve Krause’nin anma törenindeki konuşmaları, Almanya’nın demokrat geleneğinin ülkenin faşist geçmişinden ve son yıllardaki sağ terör eylemlerinden sonraki skandallardan büyük ölçüde ders aldığını gösterdi.</p>



<p>Başkan Krause, 10 yıl önce saldırının başladığı 17.51’de kent geneline bir dakikalık saygı duruşu yapılmasını, bu sırada metro, tramvay ve otobüs seferlerinin de bir dakika süreyle durmasını sağlayarak, Münih’in katliamı anmasına ön ayak oldu.</p>



<p>Törenden önce ve sonra katliamda ölenlerin aileleriyle biraraya gelip, onlara samimi dileklerini, desteğini sunan Steinmeier de konuşmasında şunları söyledi: &#8220;Şunu kavramamız gerekiyor. Göç geçmişine sahip olan, sadece tek tek insanlar değildir. Tüm ülkemizin bir göç geçmişi vardır. Almanya göçmen kökenli bir ülkedir. Bizi biz yapan da budur. Bu ırkçı saldırı sadece mağdurları ve onların yakınlarını ve dostlarını, sadece Münih kentini ya da yalnızca Bavyera eyaletini ilgilendirmiyor. Bu olay bütün ülkemizi ilgilendiriyor ve bu ülkede yaşayan hepimizi yakından ilgilendiriyor. Biz bu ideolojiyi tanıyoruz. Tarihte Almanlar bu ideolojiyle milyonlarca insanı öldürdü. Bu tür bir düşüncenin ülkemizde yeniden zemin bulmasına asla izin veremeyiz. Antisemitizm ve ırkçılığın toplumumuzda yeri olamaz. Ve bunu sağlamak bizim temel görevimizdir.&#8221;</p>



<p>Steinmeier, Hanau’da 2020 yılında yaşanan katliamda da derhal olay yerine gidip, bunun bir sağ terör eylemi olduğunu açıklayarak, olayın psikolojik sorunları olan bir manyağın işi olduğunu geveleyen yerel yetkililerin seslerini kesmelerini sağlamıştı.<br>Münih’teki anma töreni aşırı sağın toplumun üçte birini arkasına aldığı Almanya’daki demokrasi güçlerinin bir direnişi olarak tarihe geçti. birgun.net</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/08/munih-katliami-10yilinda-600.jpeg" length="86955" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına Alman yazarlar örgütünden de protesto</title>
		<link>https://egazete.de/deniz-goktasin-tutuklanmasina-alman-yazarlar-orgutunden-de-protesto/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 21:37:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Goktaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31779</guid>

					<description><![CDATA[Almanya’daki en büyük yazarlar örgütlerinden “PEN Berlin” de Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını protesto etti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PEN Berlin, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e seslenerek, bu nedenle Ankara’daki NATO zirvesine bizzat katılımdan vazgeçmesinden memnuniyet duyacaklarını açıkladı.<br>PEN Berlin’in “Mizah suç değildir!” başlığıyla yayınladığı protesto açıklamasının Türkçesi şöyle:<br>“Geçtiğimiz hafta, 32 yaşındaki komedyen, ‘Ölü Deniz’ adlı gösterisinin final performansının tamamını reklamsız olarak YouTube&#8217;a yükledi. Cuma öğlenine kadar video yaklaşık on milyon kez izlendi. Göktaş, kendi kuşağının sesi. Şakaları, hicvin tam da olması gerektiği gibi. Kendisine ve geldiği Alevi-solcu topluluğa da dahil olmak üzere herkese ve her şeye yönelik. Bu programda Göktaş, siyasi ve kamusal hayattaki birçok diğer figürle birlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı ve İslam&#8217;ı da konu alıyor. Ama halkı kışkırtıcı bir biçimde değil, aksine zekice bir şekilde. Ancak, Erdoğan rejiminde iktidardakileri eleştirmek, hele ki onlarla ilgili şaka yapmak, suç sayılıyor.</p>



