7.7 C
Almanya
Salı, Eylül 27, 2022

21. Frankfurt Türk Film Festivali başladı

FRANKFURT

21. Frankfurt Türk Film Festivali, pandemi sonrası ilk yüz yüze etkinlikleriyle başladı. Frankfurt Belediyesi tarihi ‘İmparatorlar Salonu’nda gerçekleşen festival açılışa onur konuğu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile birlikte ünlü sanatçılar Suna Yıldızoğlu, Füsun Demirel, Halil Ergün, Damla Sönmez, Ece Yüksel, Helin Kandemir, Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann, Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer, Hessen Bilim ve Sanat Bakanlığı Müsteşarı Ayşe Asar, Frankfurt Belediye Meclisi Başkanı Hilime Arslaner ile Hessen Milletvekili Turgut Yüksel de katıldı. Açılışın sunucusu ünlü oyuncu Haluk Piyes oldu.

İzmir – Frankfurt arasında yepyeni bir ufuk açılıyor

Açılışta yaptığı konuşmada Frankfurt’a artık daha çok gelmek istediğini kaydeden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Zenginliğinden çok etkilendim. Sayın Belediye Başkanı bu zenginliğin çok kültürlülüğe bağlı olduğunu söyledi. İkiyüzün aşkın dilin konuşulduğunu belirtti. Çok kültürlülüğün zenginliğin sebebi olduğunu biliyoruz. Biz İzmir’i biliyoruz. İzmir’i de zengin ve güzel yapan liman kenti olarak o çok kültürlülüğü yüzyıllar boyunca yaşamış olmasındandır. Frankfurt ile İzmir arasında benzerlik liman kenti olmalarının yanısıra çok kültürlülüğe saygı göstermek. Bugün bütün dünyaya hakim olan bütün totaliter, populist rejimlere karşı demokrasiyi savunmak durumundayız. Demokrasi insanlığın en büyük inovasyonu olarak, bireylerin birbiriyle eşit olmasından yola çıkar. Bireylerin, insanların birbiriyle şehirler arası ilişkiler aslında demokrasinin de sigortasıdır. Çok sıkı şekilde sahip çıkmak gerekir. Frankfurt ile İzmir arasında güçlü bir ilişki kuracağımıza inanıyorum. Hatta hangi meydana İzmir adı, Frankfurt adı verilir bilememem ama bizim öneri alacağımız konusunda bir hissiyatım var. Festival Frankfurt ve İzmir ilişkileri açısından yepyeni bir ufuk açıyor” dedi.

Çok kültürlülüğe katkı sunuyor

Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer, festivalin 20 yılı aşan bir sürede Frankfurt’un kültürel yaşamını zenginleştirdiğini vurguladı. Frankfurt ve çevresinde yaşayanların Türk sinemasının ödül almış filmlerini festivalde izlebildiklerini, festivalle birlikte Türk sinemacıların Almanya’daki muhataplarıyla doğrudan iletişim kurduklarını kaydeden Tunçer, “Festivalimiz şehrin görünürlüğüne, çok kültürlü imajına katkı sunuyor. Frankfurt’u Avrupa şehri kimliği olmasının altını çiziyor” dedi. Tunçer festivali düzenleyen Başkan Hüseyin Sıtkı ve ekibine teşekkür etti. Açılışta Frankfurt Başkonsolosu Peter Feldmann ile Hessen Bilim ve Sanat Bakanlığı Müsteşarı Ayşe Asar da festivalin iki ülke arasındaki ilişkiler ve kent yaşamı için önemine vurgu yaptılar.

 

Suna Yıldızoğlu: “Teşekkürler Türkiye”

Sanatçılar Suna Yıldızoğlu, Füsun Demirel, Halil Ergün’e festivalin ‘Yaşam Boyu Onur Ödülleri verildi. Ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann ve Başkonsolos Tunçer’den alan Suna Yıldızoğlu gözleri dolu dolu Türkçe, Almanca ve İngilizce yaptığı konuşmada “Bu kadar ağlamak isteyeceğimi hiç düşünmemiştim. Hepinize çok çok teşekkür ediyorum. En çok Türkiye’ye teşekkür etmek istiyorum. 46 yıldan beri oyuncuyum. 48 senedir Türkiye’de oturuyorum. Beni kabul ettiğiniz için, böyle bir kariyere izin verdiğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Sağolun” dedi.

Füsun Demirel: Ödül alacak yaşa gelmişim

Festivallerin önemini vurgulayan Füsun Demirel ise “Bizler bu eserleri yaratıyoruz. Bu festivaller olmasa seyirciyle nasıl buluşacağız? Bu festivaller kültürler arası bir köprüdür. Çok kıymetli. Ödül bana çok büyük sürpriz oldu. Bu ödüller bize taze kan, bir enerji. Bazen de yaşam boyu alacak kadar oldum mu diye düşündüm. Geriye gittim. Oyunculuk mesleğinde 41.nci, sinemada 37. senem. Gerçekten o yaşa gelmişim. Halil Ergün ile sinemanın mutfak kısmında çok emek verdik. Oyunculuğun onurlu olması için çok mücadele verdik. Bir nebze de olsa başardık Halil” diye konuştu

Halil Ergün’den demokrasi vurgusu

Halil Ergün ödülünü Peter Feldmann ve Müsteşar Ayşe Asar’dan aldı. Sinemanın toplumların hayatiyet olgusu olduğunu ifade eden Halil Ergün, insanlığın ekmak, su kadar sanata ve kültürel üretime ihtiyacı olduğunu vurguladı. Ergün konuşmasında “Demokrasi, adalet, özgürlük de o hayati beslemek içindir. Birilerinin malzemesi değildir. Bütün dünyada ve ülkemde hayatı ve toplumu beslemek içindir. İnsanlığın hayatiyetini besleme macerasıdır. Sanat da bunların kavgasıdır. Ben oyuncu olarak önce tiyatro sonra Yılmaz Güney’in göreve çağırmasıyla sinema, sanatçı olmak han hamam sahibi olmak için değil dünyanın daha güzel günlere değişim kavgasında yer almak içindir. Toplumumuzda selam vermek, selam almak diye bir deyim vardır. Kendimce insanlığa bir merhaba demenin, selam vermenin çabasını gösterdim. Selamım alındı ki böyle ödüller alıyorum. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Son Haberler

İlgili Haberler