<p>Videonun yayınlanmasından kısa bir süre sonra, AKP&#8217;li politikacılar ve propagandacılar ona karşı bir kampanya başlattı, hatta bazıları açıkça şiddet tehdidinde bulundu. Savcılık vakit kaybetmeden soruşturma başlattı. Suçlamalar: ‘Dini değerlere hakaret’ ve ‘cumhurbaşkanına hakaret’.<br>Deniz Göktaş, Perşembe günü yurt dışı tatilinden Türkiye&#8217;ye döndüğünde neyle karşılaşacağını biliyor olmalıydı. Yine de döndü ve bu nedenle kendisine en büyük saygımızı sunuyoruz.<br>Ve elbette, bugün emredilen tutuklu yargılama kararı -ki bu, mevcut Türk yasalarına göre de hukuka aykırıdır- sadece yanlış yönlendirilmiş bir İstanbul mahkemesinin adaletsizliği değildir. Erdoğan rejiminin Türk yargısı üzerindeki tam kontrolü ve bu konunun son günlerde Türkiye&#8217;de yarattığı kargaşa göz önüne alındığında, tutuklu yargılama kararının bizzat cumhurbaşkanı tarafından emredildiği varsayılmalıdır. PEN Berlin sözcüsü Deniz Yücel, ‘Bu hakimler ve savcılar, hakim cübbesi giymiş Erdoğan&#8217;ın adamlarıdır’ dedi.</p>



<p>Bu programda Deniz Göktaş, Erdoğan’la ilgili ‘baskı altında tutulan bir diktatörden’ ‘kendisiyle barışık bir diktatöre dönüşüm’ esprisi yapmıştı. Tutuklanması, Göktaş&#8217;ın ne kadar haklı olduğunu acı bir şekilde gösteriyor. Diktatör, kendisine diktatör diyenleri hapse atan kişidir.<br>Önümüzdeki günlerde Almanya Başbakanı Friedrich Merz, NATO zirvesi için Ankara&#8217;ya gidecek. Deniz Yücel, yaklaşan bu geziyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘ABD Başkanı Donald Trump, zirveye sadece Erdoğan’ın hatırına şahsen katılacağını belirtti. Biz de Şansölyenin bu tutuklama kararı nedeniyle kendi şahsi katılımından vazgeçmesini çok memnuniyetle karşılarız. Öte yandan, böyle bir şey olmayacağını da biliyoruz. Almanya&#8217;da kendisine yöneltilen &#8216;Yalancı Fritz&#8217; veya &#8216;Pinokyo&#8217; gibi sözlerin cezai sonuçlara yol açabileceğini umursamayan Şansölye, belki de Trump ve Erdoğan ile iktidardakilere yönelik eleştiri ve alayları etkili bir şekilde nasıl bastıracaklarını görüşmek için bu fırsatı kullanacaktır. Ve şimdi bu şakayı çok abartılı bulan herkes, Alman Ceza Kanunu&#8217;nun 188. maddesi olan siyasetçilere hakaret suçunun 2021 yılında Alman ceza hukukuna neden eklendiğini ve o zamandan beri bunun binlerce soruşturmaya ve sayısız absürt karara yol açtığını kendine sormalıdır.” (gk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/07/Deniz-goktas.png" length="112070" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>AfD yasağı için imza kampanyası başlatıldı</title>
		<link>https://egazete.de/afd-yasagi-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[AfD]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Hakları Topluluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31761</guid>

					<description><![CDATA[Bilim insanları ve hukukçuların incelemesine yer veren rapor, aşırı sağcı partiyi yasaklama girişimini yeniden  gündeme getirdi. İnternette başlatılan imza kampanyasına ilgi çığ gibi artıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Almanya&#8217;da sivil toplum ve insan hakları kuruluşu Özgürlük Hakları Topluluğu&#8217;nun 3 milyon belgeye dayandırdığı rapora göre ırkçı parti AfD, giderek radikalleşip Anayasa ve demokrasiyi ortadan kaldıracak güç haline geliyor. https://aktion.campact.de adlı sitenin başlattığı kampanyada imza sayısı kısa sürede 600 bini aştı. İmza kampanyası açıklamasında <strong>“AfD anayasaya aykırı. Özgürlük Hakları Topluluğu’nun 1.500 sayfalık raporu, AfD&#8217;nin demokrasinin temel taşlarını hiçe saymakta olduğunu ve insan onurunu ihlal ettiğini ortaya koyuyor. Giderek daha fazla sayıda siyasetçi, parti yasaklama sürecine açık olduğunu belirtiyor. Federal Hükümet şimdi bu adımlara ayak uydurmalı ve AfD’nin yasaklanması sürecini başlatmalıdır. Federal Şansölye Friedrich Merz’e yönelik çağrımızı imzalayın!“</strong> denildi.</p>



<p>İmza kampanyasına katılın: <a href="https://aktion.campact.de/s/8QnxPyuE" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>https://aktion.campact.de/s/8QnxPyuE</strong></a></p>



<p>Başbakan Friedrich Merz (CDU), Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil (SPD), İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU) ve Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Stefanie Hubig&#8217;e (SPD) hitaben düzenlenen imza kampanyasında açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>



<p><em>AfD, aşırı sağcı bir partidir. Bu durum çoktan ortadaydı – Mayıs 2025’te Anayasa Koruma Dairesi de AfD’nin tamamını kesin olarak aşırı sağcı olarak sınıflandırmıştı. Bu sınıflandırma yükseltmesi şu anda Köln İdare Mahkemesi tarafından incelenmektedir.</em></p>



<p><em>Özgürlük Hakları Topluluğu (GFF), yeni bir raporunda AfD’nin anayasaya aykırı olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla, AfD’nin yasaklanması için yapılacak bir başvurunun başarı şansı yüksek görünüyor.</em></p>



<p><em>Şimdiye kadar, Federal Anayasa Mahkemesi’nde davanın reddedilmesinden korktuğunuz için AfD’nin yasaklanmasını desteklemekte tereddüt ettiniz. Ancak GFF’nin ve Anayasa Koruma Dairesi’nin uzman raporlarıyla durum kökten değişti. AfD anayasaya aykırıdır; uzmanların net değerlendirmesi budur.</em></p>



<p><em>Federal Hükümet şimdi bir yasaklama süreci başlatmalıdır. Aksi takdirde tehlikeli bir mesaj vermiş olur: AfD, Anayasa’ya açıkça aykırı hareket edebilir – hiçbir sonuçla karşılaşmadan.</em></p>



<p><em>Bu nedenle talebimiz şudur: AfD’nin yasaklanması için derhal bir önerge hazırlayın ve bunun başarı şansını değerlendirin. Bu süreçte GFF’nin bulguları dikkate alınmalıdır.</em></p>



<p><em>Şeffaflık Notu: Özgürlük Hakları Topluluğu, kapsamlı ve hukuki açıdan titiz bir araştırma sonucunda AfD’nin anayasaya aykırı olduğunu kanıtlamıştır. Bir parti yasaklama davası muhtemelen başarılı olacaktır. Bu bulguyu, 25 Haziran 2026 tarihinde raporun yayınlanmasının ardından çağrı metnine ekledik.</em></p>



<p><strong>Özgürlük Hakları Topluluğu raporunda ne var?</strong></p>



<p><em>25 Haziran 2026 tarihinde Özgürlük Hakları Topluluğu (GFF), AfD hakkındaki uzman raporunu sundu. 1.500&#8217;den fazla sayfadan oluşan raporda, AfD’nin anayasaya aykırı olduğunu kanıtlıyor. Federal Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak bir parti yasaklama talebinin gerçekçi başarı şansı vardır. GFF, partinin insan onurunun güvence altına alınmasını ve demokrasi ilkesini sistematik olarak ihlal ettiğini gösteren 2.500&#8217;den fazla kanıt topladı. Bu parti, insan onurunun güvence altına alınmasını ve demokrasi ilkesini sistematik olarak hiçe saymaktadır. AfD, hedeflerinde ve destekçilerinin davranışlarında, özgürlükçü demokratik temel düzeni zedelemek niyetindedir – Anayasa’ya göre bu, anayasaya aykırı bir partinin belirleyici özelliğidir.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/GFF-raporu800.jpg" length="169468" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>3 milyondan fazla veriyi incelediler: AfD yasağı mümkün</title>
		<link>https://egazete.de/3-milyondan-fazla-veriyi-incelediler-afd-yasagi-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 11:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[AfD]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı sağ]]></category>
		<category><![CDATA[Gesellschaft für Freiheitsrechte]]></category>
		<category><![CDATA[parti kapatma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egazete.de/?p=31754</guid>

					<description><![CDATA['Gesellschaft für Freiheitsrechte' adlı sivil toplum ve insan hakları kuruluşuna göre Federal Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak aşırı sağcı AfD'ye yönelik bir parti yasaklama talebinin başarı şansı çok yüksek.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FRANKFURT</strong></p>



<p>Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) hem daha radikalleşiriyor hem de gücünü artırıyor. Irkçı parti, eyalet meclisi seçimlerinde rekor sonuçlar elde ediyor. Seçim programında aşırı sağ ideolojileri açıkça savunan ırkçı parti, Saksonya-Anhalt’ta sonbaharda  iktidar partisi olabilir.  </p>



<p>Almanya&#8217;da faaliyet gösteren sivil toplum ve insan hakları kuruluşu Gesellschaft für Freiheitsrechte e.V. &#8211; GFF (Özgürlük Hakları Topluluğu) sekiz kişilik bir ekibiyle, AfD ile ilgili üç milyondan fazla veri noktasını inceledi. <a href="https://www.afd-gutachten.de/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow"><strong>Özgürlük Hakları Topluluğu’nun raporu</strong></a>na göre, AfD’nin anayasaya aykırı olduğu kanıtlandı. Bunun, resmi bir yasaklama sürecinin başlangıcı olabileceği ifade edildi.</p>



<p>Gesellschaft für Freiheitsrechte e.V., basın açıklamasıyla duyurduğu kapsamlı hukuki bilimsel raporunda Almanya için AfD&#8217;nin (Almanya için Alternatif) &#8220;kanıtlanabilir şekilde anayasaya aykırı&#8221; olduğunu belirtti.</p>



<p>GFF&#8217;nin bilim insanları ve hukukçulardan oluşan sekiz kişilik araştırma ekibi, 13 ay boyunca AfD ile ilgili 55.000 basın bülteni, eyalet meclislerinden gelen 70.000&#8217;e yakın parlamento belgesi ve AfD&#8217;nin 2,9 milyondan fazla sosyal medya paylaşımı yer aldığı yaklaşık üç milyondan fazla veriyi analiz edip değerlendirdi. Topluluğun bu çalışmasının, AfD&#8217;deki en radikal kesimin üstünlük kazanmasını ve son dönemdeki daha radikal partiye dönüşümünü ortaya koyuduğuna dikkat çekildi.</p>



<p>GFF, 1.500 sayfadan oluşan değerlendirme raporunda, AfD’nin anayasaya aykırı bir parti olduğunu ifade etti. GFF&#8217;ye göre Federal Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak bir parti yasaklama talebinin başarı şansı oldukça yüksek. GFF, partinin insan onurunun güvence altına alınmasını ve demokrasi ilkesini sistematik olarak ihlal ettiğini gösteren 2.500&#8217;den fazla kanıt topladığını ve AfD&#8217;nin, hedefleri ve destekçilerinin davranışlarıyla özgürlükçü demokratik temel düzeni zedelemek amacı taşıdığını belirtti. Bu durum Anayasa’ya göre suç teşkil eden, anayasaya aykırı bir partinin belirleyici özelliği.</p>



<p><strong>Anayasayı Koruma Dairesi&#8217;nin AfD değerlendirmesi neydi?</strong></p>



<p>Bilindiği gibi Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı da 2 Mayıs 2025 tarihinde AfD’yi resmi olarak “kesinleşmiş aşırı sağcı hareket” olarak sınıflandırmıştı. Bu sınıflandırma, Köln İdare Mahkemesi’nin acil yargılama usulüyle verdiği bir karar uyarınca şu anda askıya alınmış durumda. Asıl davada henüz bir karar verilmedi. AfD, şimdilik aşırı sağcı şüpheli örgüt olarak değerlendirilmeye devam ediyor. Anayasayı Koruma Dairesi, hazırladığı raporda partinin “etnik köken temelli bir halk anlayışı”na sahip olduğunu belirtmişti. Buna göre, göçmen kökenli vatandaşlar ikinci sınıf Almanlar olarak görülüyor. Bu durum, liberal demokratik temel düzenle bağdaşmıyor.</p>



<p><strong>Almanya&#8217;da parti kapatmada nasıl bir yöntem izleniyor?</strong></p>



<p>Alman Anayasasının 21. maddesinin 2. fıkrası, bir siyasi partinin yasaklanmasına yönelik yöntemi ifade ediyor. Bu maddeye göre başvuru yapma yetkisi Federal Meclis, Federal Konsey ve Federal Hükümete ait. Bir siyasi partinin yasaklanmasına ilişkin karar, yalnızca Federal Anayasa Mahkemesine ait. Ön yargılama aşamasında Federal Anayasa Mahkemesi, başvurunun kabul edilebilir ve yeterince gerekçelendirilmiş olup olmadığını inceliyor.</p>



<p>Bir partinin yasaklanıp yasaklanmayacağına, Federal Anayasa Mahkemesi’nde “asıl dava” olarak adlandırılan süreçte karar veriliyor. Bu karar, Federal Anayasa Mahkemesi’nde parti yasaklamaları da dahil olmak üzere çeşitli konulardan sorumlu olan İkinci Daire’deki yargıçların üçte iki çoğunluğuyla alınabiliyor. Uzmanlar, mahkemenin kapsamlı bir şekilde delil toplama ve inceleme yapması gerektiğinden kapatma davasının oldukça zahmetli bir süreç olduğuna ve bu sürecin birkaç yıl süreceğini tahmin ediyor.</p>



<p><strong>Almanya&#8217;da partiler hangi durumlarda kapatılır?</strong></p>



<p>Almanya&#8217;da bir partinin yasaklanması için gerekli şartlar oldukça katı ve Federal Anayasa Mahkemesi tarafından inceleniyor. Anayasa’da, yasaklanacak partinin özgürlükçü demokratik temel düzeni zedelemek veya ortadan kaldırmak niyetinde olması gerektiği yer alıyor.</p>



<p>Federal Anayasa Mahkemesi’nin bugüne kadarki kararları, bireylerin açıklamaları ve eylemlerinin yeterli olmadığı, partinin bu görüşleri bir bütün olarak savunması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Partini ayrıca hedeflerine “planlı” ve “aktif bir mücadele ruhuyla” çalışmalı ve bunları hayata geçirmek için gerçekçi bir perspektife sahip olması gerekiyor. Hukukçular buna “potansiyel” adını veriyor.</p>



<p><strong>AfD ile NPD arasında ne fark var?</strong></p>



<p>Özgürlük Hakları Topluluğu, raporunda AfD’yi neonazilerin oluşturduğu NPD (şimdiki adı: Die Heimat) ile karşılaştırıyor. NPD, Federal Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iki kez anayasaya aykırı bulunmuştu. Mahkeme, yasaklama kriterleri aşırı sağcı NPD’nin ideolojisi ve hedefleri açısından kesinlikle karşılansa da, bu partinin demokrasiyi tehlikeye atacak kadar önemsiz olduğu gerekçesiyle yasaklama kararı almamıştı.</p>



<p>Karşılaştırma yapıldığında her iki parti arasında, Federal Anayasa Mahkemesi’nin 2017 yılında NPD’nin anayasaya aykırı olduğunu kanıtladığı ırkçı talepler konusunda sayısız ortak nokta bulunuyor. Ancak NPD’den farklı olarak, AfD, sahip olduğu güç sayesinde anayasaya aykırı planlarını hayata geçirebilecek durumda.</p>



<p><strong>Almanya&#8217;da daha önce partiler kapatıldı mı?</strong></p>



<p>Federal Almanya&#8217;da bugüne kadar iki parti yasaklandı: 1952’de, NSDAP’nin halefi olan Sosyalist İmparatorluk Partisi (SRP) ile 1956 yılında, Almanya Komünist Partisi (KPD) yasaklanmıştı.</p>



<p>NPD’yi yasaklamaya yönelik iki girişim ise başarısızlıkla sonuçlandı. İlk denemede (2003), Anayasayı Koruma Teşkilatı’na bağlı çok sayıda gizli soruşturmacının partinin yönetim organlarında aktif olarak yer alması nedeniyle dava düşürüldü. İkinci davada ise 2017 yılında NPD anayasaya aykırı bir örgüt olarak sınıflandırılmış olsa da, “potansiyel tehlike” kriterini karşılamadığı ifade edilmişti.</p>



<p><strong>Parti kapatma demokratik mi?</strong></p>



<p>Bir partinin yasaklanması, demokratik rekabete yönelik ciddi bir müdahale. Bu nedenle Almanya&#8217;da, bir partinin yasaklanması için aşılması gereken engeller oldukça yüksek. Ancak Alman Anayasasının mimarları, Nazi döneminden alınan dersler ışığında bir parti yasaklama imkânı oluşturdu. Bu, demokrasinin sadece partiler arası rekabetten ibaret olmadığı, aynı zamanda insan onurunu, demokrasi ilkesini ve hukukun üstünlüğünü korumayı da gerektirdiği gerçeğini yansıtıyor.</p>



<p>Dolayısıyla, parti yasağı, savunma gücüne sahip demokrasinin en keskin kılıcı oluyor. Federal Anayasa Mahkemesi hâkimleri de, “özgürlüğün düşmanlarına koşulsuz özgürlük yok” ifadesiyle bunu çok isabetli bir şekilde özetliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<enclosure url="https://egazete.de/wp-content/uploads/2026/06/afd-yasagi800.jpg" length="43044" type="image/jpeg"/>	</item>
	</channel>
</rss>
